Ummu’l Kura gazetesinin yüzüncü yılı törenle kutlandı

Prens Halid el-Faysal ve Bakan Macid el-Kasabi dün Ummu’l Kura gazetesinin kuruluşunun 100’üncü yıl kutlamalarına katıldı. (SPA)
Prens Halid el-Faysal ve Bakan Macid el-Kasabi dün Ummu’l Kura gazetesinin kuruluşunun 100’üncü yıl kutlamalarına katıldı. (SPA)
TT

Ummu’l Kura gazetesinin yüzüncü yılı törenle kutlandı

Prens Halid el-Faysal ve Bakan Macid el-Kasabi dün Ummu’l Kura gazetesinin kuruluşunun 100’üncü yıl kutlamalarına katıldı. (SPA)
Prens Halid el-Faysal ve Bakan Macid el-Kasabi dün Ummu’l Kura gazetesinin kuruluşunun 100’üncü yıl kutlamalarına katıldı. (SPA)

Suudi Arabistan’ın en köklü gazetelerinden, merkezi Mekke’de olan Ummu'l Kura dün Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, Kral’ın Danışmanı Prens Halid bin Selman, Mekke Valisi ile önde gelen birçok prens, bakan, çok sayıda edebiyatçı ve mütefekkirin katılımıyla 100’üncü yılını kutladı.
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, Ummu’l Kura gazetesinin yayın hayatına başlamasının 100’üncü yıl dönümü münasebetiyle gerçekleştirilen törende bir konuşma yaptı.
Allah’ın ülkeye bahşettikleriyle, İki Kutsal Cami ve Rahman’ın misafirlerine hizmet etmekle şeref duyduklarını söyleyen Kral Selman, Suudi Arabistan’da yayınlanan ilk resmi gazete olan Ummu’l Kura’nın Kral Abdulaziz bin Abdurrahman tarafından Mekke’de kurulduğunu hatırlattı.
Gazetenin isminin, Müslümanların kıblesi olan Mekke’nin isimlerinden biri olduğunu belirten Kral Selman, bu adımın ülkenin İki Kutsal Cami’nin yanı sıra medya ve kültüre olan ilgisini yansıtan bir yaklaşımı gösterdiğini vurguladı.
Kral Selman konuşmasına şu ifadelerle devam etti;
“Ummu’l Kura asırlık yaşını doldurdu. İkinci Dünya Savaşı sırasında çoğu gazetenin kağıt temininde krizle karşı karşıya kaldığı dönemde dahiyaşamı boyunca yayımlanmasına ara verilmeyen Ummu’l Kura diğer gazetelerden farklıdır. Ummu’l Kura da 1941’de aynı krizle karşı karşıya kaldı. Ancak Kral Abdulaziz konunun derhal ele alınması talimatını verdi ve yapılan çalışmalardan sonra kağıt temin edildi. Böylece gazete, özellikle yayın hayatına başladığı ilk dönemlerde İslam’ın hizmetinde ülkenin sesi olarak yayın hayatına aralıksız devam etti.”
Ummu’l Kura’nın Suudi Arabistan’ın kuruluşuna tanık olduğuna vurgu yapan Kral Selman sözlerini şöyle sürdürdü:
“Devletin tüm bölgelerini içeren büyük rönesans ile yükseldi ve yasanın ilk yapı taşlarını hafızasında korudu. Devlet tarafından onaylanan tüzük ve kanunlar, yayınladığı karar ve yönetmeliklerle sağlam yasal, kalkınma ve ekonomik yapıyı oluşturmuştur. Bu gazete, bugüne kadar devletin resmi gazetesidir.”
Kral Selman, gazetenin yaklaşık 100 yıl önce kurulduğundan bu yana ülkedeki kararlar ve yasal düzenlemeleri aktardığına dikkat çekti.
Ayrıca gazetenin Vizyon 2030’un Veliaht Prens Muhammed bin Selman tarafından beş yıl önce başlatılmasından bu yana Suudi hükümetinin devletin organları, sistemleri ve yasalarına yönelik kararlar, mevzuat, reformlar ve gelişmeler açısından üzerinde çalıştığı konuları okuyuculara taşıdığını vurguladı.  
Kral Selman, 100 yıl boyunca bu kadim gazeteye emek veren herkese teşekkür ederek aralarında yaşamlarını yitirenlere Allah’tan rahmet diledi.
Kral Selman son olarak, gazete çalışanlarının başarılı olması, ülke ve vatandaşın iyiliği için çalışmaları ve ülkenin korunup nimetlerinin daim olması için Allah’a dua etti.
Suudi Arabistan Enformasyon Bakanlığı tarafından düzenlenen törende gazetenin yayın hayatı ve tarihi gözler önüne serildi. Suudi Arabistan Enformasyon Bakanı Dr. Mecid el-Kasabi, Mekke Sergi Odası ve Etkinlik Merkezi'nde düzenlenen törende bir konuşma yaptı. Bakan Kasabi, Mekke Sergi Odası ve Etkinlik Merkezi'ni kastederek, “Başarı yürüyüşünün bir kanıtı olarak duran bu büyük medya binası için Kraliyetin asırlık sponsorluğu övgüye değer” dedi.
Kasabi konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bugün Ummü'l Kura gazetesinin aziz vatanımızın kuruluş ve kalkınma yolculuğuna tanıklık ettiği 100 yıllık bir tarihin önünde duruyoruz. Gazete kurucu Kral Abdülaziz döneminden bugünkü müreffeh döneme kadar, bu ülkenin basınıyla olan bağlantısının derinliğini ve medyasına olan ilgisini teyit etmek için yoluna devam ediyor. Ümmü'l Kura'nın kuruluşunun yüzüncü yıl dönümünü kutlamak önemli ve bu gazeteye takdir ve bağlılık için bir fırsat. Gazete ülkenin hafızasını oluşturmak için ilk sayısından bu yana aralıksız yayınlarına devam ediyor. Ülkenin tarihini taşıyor. Bu ülkenin yönetim ve hukuk süreci için güvenilir bir referanstır. Bugün Ümmü'l Kura'nın yüzüncü yılını kutlarken bakanlar, yetkililer, baş editörler, yazı işleri müdürleri, teknisyenler, bu öncü gazeteye hizmet edenler ve bu gazetenin tanık olduğu tarihi hareketlerde açık izleri olanları hayırla yad ediyoruz. Allah'tan vefat edenlere rahmet, bugün aramızda bulunanlara sağlık ve esenlik diliyoruz.”
Vizyon 2030'un lansmanından beş yıldan fazla bir süre sonra, ülkesinin bugün medya dahil tüm sektörlerde ‘benzeri görülmemiş bir hareketlenme’ yaşadığını vurgulayan Enformasyon Bakanı şu ifadeleri kullandı:
“Suudi Arabistan'ın mesajını dünyaya iletebilecek etkili bir medya endüstrisi için umutlar yüksek. Bu yüce hedefe ulaşmak için medyadaki meslektaşlarımla birlikte çalışacağım. Devletin ilgi ve özeninin teyidi olarak, Umm’ul Kura gazetesinin Suudi Basın Ajansı'na devredilmesi için Kraliyet onayı verildi. Hedef gazetenin medya çalışması ve dijital dönüşümün tüm yönlerinde yeni bir aşamaya ve büyük bir değişime tanık olmasıdır.”
Suudi bakan, Krallık'taki medya endüstrisini ilerletmek ve geliştirmek için beş iddialı girişimi duyurdu. Bunlar arasında, tüm fotoğraf ve belgeleri arşivlemek için Suudi Medya Ulusal Arşivleri Merkezi ve ulusal gazetecilik mirasını korumak ve sürdürmek için bir Suudi medya müzesinin kurulması yer aldı.
Prens Halid Faysal törene katılımının ardından, Umm’ul Kura gazetesinin bir asırlık hikayesini anlatan interaktif sergiyi gezdi.
Gazetenin ilk sayısı, kurucu Kral Abdulaziz’in yönetimi sırasında, Hicri 1343 (1923) yılında yayımlandı. Ummu’l Kura, Suudi tarihinin hafızasına kazınmış bir medya referansı olarak ülkenin en önemli ve en eski gazetelerinden biri kabul ediliyor.



Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.


Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Ljubljana'da dün yapılan Arap-Sloven görüşmelerinde, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan barış planının ilerletilmesi ve 1967 sınırları içinde, Doğu Kudüs'ün başkenti olduğu, iki devletli çözüme dayalı bağımsız ve egemen Filistin devletini içeren net bir siyasi ufka doğru ilerleme çabaları ele alındı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati, Bahreynli mevkidaşı Abdullatif el-Zayani, Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ve Katar Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan Al-Muraikhi ile birlikte Slovenya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri ve Avrupa İşleri Bakanı Tanja Fajon ile kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi.

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı, özellikle de Gazze'deki durumu iyileştirmenin yollarını görüştüler. Ateşkes anlaşmasına uyulması ve hükümlerinin tam olarak uygulanmasının yanı sıra Gazze Şeridi'ne yeterli ve sürekli insani yardımın ulaştırılmasının sağlanmasının gerekliliğini vurguladılar.

Bakanlar ayrıca işgal altında bulunan Batı Şeridi'ndeki durumu da ele aldılar; İsrail'in oradaki yasadışı tek taraflı önlemlerinin ve işgal altındaki Kudüs'te İslami ve Hristiyan kutsal yerlerine yönelik ihlallerinin durdurulmasının gerekliliğini vurguladılar; bu ihlaller gerilimi artırdığını ve gerilimi azaltma çabalarını baltaladığını belirttiler.

Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar ayrıca Slovenya'nın Filistin halkının meşru haklarına verdiği desteği ve iki devletli çözüm temelinde Filistin Devleti'ni tanımasını da takdir ettiler.

Görüşmelerde bölgedeki gelişmeler, müzakere ve diyalog yoluyla gerilimlerin azaltılması yolları ve Rusya-Ukrayna krizinin çözümüne yönelik çabalar da ele alındı.


Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.