Almanya Mali’de seçim ve hızlı reform çağrısında bulundu

Almanya Dışişleri Bakanı Baerbock Mali'de seçim ve hızlı reform çağrısında bulundu

Mali Geçici Cumhurbaşkanı Başkanı Asimi Gueta, Almanya Dışişleri Bakanı Annellana Bearbock ile dün Bamako'da yaptığı görüşmede (DPA)
Mali Geçici Cumhurbaşkanı Başkanı Asimi Gueta, Almanya Dışişleri Bakanı Annellana Bearbock ile dün Bamako'da yaptığı görüşmede (DPA)
TT

Almanya Mali’de seçim ve hızlı reform çağrısında bulundu

Mali Geçici Cumhurbaşkanı Başkanı Asimi Gueta, Almanya Dışişleri Bakanı Annellana Bearbock ile dün Bamako'da yaptığı görüşmede (DPA)
Mali Geçici Cumhurbaşkanı Başkanı Asimi Gueta, Almanya Dışişleri Bakanı Annellana Bearbock ile dün Bamako'da yaptığı görüşmede (DPA)

Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, ziyaret ettiği Mali'de yönetimin, Avrupa Birliği'nin (AB) verdiği askeri eğitimi yeniden etkinleştirmek istemesi halinde adil seçimlere girmesi ve Wagner gibi Rus özel güvenlik şirketlerine bağlı paralı askerlerle çalışmayı da bırakması gerektiğini bildirdi.
Almanya Dışişleri Bakanı Bearbock, Mali’de birtakım temaslarda bulundu. Bearbock, AB'nin verdiği askeri eğitimi yeniden etkinleştirmek istemesi durumunda Mali yönetiminin adil seçimlere gitmesi ve reformlar yapması gerektiğini belirtti. Alman Bakan, Mali’nin Rus aktörlerle yakın çalıştığı sürece Almanya'nın artık AB misyonuna katılamayacağını söyledi.
Alman haber ajansı DPA’nın aktardığına göre, Batı Afrika gezisinin bir parçası olarak Bearbock, Çarşamba günü, Mali'nin başkenti Bamako'da geçici Mali Cumhurbaşkanı Assimi Goita ile görüştü. Alman Bakan yaptığı görüşmeden sonra şunları söyledi: “Bizim için acilen demokrasiye, özellikle seçimlere açık bir bağlılığa ihtiyacımız olduğu net” dedi.
Mali'yi demokratik reformları başlatmaya, yolsuzlukla ve cezasızlık ve yargıdan kaçmakla mücadele etmeye çağıran Bakan Baerbock, aynı zamanda Mali'nin Rus aktörlerle yakın çalıştığı sürece, AB'nin Mali'de “EUTM Mali’ye (European Training Mission-Avrupa Eğitim Misyonu Mali)" artık katılamayacağını açıkladı.
Rusya'nın Ukrayna'daki saldırganlık savaşının aynı zamanda Avrupa'ya yönelik bir saldırı olduğunu vurgulayan Almanya Dışişleri Bakanı, Almanya'nın terör ve diğer krizlerden etkilenen Mali halkını desteklemeye devam etmek istediğine dikkat çekti.
Bearbock kısa süre önce Mali hükümetine "son aylarda, özellikle de demokratik geçişteki gecikme ve Moskova ile askeri işbirliğinin yoğunlaşması nedeniyle uluslararası güvenini büyük ölçüde kaybettiği" şeklinde bir eleştiri getirmişti.
Bearbock, dün Mali'nin kuzeyindeki Gao kentinde Birleşmiş Milletler "MINUSMA" istikrar misyonuna katılan Alman ordusu askerlerini teftiş ederken, önceki gün, misyona katılmaya devam etmek için bir hazırlık olduğunun sinyallerini vermişti.
Misyonun bölgenin istikrarı için büyük önem taşıdığını vurgulayan Almanya Dışişleri Bakanı şu anda, EUTM Mali’ye 300 Alman askerinin, MINUSMA’ya ise bin 100 Alman askerinin katıldığını kaydetti.
EUTM Mali ve MINUSMA’nın görev süresi Mayıs sonunda biterken Alman hükümeti ve parlamentosu daha sonra bunları uzatıp uzatmayacağına ve uzatacaksa ne ölçüde uzatacağına karar vermek zorunda kalacak.
Mali'deki askeri geçiş hükümeti ile Rus paralı askerleri arasındaki işbirliği nedeniyle Alman ordusunun Mali'deki misyonu hakkında tartışmalar yaşandığını belirtmek gerekir. Alman ordusunun Afganistan'daki görevinin geçen yıl sona ermesinin ardından, Mali'deki mevcut görev, Alman askerleri için en tehlikeli dış görev olarak kabul ediliyor.
Bearbock dün Nijer'e gitti; Başkent Niamey'de iklim ve güvenlik konusunda bir konuşma yaptı.
Mayıs 2021'de ordu, yaklaşık 20 milyon nüfusa sahip Mali'de o zamanki geçiş hükümetini devirdi. Darbeci lider Gueta kendini yeni geçici cumhurbaşkanı ilan etti, 27 Şubat 2022'de yapılması gereken demokratik seçimleri 5 yıla kadar erteledi.
Mali'de kuraklık nedeniyle bir milyondan fazla insan açlık tehlikesiyle karşı karşıya. Mali ve Nijer'in eski Fransız kolonileri olması ve dünyanın en fakir ülkeleri arasında yer alması dikkat çekicidir.
23 milyonluk nüfusuyla Nijer, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı İnsani Gelişme Endeksi'nde 189 ülke arasında son sırada yer alıyor.
Alman bakanın ziyaretine paralel olarak Mali'deki silahlı kuvvetler, terörle mücadele operasyonu sırasında 3 şüpheli Avrupalı militanın tutuklandığını duyurdu. Mali ordusu, tutuklamaların hafta sonu merkezi Diabaly kentinde gerçekleştiğini söyledi. Şüphelilerin uyrukları veya askeri operasyonla ilgili diğer ayrıntılar henüz açıklanmadı.
Mali'de çok sayıda silahlı grup faaliyet gösteriyor. Bu gruplardan bazıları DEAŞ veya El-Kaide'ye bağlı olmakla suçlanıyor.



Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ürdün Kralı II. Abdullah, Gazze’de barış planının hayata geçirilmesinin önemini, ateşkesin kalıcı biçimde sürdürülmesini, yeniden imar sürecinin başlatılmasını ve bölge halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ele aldı.

Türk kaynaklara göre, Erdoğan ile Kral II. Abdullah, cumartesi günü İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler ile bunların farklı alanlarda geliştirilme yollarını değerlendirdi; bölgesel ve uluslararası gelişmeleri masaya yatırdı.

Ürdün Kralı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye yaptığı kısa ziyaret kapsamında, iki lider önce baş başa bir görüşme gerçekleştirdi, ardından iki ülke heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı yapıldı.

Görüşmelerde Gazze’deki son durum ve barış planının ikinci aşamasının uygulanması ayrıntılı biçimde ele alındı. Taraflar, ateşkesin sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, devam eden İsrail ihlallerini kınadı; insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının önemine ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü girişimin reddedilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantılarda ayrıca Suriye’deki gelişmeler de ele alındı. Erdoğan ve Kral II. Abdullah, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasının, ülkenin istikrarını sarsmaya yönelik girişimlerin reddedilmesinin ve Suriyelilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.

Kaynaklara göre, ikili ve genişletilmiş görüşmelerde bölgedeki diğer gelişmeler de değerlendirildi; taraflar, bölgesel istikrarın sağlanması için iş birliği ve ortak çalışma iradesini teyit etti.

efrgt87kı8
Erdoğan ile Ürdün Kralı’nın, iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Görüşmelere Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katılırken, Ürdün tarafından da muhatap isimler yer aldı.

Ürdün Kralı’nın Türkiye ziyareti, Türkiye ile Suriye arasındaki Cilvegözü (Bab el-Hava) sınır kapısı üzerinden Türkiye ve Yunanistan’a yönelik kara taşımacılığının 15 yıl aradan sonra yeniden başlatılmasının hemen ardından gerçekleşti.

Ulaştırma bakanlıkları arasında yürütülen ortak koordinasyon ve çabalar sonucunda gümrük ve idari engellerin kaldırılmasıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında, cuma günü üç tır deneme amaçlı olarak Türkiye topraklarına giriş yaptı.

Söz konusu adımın, bölgesel kara taşımacılığı haritasında nitelikli bir sıçrama yaratması ve Ürdün’ü, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa kıtasına bağlayan önemli bir ticaret hattını yeniden canlandırması bekleniyor. Bu hat, Cilvegözü (Bab el-Hava) ve Öncüpınar (Bab es-Selame) sınır kapıları üzerinden işleyecek.


Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.