Ukrayna'da savaş başladığından bu yana 10 milyon kişi evini terk etti

Mültecilerin yüzde 90'ı kadın ve çocuklardan oluşuyor.

Gönüllüler, Krakow’daki tren istasyonunda Berlin'e giden mültecilere rehberlik ediyor (Reuters)
Gönüllüler, Krakow’daki tren istasyonunda Berlin'e giden mültecilere rehberlik ediyor (Reuters)
TT

Ukrayna'da savaş başladığından bu yana 10 milyon kişi evini terk etti

Gönüllüler, Krakow’daki tren istasyonunda Berlin'e giden mültecilere rehberlik ediyor (Reuters)
Gönüllüler, Krakow’daki tren istasyonunda Berlin'e giden mültecilere rehberlik ediyor (Reuters)

Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi, dün yaptığı açıklamada, Rusya'nın başlattığı ‘yıkıcı’ savaş nedeniyle Ukrayna'da 10 milyon kişinin evini terk etmek zorunda kaldığını bildirdi.
Grandi, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Ukrayna'daki savaş o kadar yıkıcı ki 10 milyon kişi ya ülke içinde yerinden edildi ya da ülke dışına mülteci olarak kaçtı” ifadelerini kullandı. AFP’nin haberine göre Grandi, dünyanın her yerinde savaş çıkaranlar yüzünden evlerini terk etmek zorunda kalan sivillerin acılar içinde yaşadığına vurgu yaptı.
BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), 24 Şubat’ta Rus işgali başladığından bu yana 3 milyon 389 bin Ukraynalının ülkeyi terk ettiğini, 60 bin 352 kişinin daha göç ettiğini bildirdi. Bu rakamın yaklaşık yüzde 90'ını kadın ve çocukların teşkil ettiğini, zirâ 18 ila 60 yaş arası erkeklerin askeri hizmete çağrıldığını da ekledi.

Krakow’daki tren istasyonunda ücretsiz bilet almak için bekleyenler (AFP)
Yurt dışına çıkış yapanlar arasında en az 1 milyon 500 bin çocuğun olduğunu belirten BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ise sömürü risklerinin arttığı uyarısında bulundu. BM Uluslararası Göç Örgütü, Çarşamba gününe dek Ukrayna’dan yabancı uyruklu 162 bin kişinin komşu ülkelere geçtiğini duyurdu.
Diğer yandan, evlerini geride bırakıp henüz Ukrayna sınırlarını aşamayan milyonlarca insan bulunuyor. BM ve bağlı kuruluşlarının bildirdiğine göre Çarşamba gününe dek Ukrayna içinde toplamda yaklaşık 6 milyon 48 bin kişi yerinden oldu.
Savaştan önce, Rusya'nın ilhak ettiği Kırım ve doğudaki Rus yanlısı ayrılıkçı bölgeler hariç olmak üzere Ukrayna’da hükümet kontrolündeki bölgelerde 37 milyon nüfusun yaşadığı tahmin ediliyordu.

Dün Varşova’daki stadyumda kimlik numaralarını almak için bekleyen Ukraynalı mülteciler (EFP)
Savaştan kaçan insanların çoğunu Polonya karşıladı. Toplam Ukraynalı mültecilerin yüzde 60'ının (2 milyon 503 bin 392 kişi) Polonya sınırını geçtiğini bildiren UNHCR “Çok sayıda insanın diğer ülkelere doğru yola devam ettiğini” ifade etti.
UNHCR, yaklaşık yarım milyon Ukraynalı’nın Romanya'ya sığındığını, 362 bin 514 Ukraynalının ise Romanya ile Ukrayna arasındaki Avrupa Birliği (AB) üyesi Moldova sınırını geçtiğini bildirdi. Moldova sınırı, Rus güçleriyle olası çatışmalara hazırlanan Odessa şehrine en yakın sınır sayılıyor.
Buraya geçen Ukraynalılardan çoğu, 2,6 milyon nüfusu ile Avrupa’nın en fakir ülkelerinden sayılan Moldova'da kalmıyor. Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Moldova’nın Odessa’ya en yakın sınır kapısı Palanca’dan her gün binlerce kişinin geçtiğini, bunların çoğunun Ukrayna’nın Mıkolayiv şehrinden kaçan mülteciler olduğunu duyurdu. Yerel gönüllülerin mültecileri çay, yemek ve çadırlar ile karşıladığını açıklayan MSF, erkeklerin kadınları ve çocukları arabalar ile buraya getirdiğini, ardından ise cepheye döndüklerini kaydetti.
UNHCR’nin bildirdiğine göre Macaristan'a geçenlerin sayısı ise 300 bini aştı. Macaristan’da Ukrayna’ya bağlanan beş sınır kapısı bulunuyor.
Diğer yandan 245 bin 569 Ukraynalının Slovakya’ya geçtiği kaydedildi. Slovakya’nın Ukraynalıların tüm komşu ülkelere varabileceği en kısa geçiş olduğu biliniyor.
Savaş dolayısıyla yaklaşık 184 bin 563 kişi ise Rusya'ya sığındı. 21-23 Şubat tarihleri ​​arasında Ukrayna'nın doğusundaki Rus yanlısı Donetsk ve Luhansk bölgelerinden 50 bin kişinin Rusya’ya geçtiğini kaydeden UNHCR, 2 bin 548 kişinin ise Belarus'a ulaşmayı başardığını bildirdi.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe