Yemen hükümeti UNHCR’yi uyardı

Yemen hükümeti, yerinden edilmiş kişilerin verilerinin Husilere sızdırılmasına karşı uyarıda bulundu

Taiz’de yerinden edilenlere gıda yardımı dağıtma hazırlığı sürecinden bir kare (Reuters)
Taiz’de yerinden edilenlere gıda yardımı dağıtma hazırlığı sürecinden bir kare (Reuters)
TT

Yemen hükümeti UNHCR’yi uyardı

Taiz’de yerinden edilenlere gıda yardımı dağıtma hazırlığı sürecinden bir kare (Reuters)
Taiz’de yerinden edilenlere gıda yardımı dağıtma hazırlığı sürecinden bir kare (Reuters)

Yemen hükümeti, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNHCR) kimlerin yardım almayı hak ettiğini tespit etmek üzere yürüttüğü yeni bir anket çerçevesinde, Marib’teki yerinden edilmiş kişilere ilişkin toplanan verilerin, Husilere sızdırılmasına karşı UNHCR’yi uyardı. Milislerin yerinden edilmiş kişilere yönelik bu verileri, kontrolleri altındaki bölgelerde bulunan akrabalarına zarar vermek için kullanabileceğini söyledi.
Hükümetin bu uyarısı, yakın tarihli bir Birleşmiş Milletler istatistiğinin, Yemen’de ülke içinde yerinden edilme oranının geçen hafta, önceki haftalara özellikle de Milletler tarafından desteklenen ateşkesin bu ayın başından itibaren yürürlüğe girmesinden önceki döneme kıyasla, yarı yarıya düştüğü bir zamanda geldi.
Uluslararası Göç Örgütü’nün (IOM) bir raporuna göre, Hızlı Yer Değiştirme İzleme Aracı (RDT), 17-23 Nisan döneminde 696 kişinin en az bir kez yerinden edildiğini gözlemledi. 27 Mart ve 2 Nisan tarihlerinde en az bir kez Marib, El-Hudeyde, Taiz, ed-Dali ve İbb vilayetlerinden yerlerinden edilen 780 kişi gözlemlendi. 3-9 Nisan tarihleri arasında yerinden edilenlerin sayısı bin 74 olarak kaydedilmişken, bu ayın 1-17 Ocak tarihleri ​​arasında sayıları 33 bin civarında kaydedildi.
Yemen hükümeti, UNHCR’nin yardım sağlanacak kişiler listesine eklemek için Marib’te yeni yerinden edilmiş kişilerin verilerini almaya yönelik taleplerini reddetti. Bilgilerin gizliliğinin korunması ve yerinden edilmiş kişilerin milislerin kontrolü altındaki bölgelerde yaşayan akrabalarına karşı kullanılmadığından emin olunması için,  verilerinin Husi milislerinin kontrolündeki bölgelerde faaliyet gösteren ofislerle paylaşılmaması gerektiğini vurguladı.
Marib temsilcisi Abdurabbu Muftah ve UNHCR ekibi, yerinden edilmiş kişilerin acılarını hafifletmeye yönelik insani yardımlar konusunda yerel yönetim ve UNHCR arasında iş birliği kurma yollarını ve insani müdahaleleri görüşmek üzere bir araya geldi. Yemenli yetkili görüşme sırasında, UNHCR yerinden edilmiş kişiler için uygulamak istediği saha araştırması projesine değindi. Konu ile ilgili olarak, çalışanların yerinden edilmiş insanların bilgilerinin ve kişisel verilerinin gizliliğinin sağlanması ve bunların terörist Husi milislerinin kontrolü altındaki bölgelerde gerilimi artırmak  ve yerinden edilmiş kişilere ve yakınlarına zarar vermek için kullanabilecek diğer taraflarla paylaşmamasının önemini vurguladı.
Marib şehri medyasına göre, Abdurabbu Muftah, UNHCR anketteki yer alan ve  yerinden edilmiş kişilerin mahremiyetine uymayan bazı sorularda değişiklik yapılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, yerel yönetimin yerinden edilmiş kişilere yönelik insani müdahale ve yardımlarını, bazı özel verilerinin ifşa edilmesine bağlanmasını reddettiğini zira bunun söz konusu insanların yerinden edildiği köy ve şehirlerdeki akrabalarına yönelik tacizlere veya tehlikelere maruz bırakabileceğini belirtti.
Muftah, göç eden ve zorla yerinden edilen insanların acılarının hafifletilmesinde ve onlara yardımların sağlanmasında büyük rol oynayan önemli kuruluşlarından biri olan UNHCR’nin çalışmalarının önemini vurguladı. Marib’in Yemen’de göç etmiş ve zorla yerinden edilmiş insanların yüzde 62’sinin en büyük insan kitlesine sahip olduğunu ve bu şehrin yerinden edilmiş kişilerin en büyük kamplarını barındırdığını söyledi. Muftah Marib’in, yerinden edilenler için güvenli bir sığınak olduğunu ve altyapılarının zayıflığına rağmen devlet kurumlarının hizmetlerinin yürütülmesi ve geliştirilmesinde önemli bir yer olduğunu belirtti.
Uluslararası raporlar, birçok ailenin 7 yıldan uzun bir süredir devam eden çatışma, kötü makroekonomik koşullar, yükselen fiyatlar, genel olarak daha satın alma gücünün düşmesinin ardından geçimlerini sağlama stratejilerini tükettiğini gösterdi. Raporlarda, söz konusu durumun, milyonlarca insanı, öğün atlama, öğünleri küçültme ve hatta yemek yemeden uyuma da dahil olmak üzere, azaltılmış gıda tüketimine dayalı daha agresif başa çıkma stratejileri benimseme zorunda bıraktığı belirtildi.
Diğer yandan, Dünya Gıda Programı, Şubat ayından bu yana, Yemen’de çeşitli bölgelerde gıda yardımlarını azalttı. Bu durum milyonlarca insanın, özellikle de ayni yardımlar veya kuponlar yolu ile, gıda ve gelir kaynağı olarak büyük ölçüde insani yardıma bağımlı olan ailelerin, gıda sıkıntısı ile yüzleşmesine neden olacak, zira uluslararası gıda güvensizliği sınıflandırmasının dördüncü aşamasına yer alanlarda dahil olmak üzere pek çok ailenin, gıda yardımlarında ve maddi yardımlardaki ani düşüşü telafi etmesi muhtemel görülmüyor.



Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
TT

Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)

Irak hükümetinin kurulması çabaları durma noktasına geldi; cumhurbaşkanı seçimi ve hükümetin başına geçecek kişi konusunda siyasi güçler arasındaki anlaşmazlığın karmaşıklığı nedeniyle siyasi çıkmazın aylarca süreceği tahmin ediliyor.

“Koordinasyon Çerçevesi” güçlerinden önde gelen bir kaynak, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, hükümetin kurulmasındaki gecikmenin muhtemelen bölgesel gerilimlerin sona erme biçimi ve Washington ile Tahran arasında bir çatışma olasılığıyla ilgili olduğunu belirterek, siyasi güçlerin, özellikle Şii güçlerin, hükümet kurma sürecinde Amerikan ve İran'ın rolünün etki boyutunun farkında olduklarını kaydetti.

Siyasi değerlendirmelere göre, hükümet kurma süreci beklenenden daha uzun sürebilir.


Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
TT

Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, dün İsrail Güvenlik Kabinesi'nin işgal altındaki Batı Şeria'nın A ve B bölgelerinde bir dizi idari ve yürütme tedbirini onaylama kararına ilişkin ciddi endişelerini dile getirerek, bu kararın iki devletli çözüm olasılığını baltaladığı uyarısında bulundu.

Genel Sekreter yaptığı açıklamada, İsrail'in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki varlığını sürdürmesi de dahil olmak üzere bu tür eylemlerin, Uluslararası Adalet Divanı'na göre yalnızca istikrarsızlaştırıcı değil, aynı zamanda yasadışı olduğunu belirtti.

Açıklamada ayrıca, "Doğu Kudüs de dahil olmak üzere işgal altındaki Batı Şeria'daki tüm İsrail yerleşimlerinin ve bunlarla ilişkili yerleşim sistemi ve altyapısının hiçbir yasal meşruiyeti olmadığı ve ilgili Birleşmiş Milletler kararları da dahil olmak üzere uluslararası hukukun açık bir ihlalini oluşturduğu" yinelendi.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Şarku’l Avsat’ın İsrail haber sitesi Ynet’ten aktardığına göre İsrail hükümeti, Batı Şeria'daki arazi kayıt ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladı ve Filistinlilere ait evlerin yıkılmasına izin verdi.

İnternet sitesi, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'nın A Bölgesi'ndeki Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini, ayrıca Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını vurguladı.

Ramallah'ta Filistin başkanlığı, İsrail hükümetinin Batı Şeria ile ilgili kararlarını "tehlikeli ve Filistin varlığını hedef alan" kararlar olarak nitelendirdi.

Filistin haber ajansı, cumhurbaşkanlığının bu kararları "Filistin halkına karşı yürütülen kapsamlı savaş ve ilhak ile yerinden etme planlarının uygulanması" çerçevesinde atılan adım olarak nitelendirdiği ifade edildi.


Arap ve İslam dünyası "Batı Şeria'yı ilhak etme" girişimlerini reddetti

Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası "Batı Şeria'yı ilhak etme" girişimlerini reddetti

Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)

Arap ve İslam ülkelerinin dışişleri bakanları, Batı Şeria'da yeni bir yasal ve idari gerçeklik dayatmayı ve böylece ilhakı hızlandırmayı amaçlayan son İsrail kararları ve önlemlerini kınadı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde egemenliğinin olmadığını teyit ederek, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da yayılmacı politikalarının ve yasadışı önlemlerinin devam etmemesi konusunda uyardı.

Ürdün Kralı II. Abdullah ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Amman'da yaptıkları açıklamada, "Batı Şeria'da yerleşim yerlerini güçlendirmeyi ve İsrail egemenliğini dayatmayı amaçlayan" yasadışı önlemleri reddettiklerini ve kınadıklarını yinelediler.