Black Mirror’ın kabusu gerçekleşiyor: Robot köpekler ABD-Meksika sınırında

Eğitim aldığı esnada bir robot köpek (ABD İç Güvenlik Bakanlığı)
Eğitim aldığı esnada bir robot köpek (ABD İç Güvenlik Bakanlığı)
TT

Black Mirror’ın kabusu gerçekleşiyor: Robot köpekler ABD-Meksika sınırında

Eğitim aldığı esnada bir robot köpek (ABD İç Güvenlik Bakanlığı)
Eğitim aldığı esnada bir robot köpek (ABD İç Güvenlik Bakanlığı)

ABD İç Güvenlik Bakanlığı kısa süre önce ABD-Meksika sınırında devriye gezmesi için robot köpekleri kullanma planını açıkladı.
Bakanlık yetkilileri, hayati tehlike arz eden risklere maruz kalmalarını azaltarak Sınır Polisi personelinin güvenliğini artırabilecek bir “güç çarpanı” olarak gördüğü robot köpeklerin özelliklerini kamuoyu ile paylaştı.
ABD, Meksika sınırındaki Gümrük ve Sınır Koruma (CBP) varlığını güçlendirmek amacıyla güney sınırlarında robot köpekleri test etmeye başladı.
EuroNews'un haberine göre, girişim, insan hakları ve medeni haklar savunucuları ve bazı siyaset insanları arasında infial yarattı.
Demokrat Kongre Üyesi Alexandria Ocasio-Cortez, Twitter'daki haberlere "Her iki partinin de sonu gelmez kamu parasını militarizasyona akıtmadaki başarılarını ispat için dişleri ve tırnağıyla savaşmaları utanç verici" diyerek tepki gösterdi.
Şarku’l Avsat’ın CNN International’dan aktardığına göre robot köpeklerin eğitimiyle ilgili, bakanlığın yayınladığı fotoğraflar hakkında “bilim kurgu sahnesine benziyor”. CNN, bakanlığın açıklamasının bazı insanları şaşırttığını ve korkuttuğunu kaydetti. Görüntüler akla “Black Mirror” dizisinin Metalkafa bölümünü getirdi. İnsanlar, robot köpekleri bu dizideki sahnelerle karşılaştırdı ve bu da köpeklerin, insanları kovalayabilme yetenekleriyle ilgili endişelerin artmasına neden oldu. Bu nedenle köpekler sosyal medyada tepki dalgasına yol açtı.
Güney Sınır Toplulukları İttifakı Direktörü Vicki Gubica, Güvenlik Bakanlığı’nın robot köpekleri kullanmasını eleştirdi. Gubica, “vergi mükelleflerinin parasının endişe verici şekilde ve aşırı israf edilerek harcandığını” söyleyerek bu parayı, “Sınır muhafızlarını sorumlu tutmak için sistemler geliştirmeye harcamanın” daha iyi olduğunu belirtti. Gubica ayrıca, sınırın askeri bölgeye dönüştürülmesinin yerel nüfusu ve göçmenleri riske atması konusunda uyardı.
Gubica açıklamasına şunları ekledi: “Zaten kullandıkları ve azaltmaları gerektiğini düşündüğümüz başka teknolojiler var. Bunun üzerine bir de yerel toplulukta da değil, savaş tiyatroları gibi çok agresif bir şey için yaratılmış başka bir tür korkutucu gözetim teknolojisi ekliyorlar”.
Buna karşılık, İç Güvenlik Bakanlığı sözcüsü, “projenin hala araştırma ve geliştirme aşamasında olduğunu ve köpeklerin konuşlandırılması için bir zaman belirtilmediğini” ifade etti.
İç Güvenlik Bakanlığı, robot köpeklerin test edilmesi sırasında üzerlerine farklı tipte kameralar ve sensörler yerleştirildiğini ve onları uzaktan çalıştıran kişilere gerçek zamanlı olarak veri iletildiğini söyledi.
İç Güvenlik Bakanlığı Bilim ve Teknoloji Programı Direktörü Brenda Long, “güney sınırının insanlar ve hayvanlar için ıssız bir yer olduğunu ve tam da bu nedenle makinelerin orada başarılı olabileceğini” belirtti.
Robot köpeklerin İç Güvenlik Bakanlığı tarafından test edilmesini sağlayan Philadelphia merkezli Ghost Robotics şirketi, robot köpek fikrini savundu ve endişe uyandıracak hiçbir şey olmadığını söyledi.
Şirketin CEO’su Jeren Barrick, “Doğru olanı yapmaya odaklandık” dedi. Barrick aynı zamanda, “ulusal güvenlik ve ülke için doğru olanı yapmak istediklerini” ifade etti.
Jeren Barrick, robot köpeklerin bilimkurguda tasvir edilmesi ve bazen sosyal medyada çarpıtılması ile gerçek teknoloji arasında uçurum olduğunu vurguladı.
Barrick, sözlerine şöyle devam etti: “Robot köpek, 4 ayak üzerinde hareket eden ve dört saat içinde tamamen kapanan ve pille çalışan bir bilgisayar. Hiçbir şeyi kontrol etmesine imkan yok. O, insan tarafından kontrol edilen bir robot.”

Robotlar ne yapıyor?
Robot köpekler, orduyla çalışan bir güvenlik teknolojisi şirketi olan Ghost Robotics tarafından üretiliyor. Ghost Robotics, hafif silah üretiminde uzmanlaşmış olan Sword International ile ortaklaşa, robota 30x optik zoom, karanlıkta nişan almayı sağlayan termal kamera ve 2 km etkili menzile sahip insansız bir tüfek ekleyerek epeyce tartışmaya yol açmışlardı.
Ancak sınır boyunca konuşlandırılması planlanan robotlar silahsız.
ABD İç Güvenlik Bakanlığı'nın (DHS) blogunda yer alan bir makalede robot köpeklerin CBP personelinin "destek pençesi" olacakları ifade edilyor.
DHS Bilim ve Teknoloji Müdürlüğü program yöneticisi Brenda Long, "Güney sınırı insanlar ve köpeklerin başa çıkabilecekleri bir yer değil, tam da o yüzden bir makine orada mükemmel iş görebilir." dedi.

Boston Dynamics robotları artık kapıları açabiliyor
Ghost Robotics'in baş ürün sorumlusu Gavin Kenneally'ye göre, robotlar "kum, kaya ve tepeler dahil her türlü doğal arazinin yanı sıra merdiven gibi insan yapımı ortamları" da aşabiliyor.
Plan, makinelerin sınırda devriye gezmesi, yol alırken video çekmeleri ve çevrelerini taramalarını kapsıyor. Bu durum, sınıra yakın yerlerde yaşayanların rızaları olmaksızın gözetlenmesine imkan vermesi dolayısıyla da mahremiyet kaygılarını gündeme getiriyor.
Elektronik Sınır Vakfı, kolluk güçlerine yalnızca belirli veya aşırı durumlar için tahsis edilen teknolojilerin daha sonra bu kayıtların dışında kullanıldıklarını hatırlatarak, yetki aşımı olasılığı dolayısıyla gelişmelerden duydukları rahatsızlığı dile getirdi.
Honolulu polis müdürlüğü, geçtiğimiz yıl Boston Dynamics'in ürettiği robot köpeklere yatırım yapmış ama sonunda polis bu robotları evsizleri göz taramasından geçirmek için kullanmaya kalkınca ağır eleştirilere uğramıştı. New York'ta da polis, halkın tepkisi karşısında bu robot köpekleri kullanmaktan vazgeçmek zorunda kaldı.
ABD-Meksika sınırında sığınmacıların uğradığı muameleler
DHS'ye daha fazla güç ve teknoloji tahisis edilmesi de bazı çevrelerde ayrıca tedirginlik yaratıyor. Bu bakanlık, son yıllarda sınırda  sığınmacılara yönelik muamelelri nedeniyle soruşturma altındaydı.
İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), 2016 ve 2021 arasında başta CBP görevlileri ve Sınır Devriyeleri olmak üzere çeşitli DHS bileşenlerinde sığınma başvurusunda bulunanlara yönelik bedensel ve cinsel istismar dahil olmak üzere suistimal ve istismar konulu 160 iç soruşturma raporunun işleme konulduğunu ortaya çıkardı.
İnsan hakları kuruluşları uyarıyor: "Yapmayın"
Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) Twitter'da "DHS'nin robot devriye köpeklerini sınırlarında kullanma planı, inşa halinde bir sivil özgürlükler felaketidir" dedi.
"Hükümet bu tehlikeli teklifi geri çekmeli ve Biden yönetimi, ülkemizin göçmen karşıtı bir distopyaya kaymasını frenlemeli".
Robot köpeklerin sınır boyunca demirbaş olarak bulundurulup bulundurulmayacağı ve projenin maliyeti henüz açıklanmadı, ancak DHS, denemeyi "başarılı" olarak nitelendirdi. Blogda yer alan makalede "Gelecekte, sahada robot 'Fido'nun CBP personeliyle  yan yana yürüdüğünü görürseniz şaşırmayın" denildi.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe