G7’de gündem Ukrayna’ya destek ve küresel gıda güvenliği

Fransa: G7 ülkeleri ‘zafer kazanana kadar Ukrayna’yı askeri, mali ve insani olarak destekleyecek’

Almanya'nın Wangels bölgesi, G7 Dışişleri Bakanları Toplantısı’na ev sahipliği yaptı.  (Reuters)
Almanya'nın Wangels bölgesi, G7 Dışişleri Bakanları Toplantısı’na ev sahipliği yaptı. (Reuters)
TT

G7’de gündem Ukrayna’ya destek ve küresel gıda güvenliği

Almanya'nın Wangels bölgesi, G7 Dışişleri Bakanları Toplantısı’na ev sahipliği yaptı.  (Reuters)
Almanya'nın Wangels bölgesi, G7 Dışişleri Bakanları Toplantısı’na ev sahipliği yaptı. (Reuters)

Almanya'nın Wangels bölgesinde gerçekleştirilen G7 Dışişleri Bakanları Toplantısı devam ediyor. Toplantıya ev sahipliği yapan Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock’un sağında oturan Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba’nın onur konuğu olduğu gayet açıktı. Kuzeydeki Schleswig-Holstein eyaletinin dingin Wangels beldesinde gerçekleşen toplantının ana gündemi, Ukrayna’daki savaş ve yansımalarıydı. Ukrayna'daki savaşın neden olduğu gıda güvenliği endişelerinin de toplantının ana konuları arasında yer aldığı öğrenildi.
Kiev’den Almanya’ya gelen Dmitro Kuleba, dünyanın en güçlü yedi ekonomisini temsil eden meslektaşlarına birçok önemli konuyu içeren bir dosya sundu. Kuleba’nın, Rusya’nın dondurulmuş varlıklarının altyapıve yeniden inşa harcamalarında kullanılmak üzere Ukrayna’ya verilmesini teklif etmesi dikkat çekti. Kanada’nın bu teklifi kabul ettiğini iddia eden Kuleba, “Yüz milyarlarca dolardan söz ediyoruz. Denklem gayet basit; Rusya, Ukrayna'nın yeniden inşası için para ödemek zorunda" ifadesini kullandı.  
Kuleba, önceki gün Berlin’de Alman Die Welt gazetesine verdiği röportajda da bu konuya değinmişti. Bazı ülkelerin konuyu parlamentolarına taşıyarak uygulanabilir kılma taahhüdünde bulunduğunu ifade eden Kuleba, Almanya’nın söz konusu ülkelerin arasında yer almadığını belirtti.  

Avrupa dramı 
Ukrayna Dışişleri Bakanı Kuleba, Rusya’ya petrol ambargosunu görüşmek üzere önümüzdeki pazartesi günü Brüksel'de düzenlenecek önemli bir toplantı öncesinde Avrupalılara baskı yapmak amacıyla, Avrupa Birliği'nin dağılma tehlikesi yaşadığı hususunda uyarıda bulundu. AB ülkeleri arasında Rusya'ya petrol ambargosu konusundaki görüş ayrılıklarını, ‘Avrupa dramı’ olarak nitelendiren Bakan, AB ülkelerinin Rusya'ya petrol ambargosu dahil olmayan yeni yaptırımları kabul etmesi halinde Moskova’nın memnun olacağını savundu. Kuleba, "Başkan Putin bunu kutlayacaktır çünkü Macaristan’ın muhalefeti nedeniyle Avrupa’nın birliğini zedelenmiş olacaktır” dedi. 
Avrupa Birliği, Rusya’dan petrol ithalatının yasaklanması konusunda bir süreliğine Macaristan’a istisnai bir izin vermeyi tartışıyor. Kuleba, "Macaristan yaptırımları desteklememeye karar verirse bu Avrupa Birliği'ne büyük zarar verir. Böylesi bir durumdan kaçınmak için her şeyin yapılması gerekir" diye konuştu.  
Büyük ölçüde Rus enerjisine bağımlı olan Avrupa'nın Rusya’nın gazını ve petrolünü satın almaya devam etmesinin ülkesindeki savaşı uzatacağını ifade eden Kuleba sözleirni şöyle sürdürdü:
“Rusya, Avrupa Birliği'ne petrol ve gaz satmaya devam ettiği sürece ceplerini dolduracak ve savaşı sürdürebilecek. Savaş nedeniyle Ukrayna ekonomisi, Rusya’nın yaptırımlardan gördüğünden daha fazla zarar görüyor. Avrupa ülkelerinin rus gazından hemen vazgeçememesinin sebebini anlayabiliyorum, Avrupa’nın gaz sorununa bir çözüm bulmaya çalıştığını da biliyorum. Berlin ziyaretimde Almanya’nın bu konudaki çabalarına tanık olduğum için iyimserim. Bu biraz zaman alacak ama sonunda gerçekleşecek. Önemli olan bu hususta ilerleme sağlamaya yönelik bir irade görmemizdi. Bu bize umut veriyor.”  

Ukrayna’ya verilen silah desteğindeki sorunlar  
Kuleba'nın ABD, Kanada ve Japonya'nın yanı sıra dört Avrupa ülkesinin (Almanya, İngiltere, Fransa ve İtalya) yer aldığı G7 Grubu’ndaki mevkidaşlarına ilettiği bir diğer konu da Ukrayna’ya sağlanan silah ve teçhizat meselesiydi. Kuleba bu konudaki iki önemli engele vurgu yaptı. Bunlardan ilki, gönderilen silah türleri ve teslimat süreleriyle ilgiliydi. Ukraynalı Bakan, üye ülkelerden ülkesine çok amaçlı füzeler sağlamalarını istedi ve bu hususta bazı üyelerden taahhüt aldığını belirtti. Kuleba'ya göre ikinci engel, Ukrayna ordusuna savaş uçaklarının tedarik edilmesiyle ilgiliydi. Kuleba bu konuda yakın zamanda bir çözüm görmediğini ancak dost ve müttefik ülkelerle bu konuyu görüşmeye devam edeceğini söyledi.  
Batılı ülkeler, çatışmaya doğrudan taraf olma korkusuyla Ukrayna'ya savaş uçakları vermeye karşı. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, G7 toplantısında önce, yaşananların uluslararası toplum ile Rusya arasında bir savaş değil, daha çok ‘Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşı’ olduğunu vurgulamıştı. Bununla birlikte Le Drian, G7 ülkelerinin ‘zafer kazanana kadar Ukrayna’yı askeri, mali ve insani olarak desteklemeye devam edeceğini’ ifade etti. İngiltere Dışişleri Bakanı Liz Truss ise şu açıklamada bulundu:
"Bugün, G7 için Almanya'dayım. Ukrayna'ya daha fazla silah sağlayarak, Rusya'ya yaptırımları arttırarak Vladimir Putin üzerindeki baskıyı artırmak çok önemli. G7, bu kriz sırasında özgürlük ve demokrasiyi korumak için hayati önem taşıyor ve bunu yapmak için birlikte çalışmaya devam edeceğiz."
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Ukrayna'ya askeri destek için 500 milyon euro daha bütçe ayıracaklarını açıkladı. Borrell bununla birlikte AB'nin Ukrayna'ya askeri desteğinin 2 milyar avroya ulaşacağını söyledi. G7 dışişleri bakanları toplantısında gazetecilere açıklama yapan Borrell, AB'nin Ukrayna'ya askeri desteğinin tank ve top gibi ağır silahlar için olacağını ve toplamda 2 milyar euroya ulaşacağını belirtti. 

Gıda Güvenliği 
Ukrayna’ya silah desteği ve Rusya’ya uygulanan yaptırımların sıkılaştırılması konularına ek olarak G7 dışişleri bakanları toplantısının ana gündemlerinden biri de Ukrayna savaşının neden olduğu gıda güvenliği kriziydi. Almanya Dışişleri Bakanı Baerbock konuyla ilgili şu açıklamada bulundu:
“Ukrayna'nın Odesa Limanı’nda şu an engellenmiş 25 milyon ton tahıl var. Bu da başta Afrika ülkeleri ve Ortadoğu olmak üzere dünyada milyonlarca insan için gıda anlamına geliyor. Rusya'nın dünyaya milyonlarca ton mısır ihraç edilmesine izin vermemesi büyük bir tehlikeye işaret ediyor. Bu nedenle, ufukta görünen küresel gıda krizine odaklanmamız gerekiyor. Gelişmiş sanayiler olarak, yaklaşan bu krizlere meydan okumak ve hızlı hareket etmek için üzerimize düşen sorumluluğu üstleniyoruz.” 
Ukrayna Dışişleri Bakanı Kuleba, muhtemel küresel gıda krizinin sorumlusunun Rusya olacağını belirterek, “Ufukta görünen küresel gıda krizinin tek sorumlusu Ukrayna’ya saldıran Rusya’dır” ifadesini kullandı.  
Almanya Şansölyesi Olaf Scholz da Rusya'nın Ukrayna limanlarından tahıl çıkışını engellemesiyle ilgili Almanya'nın endişesinin boyutunun bir göstergesi olarak dün Berlin'deki ofisinden Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile 75 dakikalık bir telefon görüşmesi yaptı. Scholz’un Sözcüsü, Alman Başbakanı’nın, Rusya devlet Başkanı’na muhtemel küresel gıda krizinde Moskova'nın ’özel bir sorumluluğu’ olduğunu hatırlattığını belirtti.  



Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek için gösteri düzenledi

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
TT

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek için gösteri düzenledi

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)

İsrail ve Hamas arasında iki yıldan uzun süredir devam eden kanlı savaşın harap ettiği Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilere destek olmak için dün Paris'te binlerce kişi gösteri düzenledi.

Organizatörlerin yaklaşık 50 bin, Paris polisinin ise yaklaşık 8 bin 400 kişi olduğunu tahmin ettiği kalabalık, "Gazze, Gazze, Paris seninle" ve "Paris'ten Gazze'ye direniş!" gibi sloganlar atarak yürüdü. Filistin bayrakları ve "Filistin, sessiz kalmayacağız" ve "Soykırımı durdurun" yazılı pankartlar taşıdılar.

Yürüyüşe, başta Boyun Eğmeyen Fransa Partisi lideri Jean-Luc Mélenchon olmak üzere birçok sol görüşlü siyasi isim katıldı.

Fransa-Filistin Dayanışma Derneği Başkanı Anne Tuyon, ateşkesin 10 Ekim'de yürürlüğe girmesinden yedi hafta sonra AFP'ye yaptığı açıklamada, "Henüz hiçbir şeyin yolunda olmadığını unutmamalıyız" dedi. Dernek, gösteriye çağrıda bulunan 80 STK, siyasi parti ve sendikadan biri.

frgt
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)

"Ateşkes sadece bir sis perdesi... İsrail bunu her gün ihlal ediyor, Gazze'ye insani yardımların girmesini engellemeye devam ediyor ve Gazze'deki altyapıyı ve evleri yıkmaya devam ediyor. Kalıcı bir ateşkes ve soykırımın sona ermesini talep ediyoruz."

ABD'nin arabuluculuğunda varılan ateşkes anlaşmasının şartları uyarınca, İsrail ordusu Gazze Şeridi'nden "sarı hat"ın gerisine çekildi ve bu hat, İsrail'e bölgenin yüzde 50'sinden fazlasının kontrolünü hâlâ sağlıyor.

Ancak, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e saldırmasının ardından patlak veren savaşta ateşkes son derece kırılgan olmaya devam ediyor.

Anne Tuyon, "İsrail'in uluslararası hukuka uymasını sağlamanın tek yolu yaptırımlar uygulanmasıdır" diyerek, işgal altındaki Batı Şeria'da yerleşimci şiddetinin "eşi benzeri görülmemiş boyutlara" ulaştığı "yerleşim faaliyetlerindeki şaşırtıcı hızlanma"yı kınadı.

Tam adını vermek istemeyen 72 yaşındaki Saliha, Gazze'deki "soykırıma" karşı düzenlenen bir yürüyüşe katılmak için geldiğini söyledi.

"Tüm insanlık çaresizce izliyor. Bu tam bir dokunulmazlık," diyerek, "İnsanların bunu görüp de hiçbir şey yapamaması son derece şok edici. Yapabileceğimiz tek şey seferber olmak" ifadelerini kullandı.

İsminin açıklanmasını istemeyen 42 yaşındaki Bertrand ise perşembe günü işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Cenin'de İsrail polisi ve ordusunun ortak operasyonunda öldürülen iki adamın videolarının da kanıtladığı gibi, "katliam ve soykırımın devam ettiğini" söyledi. Birleşmiş Milletler, "bir başka yargısız infaz gibi görünen" olayın soruşturulması çağrısında bulundu.

Protestocular, ekonomik ve mali yaptırımların olmaması nedeniyle, "Sokaklarda ve seçilmiş yetkililer aracılığıyla baskı yapmaya devam etmeliyiz" diye düşünüyor.


İtalya Suudi Arabistan ile savunma alanında iş birliğini artırmaya hazır

Suudi Arabistan - İtalya Yatırım Forumu önümüzdeki salı günü 500'den fazla İtalyan şirketinin katılımıyla başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)
Suudi Arabistan - İtalya Yatırım Forumu önümüzdeki salı günü 500'den fazla İtalyan şirketinin katılımıyla başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)
TT

İtalya Suudi Arabistan ile savunma alanında iş birliğini artırmaya hazır

Suudi Arabistan - İtalya Yatırım Forumu önümüzdeki salı günü 500'den fazla İtalyan şirketinin katılımıyla başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)
Suudi Arabistan - İtalya Yatırım Forumu önümüzdeki salı günü 500'den fazla İtalyan şirketinin katılımıyla başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)

İtalya'nın Riyad Büyükelçisi Carlo Baldocci, ülkesinin Suudi Arabistan ile savunma alanındaki iş birliğini derinleştirmeye hazır olduğunu ve bu hayati alanda yerelleştirme, endüstriyel kapasite geliştirme ve beceri geliştirme konularında Vizyon 2030 hedefleriyle tam uyum içinde olduğunu söyledi.

Büyükelçi Baldocci, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, şu an çeşitli İtalyan şirketlerin Suudi ortaklarıyla deniz platformları, helikopterler, elektronik savunma ve gelişmiş gözetleme teknolojileri dahil olmak üzere çok çeşitli sistemler üzerinde iş birliği yaptığını açıkladı.

Büyükelçi Baldocci, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin geçtiğimiz yıl el-Ula'da gerçekleştirdiği görüşme ve stratejik ortaklık anlaşmasının imzalanmasının enerji, altyapı, kültür, inovasyon ve savunma sektörlerinde iş birliğinin hızla genişlemesine yol açtığını açıkça ifade etti.

Büyükelçinin açıklamaları, Suudi Arabistan-İtalya Yatırım ve İş Forumu'nun salı günü başkent Riyad'da 500'den fazla İtalyan şirketin katılımıyla iki ülke arasında sürdürülebilir endüstriyel ortaklıklar kurmak amacıyla başlamasına eşlik etti.

El-Ula toplantısının meyveleri

İtalya’nın Riyad Büyükelçisi Baldocci, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakan Muhammed bin Selman ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin katılımıyla el-Ula'da imzalanan stratejik ortaklık anlaşmasının rekor sürede somut ilerlemeler sağladığını açıkladı.

Büyükelçi Baldocci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Enerji, altyapı, kültür, inovasyon ve savunma alanlarında iş birliğinin hızla genişlediğini gördük. 10 milyar avronun üzerinde değere sahip anlaşmaların imzalanması, bu yeni aşamanın derinliğini ve ciddiyetini yansıtıyor. Daha da önemlisi, kurumlarımız arasındaki diyalog daha düzenli, yapılandırılmış ve ileriye dönük hale gelerek, uzun vadeli planlamaya imkan veren bir güven ortamı yarattı.”

cvf
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, İtalya Başbakanı'nı geçtiğimiz yıl el-Ula'da ağırladı (SPA)

Savunma iş birliğinin derinleştirilmesi

Ülkesinin Suudi Arabistan ile savunma alanındaki iş birliğini, yerelleştirme, endüstriyel kapasite geliştirme ve beceri geliştirme konularında Vizyon 2030 hedeflerine tam olarak uygun şekilde artırmaya hazır olduğunu vurgulayan İtalya Büyükelçisi Baldocci, İtalyan şirketlerinin, İtalya'nın uluslararası alanda tanınan uzmanlığa sahip olduğu çok çeşitli sistemlerde Suudi Arabistan’dan muadilleriyle ortaklık kurduğunu belirtti. Söz konusu sistemler arasında deniz platformları, helikopterler, elektronik savunma ve ileri gözetleme teknolojileri yer alıyor.

Bu bağlamda, iki ülkenin savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad'da düzenlenen İtalyan Sanayi Günleri, İtalyan yeteneklerini sergilemek ve pratik iş birliği biçimlerini tartışmak için önemli bir platform sağlayan Büyükelçi Baldocci, “Bu etkinlik, İtalyan şirketlerinin Krallık'taki kurumlar ve endüstri ile doğrudan iletişim kurmasına ve yerelleştirme, ortak eğitim ve endüstriyel gelişme gibi alanlarda fırsatları keşfetmesine olanak tanıdı. Temeller sağlam ve her iki taraf da bu iş birliğini zaman içinde güçlendirmeye kararlı” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu

İki ülke arasındaki ortaklığın güçlendirilmesinde bir sonraki adımın bu iş birliğinin sürekliliğini sağlamak olduğunu vurgulayan Büyükelçi Baldocci, her iki tarafın da şu anda bakanlıklar, kurumlar ve özel sektör arasındaki koordinasyonu güçlendirmek için çalıştığını ve böylece büyük projelerin net yol haritaları ve ortak öncelikler doğrultusunda ilerlemesini sağlamak için çaba gösterdiğini belirtti.

sdfgt
Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu, İtalya’dan 500'den fazla şirketin katılımıyla önümüzdeki salı günü başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)

İtalyan Büyükelçiye göre, Riyad'da 25 ve 26 Kasım tarihlerinde 500'den fazla İtalyan şirketini bir araya getirecek olan Suudi Arabistan-İtalya Yatırım ve İş Forumu, stratejik ortaklık hedefini sürdürülebilir endüstriyel ortaklıklara, ortak yatırımlara ve daha derin kurumsal diyaloga dönüştürmeye yardımcı olacak önemli bir dönüm noktası olacak. Büyükelçi Baldocci, Suudi Arabistan-İtalya Yatırım ve İş Forumu'nun özel oturumlar ve doğrudan iş toplantıları aracılığıyla bu sektörlerin çoğuna odaklanarak somut ortaklıkları keşfetmek için benzeri görülmemiş bir platform sağlayacağını belirtti.

Vizyon 2030 fırsatları

Suudi Arabistan Vizyon 2030 projesinin İtalya’nın endüstriyel güçleriyle son derece uyumlu bir yatırım ortamı yarattığını belirten Büyükelçi Baldocci, altyapı ve mobilitenin en cazip sektörler arasında yer almaya devam ettiğini, İtalyan şirketlerinin şu anda büyük ölçekli kentsel gelişim projelerine, sürdürülebilir ulaşım çözümlerine ve inşaat işlerine katkıda bulunduğunu ve Vizyon ile bağlantılı stratejik projelerde ek fırsatların ortaya çıkacağını ifade etti.

Büyükelçi Baldocci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Enerji sektöründe, İtalyan grupların yenilenebilir enerji, hidrojen, şebeke modernizasyonu ve enerji verimliliği teknolojileri alanlarında faaliyet göstermesi ile iş birliği hızla genişliyor. Bu alanlar, Suudi Arabistan’ın temiz enerji gündemini hızlandırması açısından öncelikli. Suudi Arabistan’ın yeşil hidrojen konusunda küresel bir merkez olma hedefi, özellikle Avrupa pazarlarına tedarik sağlamak açısından ortak yatırımlar için en umut verici alanlardan birini oluşturuyor.”

xscdfrg
Suudi Arabistan ve İtalya hükümetleri arasında Stratejik Ortaklık Konseyi'nin kurulmasına ilişkin imza töreninden bir kare (SPA)

Suudi Arabistan’ın yapay zeka, siber güvenlik, yarı iletkenler, veri merkezleri ve akıllı şehir uygulamalarına yoğun yatırım yaptığı ileri teknolojilerden de bahseden İtalyan Büyükelçi, ülkesinin endüstriyel otomasyon, özel yazılım, ileri üretim ve dijital çözümler alanlarında bu öncelikleri tamamlayan rekabetçi yeteneklere sahip olduğunu belirtti.

İki ülke arasındaki ticaret hacminin büyümesi

İki ülke arasındaki ticarette görülen güçlü artışın, Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 programı kapsamında geçirdiği dönüşüm ile İtalya’nın sanayisinin kapasiteleri arasındaki yapısal uyumu yansıttığını ifade eden Büyükelçi Baldocci, “İtalya'nın ihracatı, altyapı, enerji dönüşümü ve ileri teknolojiler alanındaki büyük yatırım döngüsünün etkisiyle, makine, ilaç, elektrikli ekipman ve özel endüstriyel bileşenler gibi neredeyse tüm başlıca kalemlerde büyüme kaydetti” dedi.

İtalyan Büyükelçi, ikinci faktörün İtalya'nın Ulusal İhracat Planı’nda Suudi Arabistan’ın öncelikli ülkeler arasında yer alması ve bu sayede İtalyan şirketlerinin Suudi pazarına daha verimli bir şekilde girmesine yardımcı olan tanıtım programları, kurumsal destek araçları ve ticari düzenlemeler başlatması olduğunu söyledi. Büyükelçi Baldocci, İtalyan ihracatının yüzde 28 gibi dikkat çekici bir artışla 6,2 milyar euroya ulaştığını hatırlattı.

Üçüncü faktörün ise iki ülke arasındaki iş ortamının iyileşmesi olduğunu ifade eden Büyükelçi Baldocci, “Kurumsal misyonların yoğunluğu, yatırımı kolaylaştırmak için yeni kanalların etkinleştirilmesi ve ekonomik kurumlar arasındaki yakın diyalog, engellerin azaltılmasına ve ticaret alışverişinin hızlanmasına katkıda bulundu” diye ekledi.


Muhammed bin Selman, Starmer ve Erdoğan ile son gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman (Şarku'l Avsat)
TT

Muhammed bin Selman, Starmer ve Erdoğan ile son gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman (Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman bin Abdulaziz ile Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer arasında dün yapılan telefon görüşmesinde, bölgedeki anlaşmazlıkların diplomatik yollarla çözülmesi gerektiği vurgulandı.

Görüşmede, bölgedeki son gelişmeler ve İsrail'in İran'a yönelik askeri operasyonlarının yansımaları ele alınırken, tüm anlaşmazlıkların diplomatik yollarla çözülmesi ve gerilimin azaltılması için her türlü çabanın sarf edilmesinin önemine değinildi.

Diğer yandan İsrail'in İran'a yönelik saldırısı bağlamında Suudi Arabistan ve Türkiye, gerilimin düşürülmesi ve itidalli davranılması için her türlü çabanın sarf edilmesi gerektiğini ve diyaloğa dönülerek tüm anlaşmazlıkların diplomatik yollarla çözülmesinin önemini vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA’dan aktardığına göre, Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki telefon görüşmesinde, İsrail'in İran'a yönelik saldırısının ardından bölgede yaşanan gelişmeler gözden geçirildi ve söz konusu gelişmelerin krizin çözümüne yönelik mevcut diyaloğun kesintiye uğramasına yol açtığı ifade edildi.

Türk devlet televizyonu TRT, iki tarafın bölgesel ve küresel konuları ele aldığını belirtti. Erdoğan'ın, Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki İsrail'in ‘bölgenin istikrar ve güvenliğine en büyük tehdidi oluşturduğunu’ söylediği ve bu tehdidin İran'a yönelik saldırıyla bir kez daha ortaya çıktığını belirttiği aktarıldı.

Erdoğan, ABD ile İran arasında nükleer müzakereler yoluyla uzlaşma arayışlarının sürdüğü bir dönemde İsrail'in İran'a yönelik saldırısının barış çabalarını baltalamayı amaçladığını ve İsrail saldırılarının İsrail'in ‘bölgesel ve küresel güvenliği sorumsuzca tehdit ettiğini’ bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.

Görüşme sırasında Erdoğan, ‘bölgenin yeni bir krizi kaldıramayacağı ve yıkıcı bir savaşın bölgedeki tüm ülkelere düzensiz göç dalgaları yaratabileceği’ uyarısında bulunarak, ‘nükleer anlaşmazlığın ancak devam eden müzakereler yoluyla çözülebileceğini’ vurguladı.