Aşı karşıtlarının ‘protesto konvoyları’ Avrupa’ya da yayıldı

Ottawa’da bir tahliye girişimi, Paris’te ve Wellington’da çatışmalar yaşandı.

Dün Paris’te sağlık pasaportuna karşı bir gösteriye katılan protestocular (Reuters)
Dün Paris’te sağlık pasaportuna karşı bir gösteriye katılan protestocular (Reuters)
TT

Aşı karşıtlarının ‘protesto konvoyları’ Avrupa’ya da yayıldı

Dün Paris’te sağlık pasaportuna karşı bir gösteriye katılan protestocular (Reuters)
Dün Paris’te sağlık pasaportuna karşı bir gösteriye katılan protestocular (Reuters)

Kanada’da kamyon şoförlerinin başkent Ottawa’da trafiği felç ederek sağlık önlemlerini protesto ettiği eylemler Fransa, Hollanda ve Yeni Zelanda dahil olmak üzere birçok ülkeye aktarıldı. Batı’daki başkentler, sağlık pasaportuna ve düzenli test uygulamalarına karşı çıkan protestolara katılanlar ile güvenlik güçleri arasında çatışmalara tanık oldu.
Kanadalı tır şoförlerinin Ocak ayı sonunda başlattığı Özgürlük Konvoyu hareketi, dünyanın dört bir yanında Kovid-19 ile mücadele önlemlerine karşı protestolara ilham oldu.
Ontario protestolar bastırıldı
Kanada Polisi pazartesi gününden itibaren Kanada ve ABD arasındaki ana sınırların çevresini kapattıktan sonra, dün sağlık önlemlerine karşı protestocuları tahliye etmek için Ambassador Bridge’in (Büyükelçi Köprüsü) yanına konuşlandı. Fransız haber ajansı AFP’nin aktardığına göre, köprünün bulunduğu Windsor bölgesindeki polis güçleri Twitter’da yapılan paylaşımda, müdahalenin başladığını açıklarken, “Tüm protestocuları yasal ve barışçıl bir şekilde hareket etmeye çağırıyoruz” ifadelerine yer verdi. Aynı zamanda sakinlere bölgeden uzak durma çağrısında da bulundu. Onlarca polis ve polis araç olay yerine gönderildi ve Windsor, Ontario’yu ABD şehri Detroit’e bağlayan köprüdeki trafiği felce uğratan yaklaşık 50 protestocuyla yüzleşmek için görevlendirildi.
Ontario Yüksek Mahkemesi cuma günü protestoculara bölgeden alma emri verdi ancak bu adım protestocuların cesaretlerini kırmadı. Protestocular eylemlerini sürdürmeye kararlı olduklarını söylediler. Bu ana sınır geçişinin kapatılması, sınırın her iki tarafındaki otomobil endüstrisi üzerinde etkisi oldu.
Washington perşembe günü, Kanada hükümetine baskı yaparak protestoyu dağıtmak üzere federal yetkilerini kullanması çağrısında bulundu. ABD Başkanı Joe Biden, Kanada Başbakanı Justin Trudeau ile gerçekleştirdiği bir telefon görüşmesinde, ABD ile Kanada arasında ihraç edilen malların yüzde 25’inden fazlasının bu köprüden geçiyor olması sebebiyle, Kanadalıların yaptığı protestolarının bir sonucu olarak, ABD ekonomisindeki bozulmanın ciddi sonuçlarını ele aldı. Saatler sonra Trudeau, sınırın kapalı kalmayacağını vurguladı ve protestoculara yönelik polis müdahalesini artırma sözü verdi. Başbakan protestocuların eylemlerini sona erdirmek için tüm seçeneklerin masada olduğunu vurguladı ancak orduyu konuşlandırmaya hazır olmadığını da açıkça belirtti ve bunu “son çözüm” nitelendirdi.
Diğer yandan, yüzlerce büyük kamyonun 15 gün önce durduğu başkent Ottawa’da çok sayıda protestocu toplandı. Bu toplanmalar Fransa ve Yeni Zelanda’da benzer hareketlerin başlaması için ilham verdi. Ontario Başbakanı Doug Ford cuma sabahı, Büyükelçi Köprüsü ve federal başkent Ottawa’da olağanüstü hal (OHAL) kararı alındığını duyurdu. Ford bir basın toplantısında “Sınırların yeniden açılması için gerekli tüm önlemleri alacağız. Ottawa sakinlerine şunu söylüyorum: Mümkün olan en kısa zamanda normal hayata dönebilmenizi sağlayacağız.” dedi.
Windsor Belediye Başkanı Drew Dilkens’e göre, saatler sonra bir yargıç cuma günü yüzlerce protestocunun yanı sıra onlarca kamyon şoförüne köprüyü terk etme emri verdi.
Aşı karşıtı protestocular Büyükelçi Köprüsü’nün yanı sıra iki ana yolu daha kapattı. Bunlardan ilki Manitoba’yı Kuzey Dakota’ya bağlayan Emerson’da, ikincisi ise Alberta’daydı. Muhalefet partileri Justin Trudeau’yu krizi ele alamamakla suçlamasının yanı sıra komşu ABD’nin suçlamaları da geldi. Muhafazakar Parti'nin geçici lideri Candice Bergen, Trudeau’nun olanları barışçıl bir şekilde derhal durdurmak üzere harekete geçmesi gerektiğini belirtti.
Kanada Yeni Demokrat Parti (NDP) Genel Başkanı Jagmeet Singh, “Dünyanın en güçlü ülkelerinden ve G7 ülkelerinden biri olan bir ülkenin Başbakanı’nın harekete geçmemesi ve durumu çözmek üzere liderlik duygusu göstermemesi kabul edilemez” dedi.
Montreal’deki McGill Üniversitesi’nde siyaset bilimi profesörü olan Daniel Béland ise “Sorun, Trudeau’nun tüm protestocuları tek bir sepete koyarak ateşe körükle gitmesi sonrasında 5 gün boyunca sessiz kalmasında yatıyor ve şimdi de sorumluluklarını alıyor gibi görünmüyor” dedi.
Aşı karşıtı Özgürlük Konvoyu, ülkenin batısında ABD-Kanada sınırını geçen kamyon sürücülerinin aşı olma veya test yaptırma zorunluluğunu protesto etmek üzere başladı ancak sonrasında sağlık kısıtlamalarına ve Trudeau hükümetine karşı olan büyük bir gösteriye dönüştü.
Protestoculardan Matt Lenier, AFP’ye verdiği röportajda endişelenmediğini söylerken “İnandığımız şeyin arkasındayız ve hiçbir kanunu çiğnemiyoruz.” dedi. Parlamento önünde oturan Matt hafta sonu binlerce Kanadalı’nın protestolara katılmasını bekliyor. 34 yaşındaki protestocu Jessika Dusseau, “Barışçıyız, nefret sebebiyle burada değiliz. Seçim özgürlüğünü geri getirmek için buradayız.” dedi. Polis perşembe günü bu gösteriyi takviye olmadan sonlandırmanın mümkün olmadığını yineledi. Bazı protestocular, Montreal veya Toronto gibi Kanada’nın diğer büyük şehirlerinde protesto sözü verdiler böylece protestoların kıvılcımı dünyanın diğer bölgelerine de ulaştı.

Paris’teki çatışmalar
Şarku’l Avsat’ın Reuters haber ajansından aktardığına göre, Fransız polisi başkentte Kovid-19’un yayılmasını önlemek için uygulanan kısıtlamalarını protestoculara müdahale etmesinin ardından dün Paris’teki Şanzelize Caddesi’ndeki protestoculara göz yaşartıcı gaz fırlattı.
Protestocuları taşıyan araçlar Paris’in merkezindeki güvenlik kontrol noktalarından geçmeyi başardı. Bu durum Zafer Takı’ndaki (Arc de Triomphe) trafiğin aksamasına neden oldu. Protestocular polisin şehre girmeleri emrine karşı çıkarak, Kanada’daki Özgürlük Konvoyu protestolarına benzer şekilde, sürücüler Fransız bayrakları salladılar ve korna çaldılar.
Polis, Zafer Takı yakınlarındaki birçok mekana giriş için gerekli olan sağlık pasaportuna karşı olan protestoculara karşı göz yaşartıcı gaz kullandı ve şehrin diğer tarafında başka bir protestoya katılanları dağıttı.
Protestolara katılmak için Fransa’nın güneybatısından bir otobüsle gelen Nathalie Galdeano Reuters’a verdiği röportajda “Aşı pasaportu çalışabilmek veya spor yapabilmek için gerekli hale geldi. Daha fazla katlanamayız.” dedi. Galdiano “Aşıyı istemiyoruz. Seçme hakkı istiyoruz” ifadelerini de sözlerine ekledi.
Polis, Paris'e girmeye çalışan 500 arabanın engellendiğini 14 kişinin tutuklandığını, öğlene kadar 337 ihlalin tespit edildiğini kaydetti.
Bu sırada, Paris’te Kovid-19’un ile mücadele kapsamında uygulanan kısıtlamalar ve yaşam standartlarının düşmesine karşı düzenlenen protestolara Sarı Yelekliler hareketi protestocuları da dahil olmak üzere iki ila üç bin kişi katıldı. Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçimlerine iki aydan az bir süre kala, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron hükümeti, 2018’deki Sarı Yelekliler protestolarında olduğu gibi eylem çemberinin genişlemesine engel olmak için çalışıyor.
Öte yandan polis, Paris’in güneyinde sapan, çekiç, bıçak ve gaz maskesi bulunduran 5 protestocunun tutuklandığını bildirdi. Polis 7 binden fazla personelini seferber etti. Protestolara hazırlık olarak kontrol noktaları kurulurken, zırhlı personel araçları ve tazyikli su tankerleri konuşlandırıldı.
Fransız protestocular, halka açık birçok mekana giriş için aşı gerektiren kurallara itiraz ediyor. Söz konusu protestolar, Paris ve diğer şehirlerde aşı zorunluluğuna karşı aylarca süren düzenli gösterilerin ardından geliyor.

Sınır ötesi protestolar
Hollanda’da sağlık tedbirlerine karşı olan protestocular güvenlik güçlerinin mekanı boşaltmalarını talep etmesine rağmen dün ülkenin dört bir yanından toplanarak Lahey merkezini kapattılar ve bölgede kalma niyetinde olduklarını açıkladılar. Polis, Twitter’da yaptığı paylaşımda “Lahey merkezindeki protestocuların araçlarıyla birlikte bölgeyi terk etmeleri için öğleden sonraya kadar süreleri var” uyarısında bulunurken aksi takdirde tutuklanacaklarını para cezasına çarptıracaklarını söyledi.
Belçika’nın başkentindeki yetkililer perşembe günü, sosyal medyada dolaşan ve Avrupa’nın dört bir yandan gelecekler için bir buluşma noktasından bahseden protesto çağrısına cevaben gelen bir konvoyun belirledikleri alana ulaşmalarına engel olunduğunu duyurdular. Yeni Zelanda’da, salı gününden bu yana başkent Wellington’daki Parlamento önünde aşı karşıtı göstericiler konuşlandı ve bir ‘Özgürlük kampı” kuruldu. Perşembe günü, polis protestocuları dağıtmaya çalıştı ancak sonuç alamadı, bu da şiddetli çatışmalara yol açtı. AFP’ye göre, çatışmaların ardından 120’den fazla kişi tutuklanırken, ilk başta yaklaşık 250 kişinin oluşan protestocuların sayısı cuma günü yaklaşık bin 500’e yükseldi.



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek için gösteri düzenledi

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
TT

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek için gösteri düzenledi

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)

İsrail ve Hamas arasında iki yıldan uzun süredir devam eden kanlı savaşın harap ettiği Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilere destek olmak için dün Paris'te binlerce kişi gösteri düzenledi.

Organizatörlerin yaklaşık 50 bin, Paris polisinin ise yaklaşık 8 bin 400 kişi olduğunu tahmin ettiği kalabalık, "Gazze, Gazze, Paris seninle" ve "Paris'ten Gazze'ye direniş!" gibi sloganlar atarak yürüdü. Filistin bayrakları ve "Filistin, sessiz kalmayacağız" ve "Soykırımı durdurun" yazılı pankartlar taşıdılar.

Yürüyüşe, başta Boyun Eğmeyen Fransa Partisi lideri Jean-Luc Mélenchon olmak üzere birçok sol görüşlü siyasi isim katıldı.

Fransa-Filistin Dayanışma Derneği Başkanı Anne Tuyon, ateşkesin 10 Ekim'de yürürlüğe girmesinden yedi hafta sonra AFP'ye yaptığı açıklamada, "Henüz hiçbir şeyin yolunda olmadığını unutmamalıyız" dedi. Dernek, gösteriye çağrıda bulunan 80 STK, siyasi parti ve sendikadan biri.

frgt
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)

"Ateşkes sadece bir sis perdesi... İsrail bunu her gün ihlal ediyor, Gazze'ye insani yardımların girmesini engellemeye devam ediyor ve Gazze'deki altyapıyı ve evleri yıkmaya devam ediyor. Kalıcı bir ateşkes ve soykırımın sona ermesini talep ediyoruz."

ABD'nin arabuluculuğunda varılan ateşkes anlaşmasının şartları uyarınca, İsrail ordusu Gazze Şeridi'nden "sarı hat"ın gerisine çekildi ve bu hat, İsrail'e bölgenin yüzde 50'sinden fazlasının kontrolünü hâlâ sağlıyor.

Ancak, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e saldırmasının ardından patlak veren savaşta ateşkes son derece kırılgan olmaya devam ediyor.

Anne Tuyon, "İsrail'in uluslararası hukuka uymasını sağlamanın tek yolu yaptırımlar uygulanmasıdır" diyerek, işgal altındaki Batı Şeria'da yerleşimci şiddetinin "eşi benzeri görülmemiş boyutlara" ulaştığı "yerleşim faaliyetlerindeki şaşırtıcı hızlanma"yı kınadı.

Tam adını vermek istemeyen 72 yaşındaki Saliha, Gazze'deki "soykırıma" karşı düzenlenen bir yürüyüşe katılmak için geldiğini söyledi.

"Tüm insanlık çaresizce izliyor. Bu tam bir dokunulmazlık," diyerek, "İnsanların bunu görüp de hiçbir şey yapamaması son derece şok edici. Yapabileceğimiz tek şey seferber olmak" ifadelerini kullandı.

İsminin açıklanmasını istemeyen 42 yaşındaki Bertrand ise perşembe günü işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Cenin'de İsrail polisi ve ordusunun ortak operasyonunda öldürülen iki adamın videolarının da kanıtladığı gibi, "katliam ve soykırımın devam ettiğini" söyledi. Birleşmiş Milletler, "bir başka yargısız infaz gibi görünen" olayın soruşturulması çağrısında bulundu.

Protestocular, ekonomik ve mali yaptırımların olmaması nedeniyle, "Sokaklarda ve seçilmiş yetkililer aracılığıyla baskı yapmaya devam etmeliyiz" diye düşünüyor.


İtalya Suudi Arabistan ile savunma alanında iş birliğini artırmaya hazır

Suudi Arabistan - İtalya Yatırım Forumu önümüzdeki salı günü 500'den fazla İtalyan şirketinin katılımıyla başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)
Suudi Arabistan - İtalya Yatırım Forumu önümüzdeki salı günü 500'den fazla İtalyan şirketinin katılımıyla başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)
TT

İtalya Suudi Arabistan ile savunma alanında iş birliğini artırmaya hazır

Suudi Arabistan - İtalya Yatırım Forumu önümüzdeki salı günü 500'den fazla İtalyan şirketinin katılımıyla başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)
Suudi Arabistan - İtalya Yatırım Forumu önümüzdeki salı günü 500'den fazla İtalyan şirketinin katılımıyla başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)

İtalya'nın Riyad Büyükelçisi Carlo Baldocci, ülkesinin Suudi Arabistan ile savunma alanındaki iş birliğini derinleştirmeye hazır olduğunu ve bu hayati alanda yerelleştirme, endüstriyel kapasite geliştirme ve beceri geliştirme konularında Vizyon 2030 hedefleriyle tam uyum içinde olduğunu söyledi.

Büyükelçi Baldocci, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, şu an çeşitli İtalyan şirketlerin Suudi ortaklarıyla deniz platformları, helikopterler, elektronik savunma ve gelişmiş gözetleme teknolojileri dahil olmak üzere çok çeşitli sistemler üzerinde iş birliği yaptığını açıkladı.

Büyükelçi Baldocci, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin geçtiğimiz yıl el-Ula'da gerçekleştirdiği görüşme ve stratejik ortaklık anlaşmasının imzalanmasının enerji, altyapı, kültür, inovasyon ve savunma sektörlerinde iş birliğinin hızla genişlemesine yol açtığını açıkça ifade etti.

Büyükelçinin açıklamaları, Suudi Arabistan-İtalya Yatırım ve İş Forumu'nun salı günü başkent Riyad'da 500'den fazla İtalyan şirketin katılımıyla iki ülke arasında sürdürülebilir endüstriyel ortaklıklar kurmak amacıyla başlamasına eşlik etti.

El-Ula toplantısının meyveleri

İtalya’nın Riyad Büyükelçisi Baldocci, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakan Muhammed bin Selman ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin katılımıyla el-Ula'da imzalanan stratejik ortaklık anlaşmasının rekor sürede somut ilerlemeler sağladığını açıkladı.

Büyükelçi Baldocci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Enerji, altyapı, kültür, inovasyon ve savunma alanlarında iş birliğinin hızla genişlediğini gördük. 10 milyar avronun üzerinde değere sahip anlaşmaların imzalanması, bu yeni aşamanın derinliğini ve ciddiyetini yansıtıyor. Daha da önemlisi, kurumlarımız arasındaki diyalog daha düzenli, yapılandırılmış ve ileriye dönük hale gelerek, uzun vadeli planlamaya imkan veren bir güven ortamı yarattı.”

cvf
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, İtalya Başbakanı'nı geçtiğimiz yıl el-Ula'da ağırladı (SPA)

Savunma iş birliğinin derinleştirilmesi

Ülkesinin Suudi Arabistan ile savunma alanındaki iş birliğini, yerelleştirme, endüstriyel kapasite geliştirme ve beceri geliştirme konularında Vizyon 2030 hedeflerine tam olarak uygun şekilde artırmaya hazır olduğunu vurgulayan İtalya Büyükelçisi Baldocci, İtalyan şirketlerinin, İtalya'nın uluslararası alanda tanınan uzmanlığa sahip olduğu çok çeşitli sistemlerde Suudi Arabistan’dan muadilleriyle ortaklık kurduğunu belirtti. Söz konusu sistemler arasında deniz platformları, helikopterler, elektronik savunma ve ileri gözetleme teknolojileri yer alıyor.

Bu bağlamda, iki ülkenin savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad'da düzenlenen İtalyan Sanayi Günleri, İtalyan yeteneklerini sergilemek ve pratik iş birliği biçimlerini tartışmak için önemli bir platform sağlayan Büyükelçi Baldocci, “Bu etkinlik, İtalyan şirketlerinin Krallık'taki kurumlar ve endüstri ile doğrudan iletişim kurmasına ve yerelleştirme, ortak eğitim ve endüstriyel gelişme gibi alanlarda fırsatları keşfetmesine olanak tanıdı. Temeller sağlam ve her iki taraf da bu iş birliğini zaman içinde güçlendirmeye kararlı” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu

İki ülke arasındaki ortaklığın güçlendirilmesinde bir sonraki adımın bu iş birliğinin sürekliliğini sağlamak olduğunu vurgulayan Büyükelçi Baldocci, her iki tarafın da şu anda bakanlıklar, kurumlar ve özel sektör arasındaki koordinasyonu güçlendirmek için çalıştığını ve böylece büyük projelerin net yol haritaları ve ortak öncelikler doğrultusunda ilerlemesini sağlamak için çaba gösterdiğini belirtti.

sdfgt
Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu, İtalya’dan 500'den fazla şirketin katılımıyla önümüzdeki salı günü başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)

İtalyan Büyükelçiye göre, Riyad'da 25 ve 26 Kasım tarihlerinde 500'den fazla İtalyan şirketini bir araya getirecek olan Suudi Arabistan-İtalya Yatırım ve İş Forumu, stratejik ortaklık hedefini sürdürülebilir endüstriyel ortaklıklara, ortak yatırımlara ve daha derin kurumsal diyaloga dönüştürmeye yardımcı olacak önemli bir dönüm noktası olacak. Büyükelçi Baldocci, Suudi Arabistan-İtalya Yatırım ve İş Forumu'nun özel oturumlar ve doğrudan iş toplantıları aracılığıyla bu sektörlerin çoğuna odaklanarak somut ortaklıkları keşfetmek için benzeri görülmemiş bir platform sağlayacağını belirtti.

Vizyon 2030 fırsatları

Suudi Arabistan Vizyon 2030 projesinin İtalya’nın endüstriyel güçleriyle son derece uyumlu bir yatırım ortamı yarattığını belirten Büyükelçi Baldocci, altyapı ve mobilitenin en cazip sektörler arasında yer almaya devam ettiğini, İtalyan şirketlerinin şu anda büyük ölçekli kentsel gelişim projelerine, sürdürülebilir ulaşım çözümlerine ve inşaat işlerine katkıda bulunduğunu ve Vizyon ile bağlantılı stratejik projelerde ek fırsatların ortaya çıkacağını ifade etti.

Büyükelçi Baldocci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Enerji sektöründe, İtalyan grupların yenilenebilir enerji, hidrojen, şebeke modernizasyonu ve enerji verimliliği teknolojileri alanlarında faaliyet göstermesi ile iş birliği hızla genişliyor. Bu alanlar, Suudi Arabistan’ın temiz enerji gündemini hızlandırması açısından öncelikli. Suudi Arabistan’ın yeşil hidrojen konusunda küresel bir merkez olma hedefi, özellikle Avrupa pazarlarına tedarik sağlamak açısından ortak yatırımlar için en umut verici alanlardan birini oluşturuyor.”

xscdfrg
Suudi Arabistan ve İtalya hükümetleri arasında Stratejik Ortaklık Konseyi'nin kurulmasına ilişkin imza töreninden bir kare (SPA)

Suudi Arabistan’ın yapay zeka, siber güvenlik, yarı iletkenler, veri merkezleri ve akıllı şehir uygulamalarına yoğun yatırım yaptığı ileri teknolojilerden de bahseden İtalyan Büyükelçi, ülkesinin endüstriyel otomasyon, özel yazılım, ileri üretim ve dijital çözümler alanlarında bu öncelikleri tamamlayan rekabetçi yeteneklere sahip olduğunu belirtti.

İki ülke arasındaki ticaret hacminin büyümesi

İki ülke arasındaki ticarette görülen güçlü artışın, Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 programı kapsamında geçirdiği dönüşüm ile İtalya’nın sanayisinin kapasiteleri arasındaki yapısal uyumu yansıttığını ifade eden Büyükelçi Baldocci, “İtalya'nın ihracatı, altyapı, enerji dönüşümü ve ileri teknolojiler alanındaki büyük yatırım döngüsünün etkisiyle, makine, ilaç, elektrikli ekipman ve özel endüstriyel bileşenler gibi neredeyse tüm başlıca kalemlerde büyüme kaydetti” dedi.

İtalyan Büyükelçi, ikinci faktörün İtalya'nın Ulusal İhracat Planı’nda Suudi Arabistan’ın öncelikli ülkeler arasında yer alması ve bu sayede İtalyan şirketlerinin Suudi pazarına daha verimli bir şekilde girmesine yardımcı olan tanıtım programları, kurumsal destek araçları ve ticari düzenlemeler başlatması olduğunu söyledi. Büyükelçi Baldocci, İtalyan ihracatının yüzde 28 gibi dikkat çekici bir artışla 6,2 milyar euroya ulaştığını hatırlattı.

Üçüncü faktörün ise iki ülke arasındaki iş ortamının iyileşmesi olduğunu ifade eden Büyükelçi Baldocci, “Kurumsal misyonların yoğunluğu, yatırımı kolaylaştırmak için yeni kanalların etkinleştirilmesi ve ekonomik kurumlar arasındaki yakın diyalog, engellerin azaltılmasına ve ticaret alışverişinin hızlanmasına katkıda bulundu” diye ekledi.