Dünya İslam Birliği Genel Sekreteri Muhammed el-İsa, ABD’de Evanjelist liderlerle buluştu

Küresel İnanç Forumu 2022’nin onur konuğu olan İsa, nefret söylemlerinin suç olarak kabul edilmesi çağrısında bulundu.

Dünya İslam Birliği Genel Sekreteri Muhammed el-İsa, Küresel İnanç Forumu’nu düzenleyen Evanjelist liderlerle forumun katılımcılarıyla buluştu. (Şarku’l Avsat)
Dünya İslam Birliği Genel Sekreteri Muhammed el-İsa, Küresel İnanç Forumu’nu düzenleyen Evanjelist liderlerle forumun katılımcılarıyla buluştu. (Şarku’l Avsat)
TT

Dünya İslam Birliği Genel Sekreteri Muhammed el-İsa, ABD’de Evanjelist liderlerle buluştu

Dünya İslam Birliği Genel Sekreteri Muhammed el-İsa, Küresel İnanç Forumu’nu düzenleyen Evanjelist liderlerle forumun katılımcılarıyla buluştu. (Şarku’l Avsat)
Dünya İslam Birliği Genel Sekreteri Muhammed el-İsa, Küresel İnanç Forumu’nu düzenleyen Evanjelist liderlerle forumun katılımcılarıyla buluştu. (Şarku’l Avsat)

Dünya İslam Birliği (Rabıta) Genel Sekreteri Dr. Muhammed el-İsa, fanatizm, ayrımcılık ve adaletsizliğe yer olmayan bir dünya inşa edilmesine herkesin katkı sağlaması gerektiği açıklamasında bulundu. Nefret söyleminin tüm kanunlarda suç olarak kabul edilmesi çağrısında bulunan İsa, bölünme ve şiddetin başlıca sebebinin nefret söylemi olduğunu ve bahanelerinin hoşgörüyle karşılanmaması gerektiğini vurguladı.  
ABD’de Evanjelist Kilise’nin ev sahipliğinde gerçekleşen Küresel İnanç Forumu 2022'nin onur konuğu olan İsa, forumun açılış konuşmasında gerçek ilerlemenin dini ve etnik kimliklerden bağımsız olarak, herkes için ‘iyi bir dünya’ yaratma arzusunun, cesaret ve kararlılıkla sergilenmesiyle mümkün olacağını belirtti. İsa sözlerini şöyle sürdürdü:
“Daha iyiye doğru bir değişim kolay olmayacaktır. İlk başta bunu kabullenmek zor gelecektir. Sonra da eyleme dökülmesinde zorluklarla karşılaşılacaktır. Bunun sağlanması için uzun bir zaman gerekebilir. Dolayısıyla bu hususta sağlam ve kararlı bir vizyona sahip olunması zorunluluktur.”  
‘Sıradışı Müttefikler Gelişmiş Toplumları Birlikte İnşa Ediyor’ sloganıyla ABD’nin Teksas, Kansas ve Maryland eyaletlerinde Evanjelist Kilisesi tarafından düzenlenen, Küresel İnanç Forumu 2022 oturumlarına, ABD devlet yetkilileri, uluslararası örgütler ve ABD’li Müslüman örgütlerin temsilcileri katıldı. Dünya İslam Birliği Genel Sekreteri Muhammed el-İsa, Evanjelist cemaatin insani değerlere olan bağlılığını övdü ve ‘güvenilir müttefikler’ olarak nitelediği Evanjalistlerin ‘dostluğundan’ duyduğu memnuniyeti ifade etti.  
Muhammed el-İsa açılış konuşmasında, bin iki yüz İslam alimi tarafından imzalanan Mekke Belgesi’ni tanıttı. Mekke Belgesi olarak adlandırılan bildiriyi, İslam alimlerinin önemli çağdaş meselelere karşı ortak görüşünü yansıtan ilk İslami konsensüs olarak tanımlayan İsa, Mekke Belgesi’nin tarihi kongresine 139 ülkeden farklı mezhebi temsilen 4 bin 500 kişiden fazla din aliminin ve düşünürün katıldığına dikkat çekti.
Mekke Belgesi’nin çağdaş İslam tarihinde en önemli belge olduğunu vurgulayan İsa, söz konusu belgede aşırılıkla mücadele edilmesine odaklanıldığını ve çağdaş sorunların ele alındığını ifade etti. Daha önce görülmemiş bir geniş katılımla onaylanan belgenin, İslam ülkeleri tarafında resmi olarak da desteklendiğinin altını çizdi. İslam ülkeleri dışişleri bakanlarının toplantısında Mekke Belgesi’nin dini, kültürel ve eğitim kurumlarında temel referans olarak alınmasının kararlaştırıldığını vurguladı.   
Dr. İsa ‘ortak insani değerlere’ odaklanılması gerektiğini belirttiği açıklamasının devamında şu ifadeleri kulandı:
“Farklı dinlere ve kültürlere mensup insanların bir araya gelerek birbiri ile temas kurması son derece önemlidir. Herkesin diyalog içinde olması için güvenli alan ve imkanların sağlanması zorunluluktur. Herkesin şunun farkına varmasını sağlamalıyız; ortak değerlerimiz barış içinde hatta ittifak içinde yaşamamızı gerektiriyor. Bugün buradaki diyalogumuzun ortak değerlerimizin desteklenmesi hususunda güçlü bir ittifakla sonuçlanmasından dolayı mutluyum.’
Evanjelist cemaati liderlerinden Bob Robert de açıklamasında şunları söyledi:
“Dr. İsa’nın forumumuzun bu yılki onur konuğu olmasından duyduğum memnuniyeti ifade etmeliyim. Kendisi Müslüman toplulukları temsil eden Mekke merkezli bir kurumun başında bulunuyor. Aynı zamanda dünya barışına, dinler, kültürler ve medeniyetler arası diyaloga sunduğu katkılarla da tanınıyor. Bizler Dünya İslam Birliği’nin, dünya barışı ve toplumsal barışa katkı sağlayan seçkin girişimlerini takdir ediyoruz. Dünya İslam Birliği ile küresel barışı tesis etme, din ve kültürlerin takipçileri arasındaki olumsuz boşlukları kapatmak için birlikte çalışıyoruz. Bu ortaklıktan onur duyuyoruz. Bağnazlar tarafından benimsenen nefret ve ırkçı söylemlere karşı birlikte hareket ediyoruz. Mekke Belgesi son derece önemlidir. Bu belge ile İslam medeniyetinin gerçek yüzü dünyaya sunuldu. Bu belgedeki maddeler adalet, insan hakları ve insan onuruna saygı ilkelerinin pekiştirilmesine katkı sağladı.” 
Eski ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Elçisi Sam Brownback de dünya barışının ancak üç semavi dinin mensuplarının birbirleriyle iletişim kurmaları, diyalogu benimsemeleri ve şiddeti reddetmeleri halinde sağlanabileceğini söyledi. Brownback, üç dinin temel değerlerinin, şiddeti dışladığını ve barışı telkin ettiğini vurguladığı açıklamasında “Hepimiz tek bir atada birleşiyoruz; o da İbrahim’dir. Bizler kardeşiz. Bunu daima hatırlamalıyız” ifadesini kullandı.  
Eski ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Elçisi David Saberstei de Dr. İsa tarafından sunulan ‘çalışma belgesinin’ farklı dillere çevrilerek dünya genelinde dağıtılması gerektiğini söyledi.  
Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı (WFP) İcra Direktörü David Beasley de “Dünyadaki kriz bölgeleri ve çatışma alanları bize şu önemli şeyi öğretiyor: Dinlerin mensupları arasında iletişim eksikliği olduğunda herkesin zararına olan acı felaketler yaşanabiliyor” açıklamasında bulundu.   
İnsan hakları aktivisti Kristen Kane de şunları söyledi:
"İnsan ticareti mağdurlarının dini geçmişlerine baktığımızda, muhtelif dinlere mensup olduklarını görürüz. Yani bu vahşeti işleyenler dinler arasında bir ayrım yapmıyor. İnsan ticareti ve modern köleliğin sonlandırılmasını ancak bütün dinlere mensup olanların birlikte hareket etmesi imümkün kılabilir.”  
Dünya İslam Birliği Genel Sekreteri Muhammed el-İsa, üç farklı Amerikan eyaletinde onlarca Evanjelist liderle bir araya geldi. İsa’nın konuşma yaptığı etkinliklere Evanjelist cemaatinden binlerce kişi katıldı. İsa’nın katılımı ‘istisnai bir olay’ olarak değerlendirildi. Küresel İnanç Forumu’nun sonuç bildirisinde, Dünya İslam Birliği’nin ortak değerler üzerinde çalışmak için güçlü ve güvenilir bir müttefik olduğu vurgulandı.  



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.


Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.