Prens Muhammed bin Selman, Kral 2. Abdullah ile görüştü 

Veliaht Prens’in Kahire ziyaretinde, Mısır ve Suudi Arabistan arasındaki ittifakın derinleştirilmesi kararlaştırıldı  

Ürdün Kralı 2. Abdullah, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ı karşıladı. (SPA) 
Ürdün Kralı 2. Abdullah, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ı karşıladı. (SPA) 
TT

Prens Muhammed bin Selman, Kral 2. Abdullah ile görüştü 

Ürdün Kralı 2. Abdullah, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ı karşıladı. (SPA) 
Ürdün Kralı 2. Abdullah, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ı karşıladı. (SPA) 

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Mısır ve Türkiye’yi de kapsayan bölgesel yurtdışı turu çerçevesinde Ürdün’ü ziyaret etti. Ürdün Kralı 2. Abdullah, Muhammed bin Selman’ı Kraliçe Aliye Havalimanı’nda karşıladı. Başkent Amman’da Hüseyniye Sarayı’nda iki lider arasında gerçekleşen görüşmede ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel konular da ele alındı. Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz'in selamlarını ileten Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Ürdün ile ilişkileri güçlendirmek istediklerini söyledi. Muhammed bin Selman’ın Ürdün ziyareti, Suudi Arabistan’ın bölge ve Arap ülkeleriyle ilişkileri derinleştirerek güçlendirmesi stratejisi kapsamında gerçekleştirildi.  
Muhammed bin Selman dün salı günü Mısır’daki resmi ziyaretini tamamlayarak Ürdün’e geçmişti. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ı Kahire Havalimanı’ndan uğurlayanlar arasındaydı. Muhammed bin Selman beraberindeki üst düzey heyetle Kahire’de resmi törenle karşılandı. İttihadiye Sarayı’nda iki ülkenin yetkililerinin katıldığı toplantının ardından, Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Sisi ikili görüşme gerçekleştirdi. Toplantılarda iki ülkenin stratejik ilişkilerini geliştirme yolları ele alındı, İslam dünyası ve Arap dünyasıyla ilgili konular masaya yatırıldı. Bölgenin güvenlik ve istikrarını konu alan dosyalar tartışıldı, Arap ülkelerinin ortak hareket etmesine odaklanılarak, terörle mücadele konularına değinildi. Arap ve Müslüman ülkelerin yararına olacak ortak bir vizyonla, güvenlik, istikrar, kalkınma ve barışı sağlamayı amaçlayan derin ve köklü stratejik ortaklık çerçevesinde, ortak çıkarları ilgilendiren bölgesel ve uluslararası siyasi konular tartışıldı. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Mısır'a yaptığı ziyaretin “İki kardeş ülke arasındaki seçkin ilişkilerin pekiştirilmesi ve Mısır’la gerçekleştirilen yoğun istişare ve koordinasyon hızının devam ettirilmesi’’ çerçevesinde gerçekleştiğini vurguladı. Bu ziyaretin, iki ülke arasındaki sağlam stratejik ittifakı daha da güçlendirmesini umduğunu ifade etti.  
İki ülke arasındaki koordinasyon ve istişarenin sürdürülmesinin önemine vurgu yapan Veliaht Prens, Arap aleminin karşılaştığı zorlukların ve sorunların aşılabilmesi, ayrıca Arap ülkelerindeki istikrarı hedef alan dış müdahalelerle mücadele edilebilmesi için koordinasyon ve işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Muhammed bin Selman, Mısır’ın bölgedeki güvenlik ve istikrarın sağlanmasındaki kritik rolüne övgüde bulundu.  
Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Bessam Radi görüşmeyle ilgili şu açıklamada bulundu: ‘’Cumhurbaşkanı Sisi ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın görüşmesinde, ikili ilişkilerin birçok yönünün geliştirilmesi yönünde hemfikir olundu. Özellikle ekonomi ve yatırım alanlarına odaklanıldı. Mevcut gereksinimler ışığında karşılıklı olarak yatırım fırsatları ve ortak projeler değerlendirildi. Görüşmede bölgesel ve uluslararası arenadaki birçok dosya ele alındı. Bölge ülkelerini ve halklarını tehdit eden tehlikelere karşı ortak çabaların güçlendirilmesinde görüş birliği oluştu. Ayrıca Suudi Arabistan’ın ev sahipliğinde gerçekleşecek olan ve Körfez İşbirliği Konseyi ile Irak, Mısır, Ürdün ve ABD’nin katılım sağlayacağı zirvenin önemi vurgulandı.’’  
Veliaht Prens Muhammed bin Selman Kahire’den ayrıldıktan sonra bir mesaj göndererek Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi’ye misafirperverliği için teşekkür etti. Veliaht Prens mesajında,   
“Sayın Başkan bize ve heyetimize gösterdiğiniz ilgi ve misafirperverliğiniz için teşekkür ederiz. Sizinle yaptığımız görüşmeler son derece verimli geçti ve ülkelerimiz arasındaki seçkin, kardeşçe ilişkilerin sağlamlığını bir kez daha kanıtladı. Haremeyn hizmetçisi Kral Selman bin Abdulaziz ve sizin liderliğinizde, ülkelerimiz arasında her alanda işbirliğinin derinleştirilmesi yönünde karşılıklı güçlü bir arzu bulunuyor. İkili ilişkilerimizin güçlendirilmesi, halklarımızın ve ülkelerimizin çıkarınadır. Ayrıca bölgedeki güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesi için de son derece önemlidir’’ ifadelerini kullandı.  
Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın Mısır ziyaretinin, iki ülke arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi, iki ülkenin ve Arap ülkelerinin karşılaştığı zorluklarla mücadele edilmesinde yakın koordinasyonun arttırılması için oldukça önemli fırsatlar barındırdığını söyledi. El Arabiya televizyonuna açıklamada bulunan Samih Şukri, "Mısır ve Suudi Arabistan arasında güçlü bir koordinasyon var, iki ülke de bölgedeki sorunların aşılması noktasında ortak çaba sarf ediyor. Bu ziyaretle ikili ilişkilerin, iki ülke halklarının arzu ettiği seviyeye çıkarılması ve ortak politikalar belirlenmesine odaklanıldı. Bölgede istikrarın sağlanması herkesin çıkarınadır. Suudi Arabistan ile Mısır arasındaki ilişki, iki ülkenin halkalarının ortak çıkarına olacak şekilde gelişim ve kalkınmanın sağlanmasını hedefliyor. Krallık ve Mısır’ın politikaları da bu yönde şekilleniyor’’ dedi. 
Yemen'in Mısır ve Suudi Arabistan için öncelikli bir ülke olduğunu vurgulayan Şükri, Mısır’ın ‘insani mülahazalarla’ Kahire ve Sana arasında uçuşların başlatılmasını kararlaştırdığını ve Birleşmiş Milletler’in insani yardım çabalarını desteklediklerini ifade etti.  
Mısır cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Sisi, Mısır’ın, Körfez ülkelerinin güvenliğini, ulusal güvenliğinin bir parçası olarak gördüğünü belirterek, bölgeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik her türlü girişim ve uygulamayı reddettiğini kaydetti. Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Bessam Radi, Cumhurbaşkanı Sisi'nin görüşmede "Suudi liderliği ile istişare ve koordinasyonun güçlendirilmesine yönelik arzusunu ve istekliliğini’’ vurguladığını belirterek, Mısır ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin stratejik ve tarihi olduğunu, ortak geleceğe yönelik siyasi iradenin de bunu gösterdiğini ifade etti.  
Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Kahire ziyaretine ilişkin dün yayınlanan ortak bildiride, ‘’İki ülke köklü tarihi ilişkilerini gözden geçirmiş, aralarındaki işbirliği ve koordinasyonun, iki ülke halklarının çıkarlarını dikkate alacak bir şekilde her alanda arttırılması ve güçlendirilmesinde hemfikir olunmuştur. Görüşmede bölgedeki ve dünyadaki son gelişmeler tartışılmış, ortak ilgi alanına giren bölgesel ve uluslararası meselelerde, kader birliği uyarınca birlikte hareket edilmesine odaklanılmıştır’’ denildi.  
 Suudi Arabistan ve Mısır, aralarındaki, ekonomik, yatırım ve ticaret ortaklığını güçlendirmeyi ve iki ülke arasındaki ticaret hacmini arttırmayı kararlaştırdı. Suudi 2030 Vizyonu ve Mısır 2030 Vizyonu çerçevesinde ekonomik entegrasyonun sağlanması, yatırım işbirliğinin arttırılması ve her iki ülkenin özel sektörleri arasındaki ortaklıkların teşvik edilmesi üzerinde duruldu. Görüşmelerde, Mısır ile Suudi Arabistan arasında, yatırım ve ticaret alanlarında yaklaşık 8 milyar dolar değerinde 14 anlaşma imzalandı. Ayrıca Suudi Arabistan’ın Mısır’da 30 milyar dolar değerinde yatırım projelerine öncülük etme niyetinde olduğu öne çıktı. Mısır ve Suudi Arabistanlı yetkililer, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artmasını ve yatırım kararlarını memnuniyetle karşıladı. İki ülkedeki yatırım hacminin arttırılması için çaba göstereceklerini kaydeden yetkililer, yatırımların önündeki bürokratik engellerin aşılması için de çalışılacağını kaydetti. İki ülke arasında, özel sektördeki ortaklıkların güçlendirilmesi, yenilenebilir enerji, petrol, altyapı ve siber güvenlik de dahil olmak üzere bir dizi hayati sektördeki yatırımların arttırılması kararlaştırıldı. Taraflar ayrıca, iklim, çevre ve denizlerin korunması konularında işbirliği ve koordinasyonun güçlendirilmesi, özellikle tarım alanında iki ülke arasındaki ticaret hacminin arttırılması hususunda anlaştı. Suudi Arabistan tarafı, Mısır hükümeti tarafından yürütülen ekonomik reformları övdü ve iki kardeş halk için istikrar ve refahın sağlanmasını amaçlayan, ekonomik işbirliğini geliştirme konusundaki istekliliğini teyit etti.  
Suudi Arabistan ile Mısır arasındaki görüşmelerde ayrıca, Mısır’ın Şarm eş-Şeyh şehrinde düzenlenecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı’na (COP27) eşzamanlı olarak, Yeşil Ortadoğu Zirvesi ve Yeşil Suudi Arabistan Girişimi toplantılarının düzenlenmesi kararlaştırıldı. Mısır ve Suudi Arabistan, sağlık ve eğitim alanlarındaki işbirliğinin arttırılmasına da karar verdi. Taraflar, Birleşmiş Milletler’in salgınla mücadele çabalarını desteklemek, sağlık sektörlerindeki mevcut sorunların giderilmesinde ve muhtemel tehditlerin aşılmasında birlikte hareket etme hususunda anlaştı. Ayrıca yüksek öğretim ve araştırma geliştirme projelerindeki işbirliği seviyesinin yükseltilmesi, her iki ülkedeki üniversite ve araştırma merkezlerinin ortak projeler geliştirmesinin teşvik edilmesi kararlaştırıldı. Taraflar turizm alanında işbirliğinin, iki ülkedeki turizm hareketinin geliştirilmesinin yanı sıra potansiyel turizm rotalarının araştırılması ve her iki ülkenin turizm sektörünün güçlendirilmesi konusunda da anlaşma sağladı. Ayrıca iki ülke arasındaki kültürel etkileşimin bir üst seviyeye çıkarılması ve müşterek kültürel faaliyetlerin düzenlenmesi kararlaştırıldı.  
Suudi Arabistan ve Mısır siyasi alanda, her iki ülkenin güvenlik ve istikrarını sağlama noktasında, tüm siyasi meselelerde işbirliğini geliştirme konusundaki kararlılıklarını ifade etti. Bölgesel ve uluslararası gelişmelere dair ortak çıkarlar nazarından koordinasyon ve istişarelerin arttırılması kararlaştırıldı. Heyetler arası görüşmelerde Filistin meselesi de ele alındı. Taraflar İsrail-Filistin anlaşmazlığının adil ve kapsamlı bir çözüme kavuşturulması hususunda hemfikir olduklarını beyan etti. İsrail-Filistin barışının sağlanması ve iki devletli çözüm temelinde müzakerelerin yeniden başlatılması için gerçek ve etkili girişimlerde bulunulmasının gereği üzerinde duruldu. Bu bağlamda, Filistin halkının haklarının korunması için, ilgili uluslararası kararların ve Arap Barışım Girişimi’nin uygulanarak, başkenti Doğu Kudüs olan 1967 sınırları uyarınca kurulacak bağımsız bir Filistin devletinin desteklenmesi kararlaştırıldı.  
Taraflar Yemen’de kapsamlı bir siyasi çözüme ulaşılması noktasında, Birleşmiş Milletler’in ve bölge ülkelerinin girişimlerini desteklediklerini bir kez daha teyit etti. Körfez Girişimi ve mekanizmalarının uygulanması için çaba gösterilmesi üzerinde hemfikir olundu. Mısır tarafı, Suudi Arabistan’ın Yemenliler arasında uzlaşı sağlanması ve ateşkes sağlanması yönündeki çabalarını övdü, ayrıca Yemen’e yapılan insani yardımlarından ve bu yardımları kolaylaştırma rolünden de övgüyle söz etti. Taraflar, istikrar ve güvenliğin sağlanması amaçlı görevlerini etkili bir şekilde yerine getirebilmesi için Yemen Başkanlık Konseyi’ni desteklemeye devam edeceklerini vurguladı. Birleşmiş Milletler’in Yemen’de ateşkes sağlamasını son derece olumlu bir adım olarak niteleyerek, ateşkes süresinin uzatılmasını memnuniyetle karşıladılar. Suudi Arabistanlı yetkililer, Mısırlı meslektaşlarına, Birleşmiş Milletler ve Yemen hükümetinin talebiyle, Kahire-Sana arasında insani yardımların sağlanabilmesi için uçuşları yeniden başlatması dolayısıyla teşekkür etti. Taraflar bir kez daha Husilerin Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri ile Yemen’deki siyasilere yönelik saldırıları ve ulusal uzlaşı çabalarını engellemelerini şiddetle kınadı.  
Suudi Arabistan ve Mısır, Iraklı tarafların bir an önce kapsayıcı bir hükümet kurmada başarılı olması yönündeki dileklerini dile getirdi. Oluşturulacak yeni hükümetin, kardeş Irak halkının özlemlerini karşılaması, güvenlik ve istikrarı sağlayarak terör örgütleriyle mücadelede başarılı olması temenni edildi. Yeni hükümetin Irak’ı, kardeş Arap ülkeleriyle ilişkilerinde yeni ufuklara taşımasını umduklarını ifade eden taraflar, Arap halklarının kardeş olduğunu ve kaderlerinin birbirine bağlı olduğunu vurguladı. Taraflar, Sudan’daki geçiş sürecinin başarılı olması için bu ülkeye sağladıkları desteği sürdüreceklerini belirterek, Sudan’daki tüm tarafların diyalog içinde olmasının önemine işaret ettiler. Suudi Arabistan ve Mısır, Lübnan’ın güvenlik ve istikrarına ve toprak bütünlüğünün korunmasının önemine vurgu yaptı. Lübnan’ın Arap kimliğinin korunmasının önemine değinen taraflar, ülkedeki krizin aşılması için gerekli reformların uygulanması çağrısında bulundu. Taraflar, Lübnan’ın bölgenin istikrarını sarsan terör örgütlerinin ve uyuşturucu ticaretinin geçiş rotası olmaması gerektiğine de dikkat çekti.


Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi Kahire’de görüştü. (SPA)  

Suriye meselesine de değinen taraflar, Suriye krizinin, kardeş Suriye halkının özlemlerini gerçekleştirecek bir şekilde, ülkenin toprak bütünlüğünün korunarak çözüme kavuşturulmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Taraflar Suriye’de demografik yapıyı değiştirecek, güvenlik ve istikrarı sarsacak dış müdahalelerin son bulması gerektiğine dikkat çekerek, Birleşmiş Milletler Suriye özel temsilcisinin girişimlerini desteklediklerini kaydetti. Suudi Arabistan ve Mısır, Libya’nın toprak bütünlüğünün, güvenlik ve istikrarının korunması gerektiğini teyit ederek, Libyalıların dış müdahalelerden bağımsız olarak kendi aralarında bir uzlaşı sağlamalarının önemine değindi. Libya’da bir an önce parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimi olması gerektiğini ifade eden taraflar, Libyalılara birlik olmaları çağrısında bulundu. Suudi Arabistan tarafı, Mısır’ın Libya’daki anayasal süreçle ilgili çabalarını övdü. Libya’daki kurumların rolünü desteklemenin önemini vurgulayan taraflar, bu bağlamda, seçilmiş yasama organı olması nedeniyle Libya Temsilciler Meclisi'nin ulusal çabalarını ve meşru kararlarını desteklediklerini ifade etti. Taraflar ayrıca BM Güvenlik Konseyi’nin 2570 ve 2571 sayılı kararları uyarınca, istisnasız ve erteleme olmaksızın, Libya’daki tüm yabancı güçlerin ve paralı askerlerin belirli bir takvim çerçevesinde ülkeyi terk etmesi gerektiğini belirtti. Libya’daki 5+5 Ortak Askeri Komite’nin çabalarını öven taraflar, ülkedeki ateşkesin korunmasının önemini vurguladı.  
 Suudi Arabistan ve Mısır, İran'ın nükleer faaliyetlerinin barışçıl bir çerçevede tutulması ve nükleer silah edinmesini önlemeye yönelik uluslararası çabaları desteklediklerini teyit etti. Taraflar, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın rolünün güçlendirilmesi ve nükleer silahların yayılmasının önlenmesinin önemi üzerinde hemfikir olduklarını bildirdi. Ortadoğu’nun kitlesel imha silahlarından arındırılması gerektiğini vurgulayan taraflar, İran’ı, iyi komşuluk ilişkileri bağlamında, Arap ülkelerinin iç işlerine müdahil olmaması konusunda uyardı. Taraflar, Arap ülkelerinin, İran’ı silahlı milisleri desteklememesi, barış ve istikrarı baltalamaması ve deniz ticaretini aksatmaması yönündeki uyarılarını desteklediklerini teyit ettiler. Mısır ve Etiyopya arasındaki Rönesans Barajı kriziyle ilgili, Suudi Arabistan, Mısır’ın su güvenliğini tamamıyla desteklediğini vurguladı. Suudi Arabistan Etiyopya’yı Rönesans Barajı’yla ilgili tek taraflı kararlar almaması konusunda uyardı, Mısır ve Sudan ile iletişimde kalarak ortak karar almasını ve bağlayıcı bir anlaşmaya imza atmasını tavsiye etti. Suudi Arabistan, Mısır’ı ulusal güvenliğini sağlama amaçlı tüm kararlarında destekleyeceğini vurguladı. Mısır tarafı da Suudi Arabistan’ın ulusal güvenliğini sağlama hususundaki önlem ve eylemlerini desteklediğini belirterek, iki ülkenin güvenliğinin bölünmez bir bütün olduğunun altını çizdi. Taraflar iki ülke arasında güvenlik alanlarındaki işbirliğinin ve koordinasyon düzeyinin arttırılmasını kararlaştırdı. Taraflar ayrıca terörizm ve terör finansmanıyla ortak mücadelenin sürdürülmesi hususunda anlaştı.



Suudi Arabistan ile Türkiye arasında diplomatik ve özel pasaport sahiplerine vize muafiyeti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çarşamba günü Ankara'da Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı'nı kabul etti; görüşmede mevkidaşı Fidan’da hazır bulundu (SPA)
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çarşamba günü Ankara'da Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı'nı kabul etti; görüşmede mevkidaşı Fidan’da hazır bulundu (SPA)
TT

Suudi Arabistan ile Türkiye arasında diplomatik ve özel pasaport sahiplerine vize muafiyeti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çarşamba günü Ankara'da Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı'nı kabul etti; görüşmede mevkidaşı Fidan’da hazır bulundu (SPA)
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çarşamba günü Ankara'da Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı'nı kabul etti; görüşmede mevkidaşı Fidan’da hazır bulundu (SPA)

Suudi Arabistan ile Türkiye, diplomatik ve özel pasaport hamilleri için karşılıklı vize muafiyeti anlaşması imzaladı.

İmza töreninin ardından Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan’ı çarşamba günü Ankara’da kabul etti.

Şarku’l Avsat’ın Suudi Arabistan Haber Ajansı SPA’dan aktardığı habere göre görüşmede iki ülke arasındaki ikili ilişkiler ele alındı; ortak çıkarları gözeten iş birliğinin geliştirilmesi ile bölgesel güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik adımlar değerlendirildi.

Anlaşma, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ile Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan tarafından, Ankara’da düzenlenen Türkiye-Suudi Arabistan Koordinasyon Konseyi’nin üçüncü toplantısının ardından imzalandı.

İkili temaslar

Fidan ve Bin Ferhan, konsey toplantısı öncesinde gerçekleştirdikleri ikili görüşmede, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin tüm alanlarda geliştirilmesi imkânlarını ele aldı. Görüşmede ayrıca uluslararası meseleler ve bölgedeki gelişmeler masaya yatırıldı. Özellikle Gazze’deki durum, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları ve Suriye topraklarında genişleme girişimleri ile İran’daki savaş ve bunun bölgeye etkileri ve savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik çabalar değerlendirildi.

dsedfvfd
Ankara'da bugün (Çarşamba) düzenlenen Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi'nin üçüncü toplantısı öncesinde Fidan ve Bin Ferhan arasında gerçekleşen görüşmelerden bir sahne (Türk Dışişleri Bakanlığı)

Diplomatik kaynaklara göre iki bakan, Gazze’de barış anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasının sürdürülmesi ve yeniden imar çalışmalarının başlatılmasının önemini vurguladı. Ayrıca İsrail’in bölgedeki genişlemeci uygulamalarının durdurulması, İran’daki savaşın sona erdirilmesine yönelik çabaların desteklenmesi ve Tahran ile Washington arasında nihai bir anlaşmaya varılması gerektiği ifade edildi. Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin yeni gerilim ve provokasyonlara yol açmaması gerektiği de dile getirildi.

Bakanlar ayrıca bölge ülkelerinin sorunlarını kendi aralarında çözmesi gerektiğini, “bölgesel sahiplenme” ilkesi çerçevesinde dış müdahalelere izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.

Her iki taraf, Ortadoğu’daki sorunların çözümü için diplomatik çabaların sürdürülmesi ve meselelerin diyalog yoluyla çözüme kavuşturulması gerektiğinin altını çizdi.

cdvvf
Ankara'da bugün (Çarşamba) düzenlenen Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi'nin üçüncü toplantısından bir kare (Türk Dışişleri Bakanlığı)

Üçüncü Türkiye-Suudi Arabistan Koordinasyon Konseyi toplantısına eş başkanlık eden bakanlar, savunma, enerji ve turizm başta olmak üzere ekonomik, ticari ve yatırım alanlarındaki ilişkileri gözden geçirdi. Ayrıca bölgesel ve uluslararası meselelerde siyasi koordinasyonun sürdürülmesinin önemine dikkat çekildi.

İş birliği mekanizması

2016 yılında kurulan Türkiye-Suudi Arabistan Koordinasyon Konseyi, iki ülke arasında kurumsal çerçevede iş birliği ve istişareyi geliştirmeyi amaçlayan bir mekanizma olarak faaliyet gösteriyor.

Konseyin ilk toplantısı 7-8 Şubat 2017’de Ankara’da, ikinci toplantısı ise 18 Mayıs 2025’te Riyad’da düzenlendi.

Konsey bünyesinde beş alt komite bulunuyor: Siyasi ve diplomatik komite, askeri ve güvenlik komitesi, kültür-spor-medya ve turizm komitesi, sosyal kalkınma-sağlık-eğitim komitesi ile ticaret-sanayi-yatırım-altyapı ve enerji komitesi.

Alt komiteler düzenli aralıklarla toplanırken, son olarak siyasi ve diplomatik komite 28 Nisan’da çevrim içi olarak bir araya gelerek üçüncü konsey toplantısının hazırlıklarını gerçekleştirdi.


Suudi Arabistan Sermaye Piyasası Kurumu: Nomu üzerinden sağlanan finansman 2,1 milyar dolara ulaştı

Suudi Arabistan Sermaye Piyasası Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed el-Kuveyz, “Finansman Haftası” etkinlikleri kapsamında düzenlenen bir oturuma katıldı (SPA)
Suudi Arabistan Sermaye Piyasası Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed el-Kuveyz, “Finansman Haftası” etkinlikleri kapsamında düzenlenen bir oturuma katıldı (SPA)
TT

Suudi Arabistan Sermaye Piyasası Kurumu: Nomu üzerinden sağlanan finansman 2,1 milyar dolara ulaştı

Suudi Arabistan Sermaye Piyasası Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed el-Kuveyz, “Finansman Haftası” etkinlikleri kapsamında düzenlenen bir oturuma katıldı (SPA)
Suudi Arabistan Sermaye Piyasası Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed el-Kuveyz, “Finansman Haftası” etkinlikleri kapsamında düzenlenen bir oturuma katıldı (SPA)

Suudi Arabistan Sermaye Piyasası Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed el-Kuveyz, paralel piyasa “Nomu” üzerinden sağlanan finansman hacminin 2017’deki lansmanından bu yana yaklaşık 8 milyar riyale (yaklaşık 2,1 milyar dolar) ulaştığını açıkladı. Bu durumun, finansal piyasaların küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) çeşitli finansman araçlarına erişimini güçlendiren rolünün arttığını gösterdiğini belirtti.

Kuveyz’in açıklamaları, Finansman Haftası kapsamında düzenlenen bir panel oturumunda yapıldı. Etkinlik, Genel Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler Otoritesi (Monsha’at) tarafından KOBİ Bankası iş birliğiyle 3–7 Mayıs tarihleri arasında Riyad, Cidde, Huber ve Medine’deki işletme destek merkezlerinde gerçekleştiriliyor. Söz konusu etkinlik, işletmelerin finansman çözümlerine erişimini artırmayı ve bu çözümlerden yararlanma hazırlıklarını güçlendirmeyi amaçlayan “iş haftaları” serisinin bir parçası.

Finansman ekosisteminde gelişim

Kuveyz, son 10 yılda Suudi Arabistan’daki finansman kanallarının niteliksel bir dönüşüm geçirdiğini ve artık yalnızca geleneksel kaynaklarla sınırlı olmayan, çok kanallı ve entegre bir finansman ekosisteminin oluştuğunu vurguladı. Finansal piyasaların, finansman seçeneklerinin çeşitlendirilmesi ve verimliliğinin artırılmasında temel kolaylaştırıcı unsurlardan biri hâline geldiğini ifade etti.

Ayrıca finansman fonlarının, finansman kaynaklarını çeşitlendiren ve piyasa etkinliğini artıran modern araçlar arasında yer aldığını, bu sayede işletmelerin büyüme evrelerine en uygun çözümleri seçebildiğini belirtti.

Borç piyasasında büyüme

Kuveyz, ülkedeki borç piyasasının son yıllarda hızlı bir büyüme kaydettiğine de dikkat çekerek bunun finansal piyasaların derinliğini ve gelişmişliğini yansıttığını, aynı zamanda işletmelerin sürdürülebilirliği ve genişlemesini destekleyen ek finansman kanalları sunduğunu söyledi.

Finansal farkındalık

Finansal farkındalığın işletmelerin sürdürülebilirliği ve istikrarı açısından kritik bir unsur olduğunu vurgulayan Kuveyz, girişimcilerin daha bilinçli ve verimli finansman kararları almasının önemine işaret etti. KOBİ sektörünün artan ulusal destekten faydalandığını ve bunun finansmana erişim fırsatlarını güçlendirerek piyasa içindeki konumunu sağlamlaştırdığını ifade etti. Bu gelişmelerin, Suudi Arabistan Vizyon 2030 hedefleriyle uyumlu olduğunu belirtti.

Halka arz fırsatları

“Finansman Haftası”nın ikinci gününde, girişim sermayesi fonlarına yatırım kararları ve KOBİ’lerin finansal piyasalarda kote olabilmesi için gerekli hazırlık fırsatları ele alındı. Bu oturumların, finansman kaynaklarını çeşitlendirmeye ve işletmelerin büyüme için hazırlık düzeyini artırmaya katkı sağlaması hedefleniyor.

Finansal bilincin güçlendirilmesi

Etkinlikler, “Monsha’at” ile Finans Akademisi arasında imzalanan çerçeve anlaşmasıyla sona erdi. Anlaşma, girişimciler ve KOBİ’ler arasında finansal farkındalığı artırmayı amaçlıyor. Bu kapsamda finans alanında eğitim kampları, ortak eğitim ve bilinçlendirme programları ile finansal kaynak yönetimi becerilerini geliştirmeye yönelik içerikler hazırlanacak. Tüm çalışmaların, Suudi Arabistan’daki yürürlükteki mevzuat ve düzenlemelere uygun şekilde gerçekleştirileceği belirtildi.


İsviçre Cumhurbaşkanı: Suudi Arabistan’la dayanışma içindeyiz… ABD-İran müzakereleri istikrar için gerekli

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile İsviçre Cumhurbaşkanı Guy Parmelin arasında 23 Nisan’da Cidde’de gerçekleşen ikili görüşme (Riyad’daki İsviçre Büyükelçiliği)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile İsviçre Cumhurbaşkanı Guy Parmelin arasında 23 Nisan’da Cidde’de gerçekleşen ikili görüşme (Riyad’daki İsviçre Büyükelçiliği)
TT

İsviçre Cumhurbaşkanı: Suudi Arabistan’la dayanışma içindeyiz… ABD-İran müzakereleri istikrar için gerekli

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile İsviçre Cumhurbaşkanı Guy Parmelin arasında 23 Nisan’da Cidde’de gerçekleşen ikili görüşme (Riyad’daki İsviçre Büyükelçiliği)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile İsviçre Cumhurbaşkanı Guy Parmelin arasında 23 Nisan’da Cidde’de gerçekleşen ikili görüşme (Riyad’daki İsviçre Büyükelçiliği)

İsviçre Cumhurbaşkanı Guy Parmelin, ülkesinin zor bir dönemden geçen Suudi Arabistan’la dayanışma içinde olduğunu belirterek, Washington ile Tahran arasında yürütülecek müzakerelerin sürdürülmesinin bölgesel barış ve istikrar açısından kritik önem taşıdığını ifade etti.

Şarku’l Avsat gazetesine konuşan Parmelin, ABD-İran-İsrail hattındaki gerilimin etkilerine değinerek, “Bölgedeki mevcut güvenlik durumu gündemin ilk sırasında yer aldı. Bu zor dönemde İsviçre’nin Suudi Arabistan ile dayanışma içinde olduğunu ifade ettim. Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın sergilediği bilgelik ve itidali takdir ettim. Aynı zamanda barış ve istikrar için müzakere yoluyla diplomatik çözüm çabalarının desteklenmesi gerektiği konusunda mutabık kaldık” dedi.

Parmelin, 22-23 Nisan tarihlerinde Cidde’ye gerçekleştirdiği ziyaretin, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin 70. yılı vesilesiyle yapıldığını belirterek, ziyaretin siyasi ve ekonomik ilişkileri güçlendirmeyi hedeflediğini söyledi. Ziyarete Ekonomik İşlerden Sorumlu Devlet Bakanı Helene Budliger Artieda ile birlikte İsviçre’nin önde gelen sektörlerini temsil eden üst düzey bir ticari heyetin eşlik ettiğini ifade etti.

Stratejik iş birliğini derinleştirme

Parmelin, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman ile yaptığı görüşmelerde, belirsizliklerin arttığı küresel ortamda ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesine odaklandıklarını belirtti. Lojistik, temel emtialar, finansal hizmetler ve sigorta gibi stratejik alanlarda iş birliğini derinleştirme fırsatlarının ele alındığını kaydetti.

Ziyaret kapsamında düzenlenen ekonomik yuvarlak masa toplantısına da değinen Parmelin, toplantıya Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Fahd bin Abdulcelil Al Seyf ile birlikte başkanlık ettiğini ve her iki ülkeden kamu ve özel sektör temsilcilerinin katıldığını söyledi. Bu toplantının somut iş birliği alanlarını belirlemek ve şirketler arasındaki bağları güçlendirmek açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.

Parmelin ayrıca, Suudi Arabistan ile yeni ikili yatırım koruma anlaşmasının imzalanmasından memnuniyet duyduğunu belirterek, anlaşmanın yatırımcılar için hukuki güveni artırmayı ve ekonomik iş birliği koşullarını güçlendirmeyi amaçladığını vurguladı. İmza törenine Dışişleri Bakanı Faysal bin Farhan’ın da katıldığını kaydetti.

İkili ilişkiler ve ekonomik iş birliği

İsviçre ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin 70 yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğunu belirten Parmelin, bu ilişkilerin karşılıklı saygı, düzenli diyalog ve artan ekonomik bağlar temelinde geliştiğini söyledi. Ortaklığın, istikrar, açık piyasalar ve kurallara dayalı uluslararası iş birliği gibi ortak çıkarlar üzerine kurulu olduğunu ifade etti.

Ekonomik iş birliğinin ilişkilerin merkezinde yer aldığını vurgulayan Parmelin, yaklaşık 200 İsviçreli şirketin Suudi Arabistan’da ilaç, makine, mühendislik, teknoloji, lojistik ve finans gibi alanlarda faaliyet gösterdiğini belirtti.

Suudi Arabistan’daki fırsatlara da değinen Parmelin, Suudi Arabistan Vizyon 2030 kapsamında özellikle turizm, araştırma, inovasyon, sürdürülebilir altyapı, ileri üretim ve mesleki eğitim alanlarında İsviçre’nin önemli katkılar sunabileceğini ifade etti.

Parmelin, iki ülkenin ortak ekonomik komite toplantıları, mali diyalog ve siyasi istişareler yoluyla iş birliğini kurumsal düzeyde geliştirdiğini belirterek, çok taraflı platformlarda da yakın iş birliği yürütüldüğünü söyledi.

İsviçre-Suudi Arabistan ilişkilerinin geniş kapsamlı ve ileriye dönük olduğunu vurgulayan Parmelin, mevcut ve yeni sektörlerde iş birliğini artırmak için önemli fırsatlar bulunduğunu sözlerine ekledi.