Kızılhaç: Yemen’de kıtlık benzeri koşulların yaşandığı bölgeler var

Yemen’in kuzeybatısındaki Hacca’da halk, ücretsiz su dağıtım merkezlerinin önünde kuyruklar oluşturuyor. (AFP)
Yemen’in kuzeybatısındaki Hacca’da halk, ücretsiz su dağıtım merkezlerinin önünde kuyruklar oluşturuyor. (AFP)
TT

Kızılhaç: Yemen’de kıtlık benzeri koşulların yaşandığı bölgeler var

Yemen’in kuzeybatısındaki Hacca’da halk, ücretsiz su dağıtım merkezlerinin önünde kuyruklar oluşturuyor. (AFP)
Yemen’in kuzeybatısındaki Hacca’da halk, ücretsiz su dağıtım merkezlerinin önünde kuyruklar oluşturuyor. (AFP)

Husilerin kontrolündeki Yemen valiliklerinin üçünde, iki yıldır ilk kez kıtlık benzeri bir duruma tanık olan bölgeler yeniden ortaya çıktı. Kızılhaç’tan yapılan açıklamalar söz konusu koşullarda yaşayanların yaklaşık 50 bin kişi olduğu yönünde. Ayrıca bu bölgelerde çocuklar arasındaki yetersiz beslenmenin dünyadaki en yüksek oranlardan biri olarak kayda geçtiği belirtildi. Yakın zamanda yapılan bir anket, ailelerin üçte birinin öğünlerinde boşluklar olduğunu ve baklagil, sebze, meyve, süt ürünleri ve et gibi yiyecekleri nadiren tükettiklerini gösterdi.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi bu ay yayınladığı bir raporda, sürekli olarak sağlanan insani yardıma rağmen Yemen’deki mevcut gıda güvensizliği seviyesinin görülmemiş bir noktaya ulaştığını ve milyonlarca insanın ciddi acılar çekmesine neden olduğunu vurguladı. 16 milyondan fazla Yemenlinin gıda güvenliğinden yoksun olduğu belirtildi.
Kızılhaç Hacca, Amran ve El Cevf illerinde iki yıldır ilk kez Yemen’e kıtlık benzeri koşulların geri döndüğünü ve yaklaşık 50 bin kişinin bu koşullarda yaşadığını bildirdi. 5 milyondan fazla kişi kıtlığın eşiğindeyken, ülkedeki çatışmalar ve ekonomik durum, insanların günlük yiyecek ihtiyaçlarını bulmakta zorlanmasına neden oluyor.
Rapora göre Yemen’de çocuklar arasındaki yetersiz beslenme, dünyadaki en yüksek oranlardan birine işaret ediyor. Ülkede 1,2 milyon hamile veya emziren kadın ile 5 yaşın altındaki 2,3 milyon çocuk, akut yetersiz beslenme nedeniyle tedaviye ihtiyaç duyuyor.
Rapora göre, Kızıl Haç 2021 yılında çeşitli yardımlar sundu. Yemen Kızılayı ve yerel topluluklarla koordineli olarak 1,6 milyondan fazla kişiye gıda, koşulsuz nakit, temel ev ihtiyaçları, tarım ve hayvansal ürünlerin de aralarında olduğu yardımda bulunuyor.  Ayrıca, Uluslararası Kızılhaç Komitesi destekli aşılama kampanyalarından 112 bin 563 besi hayvanı sahibi ve ülkenin farklı yerlerinde 3 bin 769 arıcı ve çiftçi de faydalanmış durumda.
Kızıl Haç Yemen’in su kıtlığından muzdarip olduğunu, uzun süren çatışmaların yanı sıra su altyapısına yönelik yatırım eksikliğinin milyonlarca kişiyi temiz ve içilebilir suya erişimden mahrum bıraktığını belirtti. Kuruluş ayrıca ülkedeki su krizinin artmasına neden olan birkaç temel neden olduğuna dikkat çekti. Söz konusu nedenler arasında, gelir sağlamak için ülkenin toplam yenilenebilir su kaynaklarının yüzde 40’ından fazlasını ve tüm yeraltı suyu çekimlerinin yüzde 32’sini tüketen Gat tarımının yayılması ve yeraltından su çekim oranının yeniden dolum oranından çok daha yüksek bir şekilde, yaklaşık iki katı olması yer alıyor.  Yer altı suları konusundaki bu fark da su rezervlerinin tükenmesine, eşitsizliğe ve kıtlığa yol açıyor.
Birleşmiş Milletler (BM) İnsani İşler Koordinasyon Ofisi değerlendirmelerine göre Yemen’de 17,8 milyon kişi güvenli içme suyuna ve yeterli sanitasyona erişimden yoksun. Mevcut su ağı ülke nüfusunun sadece yüzde 30’undan azına ulaşabiliyor.
İnsani İşler Koordinasyon Ofis’in değerlendirmelerinde, kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere milyonlarca Yemenlinin su getirmek için kilometrelerce yürümesi gerektiği, temiz suya erişim eksikliğinin Ekim 2016’da başlayan kolera ve akut sulu ishal de dahil olmak üzere salgınlara neden olduğu belirtiliyor.  Söz konusu salgın, ülkenin yakın tarihinde tanık olunan en kötü (2,5 milyon vaka ve 4 binden fazla can kaybı) kolera felaketiyle sonuçlandı.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi, su kaynaklı hastalık salgınlarını azaltmak amacıyla kuyuları ve su istasyonlarını onararak, gözaltı tesislerine su dağıtmak ve kanalizasyon sistemlerinin bakımı yapmak gibi en acil ihtiyaçları karşılamak üzere çalıştığını bildirdi. Komite ayrıca su şebekelerinin bakımlarına destek oluyor ve içme sürekli su tedarikini garanti altına almak için yerel su şirketlerine klor tabletleri, yakıt, jeneratör ve bakım kitleri sağlıyor.



Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ürdün Kralı II. Abdullah, Gazze’de barış planının hayata geçirilmesinin önemini, ateşkesin kalıcı biçimde sürdürülmesini, yeniden imar sürecinin başlatılmasını ve bölge halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ele aldı.

Türk kaynaklara göre, Erdoğan ile Kral II. Abdullah, cumartesi günü İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler ile bunların farklı alanlarda geliştirilme yollarını değerlendirdi; bölgesel ve uluslararası gelişmeleri masaya yatırdı.

Ürdün Kralı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye yaptığı kısa ziyaret kapsamında, iki lider önce baş başa bir görüşme gerçekleştirdi, ardından iki ülke heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı yapıldı.

Görüşmelerde Gazze’deki son durum ve barış planının ikinci aşamasının uygulanması ayrıntılı biçimde ele alındı. Taraflar, ateşkesin sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, devam eden İsrail ihlallerini kınadı; insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının önemine ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü girişimin reddedilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantılarda ayrıca Suriye’deki gelişmeler de ele alındı. Erdoğan ve Kral II. Abdullah, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasının, ülkenin istikrarını sarsmaya yönelik girişimlerin reddedilmesinin ve Suriyelilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.

Kaynaklara göre, ikili ve genişletilmiş görüşmelerde bölgedeki diğer gelişmeler de değerlendirildi; taraflar, bölgesel istikrarın sağlanması için iş birliği ve ortak çalışma iradesini teyit etti.

efrgt87kı8
Erdoğan ile Ürdün Kralı’nın, iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Görüşmelere Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katılırken, Ürdün tarafından da muhatap isimler yer aldı.

Ürdün Kralı’nın Türkiye ziyareti, Türkiye ile Suriye arasındaki Cilvegözü (Bab el-Hava) sınır kapısı üzerinden Türkiye ve Yunanistan’a yönelik kara taşımacılığının 15 yıl aradan sonra yeniden başlatılmasının hemen ardından gerçekleşti.

Ulaştırma bakanlıkları arasında yürütülen ortak koordinasyon ve çabalar sonucunda gümrük ve idari engellerin kaldırılmasıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında, cuma günü üç tır deneme amaçlı olarak Türkiye topraklarına giriş yaptı.

Söz konusu adımın, bölgesel kara taşımacılığı haritasında nitelikli bir sıçrama yaratması ve Ürdün’ü, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa kıtasına bağlayan önemli bir ticaret hattını yeniden canlandırması bekleniyor. Bu hat, Cilvegözü (Bab el-Hava) ve Öncüpınar (Bab es-Selame) sınır kapıları üzerinden işleyecek.


Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.