Macron, İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya katılımı konusunda devrede

Türk ve İsveçli heyetler 26 Mayıs’ta Ankara’da bir araya geldi. (AFP)
Türk ve İsveçli heyetler 26 Mayıs’ta Ankara’da bir araya geldi. (AFP)
TT

Macron, İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya katılımı konusunda devrede

Türk ve İsveçli heyetler 26 Mayıs’ta Ankara’da bir araya geldi. (AFP)
Türk ve İsveçli heyetler 26 Mayıs’ta Ankara’da bir araya geldi. (AFP)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye meselesi, Türkiye’nin Akdeniz’deki sondaj faaliyetleri ve Macron’un 2019 sonunda ‘klinik bir ölüm halinde’ olarak tanımladığı ‘Ankara’nın NATO çerçevesindeki eylemleri’ nedeniyle 2019- 2020 yılları arasında, iki yıl süren gerginlik ve çekişmelerin ardından yeniden temasa geçti. Paris, Türkiye ile münhasır ekonomik bölgeler konusundaki anlaşmazlığında ve iki tarafın Libya konusundaki adımlarında Yunanistan’ın yanında yer alıyor. Bununla birlikte geçen yılın ortasından bu yana durum olumlu bir hal aldı ve iki cumhurbaşkanı arasındaki doğrudan iletişim, tüm anlaşmazlıkların çözüldüğü anlamına gelmese de yeniden başladı.
Elysee kaynaklarına göre bir saat süren telefon görüşmesi, Fransa Cumhurbaşkanı’nın girişimiyle gerçekleşti. Görüşmede Ukrayna meselesine, sonuçlarına ve İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya katılma arayışına odaklanıldı. Bu iki ülkenin NATO’ya katılma isteklerini açıklamasının ardından iki olumsuz tepki ortaya çıktı. İlki, kendilerini Batı ittifakına bağlayan eski bir ortaklığın varlığına rağmen uzun süredir askeri tarafsızlık politikasına bağlı Stockholm ve Helsinki’nin hamlesine karşı olumsuz sonuçlar tehdidinde bulunan Rusya’dan geldi. İkincisi de söz konusu ülkelerin katılımlarına karşı ve ortak girişimlerini etkisiz hale getirmeye hazır olduğunu açıklayan Ankara’dan geldi. Herhangi bir yeni katılım, şu an 30 üyeyi içeren NATO saflarında fikir birliğini gerektiriyor.
Türkiye, geçen hafta resmen katılma başvurusunda bulunan iki ülkeyi, Ankara’nın PKK’dan ve 2016 yazındakidarbe girişiminin arkasında olmakla suçladığı Gülen örgütünden teröristleri barındırmakla suçluyor. İki taraf arasındaki anlaşmazlıkları gidererek Türkiye’yi muhalefetinden vazgeçirmeye çalışan İsveçli ve Finlandiyalı heyetlerin yanı sıra Erdoğan’a karşı ABD’nin, özellikle de Avrupalı taraflar ve NATO liderliğinden gelen uluslararası baskı da yoğunlaşıyor. İlgili müttefik ülkeler arasında ise katılım başvurusunu desteklemek ve hızlandırmak üzere bir fikir birliği mevcut. Paris daha önce katılım talebini memnuniyetle karşıladı. Diğer müttefikler gibi Stockholm ve Helsinki’nin katılmaya ‘tamamen uygun’ olduğunu düşünüyordu. Ayrıca böyle bir adımın iki ülkeye yalnızca ABD- Atlantik şemsiyesi koruması sağlamakla kalmayıp, NATO tüzüğünün 5’inci maddesi sayesinde onları olası bir Rus saldırısından koruyacağı kanaatindeydi. Fransa’ya göre iki ülkenin katılımları NATO’yu güçlendirecek. Çünkü ittifakı Finlandiya ile Rusya arasındaki 1340 km’lik ortak sınır boyunca var edecek. NATO’nun kendisine katılmak isteyen ve Moskova’nın ek bir tehdit olarak gördüğü Avrupa ülkelerine yönelik ‘açık kapı’ politikası izlediği biliniyor.
Fransa Cumhurbaşkanı, Erdoğan ile telefon görüşmesi sonrasında ‘bu iki ülkenin demokratik bir süreçten kaynaklanan egemen seçimine saygı duyulması’ gerektiğini söyledi. Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşına atıfta bulunan Macron, iki ülkenin NATO’ya katılma adımının güvenlik ortamlarındaki bir değişikliğe yanıt olarak geldiğini belirtti. Elysee kaynakları, Türkiye Cumhurbaşkanı’nın tepkisine karşı yorum yapmadı. Fransız çevreler, Erdoğan’ın muhalefetinden vazgeçmesi karşılığında ‘bedel’ ve ‘garantiler’ istediğini öne sürdü. Söz konusu çevreler, Ankara’nın detaylandırmadığı bu garantilerin ise PKK mensuplarıyla ilişkileri hususunda iki ülkeden talep ettiği tedbirlerle ya da İsveç’ten silah talebi konusuyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda ABD’ye yönelik talepleri de içerdiğini dile getirdi. ABD ve Avrupa arabuluculuğuna ek olarak Ankara ile ilgili başkentler arasında doğrudan görüşmeler gerçekleşirken Macron ise Türkiye vetodan vazgeçene kadar ‘hızlı bir çözüm’ bulmak için görüşmelerin devam etmesini istediğini söyledi.
Madrid gelecek ayın sonunda bir NATO zirvesine ev sahipliği yapacak. Müttefikler, zirvenin NATO’nun 32 üyeyi kapsayacak şekilde genişletilmesi yolunda iki Baltık devletinin katılımını duyurmak için bir fırsat olmasını arzu ediyor. Bununla birlikte ikili görüşmede, Ukrayna’daki savaşın gidişatına da odaklanırken ateşkese ulaşmak ve uluslararası insan hakları hukukuna saygı göstermek için pozisyonları koordine etme ihtiyacına dikkat çekildi. Ankara gibi Paris de ateşkes için gerekli koşulların aranmasında rol oynamaya çalışırken Ukraynalı yetkililer, savaşın sona ermesini kolaylaştırmak için Rusya’ya ‘tavizler verme’ konusunda kendilerine yapılan baskılara dikkat çekiyor. Ukrayna, bu ayın 30 ve 31’inde Brüksel’de yapılacak zirvede Avrupalı liderlerin gündeminde olacak.
Diğer yandan Elysee’den yapılan açıklamaya göre iki lider, Birleşmiş Milletler (BM) gözetiminde ‘mümkün olan farklı yollarla’ Ukrayna’dan tahıl ihracatını kolaylaştırmanın yollarını ele aldı. Fransa haftalardır ‘Ukrayna ve Rusya’dan buğday ihracatının savaş nedeniyle dondurulması halinde’ savaşın en az 400 milyon insanı etkileyecek bir kıtlığa yol açabileceği konusunda uyarı yapıyor. Paris, özellikle Afrika ülkeleri olmak üzere üçüncü dünya ülkelerine, halklarını desteklemek için gerekli buğdayı elde etmelerini sağlamak amacıyla ‘Farm (çiftlik)’ girişimini başlattı. Elysee, Macron’un ilgili uluslararası taraflarla temaslarını sürdüreceğini belirtti. Öneriler arasında Ukrayna’nın Karadeniz’de kuşatma altındaki Odessa Limanı’ndan bir deniz koridoru kurulması ve bunda Türkiye’nin önemli bir rol oynaması da yer alıyor. Ancak böyle bir durumun geçerli olabilmesi için Rus tarafının kabulü gerekiyor. Türkiye, Suriye topraklarında 30 km derinlikte kesintisiz bir şerit oluşturmak için Suriye’nin doğu ve kuzeyinde yeni askeri operasyonlar düzenlerse Paris ve Ankara arasındaki yenilenen ilişkinin yeniden ve hızlı bir şekilde gerginleşebileceği iddia ediliyor.  



Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek için gösteri düzenledi

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
TT

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek için gösteri düzenledi

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)

İsrail ve Hamas arasında iki yıldan uzun süredir devam eden kanlı savaşın harap ettiği Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilere destek olmak için dün Paris'te binlerce kişi gösteri düzenledi.

Organizatörlerin yaklaşık 50 bin, Paris polisinin ise yaklaşık 8 bin 400 kişi olduğunu tahmin ettiği kalabalık, "Gazze, Gazze, Paris seninle" ve "Paris'ten Gazze'ye direniş!" gibi sloganlar atarak yürüdü. Filistin bayrakları ve "Filistin, sessiz kalmayacağız" ve "Soykırımı durdurun" yazılı pankartlar taşıdılar.

Yürüyüşe, başta Boyun Eğmeyen Fransa Partisi lideri Jean-Luc Mélenchon olmak üzere birçok sol görüşlü siyasi isim katıldı.

Fransa-Filistin Dayanışma Derneği Başkanı Anne Tuyon, ateşkesin 10 Ekim'de yürürlüğe girmesinden yedi hafta sonra AFP'ye yaptığı açıklamada, "Henüz hiçbir şeyin yolunda olmadığını unutmamalıyız" dedi. Dernek, gösteriye çağrıda bulunan 80 STK, siyasi parti ve sendikadan biri.

frgt
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)

"Ateşkes sadece bir sis perdesi... İsrail bunu her gün ihlal ediyor, Gazze'ye insani yardımların girmesini engellemeye devam ediyor ve Gazze'deki altyapıyı ve evleri yıkmaya devam ediyor. Kalıcı bir ateşkes ve soykırımın sona ermesini talep ediyoruz."

ABD'nin arabuluculuğunda varılan ateşkes anlaşmasının şartları uyarınca, İsrail ordusu Gazze Şeridi'nden "sarı hat"ın gerisine çekildi ve bu hat, İsrail'e bölgenin yüzde 50'sinden fazlasının kontrolünü hâlâ sağlıyor.

Ancak, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e saldırmasının ardından patlak veren savaşta ateşkes son derece kırılgan olmaya devam ediyor.

Anne Tuyon, "İsrail'in uluslararası hukuka uymasını sağlamanın tek yolu yaptırımlar uygulanmasıdır" diyerek, işgal altındaki Batı Şeria'da yerleşimci şiddetinin "eşi benzeri görülmemiş boyutlara" ulaştığı "yerleşim faaliyetlerindeki şaşırtıcı hızlanma"yı kınadı.

Tam adını vermek istemeyen 72 yaşındaki Saliha, Gazze'deki "soykırıma" karşı düzenlenen bir yürüyüşe katılmak için geldiğini söyledi.

"Tüm insanlık çaresizce izliyor. Bu tam bir dokunulmazlık," diyerek, "İnsanların bunu görüp de hiçbir şey yapamaması son derece şok edici. Yapabileceğimiz tek şey seferber olmak" ifadelerini kullandı.

İsminin açıklanmasını istemeyen 42 yaşındaki Bertrand ise perşembe günü işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Cenin'de İsrail polisi ve ordusunun ortak operasyonunda öldürülen iki adamın videolarının da kanıtladığı gibi, "katliam ve soykırımın devam ettiğini" söyledi. Birleşmiş Milletler, "bir başka yargısız infaz gibi görünen" olayın soruşturulması çağrısında bulundu.

Protestocular, ekonomik ve mali yaptırımların olmaması nedeniyle, "Sokaklarda ve seçilmiş yetkililer aracılığıyla baskı yapmaya devam etmeliyiz" diye düşünüyor.


İtalya Suudi Arabistan ile savunma alanında iş birliğini artırmaya hazır

Suudi Arabistan - İtalya Yatırım Forumu önümüzdeki salı günü 500'den fazla İtalyan şirketinin katılımıyla başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)
Suudi Arabistan - İtalya Yatırım Forumu önümüzdeki salı günü 500'den fazla İtalyan şirketinin katılımıyla başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)
TT

İtalya Suudi Arabistan ile savunma alanında iş birliğini artırmaya hazır

Suudi Arabistan - İtalya Yatırım Forumu önümüzdeki salı günü 500'den fazla İtalyan şirketinin katılımıyla başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)
Suudi Arabistan - İtalya Yatırım Forumu önümüzdeki salı günü 500'den fazla İtalyan şirketinin katılımıyla başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)

İtalya'nın Riyad Büyükelçisi Carlo Baldocci, ülkesinin Suudi Arabistan ile savunma alanındaki iş birliğini derinleştirmeye hazır olduğunu ve bu hayati alanda yerelleştirme, endüstriyel kapasite geliştirme ve beceri geliştirme konularında Vizyon 2030 hedefleriyle tam uyum içinde olduğunu söyledi.

Büyükelçi Baldocci, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, şu an çeşitli İtalyan şirketlerin Suudi ortaklarıyla deniz platformları, helikopterler, elektronik savunma ve gelişmiş gözetleme teknolojileri dahil olmak üzere çok çeşitli sistemler üzerinde iş birliği yaptığını açıkladı.

Büyükelçi Baldocci, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin geçtiğimiz yıl el-Ula'da gerçekleştirdiği görüşme ve stratejik ortaklık anlaşmasının imzalanmasının enerji, altyapı, kültür, inovasyon ve savunma sektörlerinde iş birliğinin hızla genişlemesine yol açtığını açıkça ifade etti.

Büyükelçinin açıklamaları, Suudi Arabistan-İtalya Yatırım ve İş Forumu'nun salı günü başkent Riyad'da 500'den fazla İtalyan şirketin katılımıyla iki ülke arasında sürdürülebilir endüstriyel ortaklıklar kurmak amacıyla başlamasına eşlik etti.

El-Ula toplantısının meyveleri

İtalya’nın Riyad Büyükelçisi Baldocci, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakan Muhammed bin Selman ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin katılımıyla el-Ula'da imzalanan stratejik ortaklık anlaşmasının rekor sürede somut ilerlemeler sağladığını açıkladı.

Büyükelçi Baldocci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Enerji, altyapı, kültür, inovasyon ve savunma alanlarında iş birliğinin hızla genişlediğini gördük. 10 milyar avronun üzerinde değere sahip anlaşmaların imzalanması, bu yeni aşamanın derinliğini ve ciddiyetini yansıtıyor. Daha da önemlisi, kurumlarımız arasındaki diyalog daha düzenli, yapılandırılmış ve ileriye dönük hale gelerek, uzun vadeli planlamaya imkan veren bir güven ortamı yarattı.”

cvf
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, İtalya Başbakanı'nı geçtiğimiz yıl el-Ula'da ağırladı (SPA)

Savunma iş birliğinin derinleştirilmesi

Ülkesinin Suudi Arabistan ile savunma alanındaki iş birliğini, yerelleştirme, endüstriyel kapasite geliştirme ve beceri geliştirme konularında Vizyon 2030 hedeflerine tam olarak uygun şekilde artırmaya hazır olduğunu vurgulayan İtalya Büyükelçisi Baldocci, İtalyan şirketlerinin, İtalya'nın uluslararası alanda tanınan uzmanlığa sahip olduğu çok çeşitli sistemlerde Suudi Arabistan’dan muadilleriyle ortaklık kurduğunu belirtti. Söz konusu sistemler arasında deniz platformları, helikopterler, elektronik savunma ve ileri gözetleme teknolojileri yer alıyor.

Bu bağlamda, iki ülkenin savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad'da düzenlenen İtalyan Sanayi Günleri, İtalyan yeteneklerini sergilemek ve pratik iş birliği biçimlerini tartışmak için önemli bir platform sağlayan Büyükelçi Baldocci, “Bu etkinlik, İtalyan şirketlerinin Krallık'taki kurumlar ve endüstri ile doğrudan iletişim kurmasına ve yerelleştirme, ortak eğitim ve endüstriyel gelişme gibi alanlarda fırsatları keşfetmesine olanak tanıdı. Temeller sağlam ve her iki taraf da bu iş birliğini zaman içinde güçlendirmeye kararlı” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu

İki ülke arasındaki ortaklığın güçlendirilmesinde bir sonraki adımın bu iş birliğinin sürekliliğini sağlamak olduğunu vurgulayan Büyükelçi Baldocci, her iki tarafın da şu anda bakanlıklar, kurumlar ve özel sektör arasındaki koordinasyonu güçlendirmek için çalıştığını ve böylece büyük projelerin net yol haritaları ve ortak öncelikler doğrultusunda ilerlemesini sağlamak için çaba gösterdiğini belirtti.

sdfgt
Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu, İtalya’dan 500'den fazla şirketin katılımıyla önümüzdeki salı günü başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)

İtalyan Büyükelçiye göre, Riyad'da 25 ve 26 Kasım tarihlerinde 500'den fazla İtalyan şirketini bir araya getirecek olan Suudi Arabistan-İtalya Yatırım ve İş Forumu, stratejik ortaklık hedefini sürdürülebilir endüstriyel ortaklıklara, ortak yatırımlara ve daha derin kurumsal diyaloga dönüştürmeye yardımcı olacak önemli bir dönüm noktası olacak. Büyükelçi Baldocci, Suudi Arabistan-İtalya Yatırım ve İş Forumu'nun özel oturumlar ve doğrudan iş toplantıları aracılığıyla bu sektörlerin çoğuna odaklanarak somut ortaklıkları keşfetmek için benzeri görülmemiş bir platform sağlayacağını belirtti.

Vizyon 2030 fırsatları

Suudi Arabistan Vizyon 2030 projesinin İtalya’nın endüstriyel güçleriyle son derece uyumlu bir yatırım ortamı yarattığını belirten Büyükelçi Baldocci, altyapı ve mobilitenin en cazip sektörler arasında yer almaya devam ettiğini, İtalyan şirketlerinin şu anda büyük ölçekli kentsel gelişim projelerine, sürdürülebilir ulaşım çözümlerine ve inşaat işlerine katkıda bulunduğunu ve Vizyon ile bağlantılı stratejik projelerde ek fırsatların ortaya çıkacağını ifade etti.

Büyükelçi Baldocci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Enerji sektöründe, İtalyan grupların yenilenebilir enerji, hidrojen, şebeke modernizasyonu ve enerji verimliliği teknolojileri alanlarında faaliyet göstermesi ile iş birliği hızla genişliyor. Bu alanlar, Suudi Arabistan’ın temiz enerji gündemini hızlandırması açısından öncelikli. Suudi Arabistan’ın yeşil hidrojen konusunda küresel bir merkez olma hedefi, özellikle Avrupa pazarlarına tedarik sağlamak açısından ortak yatırımlar için en umut verici alanlardan birini oluşturuyor.”

xscdfrg
Suudi Arabistan ve İtalya hükümetleri arasında Stratejik Ortaklık Konseyi'nin kurulmasına ilişkin imza töreninden bir kare (SPA)

Suudi Arabistan’ın yapay zeka, siber güvenlik, yarı iletkenler, veri merkezleri ve akıllı şehir uygulamalarına yoğun yatırım yaptığı ileri teknolojilerden de bahseden İtalyan Büyükelçi, ülkesinin endüstriyel otomasyon, özel yazılım, ileri üretim ve dijital çözümler alanlarında bu öncelikleri tamamlayan rekabetçi yeteneklere sahip olduğunu belirtti.

İki ülke arasındaki ticaret hacminin büyümesi

İki ülke arasındaki ticarette görülen güçlü artışın, Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 programı kapsamında geçirdiği dönüşüm ile İtalya’nın sanayisinin kapasiteleri arasındaki yapısal uyumu yansıttığını ifade eden Büyükelçi Baldocci, “İtalya'nın ihracatı, altyapı, enerji dönüşümü ve ileri teknolojiler alanındaki büyük yatırım döngüsünün etkisiyle, makine, ilaç, elektrikli ekipman ve özel endüstriyel bileşenler gibi neredeyse tüm başlıca kalemlerde büyüme kaydetti” dedi.

İtalyan Büyükelçi, ikinci faktörün İtalya'nın Ulusal İhracat Planı’nda Suudi Arabistan’ın öncelikli ülkeler arasında yer alması ve bu sayede İtalyan şirketlerinin Suudi pazarına daha verimli bir şekilde girmesine yardımcı olan tanıtım programları, kurumsal destek araçları ve ticari düzenlemeler başlatması olduğunu söyledi. Büyükelçi Baldocci, İtalyan ihracatının yüzde 28 gibi dikkat çekici bir artışla 6,2 milyar euroya ulaştığını hatırlattı.

Üçüncü faktörün ise iki ülke arasındaki iş ortamının iyileşmesi olduğunu ifade eden Büyükelçi Baldocci, “Kurumsal misyonların yoğunluğu, yatırımı kolaylaştırmak için yeni kanalların etkinleştirilmesi ve ekonomik kurumlar arasındaki yakın diyalog, engellerin azaltılmasına ve ticaret alışverişinin hızlanmasına katkıda bulundu” diye ekledi.


Muhammed bin Selman, Starmer ve Erdoğan ile son gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman (Şarku'l Avsat)
TT

Muhammed bin Selman, Starmer ve Erdoğan ile son gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman (Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman bin Abdulaziz ile Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer arasında dün yapılan telefon görüşmesinde, bölgedeki anlaşmazlıkların diplomatik yollarla çözülmesi gerektiği vurgulandı.

Görüşmede, bölgedeki son gelişmeler ve İsrail'in İran'a yönelik askeri operasyonlarının yansımaları ele alınırken, tüm anlaşmazlıkların diplomatik yollarla çözülmesi ve gerilimin azaltılması için her türlü çabanın sarf edilmesinin önemine değinildi.

Diğer yandan İsrail'in İran'a yönelik saldırısı bağlamında Suudi Arabistan ve Türkiye, gerilimin düşürülmesi ve itidalli davranılması için her türlü çabanın sarf edilmesi gerektiğini ve diyaloğa dönülerek tüm anlaşmazlıkların diplomatik yollarla çözülmesinin önemini vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA’dan aktardığına göre, Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki telefon görüşmesinde, İsrail'in İran'a yönelik saldırısının ardından bölgede yaşanan gelişmeler gözden geçirildi ve söz konusu gelişmelerin krizin çözümüne yönelik mevcut diyaloğun kesintiye uğramasına yol açtığı ifade edildi.

Türk devlet televizyonu TRT, iki tarafın bölgesel ve küresel konuları ele aldığını belirtti. Erdoğan'ın, Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki İsrail'in ‘bölgenin istikrar ve güvenliğine en büyük tehdidi oluşturduğunu’ söylediği ve bu tehdidin İran'a yönelik saldırıyla bir kez daha ortaya çıktığını belirttiği aktarıldı.

Erdoğan, ABD ile İran arasında nükleer müzakereler yoluyla uzlaşma arayışlarının sürdüğü bir dönemde İsrail'in İran'a yönelik saldırısının barış çabalarını baltalamayı amaçladığını ve İsrail saldırılarının İsrail'in ‘bölgesel ve küresel güvenliği sorumsuzca tehdit ettiğini’ bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.

Görüşme sırasında Erdoğan, ‘bölgenin yeni bir krizi kaldıramayacağı ve yıkıcı bir savaşın bölgedeki tüm ülkelere düzensiz göç dalgaları yaratabileceği’ uyarısında bulunarak, ‘nükleer anlaşmazlığın ancak devam eden müzakereler yoluyla çözülebileceğini’ vurguladı.