Belçika, Suriye’de kendi vatandaşlarından olan cihatçı aileleri ülkeye geri getirdi

Brüksel’de dün radikallerin ailelerin iadesinin konuşulduğu basın toplantısı (AFP)
Brüksel’de dün radikallerin ailelerin iadesinin konuşulduğu basın toplantısı (AFP)
TT

Belçika, Suriye’de kendi vatandaşlarından olan cihatçı aileleri ülkeye geri getirdi

Brüksel’de dün radikallerin ailelerin iadesinin konuşulduğu basın toplantısı (AFP)
Brüksel’de dün radikallerin ailelerin iadesinin konuşulduğu basın toplantısı (AFP)

Belçika Suriye’nin kuzeydoğusunda Kürtlerin kontrolündeki Roj Kampı’nda kalan 6 kadın ile 16 çocuğunu ülkeye geri getirdi. Salı gecesi Belçika Havalimanı’na inen Belçika Savunma Bakanlığı’na ait uçakla ülkeye geri dönen bu kişilerinin tamamı Belçika vatandaşı cihatçı unsurların ailelerinden oluşuyor.
AFP’ye konuşan bir yargı kaynağı, söz konusu kişilerin ülkeye geri getirilmesiyle ilgili Belçika basınında çıkan haberlerdeki bilgileri aktardı. Kaynak, 6 kadın ve tamamı 12 yaş altı çocukların Suriye’deki Roj Kampı’ndan çıkarıldıklarını, karayoluyla Irak sınırını geçtiklerini ve Erbil’de Belçika uçağına bindiklerini bildirdi.
Belçika’nın Fransızca yayın yapan kamu yayın kuruluşu RTBF, ülkeye getirilen kadınların terör örgütü faaliyetlerine katılma suçlamasıyla karşı karşıya olduklarını ve Belçika’ya indikten sonra adliyeye sevk edildiklerini kaydetti. RTBF’ye göre, çocukların sağlık kontrolü yapıldıktan sonra Gençlik Koruma Kurumu’na teslim edilmesi bekleniyor.
Belçika Federal Savcılığı, yaptığı açıklamada, “Dün (önceki) gece, Belçika vatandaşı annelerin eşlik ettiği 16 Belçikalı çocuğu Suriye'den geri getirme operasyonunun son aşamasına tanık oldu” ifadelerini kullandı.
Geri getirme operasyonu Belçika Emniyeti, Savunma ve Dışişleri Bakanlıkları arasındaki iş birliğiyle gerçekleştirildi.
Belçika Başsavcılığı pazartesi sabahı yaptığı açıklamada, geri getirilen kişileri taşıyan askeri uçağın Brüksel yakınlarındaki Melsbroek Hava Üssü’ne iniş yaptığını ve söz konusu kişilerin güvenlikli bir yere götürüldüğünü belirtti.
Bu, 2019’da DEAŞ’ın düşmesinden bu yana Belçika’nın gerçekleştirdiği en spesifik operasyon olarak biliniyor. DEAŞ örgütünün düşmesinin ardından Suriye’de çeşitli milletlerden yüzlerce kadın ve çocuk Kürt güçlerinin kontrolündeki kamplara yerleştirildi.
Belçika Başbakanı Alexander De Croo 4 Mayıs 2021’de Belçikalı oldukları tespit edilen 12 yaş altı çocukların ülkeye geri getirilmesi için “elinden geleni yapma” sözü vererek, Terörle Mücadele Servisi’ne bu konuda yeşil ışık yakmıştı.
AFP’nin haberine göre, terör tehditlerini analiz eden Belçika merkezli Occam adlı kuruluş, bu kamplarda yaşayan çocukların ve annelerin “daimi takibe” ihtiyaç duyduklarını belirterek, bunun Belçika topraklarında “çok daha kolay” bir şekilde sağlanabileceği değerlendirmesinde bulundu.
Belçika, Temmuz 2021’de Suriye’nin kuzeydoğusundaki Roj kampında bulunan cihatçı savaşçıların 10 çocuğunu ve 6 anneyi ülkelerine geri getirdi.
Belçika, Fransa ile birlikte, 2011'de Suriye'deki çatışmanın patlak vermesinden sonra vatandaşları cihatçı yabancı savaşçıların saflarına en çok katılan Avrupa ülkeleri arasında yer alıyor. 2012’den sonra 400'den fazla Belçika vatandaşı cihatçı örgütlerin saflarında savaşmak için Suriye'ye gitti.



Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
TT

Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek İran ile müzakereleri görüşeceği bildirildi.

Reuters'ın aktardığı açıklamada, Netanyahu'nun ‘(İran ile) yapılacak herhangi bir müzakerede balistik füzelerin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki vekillerine verilen desteğin durdurulmasının yer alması gerektiğine inandığı’ belirtildi.

Reuters'a göre çarşamba gün  yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz yıl ocak ayında göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ile Trump arasında yapılacak yedinci görüşme olacak. Öt yandan İsrail basınına göre Netanyahu, Trump'a İsrail'in İran'ın nükleer programını tamamen yok etme kararlılığını vurgulayacak.

İran ile ABD arasında geçtiğimiz cuma günü Umman'da nükleer dosyasına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi. Ancak Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan görüşmelerin ardından, ‘tehditlerin ve baskının kaldırılması herhangi bir diyalogun başlaması için şart’ olduğunu vurgulayan Arakçi, “(Tahran) sadece nükleer meselesini görüşecek... ABD ile başka hiçbir konuyu görüşmeyeceğiz” dedi.

Öte yandan her iki taraf da Tahran ile Batı arasında uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlığı çözmek için diplomasiye yeni bir şans vermeyi kabul ettiklerini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington'ın müzakerelerin İran'ın nükleer programı, balistik füze programı ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin yanı sıra ‘kendi halkına davranış biçimini’ de kapsaması istediğini söyledi.

İranlı yetkililer, bölgedeki en büyük füze programlarından biri olan İran'ın füze programını tartışmayacaklarını defalarca kez belirtmiş ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını istediğini söylemişlerdi.

Diğer taraftan Washington’a göre nükleer bombaya giden potansiyel bir yol olan İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri kırmızı çizgiyi oluşturuyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtı silah amaçlı kullanma niyetinde olmadığını vurguluyor.


Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.