ABD, Rusya ve Türkiye’nin Haseke kırsalındaki hareketlilikleri

ABD, Rusya ve Türkiye’nin Haseke kırsalındaki hareketlilikleri
TT

ABD, Rusya ve Türkiye’nin Haseke kırsalındaki hareketlilikleri

ABD, Rusya ve Türkiye’nin Haseke kırsalındaki hareketlilikleri

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) ve Suriye Milli Ordusu (SMO) grupları, (Suriye kuzeydoğusundaki) Haseke'de yer alan Resulayn ilçesinin kırsal kesiminde ‘Barış Pınarı Harekatı’ bölgesinde gerçek mühimmatla askeri tatbikatlara başlarken ABD güçleri, Resulayn’ın komşu ilçesi Tel Temir’de devriye gezerek temas noktalarını ve ilçenin merkezini denetledi, ön hatları kontrol etti. Rusya ise Tel Temir'in batısındaki el-Mebakir bölgesindeki askeri üslerine radar ve uçaksavar sistemleri dahil olmak üzere ağır ve orta menzilli yeni silahlar ve mühimmatın yanı sıra takviye güçler konuşlandırdı.
Haber siteleri ve yerel sayfalar, Türkiye'ye yakın Suriyeli muhalif grupların TSK subaylarının gözetimi altında ve katılımıyla, Haseke’nin Resulayn ilçesi kırsalında Barış Pınarı Harekatı bölgesinde gerçek mühimmatla askeri tatbikatlar yaptıklarını aktardılar.
Muhalif grupların liderleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile kendilerini ayıran temas hatlarına ve Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'e bağlı düzenli ordunun konuşlandığı bölgelere ulaştı. Bu gelişme yaşanırken TSK, Ebu Rasin ilçesi çevresini obüslerle bir kez daha hedef aldı. Bölgede 10 gündür devam eden göreceli sakinliğin ardından güney kırsalındaki Tel el-Verd ve er-Rebiat köylerini bombaladı. Suriyeli muhalif gruplar da Cuma gecesi, Tel Temir'in batısındaki et-Tavile köyünü füzelerle bombaladılar. Şarku'l Avsat'a telefon aracılığıyla açıklamalarda bulunan SDG'nin Resmi Sözcüsü Aram Hanna, Haseke'nin kuzeyindeki saha gelişmelerini takip eden gözlem ekiplerinin teyakkuzda olduğunu ve SDG birimlerinin, herhangi bir karşı askeri harekata hazırlık olarak özel birlikler de dahil olmak üzere hazırlıklarını artırdığını söyledi.
ABD güçleri, Rus güçlerinin ve Suriye rejimi güçlerinin Tel Temir’deki mevzilerine ve askeri karargahlarına takviye göndermelerinden günler sonra ilçede bir devriye görevi gerçekleştirdi.
Öte yandan Haseke ilinin doğusundaki el-Hol Mülteci Kampı’nda İç Güvenlik Güçleri (Asayiş), mülteci ailelerin kaldığı bölümde bir çadırın içinde bir hendek ve kampın üçüncü bölümünde iki kadının cesetlerini buldu. Kamptan bir güvenlik yetkilisi yaptığı açıklamada, güvenlik güçlerinin iki cesetten birinin kimliğini tespit edebildiğini ve Rakka'dan yerinden edilmiş Suriyeli “F.A.E” adlı bir kadın olduğunun anlaşıldığı, ancak ikinci cesedin kimliğinin teşhis edilemediğini ve Iraklı bir mülteciye ait olduğunun tahmin edildiğini söyledi. Güvenlik güçleri ayrıca kadınlar bölümünün içinde bir hendek ve tünel ağı buldu.
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Cizre Bölgesi Ezidi Evi Eş Başkanı Leyla İbrahim, Şarku'l Avsat’a telefonla yaptığı açıklamada, “El-Hol Mülteci Kampı’ndaki Asayiş güçleri, Ezidi bir Kürt kızını kurtarmayı başardı ve Irak'ın Sincar bölgesindeki ailesinin yanına gönderilmek üzere kurulan ortak komiteye teslim etti” dedi. Rosita adlı, 2006 doğumlu kızın, Irak'ın Şengal (Sincar) bölgesindeki Tel Kasab köyünden olduğunu belirten Leyla İbrahim, “Bağuz’daki çatışmaların sona ermesinden bu yana DEAŞ üyeleri ve onların aile üyeleriyle birlikte kampta tutsaktı. DEAŞ üyelerinin aileleri tarafından cezalandırılacağı ve ifşa edileceği korkusuyla yakınlarıyla iletişim kurmaya çalışsa da sonuç alamamıştı” şeklinde konuştu.
Ezidi kızın, 2014 yazında ailesiyle birlikte dağlara kaçarken DEAŞ terör örgütü üyeleri tarafından yakalandığını söyleyen İbrahim, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Anlattığına göre DEAŞ üyeleri, babasını ve üç amcasını çocuklarıyla birlikte öldürüp, kadınları köle olarak almış. Annesi de DEAŞ üyelerinin kendisine tecavüz etmesini önlemek için intihar etmiş.”



Washington'dan Hizbullah'a yeni yaptırımlar

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent. (Reuters)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent. (Reuters)
TT

Washington'dan Hizbullah'a yeni yaptırımlar

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent. (Reuters)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent. (Reuters)

ABD Hazine Bakanlığı, perşembe günü Hizbullah ile bağlantılı olduğunu belirttiği Lübnanlı yetkililer ve bir iş ağına yönelik yeni yaptırımlar açıkladı. Bu adımın, örgüte ve Lübnan içindeki ile dışındaki mali destek ağlarına yönelik finansal baskıyı artırmayı amaçladığı belirtildi.

ABD Hazine Bakanlığı'na bağlı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi (OFAC), Marada Hareketi lideri Süleyman Franciye ile Hizbullah Siyasi Konseyi Başkan Yardımcısı Mahmud Kumati'yi yaptırım listesine aldığını duyurdu. Ayrıca Lübnanlı iş insanı Ala Hasan Hamiyye (Ala Hamiyye) ile bağlantılı çok sayıda kişi ve şirket de yaptırımlara dahil edildi.

Hazine Bakanlığı, yaptırım uygulanan Lübnanlı yetkililerin siyasi nüfuzlarını kullanarak Lübnan'daki barış sürecini engellediklerini ve Hizbullah'ın silahsızlandırılmasına yönelik çabaları geciktirdiklerini öne sürdü. Açıklamada, Hizbullah'ın Lübnan'daki siyasi ve güvenlik kurumlarındaki etkisini koruyabilmek için müttefiklerinden ve çeşitli yetkililerden oluşan bir ağa dayandığı ifade edildi.

Bakanlık, Süleyman Franciye'nin Hizbullah ile kurduğu ittifaktan siyasi hedefleri doğrultusunda yararlandığını, parlamento seçimlerinde reformcu ve bağımsız adaylara karşı yürüttüğü seçim kampanyaları için örgütten mali destek aldığını iddia etti. Bu gerekçeyle Franciye, terörle mücadeleye ilişkin 13224 sayılı Başkanlık Kararnamesi kapsamında yaptırım listesine eklendi.

sddvd
İsrail bombardımanı sonucu yıkılan binalar, Beyrut’un güney banliyösünde (Dahiye) görülüyor; bölgede Hizbullah’a ait bir bayrak dalgalanıyor. (EPA)

Mahmud Kumati de İran'dan Hizbullah'a nakit para transferlerinin koordinasyonunu sağlamak ve örgütün Lübnan'daki çıkarlarını savunmakla suçlanarak yaptırım listesine alındı.

Aynı kapsamda Hazine Bakanlığı, 20 Mart 2026'da Ala Hamiyye ve ticari ağına uygulanan yaptırımları genişleterek Lübnan ve bazı Arap ülkelerindeki ilave kişi ve şirketleri de kapsama dahil etti.

Bakanlık, söz konusu kişi ve kuruluşların Hizbullah adına para toplama, sözleşmeler yürütme ve örgüte gelir sağlamak amacıyla kullanılan paravan şirketleri yönetme faaliyetlerinde bulunduğunu ileri sürdü.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent yaptığı açıklamada, "Lübnan'ın güvenli ve müreffeh bir geleceğe kavuşabilmesi için Hizbullah'ın silahsızlanması gerekiyor. Hazine Bakanlığı, Hizbullah'ın mali ağlarını hedef almaya ve örgütün Lübnan devletini zayıflatmasına ve kalıcı barış fırsatlarını tehdit etmesine yardımcı olanlardan hesap sormaya devam edecektir." ifadelerini kullandı.

Hazine Bakanlığı ayrıca yaptırımların amacının cezalandırmak değil, yaptırım uygulanan kişi ve kuruluşların davranışlarını değiştirmelerini teşvik etmek olduğunu belirtti. Açıklamada, gerekli hukuki şartların yerine getirilmesi halinde isimlerin yaptırım listesinden çıkarılabileceği de kaydedildi.


ABD-İran Mutabakatı Washington ile İsrail arasında gerilim yarattı... ABD Ordusu İran Limanlarına yönelik ablukayı kaldırdı

ABD-İran Mutabakatı Washington ile İsrail arasında gerilim yarattı... ABD Ordusu İran Limanlarına yönelik ablukayı kaldırdı
TT

ABD-İran Mutabakatı Washington ile İsrail arasında gerilim yarattı... ABD Ordusu İran Limanlarına yönelik ablukayı kaldırdı

ABD-İran Mutabakatı Washington ile İsrail arasında gerilim yarattı... ABD Ordusu İran Limanlarına yönelik ablukayı kaldırdı

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinde Washington ile Tahran arasında varılan mutabakatı eleştiren isimleri sert sözlerle hedef aldı ve "gerçeklerle yüzleşmeleri gerektiğini" söyledi.

Perşembe günü Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında konuşan Vance, "Beni gerçekten rahatsız eden şey Netanyahu hükümetindeki bazı kişilerin anlaşmaya ve hatta zaman zaman doğrudan ABD Başkanı'na saldırmasıdır. Eğer ben İsrail hükümetinde olsaydım, dünyada elimde kalan tek güçlü müttefike saldırmazdım" ifadelerini kullandı.

Washington'da Beyaz Saray, ABD ile İran arasında savaşı sona erdirmeyi amaçlayan ve Başkan Donald Trump tarafından bir gün önce imzalanan mutabakatın bir nüshasını Kongre'ye gönderdi.

Sahada ise ABD ordusu, iki aydan uzun süredir İran limanlarına giriş ve çıkış yapan gemilere uygulanan deniz ablukasının kaldırıldığını duyurdu.

Başkan Donald Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın mutabakat zaptını uzaktan imzalamasının ardından gözler, tarafların cuma günü İsviçre'nin Bürgenstock dağ tatil beldesinde gerçekleştireceği ilk müzakere turuna çevrildi.

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi

  • ABD ile imzalanan mutabakata göre, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden 60 gün boyunca herhangi bir geçiş ücreti alınmayacak.
  • Bu süre boyunca geçiş ücretlerini İran karşılayacak.
  • Hürmüz Boğazı Otoritesi, geçiş izinlerini mümkün olan en kısa sürede düzenlemekle görevlendirildi.
  • Güvenlik gerekçeleriyle gemilerin belirlenen zaman ve rotalarda seyretmesi zorunlu olacak.

Mutabakatın maddeleri

  • ABD, İran'a uyguladığı deniz ablukasını 30 gün içinde tamamen kaldıracak.
  • Nihai anlaşmaya varılması halinde ABD, İran çevresindeki askeri güçlerini 30 gün içinde geri çekecek.
  • ABD ve bölgesel ortakları, İran'ın yeniden imarı ve ekonomik kalkınması için 300 milyar dolarlık bir plan hazırlayacak.
  • Nihai anlaşma kapsamında ABD, İran'a yönelik yaptırımları kaldıracak.
  • İran, nükleer silah satın almayacağını veya geliştirmeyeceğini taahhüt ediyor.
  • ABD ile İran, 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varmak üzere müzakereleri sürdürecek; tarafların mutabakatı halinde bu süre uzatılabilecek.
  • Taraflar, İran'ın dondurulmuş mali varlıklarının serbest bırakılması konusunda da müzakerelerde bulunacak.

G7 zirvesinde Ukrayna'nın silahlandırılması konusunda anlaşmaya varıldı

G7 zirvesinde Ukrayna'nın silahlandırılması konusunda anlaşmaya varıldı
TT

G7 zirvesinde Ukrayna'nın silahlandırılması konusunda anlaşmaya varıldı

G7 zirvesinde Ukrayna'nın silahlandırılması konusunda anlaşmaya varıldı

Fransa'nın Evian kentinde düzenlenen G7 Zirvesi'nin dün gerçekleşen kapanış gününde, liderler Ukrayna'ya silah desteği, yapay zekânın düzenlenmesi ve çocukların dijital ortamda korunması konularında görüş birliğine vardı.

Zirveye ev sahipliği yapan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, G7 liderlerinin çeşitli konularda aylar süren görüş ayrılıklarının ardından ortak bir tutum sergilemesini memnuniyetle karşıladı.

Almanya, Kanada, ABD, Fransa, İtalya, Japonya ve Birleşik Krallık liderleri, Rusya'nın savaş ekonomisi üzerindeki baskıyı artırma taahhüdünde bulunurken, Ukrayna'ya hava savunma kapasitesi, savunma sistemleri, ilave önleme füzeleri ve uzun menzilli kabiliyetlerin sevkiyatını artırma konusunda da anlaşmaya vardı.

Ayrıca, lisanslı üretim modeli kapsamında Ukrayna topraklarında uzun menzilli füzeler ve hava savunma sistemlerinin üretileceği bildirildi.

Zirve kulislerinde konuşan diplomatik kaynaklar, “Lisans kapsamında yalnızca hava savunma sistemleri değil, derin hedeflere yönelik saldırı kabiliyetleri de üretilecek” ifadelerini kullanarak, uzun menzilli füze projelerine işaret etti.

Dijital alanda ise ABD ile diğer G7 ülkeleri arasında çocukların korunması ilkesi konusunda uzlaşı sağlandı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre taraflar, 15 veya 16 yaşın altındaki kişilerin sosyal medya platformlarını kullanmasının yasaklanması yönündeki yaklaşımda ortak görüş benimsedi.