Libya’da yeni başbakan atanması toplumsal bölünmeyi artırır mı?

Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, destekçileri ile Trablus’ta bir araya geldi. (Reuters)
Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, destekçileri ile Trablus’ta bir araya geldi. (Reuters)
TT

Libya’da yeni başbakan atanması toplumsal bölünmeyi artırır mı?

Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, destekçileri ile Trablus’ta bir araya geldi. (Reuters)
Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, destekçileri ile Trablus’ta bir araya geldi. (Reuters)

Libya'da siyasi kriz, ülkenin doğusundakiTemsilciler Meclisi’nin Fethi Başağa’yı başbakan olarak ataması ve mevcut Başbakan Abdulhamid Dibeybe’nin istifa etmemesi nedeniyle derinleşti.  
Ulusal Birlik Hükümeti, Birleşmiş Milletlerin ‘barış projesi’ uyarınca geçen yıl kurulmuş ancak 2021 Aralık ayında yapılması planlanan genel seçimler uzlaşı sağlanamadığı için yapılamamıştı. Ülke daha önce, 2014 yılından itibaren doğudaki ve batıdaki güçler arasında yaşanan silahlı çatışmalara sahne oluyordu.  
Tobruk’taki Temsilciler Meclisi, tek rakibinin adaylıktan çekilmesi üzerine eski İçişleri Bakanı Fethi Başağa’yı dün oy çokluğu ile başbakan olarak atadı. Ancak uluslararası tanınırlığı olan Ulusal Birlik Hükümeti’nin mevcut başkanı Abdulhamid Dibeybe, yetkilerini sadece parlamento seçimleri yapılması durumunda devredeceğini belirterek temsilciler Meclisi’nin kararını tanımadığını duyurdu.  
Gözlemciler, Temsilciler Meclisi’nin mevcut hükümetin meşru olmadığını açıklamasını ve yeni bir başbakan atama kararı almasını, ülkenin siyasi geleceğini kontrol etme girişimi olarak değerlendirdi.  
Temsilciler Meclisi, başbakanlık adaylarının beşini elemiş ve sadece Fethi Başağa ile eski içişleri bakanlığı yetkilisi Halid el-Bibas'ın adaylığını kabul etmişti. Meclisteki oylamadan önce Meclis Başkanı Akila Salih, el-Bibas'ın adaylıktan çekildiğini açıkladı. Başağa’nın seçimine ilişkin oylamadan önce canlı yayının kesilmesi, birkaç dakika geçtikten sonra yeniden canlı yayın başlatılarak Fethi Başağa’nın ezici oy çokluğu ile başbakan olarak atandığının duyruulması ise tepkilere yol açtı. Yerel basında yayınlanan 30 saniyelik video kaydında, Akila Salih’in Başağa’nın seçilmesini onaylayanların el kaldırmasını istediği görüldü.
Libyalı uluslararası ilişkiler profesörü Halid el-Muntasir duruma dair şu değerlendirmede bulundu:
“Yeni başbakanın seçilmesinin canlı yayınlanması bekleniyordu. Ancak bir saate yakın yayın yapıldıktan sonra görüntü birden kesildi ve bir süre sonra Başağa’nın atandığı duyuruldu. Bu kusurlu seçim Başağa’nın pozisyonunu daha da zorlaştırmıştır. Dibeybe’nin hükümet yetkilerini devretmesine ihtimal vermiyorum.”
Gözlemciler son gelişmelerle birlikte, bir yıl öncesine kadar süren 6 yıllık ‘çift başlı’ yönetimin fiili olarak yeniden canlanmasından ve ülkedeki kırılgan siyasi istikrarın bozulmasından endişe ediyor.  
Libyalı siyasi analist İmad Celul, Temsilciler Meclisi’nin ‘şaibeli bir şekilde’ başbakan seçmesinin, daha önceki önemli kararlarının meşruiyetini de tartışmaya açacağını söyledi. Fransız haber ajansı AFP’ye açıklamada bulunan Celul şu ifadeleri kullandı:
“Temsilciler Meclisi önemli kararları emri vaki ile alıyor. En kritik kararları alırken ya meclis canlı yayını kesiliyor ya da yeterli toplanma sayısına ulaşılmamış oluyor. Siyasi çevreler mecliste oy çokluğunun sağlanamadığını ileri sürebilir. Bu durumda Fethi Başağa’nın bir başbakan olarak meşruiyeti tartışılacaktır.” 
Geçen yıl Abdulhamid Dibeybe başkanlığında oluşturulan Ulusal Birlik Hükümeti, uzun yılların ardından Libya’da uzlaşının sağlanması için adılmış bir adım olarak değerlendirilmiş ve bir iyimserlik havası yaratmıştı. Şarku’L Avsat’In edindiği bilgilere göre her ne kadar Trablus’ta karşıt milis güçlerin hareketlenmelerinde artış gözlense de bazı uzmanlara göre yeni bir silahlı çatışma çıkmasının önüne geçilmesi halen mümkün.
Birleşmiş Milletler Libya temsilcisi ve Batı ülkelerinin temsilciler, Ulusal Birlik Hükümeti’nin meşruiyetini tanıyor ve Temsilciler Meclisi’nin seçimlerin düzenlenmesine odaklanmasını istiyor. Geçen sene aralık ayında yapılacak seçimler için 3 milyonun üzerinde Libyalı oy kullanmak için kaydolmuştu. Seçimlerin yapılamaması ve yeni bir çatışma ihtimali birçok vatandaşı hayal kırıklığına uğrattı.  
Meclis Başkanı Akila Salih’i eleştirenler, kendisini gerçek bir oylama olmaksızın bazı yasa ve kararları onaylamakla itham etmişti. Temsilciler Meclisi Sözcüsü dünkü meclis oturumuna 140'tan fazla milletvekilinin katıldığını ve Fethi Başağa’yı başbakan olarak seçtiğini duyurdu. Başağa’nın kabine üyelerini belirleyerek 10 gün içinde parlamentonun güvenoyuna sunması gerekiyor.  
Siyasi manevralar, Libya siyaset sahnesindeki durumun kırılganlığını ve çatışmaların her an yeniden tırmanabileceğini gösteriyor. Özellikle dün sabah saatlerinde Başbakan Dibeybe’ye düzenlenen suikast girişimi, çatışma riskinin ciddiyetini gözler önüne seriyor. Resmi bir açıklama yapılmasa da meclisteki oturumdan saatler önce Başbakan Dibeybe’nin otomobiline ateş açıldığı ve araca çok sayıda kurşun isabet ettiği biliniyor.  



Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
TT

Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin derinliklerindeki metal atölyelerine (tornalama tezgahlarına) yönelik baskınlarını yoğunlaştırdı; bu gelişmeyi, Hamas ve diğer Filistinli grupların Gazze Şeridi'nde silahlanmasını durdurma çabalarıyla ilişkilendiriyor. Bir haftadan kısa bir süre içinde, İsrail uçakları üç metal atölyesini hedef aldı. Atölyelerden ikisi Gazze Şehrinde, biri ise Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunuyordu.

İsrail ordusu, saldırılarının silah üretim tesislerini ve Hamas altyapısını hedef aldığını belirtti.

İsrail ordusunun sadece demirci atölyesini bombalamakla kalmayıp, bulunduğu binanın tamamını yıktığı ve sakinlerine tahliye emri verdiği, bu durumun Lübnan'da verilen tahliye emirlerini hatırlattığı kaydedildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail'in bu yeni hamleleri, Gazze Şeridi'nde yeni bir operasyonel planı işaret ediyor ve gelecekteki saldırıların sadece suikastları değil, Filistinli grupları silahsızlandırma bahanesiyle yapılacak operasyonları da içerebileceğini gösteriyor.

Altı gün önce onlarca Filistinlinin ölümüne yol açan İsrail'in tırmanışında, roket üretimi gibi askeri sanayilerde çalışan aktivistler hedef alınmıştı.


Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)
TT

Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)

Hizbullah'ın "Koordinasyon ve İrtibat Birimi" başkanı Vefik Safa istifasını sundu. Bu, partinin iki genel sekreterinin ve üst düzey askeri liderlerinin öldürüldüğü İsrail'in sert saldırılarının ardından yapısını yeniden kurmaya çalışan parti liderliği için bir ilk oldu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre konuyla ilgili bilgili kaynaklar, Hizbullah liderliğinin bugün üst düzey güvenlik yetkilisi Vefik Safa'nın istifasını kabul ettiğini bildirdi.

Lübnan güvenlik kurumlarıyla irtibattan sorumlu olan Safa, Ekim 2014'te İsrail'in düzenlediği bir suikast girişiminden sağ kurtulmuştu.

Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)

İstifa, partinin Safa'nın yetkilerini azaltmasının ardından geldi. Bu durum, geçen yılın sonlarında başlayan ve bazı isimlerin görevden alınması ve yerlerine yeni isimlerin atanmasıyla sonuçlanan yapısal değişiklikle eş zamanlı olarak gerçekleşti.

Safa'nın halefinin kimliği konusunda çelişkili haberler ortaya çıktı, ancak kaynaklar partinin bazı gruplar için daha az kışkırtıcı ve devlet ve yabancı güçlerle ilişkilerinde farklı bir üslup benimseyecek bir isim aradığı konusunda hemfikirdi. Potansiyel halefler olarak adı geçen en öne çıkan isimler arasında Hüseyin Barada, Hüseyin Abdullah ve Muhammed Muhanna yer alıyordu.

Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)

Safa'nın son görünümü, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın suikastının yıldönümü olan 25 Eylül'de Raouche Kayası'nda, Başbakan Nevvaf Selam'a hakaretler yağdıran parti destekçilerinden bazılarıyla birlikte gerçekleşti.


Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
TT

Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)

Gazze anlaşmasının ikinci aşamasının 10 gün önce başlamasının ardından İsrail’in taleplerinin başında ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ yer alıyor. Ancak bu talebin nasıl hayata geçirileceğine dair belirsizlik sürerken, Hamas’ın Filistin devleti kurulmadan silahlarını teslim etmeye sıcak bakmaması süreci çıkmaza sokuyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, bu düğümün arabulucuları son derece sınırlı seçeneklerle karşı karşıya bıraktığını belirtiyor. Buna göre, ya silahların tamamen tasfiyesi ya da dondurulması yönünde bir formül bulunması ve Hamas’ın buna ikna edilmesi ya da harekete baskı uygulanması gerekiyor. Uzmanlar, bu başlığın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu başta olmak üzere İsrail iç siyasetinde seçim amaçlı bir baskı aracı olarak giderek daha fazla kullanılacağına dikkat çekiyor.

İsrailli muhalif lider Benny Gantz dün X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ çağrısında bulundu.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ise çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Hamas silah bırakmayı kabul etmezse İsrail bu yapıyı tasfiye edecek” dedi. Netanyahu da salı günü ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile yaptığı görüşmenin ardından, ‘Gazze Şeridi’nin yeniden imarına yönelik herhangi bir adımdan önce Hamas’ın silahsızlandırılmasının vazgeçilmez bir şart olduğu’ konusunda ısrarcı olduğunu vurguladı.

Strateji uzmanı Tuğgeneral Semir Ragıb, arabulucuların seçeneklerinin sınırlı olduğunu ve önlerinde ya uzlaşı sağlamak ya da baskı uygulamak dışında bir yol kalmadığını ifade etti. Ragıb, silahsızlandırma talebinin İsrail, Washington, Avrupa Birliği (AB) ve bağışçı ülkeler tarafından defalarca dile getirildiğini ve artık savaşın durdurulması ile yeniden imarın önüne konulan temel engellerden biri haline geldiğini söyledi.

Ragıb’a göre Netanyahu ve benzer siyasi aktörler silahsızlandırma dosyasını seçimlerde kullanacak ve anlaşmayı her an sabote edebilecekler. Özellikle ikinci aşama çok sayıda mayın barındırıyor ve Netanyahu, özellikle çekilmeyle ilgili başlıklara yaklaşmak istemiyor.

 Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)

Askeri strateji uzmanı Tümgeneral Semir Ferec, mevcut seçeneklerin giderek daraldığını belirterek, silahların tamamen tasfiye edilmesinden ziyade dondurulması yönündeki bir seçeneğin daha olası olduğunu ifade etti. Ferec, Hamas’ın elindeki silahların füze ya da insansız hava aracı (İHA) niteliğinde olmadığını ve bu nedenle teslim edilebileceğini söyledi. ABD ve İsrail’in silah maddesinin uygulanmasında ısrarcı olduğunu kaydeden Ferec, bunun İsrail’in geri çekilmesiyle eş zamanlı gerçekleşmesi ve yeni bir savaşın önüne geçecek garantilerin sunulması gerektiğini vurguladı.

Öte yandan Reuters’a konuşan Hamas kaynakları, çarşamba günü yaptıkları açıklamada, hareketin silahsızlanma konusunu diğer Filistinli gruplarla görüşmeyi kabul ettiğini, ancak Washington ya da bölgesel arabulucuların kendilerine silahsızlandırmaya dair ayrıntılı ve somut bir teklif sunmadığını belirtti.

İsrail’in Kanal 13 televizyonu, geçtiğimiz ocak ayının sonunda, ABD’nin Hamas’a silahlarını çok uluslu bir güce teslim etmesi için birkaç haftalık süre tanıyan bir belge hazırladığını bildirmişti. Habere göre, bu sürede uyum sağlanmaması halinde İsrail’e ‘dilediği gibi hareket etme’ konusunda yeşil ışık yakılacak.

Ferec, Hamas’ın manevra alanının son derece sınırlı olduğuna dikkat çekerek, özellikle Mısır, Katar ve Türkiye başta olmak üzere arabulucularla hızlı bir uzlaşıya varması gerektiğini, zira İsrail’in şu aşamada en büyük engeli bu dosya üzerinden yarattığını ifade etti.

Ragıb ise Hamas’ın önünde, Trump planı ve silahsızlanma maddesini uygulamaktan başka bir seçenek bulunmadığını savundu. Ragıb, bu sürecin uzatılmaması ya da dolaylı yollardan aşılmaya çalışılmaması gerektiğini, ‘çünkü kaybedilen her günün ateşkes anlaşması için bir tehdit anlamına geldiğini’ dile getirdi.

Ragıb, Gazze’de polis güçlerinin önümüzdeki günler ya da haftalar içinde konuşlandırılacağını, istikrar gücünün de devreye girebileceğini belirterek, bu aşamadan sonra manevra alanının daha da daralacağına dikkat çekti.