Fetih Hareketi, FKÖ ve Ulusal Konsey Başkanlığı için adaylarını belirledi

El-Halil Valisi Cebrin Bekir, İsrail askeri aracın çarpması sonucu hayatını kaybeden Filistinli Aktivist Süleyman Hazelin’in ailesine Kudüs Madalyası verdi. (Wafa)
El-Halil Valisi Cebrin Bekir, İsrail askeri aracın çarpması sonucu hayatını kaybeden Filistinli Aktivist Süleyman Hazelin’in ailesine Kudüs Madalyası verdi. (Wafa)
TT

Fetih Hareketi, FKÖ ve Ulusal Konsey Başkanlığı için adaylarını belirledi

El-Halil Valisi Cebrin Bekir, İsrail askeri aracın çarpması sonucu hayatını kaybeden Filistinli Aktivist Süleyman Hazelin’in ailesine Kudüs Madalyası verdi. (Wafa)
El-Halil Valisi Cebrin Bekir, İsrail askeri aracın çarpması sonucu hayatını kaybeden Filistinli Aktivist Süleyman Hazelin’in ailesine Kudüs Madalyası verdi. (Wafa)

Fetih Hareketi, önümüzdeki dönemde Filistin yönetiminin yeniden yapılanmasına hazırlık kapsamında devlet başkanlığı seçimi ve yönetimin en önemli organlarının başkan ve üyelerinin seçimi için yapılacak oylamalarda göstereceği adayları belirledi. Fetih Hareketi Merkez Yürütme Kurulu, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Yürütme Kurulu Başkanlığı ve Filistin devlet başkanlığı seçiminde Hareketin lideri ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın aday gösterilmesine oy birliğiyle karar verildiğini duyurdu.
Fetih Hareketi Yürütme Kurulu, yaptığı açıklamada, FKÖ Merkez Yürütme Kurulu temsilciliğine yeniden Azam el-Ahmed’in, FKÖ Merkez Yürütme Kurulu üyeliğine Hüseyin eş-Şeyh’in ve Filistin Ulusal Konseyi Başkanlığı’na Ruhi Futuh’un aday gösterilmesine oy birliği ile karar verildiğini bildirdi.
Bu açıklama, Filistin Ulusal Konseyi’nin düzenlemeyi planladığı toplantıdan önce geldi. Toplantıda İsrail ve ABD ile yapılan anlaşmaların, uzlaşmanın ve Filistin yönetiminin akıbetinin ele alınması ve FKÖ içerisinde dengelerin yeniden kurulması, boş kalan koltuklara yeni üyelerin seçilmesi bekleniyor. Ulusal Konseyin toplantıyı en geç önümüzdeki ay düzenleyeceği belirtiliyor. Konsey toplantıyı bu ay içinde düzenleme kararı almıştı ancak istişarelerin tamamlanması için yapılan baskılar nedeniyle toplantı tarihi ertelendi.
Ulusal Konsey hem Filistin yönetimi hem FKÖ kurumlarının yetkili mercii olması dolayısıyla Filistin’in en yüksek yasama organı olarak kabul ediliyor.
Azam el-Ahmed, yaptığı açıklamada, “Merkez Konsey oturumunun çıktılarının hazırlanması amacıyla Fetih Hareketi Merkez Komitesi’nden 4 üyeye ek olarak FKÖ Yürütme Kurulu’ndan ve Demokratik Halk Kurtuluş Cephesi de dahil olmak üzere tüm katılımcı gruplardan 9 üyelik bir komite kuruldu. Merkez Konseyin beklenen oturumunun gündemi üzerinde anlaşma sağlandı. Zira oturumda yeni Ulusal Konsey Heyeti ve Başkanlığı seçimi yapılacak. Yüzyılın Anlaşması’nın ardından Filistin’deki siyasi durum, ABD ile ilişkilere dönüş ve FKÖ’nün örgütlenme durumu tartışılacak” ifadelerini kullandı.
Hüseyin eş-Şeyh’in son iki yıldır elde ettiği güç FKÖ Yürütme Kurulu üyeliğine seçilme ihtimalini artırıyor. Zira Abbas’ın sağ kolu olarak bilinen Şeyh’in, Filistin-İsrail müzakere dosyasından sorumlu merhum Saib Ureykat’ın ilgilendiği dosyaları üstlenmesi bekleniyor.
Filistin halkının içerde ve dışarda en üst yönetim organı kabul edilen FKÖ Yürütme Kurulu ile FKÖ çatısı altındaki en büyük hareket olan Fetih Hareketi içindeki yetki anahtarlarını elinde tutan Abbas, uzun bir süre önce bazı pratik adımlar atmaya başladı. Bu adımlar arasında FKÖ Yürütme Kurulu üyelerini seçme, Kurula üye ekleyip çıkarma veya Fetih’teki bazı isimleri zayıflatma girişimleri bulunuyor. Yeni Yürütme Kurulu üyelerinin seçileceği Fetih Hareketi 8’inci Kongresi’nin Mart ayında yapılması bekleniyor.
Abbas, kontrol ettiği Filistin yönetimi ile Fetih Hareketi içinde dengeleri yeniden kurarak nüfuzunu güçlendirmek ve olası yumuşak bir güç değişimine karşı hazırlıklı olmak istiyor. Görevinden henüz yeni istifa eden Filistin Ulusal Konseyi Başkanı Selim Zanun, Fetih Hareketi’nin yeni Ulusal Konsey Başkanlığı için aday gösterdiği Ruhi Futuh’u desteklediğini ilan etti. Filistin Ulusal Konseyin 2018 yılındaki son oturumunda yetki verdiği Merkez Konsey’in, Şubat ayının başında yeni Konsey Başkanı’nı seçmesi bekleniyor.
Zanun, Konsey Başkanlığı’ndan istifa etme kararının, Ulusal Konsey’e yeni başkan seçilmesiyle yürürlüğe gireceğini söyledi. Zanun, Fetih Hareketi Merkez Yürütme Kurulu’nun FKÖ Başkanlığı ve devlet başkanlığı seçimi için Abbas’ı aday gösterme kararını desteklediğini belirtti. Fetih Hareketi Merkez Yürütme Kurulu’nun Hüseyin eş-Şeyh’i FKÖ üyeliğine ve Azam el-Ahmed’i tekrar FKÖ temsilciliğine aday göstermesini desteklediğini ifade eden Zanun, Filistin Ulusal Konseyin gerekli organizasyon prosedürleri ve düzenlemeleri belirlemeye başlayacağını ve FKÖ Yürütme Kurulu ile koordinasyon halinde Merkez Konsey oturumu için yeni bir tarih belirleyeceğini kaydetti.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.