Sırbistan'da protesto gösterisi: Rus milli marşını söyleyip "NATO'ya hayır!" dediler

Son Rus İmparatoru II. Nikolay'ın heykelinin önünde bir araya gelip "Kosova, Sırbistan'dır! Kırım, Rusya'dır!" sloganları attılar

Protestocuların yürüyüşünde herhangi bir polis müdahalesi yaşanmadı (AFP)
Protestocuların yürüyüşünde herhangi bir polis müdahalesi yaşanmadı (AFP)
TT

Sırbistan'da protesto gösterisi: Rus milli marşını söyleyip "NATO'ya hayır!" dediler

Protestocuların yürüyüşünde herhangi bir polis müdahalesi yaşanmadı (AFP)
Protestocuların yürüyüşünde herhangi bir polis müdahalesi yaşanmadı (AFP)

Sırbistan'da Kremlin yanlısı gruplar, Belgrad hükümetinin savaşta Ukrayna'yı destekleyen tavrına karşı protesto düzenledi.
Başkent Belgrad'da cuma günü sokağa inen yüzlerce kişi, "NATO'ya hayır!" ve "Rusya'yla Sırbistan kardeştir" sloganları atarak gösteri yaptı.
Son Rus İmparatoru II. Nikolay'ın heykelinin önünde 19.00 sularında bir araya gelen topluluk, "Benim adıma değil" ismini verdikleri protestolarında, Sırbistan'ın Rusya'nın Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi üyeliğinin askıya alınması yönünde oy kullanmasına tepki gösterdi.
193 üyeli BM Genel Kurulu'nda 7 Nisan'da düzenlenen oturumda, Rusya'nın konseyden ihracına 93 ülke destek vermiş, 24 ülke karşı çıkmış ve 58 ülke de çekimser kalmıştı.
Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic ise 8 Nisan'daki açıklamasında Batılı ülkelerin yaptırımlarına maruz kalmaktan çekindikleri için böyle bir adım attıklarını savunmuş, "Niye karşı oy kullanmadığımızı ya da çekimser kalmadığımızı soruyorlar. Eğer çekimser kalsaydık diğer ülkeler bize karşı konum alacaktı ve baskılar artacaktı" demişti.
Rusya'nın BM Daimi Temsilci Yardımcısı Gennady Kuzmin ise BM üyesi ülkelerden karara karşı çıkmalarını talep ederek ''Bize yönelik asılsız iddiaları reddediyoruz'' ifadelerini kullanmıştı.
Birleşik Krallık merkezli haber ajansı Reuters'ın aktardığına göre çoğu ultra-milliyetçi gruplardan oluşan kalabalık, şehir merkezine doğru yürüyüşlerinde Sırbistan'la Rusya'nın milli marşlarını söyledi.

Protestoculardan Mladen Obradovic, "Bu yürüyüşe Rusya'yı desteklemek ve Belgrad yönetiminin izlediği politikaya açık ve net şekilde 'Hayır' demek için katıldım. Utanç verici bir kararla BM'de Rusya'ya karşı oy kullandılar" dedi.
Gösteride Rusya bayraklarının yanı sıra birlikte "Donbas" diye nitelenen, 2014'te Ukrayna'dan tek taraflı bağımsızlığını ilan eden ve 21 Şubat'ta Kremlin tarafından tanınan Donetsk Halk Cumhuriyeti ve Luhansk Halk Cumhuriyeti'nin bayrakları da yer aldı.
Protestocular "Kosova, Sırbistan'dır! Kırım, Rusya'dır!" sloganları da attı.
Kosova, 2008'de tek taraflı olarak Sırbistan'dan bağımsızlığını ilan etmişti. Sırbistan ise ülkenin bağımsızlığını tanımayarak Kosova'nın kendi topraklarına ait olduğunu savunuyor.
Sırbistan-Kosova gerginliğinde NATO da kilit bir rol oynamıştı. Sırp güçleriyle bağımsızlık yanlısı Kosova Kurtuluş Ordusu arasında 1998'de başlayan çatışmalar, 1999'da NATO'nun 78 gün süren operasyonuyla son bulmuştu.
Şubatta bağımsızlığının 14. yılını kutlayan Kosova, şu ana dek Türkiye, ABD, İsrail ve birçok Avrupa Birliği ülkesi de dahil 117 ülke tarafından tanınırken, Rusya, Çin, Yunanistan, Ermenistan ve Bosna Hersek gibi ülkelerse bunu reddediyor.  
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in 24 Şubat'ta verdiği askeri operasyon emriyle başlayan savaşın 52. gününde de çatışmalar devam ediyor.
Neredeyse tamamen Rus doğalgazına ve petrolüne bağımlı haldeki Sırbistan, Kremlin'e doğrudan yaptırım uygulamıyor ve havalimanlarından Moskova'ya uçuşlar düzenlemeye devam ediyor.
Öte yandan pazartesi günü Vucic, Fransa'dan 12 yeni 12 de kullanılmış Rafale savaş uçağı almayı planladıklarını açıklamıştı. Bu hamle, Belgrad'ın Moskova'dan uzaklaştığı sinyali olarak yorumlanmıştı.  

Independent Türkçe, RT, Reuters, Republic World, AA



Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
TT

Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen bir tekneye düzenlenen saldırıda iki kişinin öldüğünü duyurdu.

Trump yönetimi, eylül ayından bu yana Venezuela'dan Karayipler ve Pasifik bölgelerinde faaliyet gösteren ve "uyuşturucu teröristleri" olarak adlandırdığı gruplara karşı askeri operasyon yürütüyor.

ABD Ordusu Güney Komutanlığı, X platformunda yaptığı açıklamada, "İki uyuşturucu teröristi öldürüldü, biri saldırıdan sağ kurtuldu" ifadesini kullandı.

ABD Sahil Güvenlik Teşkilatı'na, "hayatta kalan için arama ve kurtarma sistemini harekete geçirme" talimatı verildiğini belirtti.

Trump yönetimi yetkilileri, teknelerin uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili olduğuna dair kesin bir kanıt sunmadı; bu da operasyonların yasallığı konusunda tartışmalara yol açarak, yargısız infaz teşkil edebilecekleri endişelerini artırıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD'nin bugüne kadar düzenlediği 38 hava saldırısında toplam ölü sayısı en az 130'a ulaştı.

Bu, ABD özel kuvvetlerinin ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakalamasından beri ABD ordusu tarafından açıklanan, uyuşturucu taşıyan bir tekneye yönelik üçüncü hava saldırısı.

Maduro, hapse girmeden önce Karayipler ve Pasifik'teki ABD askeri harekatının rejim değişikliğini hedeflediğini defalarca iddia etmişti.

Geçtiğimiz ay, saldırılardan birinde öldürülen iki Trinidadlının akrabaları, 14 Ekim'de gerçekleştirilen saldırıda haksız ölüm iddiasıyla ABD hükümetine karşı dava açtı.


Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
TT

Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri yaparak, Maskat'ta yürütülen İran ve ABD arasındaki dolaylı müzakerelerdeki son gelişmeler hakkında bilgi verdi.

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Arakçi'nin Maskat görüşmelerini "iyi bir başlangıç" olarak nitelendirdiği, ancak Amerikan tarafının niyet ve hedeflerine ilişkin güven eksikliğinin giderilmesi gerektiğinin altını çizdiği belirtildi.

Açıklamaya göre, üç ülkenin dışişleri bakanları müzakerelerin başlamasını memnuniyetle karşıladı, siyasi ve diplomatik bir çözüme ulaşmak ve herhangi bir gerilimi önlemek için görüşmelerin devamının önemini vurguladı. Bu görüşmelerin başarısının bölgenin istikrarı ve güvenliği için hayati bir faktör olduğunu kaydettiler.

İlgili bir bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün bir televizyona verdiği röportajda, ABD ile İran arasında yakın bir savaş tehdidi görünmediğini belirterek, anlaşmaya varılması olasılığına "biraz ara verildiğini" ifade etti.

Anadolu Ajansı, bakanın, iki taraftan birinin zaman kazanmaya çalıştığına inanıp inanmadığı sorusuna verdiği cevabı aktardı: "İkisi de; bu stratejinin bir parçası." Fidan, "Bu tür görüşmelere girerken, diğer senaryoya da hazırlık yapılır" diyerek, İran'ın tecrübe sahibi olduğunu, daha önce müzakereler yürütürken saldırıya uğradığını belirterek, geçen haziran ayında İran'ın nükleer tesislerini hedef alan ABD saldırısına atıfta bulundu. Ancak Fidan, birkaç gün önce ABD ve İran arasında yapılan görüşmelerin olumlu yönünün, tarafların müzakerelere devam etme isteğini göstermeleri olduğunu ifade etti.

Fidan,"Nükleer meseleyle ilgili müzakerelere başlama kararı çok önemliydi; nükleer mesele en önemli meseledir," diye devam etti. Bölgenin başka bir savaşı kaldıramayacağı konusunda uyararak, "Olası herhangi bir savaşı önlemek için mevcut tüm araçları kullanmak istiyoruz," ifadesini kullandı.

Umman'ın başkenti Maskat, cuma günü İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında bir dizi müzakereye ev sahipliği yaptı. İki taraf, görüşmelere devam etme konusunda anlaştı; tarih ve yer ise daha sonra belirlenecek.


Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
TT

Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)

Bir anarşist grup dün yaptığı açıklamada, cumartesi günü Kuzey İtalya'daki demiryolu altyapısına zarar vererek Kış Olimpiyatları'nın ilk gününde tren seferlerini aksattığını iddia etti.

Polis, cumartesi sabahı erken saatlerde farklı noktalarda üç ayrı olay yaşandığını ve özellikle Bologna çevresinde yüksek hızlı ve diğer tren seferlerinde iki buçuk saate varan gecikmelere neden olduğunu bildirdi. Olaylarda kimse yaralanmadı ve trenlerde hasar meydana gelmedi.

Anarşist grup, internette dolaşan açıklamada, Başbakan Georgia Meloni hükümetinin gösterilere yönelik baskısının sokak çatışmalarını "boşa" çıkardığını, bu nedenle başka protesto biçimleri bulmak zorunda kaldıklarını belirtti.

İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Bu nedenle, sonraki aşamalarda hayatta kalabilmek için gizli ve merkezi olmayan çatışma yöntemleri benimsemek, cepheleri genişletmek ve öz savunma ile sabotaja başvurmak gerekli görünmektedir."

Polis henüz açıklamayla ilgili bir yorum yapmadı. Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, anarşist grubun peşine düşeceğine söz verdi. Aynı zamanda ulaştırma bakanı olan Salvini, X platformunda şunları yazdı: "Bu suçluları yakalamak ve nerede olurlarsa olsunlar ortadan kaldırmak, hapse atmak ve onları savunanlarla yüzleşmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız."

Anarşist grup, Olimpiyatları "milliyetçiliğin yüceltilmesi" olarak kınadı ve etkinliğin kalabalık kontrolü ve gözetim yöntemleri için bir "test alanı" sağladığını belirtti. Meloni, pazar günü protestocuları ve vandalları kınayarak, onları "İtalya'nın düşmanları" olarak nitelendirdi.