Arap Koalisyonu tarafından düzenlenen saldırılarında 190 Husi öldürüldü ve 29 askeri araç imha edildi

Marib vilayetinin Cuba ilçesinde Husi karşıtı güçlerden iki savaşçı (AFP)
Marib vilayetinin Cuba ilçesinde Husi karşıtı güçlerden iki savaşçı (AFP)
TT

Arap Koalisyonu tarafından düzenlenen saldırılarında 190 Husi öldürüldü ve 29 askeri araç imha edildi

Marib vilayetinin Cuba ilçesinde Husi karşıtı güçlerden iki savaşçı (AFP)
Marib vilayetinin Cuba ilçesinde Husi karşıtı güçlerden iki savaşçı (AFP)

Yemen’de Amalika Tugayları’nın Harib bölgesinin kurtarılmasının ardından çarşamba günü Marib'in güneyindeki Abdiye ilçesine operasyon başlattı. Saha kaynaklarının verdiği bilgilere göre Amalika Tugayları ayrıca söz konusu operasyonla eş zamanlı olarak batıdaki Cuba bölgesine doğru harekete geçti. Yemen’de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu'nun desteğiyle üç ilde süren operasyonlarda düzinelerce Husi milisi öldürüldü. Diğer yandan Harib ilçesinde mayın temizleme çalışmaları devam ediyor.
 Marib ve Taiz'de Husilerin sivillere karşı işlediği suçların kınanmasıyla birlikte, yeni kurtarılan bölgelerde yardım çağrıları arttı. Bu kapsamda, Yemen'de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu, Marib, El-Beyda ve Taiz vilayetlerinde Husi milis kamplarına ve tahkimatlarına yönelik 44 operasyonun 24 saat içinde gerçekleştirildiğini bildirdi.
 Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA’nın aktardığına göre Arap Koalisyonu son 24 saat içinde 190 terörist unsurun ortadan kaldırıldığını ve 29 askeri aracın imha edildiğini açıkladı. Bu, Amalika Tugayları ve Yemen ordusu birimlerinin çeşitli cephelerdeki operasyonlarıyla aynı zamana denk geldi.
 Diğer yandan Yemen Silahlı Kuvvetleri Medya Merkezi, kuvvetlerin askeri operasyon düzenlediğini ve bu sırada Taiz'in batısındaki Makbana ilçesine bağlı El-Ahtub bölgesindeki önemli köy ve yerleşim yerlerini kurtarmayı başardıklarını bildirdi. Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu’na ait savaş uçakları, Makbana ve Cebel Habeşi bölgeleri arasındaki bölgelerde Husi milis mevzilerini ve takviyelerini hedef aldı.
 Askeri medya, Hacca Valiliği'nde (kuzeybatı) ordu güçlerinin dün (Perşembe) Abs cephesindeki Husi milis üyelerini hedef alan sıkı bir pusu kurduğunu bildirdi. Milislerin bir kısmı Beni Hasan bölgesinden çekilirken birçoğu ortadan kaldırıldı, geriye kalanlar ise sınır bölgesi Harad'da topçu atışlarının hedefi olup yaralandı.
 Husi grubu, geçtiğimiz Çarşamba günü uğradığı kayıplara cevap olarak Marib şehrini balistik füzeyle bombaladı. Resmi basına göre, bu saldırı sonucunda kadın ve çocuklarında aralarında olduğu 5 sivil hayatını kaybetti, 23 sivil de yaralandı.
 SABA haber ajansının aktardığına göre, tıbbi kaynaklar, hastanelerden alınan bilgilere göre Ma'rib şehrinin merkezinde bir yerleşim bölgesindeki bir Husi saldırısı sonucunda bir kadın da dahil olmak üzere en az 5 sivilin öldüğünü ve bir kadın ve 5 çocuk da dahil olmak üzere 23 kişinin yaralandığını belirtti.
Marib kentindeki Ülke İçinde Yerinden Olmuş Kişilerin (ÜİYOK) Kamplarının Yönetimine İlişkin Yürütme Birimi insani yardım kuruluşlarına insani yardım çağrısında bulundu. ÜİYOK, Harib ilçesinde ikamet eden 16 binden fazla yerinden edilmiş aileye ve vatandaşlara acil yardım yardımın hızlı bir şekilde sağlanması çağrısı yaptı. İlçede yaşayanlar son aylarda tüm hizmetlerin kesilmesi ve yaşamın adeta durmasından muzdarip.
 Birim dün (Perşembe) yaptığı açıklamada, bölge sakinlerinin ve yerinden edilmişlerin acil insani yardıma ihtiyacı olduğunu belirtti. ÜİYOK’un açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Bilimsel ve teknik alanlarda hizmet kurumları vatandaşlara hizmet etmedeki rollerini yeniden üstlenmeliler. Diğer yandan Harib ilçesi sakinleri için insani yardım ve gıda malzemelerinin girişine açık iki ana yol bulunuyor. Bunlar Marib - Safer - Harib yolu ve Şebve - Beyhan - Harib yolu. Mahalle sakinleri mayın, savaş kalıntısı ve patlayıcı madde temizleyen ekiplerin talimatlarına uymalı, yollarda, şüpheli yerlerde ve mayın temizleme ekiplerinin mayınlardan temiz olduğunu bildirmedikleri yerlerde yürümemeli hatta buralara yaklaşmamalılar.”
Bu arada resmi kaynaklar, Yemen Kabinesinin dün (Perşembe) geçici başkentte bir dizi konuyu gözden geçirdiğini söyledi. Kabine ülkede iç ve dış seviyelerde yaşanan gelişmeleri masaya yatırarak, gündemdeki birçok konuyu tartıştı ve bunlara ilişkin gerekli kararları aldı.
SABA haber ajansının aktardığına göre, Yemen Başbakanı Muin Abdulmelik, bakanlara son gelişmeler hakkında kapsamlı bir brifing verdi. Abdulmelik Şebve, Marib, Taiz ve diğer yerlerde Husi milislerine karşı cephelerde elde edilen zaferler ve hükümetin ekonomik, siyasi, güvenlik ve hizmet koşullarının yanı sıra milisler savaşı yürütmedeki sorumluluklarından bahsetti.
Aynı kaynaklara göre ulusal birlik vurgusu yapan Yemen başbakanı konuya ilişkin şunları söyledi: “Dünya ve uluslararası toplumun, Husi milislerinin Tahran'daki destekçilerinin emriyle barışı hiçbir zaman bir seçenek olarak görmediklerini fark etmelerinin ardından ulusal birlik iki kat önem kazandı. Husiler, İran silahlarından biri olarak, dünyaya şantaj yapmak ve Yemen'i bölgenin güvenlik ve istikrarını ve uluslararası seyrüseferi tehdit etmek için bir platform ve arena olarak kullanmaya çalışıyor. Diğer yandan Suudi Arabistan Krallığı ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) liderliğindeki Arap Koalisyonu'nun rolü, Mutlu Yemen’in Özgürlüğü Operasyonu aracılığıyla zaferlerin elde edilmesine büyük katkı sağlayan kurtuluş sürecinde ve etkili hava desteğinde ortaya koyduğu büyük çaba övgüye değer.”
Aynı hükümet toplantısında, Bakanlar Kurulu, Şebve ve Marib illerindeki yerel makamlar ve insani yardım ortaklarıyla koordineli olarak ilgili bakanlıklara, yakın zamanda kurtarılan ilçelerde acil insani müdahale planlarını uygulamaya koyma, buralardaki yaşamı normalleştirme ve yerinden edilmiş kişilerin emniyetinin sağlanmasının ardından bu kişilerin evlerine geri döndürülmesi talimatlarını verdi.
Terörist Husi milislerinin evlere, okullara, çiftliklere ve kamu yollarına yerleştirdiği mayın ve patlayıcıların bulunduğu bölgeleri ve kurtarılmış bölgeleri temizlemeye yönelik çabaların iki katına çıkarılması da bakanlar kurulunda alınan kararlar arasında yer alıyor.
Yemen hükümeti, Husi milislerinin suçlarına bir son vermesi çağrısının dizi ülke tarafından dile getirilmesi ve ABD Başkanı'nın Husi milislerinin terörist gruplar listesinde yeniden sınıflandırılmasının incelenmesine ilişkin açıklamalarını memnuniyetle karşıladı.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.