Savaşın eşiğinde: Putin Ukrayna’dan tam olarak ne istiyor?

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)
TT

Savaşın eşiğinde: Putin Ukrayna’dan tam olarak ne istiyor?

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)

Rusya’nın Ukrayna’yı işgal edeceğine dair artan endişeler arasında, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bu savaşa ilişkin niyetleri hakkında spekülasyonlar da artıyor.
The Guardian’ın haberine göre, Rusya’nın Ukrayna sınırındaki askeri yığınağı, Rus halkı için tasarlanmış bir ‘aldatmaca’ veya ‘politik bir oyun’ olabilir.

Rusya Ukrayna’yı neden işgal ile tehdit ediyor?
Rusya’dan yapılan her resmi açıklamada, Ukrayna’nın işgal edileceğine dair iddialar reddediliyor.
Putin, geçen hafta Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile toplantısı ve ABD Başkanı Joe Biden ile telefon görüşmesinde de bu iddiaları ret etti.
Ancak buna rağmen, ortada iki sorun var. Bunlardan ilki, Batılı hükümetlerin çoğu bu inkar söylemlerine inanmıyor.
İkincisi ise, Putin’in ‘niyeti barışçıl’ olsa dahi, 130 bin asker de dahil olmak üzere Rusya’nın silahlı kuvvetlerinin yarısından fazlasının neden Ukrayna sınırında toplandığını açıklamadı.

Putin’in amaçları neler?
Bu konuda çok sayıda teori var. 
Putin’in Doğu Avrupa’da, esas olarak Estonya, Letonya, Litvanya, Belarus, Gürcistan ve Ukrayna gibi eski Sovyet cumhuriyetlerinde Rus nüfuz alanını yeniden inşa etmek istediği söyleniyor.
Putin, Sovyetler Birliği çöktükten sonra sık sık ‘kayıplarından’ yakındı. 
Rus lider ayrıca batıya (ve Ruslara), çoğu kıyaslamaya göre (nükleer silah stokları ve coğrafya) başarısız bir orta büyüklükte güç olmasına rağmen, ülkenin hala bir süper güç olduğunu göstermeyi umuyor.

Neden Ukrayna?
Putin, Rusya’nın güneybatı kanadında yer alan stratejik öneme sahip Ukrayna’nın, Batı ile giderek daha fazla birleşmesinden endişe ediyor.
Ukrayna’nın NATO ile artan yakınlığına karşı çıkan Putin, Kiev’in Avrupa Birliği (AB) ile bağlarını geliştirmesine de karşı çıkıyor.
Daha da kötüsü, onun bakış açısından Ukrayna, liderlerini özgürce seçen, ifade ve medya özgürlüğüne sahip demokratik bir ülke.
Pratikte, Ruslar bu tür özgürlüklere sahip değil ve bu konuda komşularını örnek alırsa Putin uzun süre iktidarda kalamaz.
Daha geniş anlamda Putin, Ukrayna’yı Rusya’nın ayrılmaz bir parçası ve Ukrayna’nın kaybını Rusya’nın Soğuk Savaş yenilgisinin bir sembolü olarak görüyor.

Neden şimdi?
Putin, özellikle Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nün (NATO) geçen yıl Afganistan’da küçük düşürülmesinden sonra Batı’nın zayıfladığını düşünüyor.
Ayrıca, yeni savaşlara girmek yerine savaşları bitirmek isteyen ABD Başkanı Joe Biden’ın dış politikası ve askeri kaynaklarını Avrupa’ya değil Çin’e odakladığına inanıyor.
Putin tüm bunların yanı sıra iç desteğini güçlendirmek, batı karşıtı politikalarını haklı çıkarmak, yaygın rejim yolsuzlukları ve 2014 yılında Ukrayna’ya ilk saldırısından sonra uygulanan batı yaptırımlarının bir sonucu olarak Rusların katlandığı zorlukları mazur göstermek için büyük bir zafer istiyor.

Putin’in talepleri neler?
Putin krizi yatıştırana kadar, Batı’dan Ukrayna’nın (veya Gürcistan ve Moldova’nın) sonsuza kadar NATO’ya kabul edilmeyeceğine dair bir taahhüt istiyor.
NATO’nun, feshedilmiş Varşova Paktı’nın eski üyeleri olan Polonya, Romanya ve Bulgaristan gibi ülkelerden çekilmesini de talep ediyor.
Putin bunlara ek olarak, Kiev’in Donbass bölgesi için özerk statüsünü kabul etmesini ve ( Minsk anlaşmalarının bir parçası olarak) Kırım üzerindeki iddiasından vazgeçmesini istiyor.
ABD’nin yeni orta menzilli füzelerinin doğu ve güney Avrupa’daki konuşlandırmalarını sınırlamak veya durdurmayı da hedefliyor.
Daha iddialı hedeflere gelince, Putin Avrupa’nın ‘güvenlik mimarisini’ yeniden tasarlamak, Rusya’nın nüfuzunu pekiştirmek ve jeopolitik erişimini genişletmek istiyor.
ABD’nin ise bu taleplerin çoğuna yanıtı ‘Hayır’ oldu. Bu nedenle mevcut kriz alevlendi.



Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
TT

Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen bir tekneye düzenlenen saldırıda iki kişinin öldüğünü duyurdu.

Trump yönetimi, eylül ayından bu yana Venezuela'dan Karayipler ve Pasifik bölgelerinde faaliyet gösteren ve "uyuşturucu teröristleri" olarak adlandırdığı gruplara karşı askeri operasyon yürütüyor.

ABD Ordusu Güney Komutanlığı, X platformunda yaptığı açıklamada, "İki uyuşturucu teröristi öldürüldü, biri saldırıdan sağ kurtuldu" ifadesini kullandı.

ABD Sahil Güvenlik Teşkilatı'na, "hayatta kalan için arama ve kurtarma sistemini harekete geçirme" talimatı verildiğini belirtti.

Trump yönetimi yetkilileri, teknelerin uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili olduğuna dair kesin bir kanıt sunmadı; bu da operasyonların yasallığı konusunda tartışmalara yol açarak, yargısız infaz teşkil edebilecekleri endişelerini artırıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD'nin bugüne kadar düzenlediği 38 hava saldırısında toplam ölü sayısı en az 130'a ulaştı.

Bu, ABD özel kuvvetlerinin ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakalamasından beri ABD ordusu tarafından açıklanan, uyuşturucu taşıyan bir tekneye yönelik üçüncü hava saldırısı.

Maduro, hapse girmeden önce Karayipler ve Pasifik'teki ABD askeri harekatının rejim değişikliğini hedeflediğini defalarca iddia etmişti.

Geçtiğimiz ay, saldırılardan birinde öldürülen iki Trinidadlının akrabaları, 14 Ekim'de gerçekleştirilen saldırıda haksız ölüm iddiasıyla ABD hükümetine karşı dava açtı.


Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
TT

Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri yaparak, Maskat'ta yürütülen İran ve ABD arasındaki dolaylı müzakerelerdeki son gelişmeler hakkında bilgi verdi.

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Arakçi'nin Maskat görüşmelerini "iyi bir başlangıç" olarak nitelendirdiği, ancak Amerikan tarafının niyet ve hedeflerine ilişkin güven eksikliğinin giderilmesi gerektiğinin altını çizdiği belirtildi.

Açıklamaya göre, üç ülkenin dışişleri bakanları müzakerelerin başlamasını memnuniyetle karşıladı, siyasi ve diplomatik bir çözüme ulaşmak ve herhangi bir gerilimi önlemek için görüşmelerin devamının önemini vurguladı. Bu görüşmelerin başarısının bölgenin istikrarı ve güvenliği için hayati bir faktör olduğunu kaydettiler.

İlgili bir bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün bir televizyona verdiği röportajda, ABD ile İran arasında yakın bir savaş tehdidi görünmediğini belirterek, anlaşmaya varılması olasılığına "biraz ara verildiğini" ifade etti.

Anadolu Ajansı, bakanın, iki taraftan birinin zaman kazanmaya çalıştığına inanıp inanmadığı sorusuna verdiği cevabı aktardı: "İkisi de; bu stratejinin bir parçası." Fidan, "Bu tür görüşmelere girerken, diğer senaryoya da hazırlık yapılır" diyerek, İran'ın tecrübe sahibi olduğunu, daha önce müzakereler yürütürken saldırıya uğradığını belirterek, geçen haziran ayında İran'ın nükleer tesislerini hedef alan ABD saldırısına atıfta bulundu. Ancak Fidan, birkaç gün önce ABD ve İran arasında yapılan görüşmelerin olumlu yönünün, tarafların müzakerelere devam etme isteğini göstermeleri olduğunu ifade etti.

Fidan,"Nükleer meseleyle ilgili müzakerelere başlama kararı çok önemliydi; nükleer mesele en önemli meseledir," diye devam etti. Bölgenin başka bir savaşı kaldıramayacağı konusunda uyararak, "Olası herhangi bir savaşı önlemek için mevcut tüm araçları kullanmak istiyoruz," ifadesini kullandı.

Umman'ın başkenti Maskat, cuma günü İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında bir dizi müzakereye ev sahipliği yaptı. İki taraf, görüşmelere devam etme konusunda anlaştı; tarih ve yer ise daha sonra belirlenecek.


Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
TT

Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)

Bir anarşist grup dün yaptığı açıklamada, cumartesi günü Kuzey İtalya'daki demiryolu altyapısına zarar vererek Kış Olimpiyatları'nın ilk gününde tren seferlerini aksattığını iddia etti.

Polis, cumartesi sabahı erken saatlerde farklı noktalarda üç ayrı olay yaşandığını ve özellikle Bologna çevresinde yüksek hızlı ve diğer tren seferlerinde iki buçuk saate varan gecikmelere neden olduğunu bildirdi. Olaylarda kimse yaralanmadı ve trenlerde hasar meydana gelmedi.

Anarşist grup, internette dolaşan açıklamada, Başbakan Georgia Meloni hükümetinin gösterilere yönelik baskısının sokak çatışmalarını "boşa" çıkardığını, bu nedenle başka protesto biçimleri bulmak zorunda kaldıklarını belirtti.

İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Bu nedenle, sonraki aşamalarda hayatta kalabilmek için gizli ve merkezi olmayan çatışma yöntemleri benimsemek, cepheleri genişletmek ve öz savunma ile sabotaja başvurmak gerekli görünmektedir."

Polis henüz açıklamayla ilgili bir yorum yapmadı. Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, anarşist grubun peşine düşeceğine söz verdi. Aynı zamanda ulaştırma bakanı olan Salvini, X platformunda şunları yazdı: "Bu suçluları yakalamak ve nerede olurlarsa olsunlar ortadan kaldırmak, hapse atmak ve onları savunanlarla yüzleşmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız."

Anarşist grup, Olimpiyatları "milliyetçiliğin yüceltilmesi" olarak kınadı ve etkinliğin kalabalık kontrolü ve gözetim yöntemleri için bir "test alanı" sağladığını belirtti. Meloni, pazar günü protestocuları ve vandalları kınayarak, onları "İtalya'nın düşmanları" olarak nitelendirdi.