Libya’da seçim yasasını oluşturacak bir komite seçildi

Söz konusu komitenin seçimi Libya’da Devlet Yüksek Konseyi tarafından gerçekleştirildi.

Williams, Temsilciler Meclisi'ne ve Devlet Yüksek Konseyi’ne seçimlerin anayasal temelini oluşturacak bir komite seçmesi yönünde bir girişim sunmuştu. (Reuters)
Williams, Temsilciler Meclisi'ne ve Devlet Yüksek Konseyi’ne seçimlerin anayasal temelini oluşturacak bir komite seçmesi yönünde bir girişim sunmuştu. (Reuters)
TT

Libya’da seçim yasasını oluşturacak bir komite seçildi

Williams, Temsilciler Meclisi'ne ve Devlet Yüksek Konseyi’ne seçimlerin anayasal temelini oluşturacak bir komite seçmesi yönünde bir girişim sunmuştu. (Reuters)
Williams, Temsilciler Meclisi'ne ve Devlet Yüksek Konseyi’ne seçimlerin anayasal temelini oluşturacak bir komite seçmesi yönünde bir girişim sunmuştu. (Reuters)

Libya Devlet Yüksek Konseyi dün, konsey başkanı ve iki yardımcısı da dahil 56 üyenin katılımıyla resmi bir oturum düzenledi. Oturumda, Temsilciler Meclisi ile uyum içerisinde, seçimlerin anayasal temelini oluşturmakla görevlendirilecek bir anayasa komitesi üyelerinin seçilmesi yönünde oylama yapıldı.
Devlet Yüksek Konseyi Sözcüsü Muhammed en-Nasır dün DPA’ya verdiği demeçte şunları söyledi:
“Konsey, üyeler arasında istişare ile komite için gerekli sayıyı seçti. Aday gösterilen üyeler için oylama yapıldı. Seçim, Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi Stephanie Williams’ın girişimi veya Temsilciler Meclisi'nin Devlet Yüksek Konseyi’nin 24 Şubat’ta reddettiği yol haritasına değil, konsey üyelerinin fikir birliğine dayanıyor. Komite seçimi konsey salonunda yürütülen istişare ile gerçekleştirildi. Konsey tarafından seçilen sayı; bölgelerin, kültürel bileşenlerin, kadınların ve gençlerin daha fazla temsiline işaret ediyor.”
Libya Özel Temsilcisi Williams, Temsilciler Meclisi ve Devlet Yüksek Konseyi’ne, ikisinden de 6’şar üyenin (toplamda 12) yer alacağı, seçimler için anayasal temelin taslağını oluşturacak bir komite seçimine dayalı bir girişim sunmuştu.
Temsilciler Meclisi tarafından onaylanan yol haritasında ise anayasa taslağında yer alan tartışmalı maddeleri gözden geçirip değiştirecek, ardından da halk oylaması için Seçim Komisyonu’na gönderecek. İki oluşumdan da 12’şer üyenin (toplamda 24) bulunacağı bir komitenin seçilmesi öngörülüyor.
Konsey Sözcüsü Nasır duruma ilişkin şu açıklamada bulundu:
 “Konsey iç tüzüğü doğrultusunda, yeterli çoğunluk sağlanamadığı takdirde toplantı yapılamazsa üyelerin üçte biri (44 üye) ile ertesi gün başka bir toplantı yapılabilir. Durumum, yeterli çoğunluk sağlanamadığı için dünkü resmi toplantının gerçekleştirilememesinin ardından da böyle oldu. Bugünkü sayı 56’yı aşıyor. Bu da oturumun resmi ve yasal olduğu anlamına geliyor.”
Geçtiğimiz 24 Aralık’ta düzenlenmesi beklenen başkanlık ve parlamento seçimleri başarısız olmuştu. Zira Libya Devlet Yüksek Konseyi kabulü olmadan,  Temsilciler Meclisi tarafından tek taraflı olarak onaylanan seçim yasaları üzerinde oy birliği sağlanamamıştı. Libyalılar, söz konusu iki oluşumun seçimlerin yapılacağı anayasal zeminde anlaşmasını bekliyor.
Fawasel internet sitesinin haberine göre Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi dün, siyasi bileşenlere iki oluşum arasındaki ortak komitenin BM Libya Özel Temsilcisi Williams'ın girişimi üzerine anlaşmaya varamaması halinde parlamento ve başkanlık seçimleri yapmak için anayasal temelin benimsenmesine yönelik niyeti olduğunu söyledi.



Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.