Yemen müzakereleri krizden çıkılmasına yönelik umutları artırıyor

KİK’in Yemen Büyükelçisi Serhan el-Muniher, Körfez İşbirliği Konseyi genel merkezinde Şarku'l Avsat’a açıklamalara bulundu.

KİK’in Yemen Büyükelçisi Serhan el-Muniher. (Şarku'l-Avsat)
KİK’in Yemen Büyükelçisi Serhan el-Muniher. (Şarku'l-Avsat)
TT

Yemen müzakereleri krizden çıkılmasına yönelik umutları artırıyor

KİK’in Yemen Büyükelçisi Serhan el-Muniher. (Şarku'l-Avsat)
KİK’in Yemen Büyükelçisi Serhan el-Muniher. (Şarku'l-Avsat)

Yemen görüşmeleri Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da, Körfez İşbirliği Konseyi’nin (KİK) ev sahipliğinde başladı. Görüşmelere Husiler katılmadı.
KİK’in Yemen Büyükelçisi Serhan el-Muniher ülkelerinin kaderini belirlemek ve mevcut durumdan çıkmak için tüm çözümlerin Yemenlilerin önünde olduğunu söyledi.
Güney Geçiş Konseyi lideri Tümgeneral Salim es-Saktri, Körfez'in himayesinde yürütülen mevcut istişarelerin Yemen'e barış getirmesini umut ettiğini vurguladı.  
Büyükelçi Muniher, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Yemen müzakerlerinin başarılı olmaktan başka seçeneği yok. Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin desteğiyle Yemen sahnesindeki zorlukların üstesinden gelmek imkansız değil. Yemen müzakerleri, 800'den fazla Yemenli’nin yanı sıra BM, ABD ve İsveç'in Yemen elçileri ve Batı ve Arap büyükelçilerinin katılımıyla geçen çarşamba günü başladı.”
Müzakerelerin başlamasının ardından, ilk iki günde İşbirliği Konseyi'nin verdiği izlenime ilişkin açıklamalarda bulunan Muniher, çözüm için fikirlerin ötesinde pratik adımlara geçme olasılığına ilişkin şunları söyledi:
“Yemenlileri tanıyanlar, ilerleme kaydettiklerini anlıyorlar. Bu platformu ve birbirleriyle konuşmalarını sağlamakla ilgileniyoruz. Tüm çözümler açık. Bu müzakereler, Yemen'i mevcut durumundan çıkarmak için özel bir mekanizma oluşturabilir ve Yemenliler, üzerinde anlaşmaya varılan konuları takip edecek ekiplerin kurulmasını sağlayabilir. Körfez İşbirliği Konseyi, ülkeyi kurtarmak ve tüm Yemenliler için insana yakışır bir yaşam ve istikrarlı bir ülke sağlamak için bu sonuçları destekleyecektir. Yemen istişarelerinin ikinci gününde, ülkedeki mevcut durum tüm konularda ve özellikle ‘siyaset, ekonomi, kalkınma, insani yardım, sosyal alan, medya’ gibi altı eksende ele alındı. Bu konular Yemenliler tarafından seçildi. Çünkü en çok onlar sorunların farkında ve en iyi çözümleri de onlar öneriyor. Bu nedenle, Yemen yol haritasının çıkarılması ve ülkedeki krize kapsamlı bir siyasi çözüm bulunması yönünde ilerlemek için müzakereler ‘Yemen-Yemen’ olarak adlandırıldı.”
Büyükelçi açıklamasının devamında Yemenlilerin ülkelerini güvenli ve istikrarlı hale getirme isteğine dikkat çekti:
“İstisnasız Yemen’in tüm bileşenlerine davet gönderildi. Müzakerelere 800 kişi katıldı. Bu sayı, Yemenlilerin ülkelerinin güvenlik ve istikrarı açısından neleri arzuladıklarına ve başarmak istediklerine dair bir izlenim vermektedir. Bu büyük katılımcı sayısı, Mart 2013'e geri dönersek, daha önceki 565 kişiye ulaşan kapsamlı diyalog konferansında katılımın üstüne çıkıldığını gösteriyor. Bu sayı, Yemenlilerin Körfez İşbirliği Konseyi'ndeki kardeşlerinin de desteğiyle ülkelerini mevcut durumdan güvenli ve istikrarlı bir duruma getirme konusundaki ısrarlarının açık bir göstergesidir. Bu müzakerelerin amacı, uluslararası kuruluşlarla yaptıkları görüşmeler dışında, yıllardır doğrudan bir araya gelmeyen Yemenli taraflara platform sunmak ve birbirleriyle görüşmelerini sağlamaktır. KİK, davet etmeye ve tüm Yemenli tarafları tek bir çatı altında toplamaya isteklidir.”
Güney Geçiş Konseyi lideri ve Yemen hükümetinin Tarım, Sulama ve Balıkçılık Bakanı Tümgeneral Salim es-Saktri, müzakerelerin çatışmayı sona erdirmek için tarihi önemde olduğunu ve tüm siyasi güçlerin katılımıyla barışa yönelik eğilimi yansıttığını ifade etti.
Saktri, Şarku'l Avsat'a yaptığı özel açıklamada şunları söyledi:
“Körfez İşbirliği Konseyi'nin çağrısı takdire şayan ve ülkenin krizden çıkması ve bir sonraki aşamada barışı getirmesi için büyük bir umuttur. Bu müzakereler ayrıca ekonomik dosya gibi önemli dosyaları da kapsıyor. Ekonomik dosya, özellikle gıda güvenliğindeki kötüleşen durum ve ülkedeki insani kriz dikkate alındığında bizim için bir endişe oluşturuyor. Yedi yıllık savaş sırasında tükenmiş durumda olan insanların özlemlerine hizmet eden sonuçlar alınmasını ve önerilerle ortaya çıkılmasını dört gözle bekliyoruz.”
Diğer yandan Batılı kaynaklar, Yemen müzakerelerinin sonuçlarının önümüzdeki dönemde ülkenin geleceğinin oluşturulmasında çok önemli olduğunu ve sekizinci yılına giren çatışmaya kapsamlı bir çözüm bulmak için çalışan BM Yemen Elçisi Hans Grundberg'in çabalarına katkıda bulunacağını aktardılar.
Kimliklerini açıklanmasını istemeyen kaynaklar, Şarku’l Avsat’a şu açıklamada bulundular:
“Riyad'daki müzakerelerin sonunda, görüşmelerin sonuçlarını takip edecek, Yemen halkına hizmette bulunacak ve acılarını hafifletecek bir çözüme ulaşmak için BM Elçisi’nin ofisi ile koordinasyon sağlayacak çalışma ekiplerinin kurulacağını tahmin ediyoruz.”
Körfez İşbirliği Konseyi tarafından desteklenen Riyad müzakerelerine katılan Yemen partileri ve bileşenleri, ülkelerinin geleceği için büyük bir fikir birliği ve istek ortaya koydular. Müzakereler dostane, uzlaşıya ve iş birliğine dayalı bir ruhla devam ediyor.
Körfez Siyasi İşler ve Müzakereler İşbirliği Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Abdulaziz Uveyşik de Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada Yemenli tarafların gösterdiği uzlaşı ve işbirliği halinin beklentilerin de üzerinde olduğunu aktardı.



Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmi ziyaret kapsamında Riyad’a ulaştı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmi ziyaret kapsamında Riyad’a ulaştı
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmi ziyaret kapsamında Riyad’a ulaştı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmi ziyaret kapsamında Riyad’a ulaştı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, beraberindeki heyetle birlikte Salı günü Suudi Arabistan’a resmi bir ziyaret kapsamında Riyad’a geldi.

Erdoğan’ı Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman bin Abdülaziz, Riyad Belediye Başkanı Prens Faysal bin Abdülaziz bin Ayyaf, refakatçi bakan sıfatıyla Ticaret Bakanı Dr. Macid el-Kasabi, Suudi Arabistan’ın Türkiye Ankara Fehd Ebu’n-Nasr, Türkiye’nin Riyad Büyükelçisi Emrullah İşler ile bölge polis müdür vekili Tümgeneral Mansur bin Nasır el-Uteybi karşıladı.


Suudi Arabistan’da petrol dışı sektör 2026’ya güçlü başladı, iyimserlik arttı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (Reuters)
TT

Suudi Arabistan’da petrol dışı sektör 2026’ya güçlü başladı, iyimserlik arttı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (Reuters)

Suudi Arabistan’da petrol dışı özel sektör, yerel ve dış talepteki belirgin artışın etkisiyle 2026 yılına güçlü bir başlangıç yaptı. Riyad Bankası Satın Alma Yöneticileri Endeksi’ne (PMI) ilişkin son veriler, toplam maliyet baskılarındaki artışa rağmen ticari faaliyette genişlemenin sürdüğünü, istihdam ve satın alma seviyelerinin güçlendiğini ortaya koydu.

Endeks performansı ve faaliyet koşulları

Ana endeks, Ocak ayında 56,3 puan olarak kaydedildi. Aralık ayındaki 57,4 puanlık seviyenin altına inerek son altı ayın en düşük düzeyine gerilemesine rağmen, endeksin 50 puanlık eşik değerin üzerinde kalması iş koşullarında güçlü bir iyileşmeye işaret etti. Araştırmada, şirketlerin yeni projeler ve devam eden müşteri taleplerine yanıt olarak üretimi artırdığı, bunun da yerel ekonominin dayanıklılığını yansıttığı belirtildi.

İhracat siparişleri ve üretimde güçlü artış

Yılın başında büyümeye katkı sağlayan bir diğer unsur, ihracat talebindeki artış oldu. Yeni ihracat siparişleri, Ekim 2025’ten bu yana en hızlı artışını kaydetti. Bu ivme, Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri ile Asya pazarlarından gelen güçlü taleple desteklendi. Üretim tarafında ise ankete katılan şirketlerin yaklaşık yüzde 23’ü Ocak ayında üretim artışı bildirdi; yalnızca yüzde 2’si daralma yaşadığını belirtti. Bu veriler, genişlemenin güçlü seyrini teyit etti.

Maliyet baskıları ve istihdam

Maliyetler cephesinde, girdi fiyatlarındaki enflasyon ikinci ay üst üste hızlandı. Şirketler, satın alma maliyetleri ve ücretlerdeki artışın, özellikle metal, yakıt ve teknoloji fiyatlarındaki yükselişten kaynaklandığını ifade etti. Bu durum, birçok şirketin artan maliyetleri satış fiyatlarına yansıtmasına yol açtı.

İstihdamda ise Ocak ayında büyüme devam etti. Şirketler, artan faaliyetleri desteklemek amacıyla teknik uzmanlığa sahip personel istihdam etmeye yöneldi. Bununla birlikte, istihdam artış hızı yavaşlayarak son 12 ayın en düşük seviyesine indi; geçen yılın son aylarında kaydedilen rekor düzeylerin gerisinde kaldı.

Ekonomik görünüm ve beklentiler

Sonuçlara ilişkin değerlendirmede bulunan Riyad Bankası Kıdemli Ekonomisti Dr. Naif el-Gayt, “Petrol dışı özel sektör 2026’nın başında, güçlü iç talep ve sürdürülebilir ticari faaliyetlerin desteğiyle büyümeyi sürdürdü” dedi. Sektörün, talepteki sağlam temeller ve arz koşullarındaki iyileşme sayesinde yeni yıla yüksek bir dayanıklılıkla girdiğini vurgulayan el-Gayt, temkinli bir iyimserliğin hâkim olduğunu ifade etti.

İleriye dönük olarak şirket güveni Aralık ayına kıyasla belirgin biçimde arttı. Gelecek üretim endeksindeki yükseliş, özellikle imalat sektöründe önümüzdeki döneme ilişkin ticari faaliyete dair artan güveni yansıttı.


İran Büyükelçisi İnayeti, Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan önemli bir ortak ve ilişkilerimiz ‘güçlendirilmiş’ durumda

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)
TT

İran Büyükelçisi İnayeti, Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan önemli bir ortak ve ilişkilerimiz ‘güçlendirilmiş’ durumda

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)

Üst düzey bir İranlı yetkili, Suudi Arabistan ile ilişkilerin ‘sağlam ve korunmuş’ olduğunu, bu ilişkilerin zedelenemeyeceğini söyledi. Tahran ile Riyad’ın bölgenin güvenliği ve istikrarına önem verdiğini vurgulayan yetkili, gerilimin tırmandırılmasından ve bölgesel huzuru bozabilecek her türlü adımdan kaçınıldığını ifade etti.

İran’ın Suudi Arabistan Büyükelçisi Ali Rıza İnayeti, Şarku’l Avsat’a yaptığı özel açıklamada, iki ülke arasındaki temas ve koordinasyonun farklı düzeylerde sürdüğünü belirtti. İnayeti, bu kapsamda bazı ziyaret ve toplantıların kamuoyuna açık şekilde gerçekleştiğini, bazılarının ise gözlerden uzak yürütüldüğünü kaydetti.

 Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)

İnayeti, “Bölgenin karşı karşıya olduğu tehditler ve benzeri görülmemiş bir gerilim riskinin bulunduğu mevcut koşullarda durumun hassasiyetinin farkında olmamız gerekiyor. İran İslam Cumhuriyeti olarak bölgesel istikrarın tüm bölge ülkelerinin çıkarına olduğuna inanıyoruz. Suudi yetkililerle yaptığımız toplantı ve görüşmelerde bu yaklaşımın defalarca teyit edildiğini gördük” dedi.

Üst düzey bir Suudi yetkili ise cumartesi günü Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bazı medya organlarında yer alan ve Krallığın bölgedeki gerilime yaklaşımında bir değişiklik olduğu yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Yetkili, Suudi Arabistan’ın ABD ile İran arasındaki tüm ihtilaflı konuların diyalog ve diplomatik yollarla barışçıl şekilde çözülmesine yönelik çabaları desteklediğini vurgularken, Krallığın hava sahasının ya da topraklarının İran’a karşı herhangi bir askeri faaliyette kullanılmasını reddettiğinin altını çizdi.

İnayeti de iki ülke arasında farklı düzeylerde ‘süregelen temas ve karşılıklı görüş alışverişinin’ bulunduğunu, bunlar kapsamında bazı ziyaret ve toplantıların kamuoyuna açık şekilde gerçekleştirildiğini, bazılarının ise medya dışında yürütüldüğünü ifade etti.

Suudi Arabistan çok önemli bir ülke

İnayeti, Tahran’ın Suudi Arabistan’ı ‘bölgede kilit ve etkili bir ülke olarak gördüğünü’ vurgulayarak, iki ülke arasındaki iş birliğinin ortak ilgi alanlarındaki konularda ‘bölgesel güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağladığını’ bildirdi.

İnayeti, “İran ve Suudi Arabistan, bölgenin güvenliği ve istikrarına önem veriyor; gerilimin tırmandırılmaması ve bölgesel huzuru bozabilecek her türlü adımdan kaçınılması gerektiğini vurguluyor” dedi. İki taraf arasında süregelen istişarelerin, ‘her iki ülkede de oluşan stratejik bir kanaatten kaynaklandığını ve bunun yalnızca ikili çıkarlara değil, bölgenin tamamının menfaatine hizmet ettiğini’ belirtti. İnayeti ayrıca, “Suudi Arabistan İran’ı güvenilir bir ortak olarak görürken, İran da Suudi Arabistan’ı bölgede önemli ve etkili bir aktör olarak değerlendiriyor. Ortak ilgi alanlarındaki iş birliği, bölgesel güvenlik ve istikrarın tesis edilmesine yardımcı oluyor” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman'ın Nisan 2025'te Tahran'da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı görüşmeden (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman'ın Nisan 2025'te Tahran'da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı görüşmeden (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)

‘Güçlendirilmiş’ ilişkiler

İnayeti, iki ülke arasındaki ilişkilerin ‘korunaklı olduğunu ve zedelenemeyeceğini’ belirterek, bunun her iki ülkenin liderliğinin bu ilişkilerin kaçınılmazlığını kavramasından kaynaklandığını söyledi. İnayeti, bu anlayışın ilişkilerin sürmesini ve gelişmesini sağladığını, olumlu etkilerinin de tüm taraflara yansıdığını ifade etti.

İnayeti, İsrail’in son saldırıları sırasında Suudi Arabistan’ın Tahran’a verdiği desteği hatırlatarak, “İran, kendisine dayatılan savaş sırasında Suudi Arabistan’ın destekleyici tutumunu memnuniyetle karşıladı. Suudi Arabistan, İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını güçlü biçimde kınadı. O sabah Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı’ndan bir telefon aldık. Bu tutum, o dönemde yanımızda duran Suudi kardeşlerimizden beklenen bir tavırdı” dedi.

İnayeti sözlerini şöyle sürdürdü: “İkinci olarak, İran’a yönelik herhangi bir saldırı tüm bölgenin güvenliğini etkiler. Bu durum, Suudi Arabistan da dahil olmak üzere sergilenen yapıcı tutumlarda açık biçimde görülmüştür. Üçüncü olarak ise İran’a yönelik saldırı, İsrail’in bölge ülkelerine karşı gerçekleştirdiği saldırılar zincirinin bir parçasıdır ve hiçbir ülke bu saldırılardan muaf değildir.”

ABD ile müzakere çerçevesi

İran ile ABD arasında şekillenmekte olduğu belirtilen müzakere çerçevesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İnayeti, “İran İslam Cumhuriyeti 2015 ve 2025 yıllarında yürütülen müzakerelere son derece ciddi bir yaklaşımla girdi; ancak bu süreçlerden çekilen ve çelişkili bir tutum sergileyen taraf ABD oldu” dedi.

İnayeti, “Eğer ABD, ön koşulsuz ve eşit bir diyalog konusunda samimiyse, İran bunu memnuniyetle karşılar. İranlı yetkililer bu tutumu defalarca dile getirdi. Son dönemde iki tarafın müzakereler için bir çerçeve oluşturmaya çalıştığına işaret eden açıklamalar duyduk; ancak müzakereler önceden belirlenmiş sonuçlarla başlayamaz. Sonuçlar, müzakere sürecinin kendisinden doğmalı, önceden dayatılmamalı” ifadelerini kullandı.

 Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı, geçtiğimiz ocak ayında İran'ın Suudi Arabistan Büyükelçisi’ni kabul etti. (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı, geçtiğimiz ocak ayında İran'ın Suudi Arabistan Büyükelçisi’ni kabul etti. (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz hafta İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’la yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki güvenlik ve istikrarı güçlendirecek diyalog yoluyla anlaşmazlıkların çözülmesine yönelik her türlü çabayı desteklediklerini vurguladı.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, görüşmede Riyad’ın Tahran’ın egemenliğine saygı konusundaki tutumunu yineleyerek, Suudi Arabistan’ın hava sahasının veya topraklarının herhangi bir askeri operasyon veya saldırı için kullanılmasına izin vermeyeceğini belirtti. Bu uyarının, saldırının kaynağı veya hedefi ne olursa olsun geçerli olduğu ifade edildi.

Pezeşkiyan da İran’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı konusundaki tutumundan dolayı Suudi Arabistan’a teşekkür ederek, Veliaht Prens’in bölge güvenliği ve istikrarını sağlama çabalarını takdir etti.