Libya’da anayasa referandumu talebiyle ilgili tartışma büyüyor

Libya’da seçimleri düzenleme tarihinin uzatılabileceği endişesinin hakim olduğu bir ortamda anayasa referandumu talebiyle ilgili tartışma büyüyor.

Temsilciler Meclisi Başkan Vekili Fevzi en-Nuveyri Anayasa Taslağı Yazımı Kurucu Heyeti İrtibat Komitesi üyelerini kabul etti (Temsilciler Meclis Başkanlığı Medya Merkezi)
Temsilciler Meclisi Başkan Vekili Fevzi en-Nuveyri Anayasa Taslağı Yazımı Kurucu Heyeti İrtibat Komitesi üyelerini kabul etti (Temsilciler Meclis Başkanlığı Medya Merkezi)
TT

Libya’da anayasa referandumu talebiyle ilgili tartışma büyüyor

Temsilciler Meclisi Başkan Vekili Fevzi en-Nuveyri Anayasa Taslağı Yazımı Kurucu Heyeti İrtibat Komitesi üyelerini kabul etti (Temsilciler Meclis Başkanlığı Medya Merkezi)
Temsilciler Meclisi Başkan Vekili Fevzi en-Nuveyri Anayasa Taslağı Yazımı Kurucu Heyeti İrtibat Komitesi üyelerini kabul etti (Temsilciler Meclis Başkanlığı Medya Merkezi)

Libya’da siyasi tarafların birbirini seçimleri ertelemekle suçladığı ve her bir partinin çözüm için yeni görüşler sunarak öfkeli sokağa karşı kendini haklı göstermeye çalıştığı bir ortamda tüm Libyalıların onayını alan bir anayasanın hazırlanması meselesi yeniden gündeme geldi. Bazı taraflar anayasanın hazırlanmasını seçim süreci açısından doğru bir başlangıç olacağını ve anayasanın olmaması halinde sürecin tekrar çökeceğini belirtirken, bazı taraflar ise bu meselenin “seçimlerin yapılmasının sistematik bir şekilde baltalamaya devam edilmesi ve başlangıç noktasına dönüş” anlamına geldiği görüşünde.
Anayasa Taslağı Yazımı Kurucu Heyeti üyesi Nadiye Umran, heyetin 2017’de hazırladığı taslağın referanduma sunulmasını destekliyor. Şarku’l Avsat’a konuşan Umran, seçimlerin yapılmasını talep eden halkın ve hukuk çevrelerinin artan desteğinin ışığında bu meselenin 6 ay bile sürmeyeceğini söyledi. Ancak Umran, bunun, Temsilciler Meclisi ve Devlet Yüksek Konseyi’nin iyi niyetlerine bağlı olduğuna dikkat çekti. Umran, “Anayasa taslağında değişiklik yapma kapısı açılmak istenirse gereken sürenin ikiye katlanması muhtemeldir. Çünkü bu durumda anlaşmazlık noktalarını tespit edecek ve düzeltmek için çalışacak bir komitenin kurulması gerekecek” dedi.
Umran, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Libya Özel Danışmanı Stephanie Williams’ı, Libya sahasında etkili ülkeler aracılığıyla Siyasi Diyalog Forumu rolünü canlandırması için baskı uygulama, anayasa taslağını referanduma sunma seçeneğini görmezden gelmeye devam etme veya bu taslağı geçici bir anayasa olarak kabul etme gibi yollara başvurabileceği konusunda uyardı. Ayrıca, bu ihtimalin yeniden başarısızlıktan başka bir sonuca götürmeyeceğini vurguladı.
Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih geçtiğimiz günlerde anayasa yazımı için 30 kişiden oluşan bir komite kurulması çağrısında bulundu. Anayasa Taslağı Yazımı Kurucu Heyeti Salih’in bu çağrısına verdiği yanıtta, “Halk tarafından seçilen Heyet’in yasal konumuna hiç kimsenin zarar verme yetkisi yoktur” ifadelerini kullandı.

El-Bergusi, anayasa taslağının referanduma sunulmasını destekliyor
Temsilciler Meclisi Milletvekili Hasan el-Bergusi, seçimlerin düzenlenmesi hususunda bir anayasal zemin oluşturması açısından anayasa taslağının referanduma sunulmasını desteklediğini ifade etti. Siyasi Diyalog Forumu üyeleri arasındaki ciddi anlaşmazlıklar sebebiyle üyelerin kendilerine verilen uzun zaman dilimine rağmen herhangi anayasal bir zemin üzerinde uzlaşmakta başarısız olduğunu söyleyen Bergusi, Siyasi Diyalog Forumu’nun rolüne artık güvenmediğini belirtti. Bergusi Forum üyelerinden bazıları hakkında “mevcut yürütme otoritesini seçme sürecinde mali rüşvet aldıkları şüpheleri” bulunduğunu ve bazılarının “hükümet içinde kamu ve yürütme makamlarında görev yaptığını” kaydetti.
Bergusi, “Nihai karar BM Danışmanı’nın (Williams) olacak. Bazıları onun, Meclis’in yol haritası düzenlemekten sorumlu komitesine ek olarak Diyalog Forumu’na başvurmasını bekliyor. (Williams’ın) yürütme organı ve otorite makamları meselesinde değişiklik arayışına girmesinin yanı sıra seçimlerle bir süre belirlemesi bekleniyor” dedi.
Temsilciler Meclisi Milletvekili ve Siyasi Diyalog Forumu üyesi Rabia Ebu Ras, anayasa taslağının referanduma sunulması meselesinin yeniden konuşulması hakkında, “Hak sözle batıl murad ediliyor. Bu konuşmaların amacı seçimi baltalamayı sürdürmektir. Belki de seçimi ertelemek değil iptal ettirmektir” dedi.
Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan Ras, “Bazı siyasi çevreler şanlarının kötüye gitmesi sebebiyle seçimlere suikast düzenledi. Şimdi de ‘üzerinde anlaşma sağlanan bir anayasal zeminin olmaması sebebiyle seçimler başarısızlıkla sonuçlanacak’ diye mesaj vermeye çalışıyorlar. Maalesef onların medyası var. Onların sosyal medyayı harekete geçiren maaşlı trolleri var. Elbette anayasa herkesin haklı bir talebidir. Buna ihtiyacımız olduğu konusunda ihtilaf yok. Fakat şu anda istikrarsız bir siyasi zeminin gölgesinde buna çağırmak, Libyalıların meşruiyeti üzerinde ihtilafa düşeceği bir belge veya yeni bir anlaşmadan başka bir şeyle sonuçlanmayacak. Bu çekişmenin ortasından da seçimler unutulacak” diye konuştu.
Ras, Bingazi merkezli federalizm yanlısı Berka Federal Ulusal Birlik Yönetimi ve aynı şekilde Amazig, Tuareg ve Tebu gibi kültürel bileşenlerin hazırlanan anayasa taslağının kendilerine yönelik tarihi zulümler içermesi ve kendilerinin uzlaşısıyla hazırlanmadığı için taslağı reddettiklerini söyledi. Ras, açıklamasının devamında şunları kaydetti:
“Seçim sürecini kurtarmanın hakiki anlamda tek çözümünün Diyalog Forumu’nun rolünü aktifleştirmek olabilir. Bazıları seçimlerle ilgili düzenlemeler içeren yasaları çıkardığı için Temsilciler Meclisi’ni sorumlu tutuyor. Ulusal Seçim Komisyonu’nun Temsilciler Meclisi’ne sunduğu raporda herhangi bir yasal eksiklikten bahsedilmiyor. Aksine sadece şaibeden ve seçmen kütükleri arasında yaklaşık yarım milyon yabancının bulunduğundan bahsediyor. Buna ek olarak hakkında yargı kararı bulunan adaylar var. Seçim Komisyonu bu ayın 24’ü olarak sunduğu yeni tarihten önce bu sorunları nasıl çözeceğini açıklığa kavuşturmadı.”
Siyasi Diyalog Forumu üyesi Ahmed el-Şarkasi, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, “Anayasadan veya Temsilciler Meclisi ile Devlet Yüksek Konseyi’nin üzerinde uzlaştığı bir anayasal zeminden bahsetmek, mevcut süreçten nemalananların eliyle başlangıç noktasına dönmektir. Birkaç yıldır herkes Temsilciler Meclisi ile Devlet Yüksek Konseyi arasında anayasal zemin ve otorite makamları konusundaki görüşmeleri takip ediyor. Fakat şu anki süreçte aralarındaki uzlaşmaların sonucunun hükümetin kısmen veya tamamen değiştirilmesiyle sınırlı olduğunu düşünüyorum. Seçim sürecinin hedef alındığından bahseden ve çatışma taraflarının eliyle çıkarılan bazı güvenlik raporlarından şüpheliyim” diye konuştu.



Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
TT

Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin derinliklerindeki metal atölyelerine (tornalama tezgahlarına) yönelik baskınlarını yoğunlaştırdı; bu gelişmeyi, Hamas ve diğer Filistinli grupların Gazze Şeridi'nde silahlanmasını durdurma çabalarıyla ilişkilendiriyor. Bir haftadan kısa bir süre içinde, İsrail uçakları üç metal atölyesini hedef aldı. Atölyelerden ikisi Gazze Şehrinde, biri ise Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunuyordu.

İsrail ordusu, saldırılarının silah üretim tesislerini ve Hamas altyapısını hedef aldığını belirtti.

İsrail ordusunun sadece demirci atölyesini bombalamakla kalmayıp, bulunduğu binanın tamamını yıktığı ve sakinlerine tahliye emri verdiği, bu durumun Lübnan'da verilen tahliye emirlerini hatırlattığı kaydedildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail'in bu yeni hamleleri, Gazze Şeridi'nde yeni bir operasyonel planı işaret ediyor ve gelecekteki saldırıların sadece suikastları değil, Filistinli grupları silahsızlandırma bahanesiyle yapılacak operasyonları da içerebileceğini gösteriyor.

Altı gün önce onlarca Filistinlinin ölümüne yol açan İsrail'in tırmanışında, roket üretimi gibi askeri sanayilerde çalışan aktivistler hedef alınmıştı.


Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)
TT

Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)

Hizbullah'ın "Koordinasyon ve İrtibat Birimi" başkanı Vefik Safa istifasını sundu. Bu, partinin iki genel sekreterinin ve üst düzey askeri liderlerinin öldürüldüğü İsrail'in sert saldırılarının ardından yapısını yeniden kurmaya çalışan parti liderliği için bir ilk oldu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre konuyla ilgili bilgili kaynaklar, Hizbullah liderliğinin bugün üst düzey güvenlik yetkilisi Vefik Safa'nın istifasını kabul ettiğini bildirdi.

Lübnan güvenlik kurumlarıyla irtibattan sorumlu olan Safa, Ekim 2014'te İsrail'in düzenlediği bir suikast girişiminden sağ kurtulmuştu.

Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)

İstifa, partinin Safa'nın yetkilerini azaltmasının ardından geldi. Bu durum, geçen yılın sonlarında başlayan ve bazı isimlerin görevden alınması ve yerlerine yeni isimlerin atanmasıyla sonuçlanan yapısal değişiklikle eş zamanlı olarak gerçekleşti.

Safa'nın halefinin kimliği konusunda çelişkili haberler ortaya çıktı, ancak kaynaklar partinin bazı gruplar için daha az kışkırtıcı ve devlet ve yabancı güçlerle ilişkilerinde farklı bir üslup benimseyecek bir isim aradığı konusunda hemfikirdi. Potansiyel halefler olarak adı geçen en öne çıkan isimler arasında Hüseyin Barada, Hüseyin Abdullah ve Muhammed Muhanna yer alıyordu.

Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)

Safa'nın son görünümü, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın suikastının yıldönümü olan 25 Eylül'de Raouche Kayası'nda, Başbakan Nevvaf Selam'a hakaretler yağdıran parti destekçilerinden bazılarıyla birlikte gerçekleşti.


Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
TT

Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)

Gazze anlaşmasının ikinci aşamasının 10 gün önce başlamasının ardından İsrail’in taleplerinin başında ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ yer alıyor. Ancak bu talebin nasıl hayata geçirileceğine dair belirsizlik sürerken, Hamas’ın Filistin devleti kurulmadan silahlarını teslim etmeye sıcak bakmaması süreci çıkmaza sokuyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, bu düğümün arabulucuları son derece sınırlı seçeneklerle karşı karşıya bıraktığını belirtiyor. Buna göre, ya silahların tamamen tasfiyesi ya da dondurulması yönünde bir formül bulunması ve Hamas’ın buna ikna edilmesi ya da harekete baskı uygulanması gerekiyor. Uzmanlar, bu başlığın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu başta olmak üzere İsrail iç siyasetinde seçim amaçlı bir baskı aracı olarak giderek daha fazla kullanılacağına dikkat çekiyor.

İsrailli muhalif lider Benny Gantz dün X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ çağrısında bulundu.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ise çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Hamas silah bırakmayı kabul etmezse İsrail bu yapıyı tasfiye edecek” dedi. Netanyahu da salı günü ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile yaptığı görüşmenin ardından, ‘Gazze Şeridi’nin yeniden imarına yönelik herhangi bir adımdan önce Hamas’ın silahsızlandırılmasının vazgeçilmez bir şart olduğu’ konusunda ısrarcı olduğunu vurguladı.

Strateji uzmanı Tuğgeneral Semir Ragıb, arabulucuların seçeneklerinin sınırlı olduğunu ve önlerinde ya uzlaşı sağlamak ya da baskı uygulamak dışında bir yol kalmadığını ifade etti. Ragıb, silahsızlandırma talebinin İsrail, Washington, Avrupa Birliği (AB) ve bağışçı ülkeler tarafından defalarca dile getirildiğini ve artık savaşın durdurulması ile yeniden imarın önüne konulan temel engellerden biri haline geldiğini söyledi.

Ragıb’a göre Netanyahu ve benzer siyasi aktörler silahsızlandırma dosyasını seçimlerde kullanacak ve anlaşmayı her an sabote edebilecekler. Özellikle ikinci aşama çok sayıda mayın barındırıyor ve Netanyahu, özellikle çekilmeyle ilgili başlıklara yaklaşmak istemiyor.

 Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)

Askeri strateji uzmanı Tümgeneral Semir Ferec, mevcut seçeneklerin giderek daraldığını belirterek, silahların tamamen tasfiye edilmesinden ziyade dondurulması yönündeki bir seçeneğin daha olası olduğunu ifade etti. Ferec, Hamas’ın elindeki silahların füze ya da insansız hava aracı (İHA) niteliğinde olmadığını ve bu nedenle teslim edilebileceğini söyledi. ABD ve İsrail’in silah maddesinin uygulanmasında ısrarcı olduğunu kaydeden Ferec, bunun İsrail’in geri çekilmesiyle eş zamanlı gerçekleşmesi ve yeni bir savaşın önüne geçecek garantilerin sunulması gerektiğini vurguladı.

Öte yandan Reuters’a konuşan Hamas kaynakları, çarşamba günü yaptıkları açıklamada, hareketin silahsızlanma konusunu diğer Filistinli gruplarla görüşmeyi kabul ettiğini, ancak Washington ya da bölgesel arabulucuların kendilerine silahsızlandırmaya dair ayrıntılı ve somut bir teklif sunmadığını belirtti.

İsrail’in Kanal 13 televizyonu, geçtiğimiz ocak ayının sonunda, ABD’nin Hamas’a silahlarını çok uluslu bir güce teslim etmesi için birkaç haftalık süre tanıyan bir belge hazırladığını bildirmişti. Habere göre, bu sürede uyum sağlanmaması halinde İsrail’e ‘dilediği gibi hareket etme’ konusunda yeşil ışık yakılacak.

Ferec, Hamas’ın manevra alanının son derece sınırlı olduğuna dikkat çekerek, özellikle Mısır, Katar ve Türkiye başta olmak üzere arabulucularla hızlı bir uzlaşıya varması gerektiğini, zira İsrail’in şu aşamada en büyük engeli bu dosya üzerinden yarattığını ifade etti.

Ragıb ise Hamas’ın önünde, Trump planı ve silahsızlanma maddesini uygulamaktan başka bir seçenek bulunmadığını savundu. Ragıb, bu sürecin uzatılmaması ya da dolaylı yollardan aşılmaya çalışılmaması gerektiğini, ‘çünkü kaybedilen her günün ateşkes anlaşması için bir tehdit anlamına geldiğini’ dile getirdi.

Ragıb, Gazze’de polis güçlerinin önümüzdeki günler ya da haftalar içinde konuşlandırılacağını, istikrar gücünün de devreye girebileceğini belirterek, bu aşamadan sonra manevra alanının daha da daralacağına dikkat çekti.