İran: Güçlü, güvenilir ve istikrarlı bir anlaşma arıyoruz

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

İran: Güçlü, güvenilir ve istikrarlı bir anlaşma arıyoruz

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

İran’la nükleer müzakereleri yeniden başlatma kapsamında başkent Tahran'a gelen Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani ile bir araya geldi.
İran resmi ajansı İRNA’ya göre, Şemhani ile Borrell başkent Tahran’da bir araya geldikten sonra açıklamalarda bulundu.
Şemhani açıklamasında, terörle mücadele, insan haklarının savunulması, enerji güvenliği ve uluslararası sistemde sürdürülebilir güvenliğin güçlendirilmesi alanındaki AB yaklaşımına dikkati çekti.
İran’ın önemli maddi ve insani maliyetler harcamak suretiyle, söz konusu alanlarda sağladığı faydalara değinen Şemhani, bunun, dünyanın, özellikle de Avrupa vatandaşlarının yararına olduğunu belirtti.
Şemhani, Avrupa'nın kalıcı güvenliğin sağlanmasında İran'ın yapıcı rolüne dikkat etmediğini ileri sürerek, “Ne yazık ki, Avrupa'nın bazı gelişmekte olan ülkelerle olan stratejik ilişkileri, dünyadaki kötülük, güvensizlik ve devlet terörünün tezahürleridir” dedi.

"Güçlü, istikrarlı ve güvenilir bir anlaşma arıyoruz"
ABD’nin, nükleer müzakereler olarak bilinen Kapsamlı Ortak Eylem Planı’ndan (KOEP) çekilmesine de değinen Şemhani, “KOEP’te tüm yükümlülüklerimizi yerine getirdik, müzakere masasından hiç ayrılmadık ve şimdi güçlü, istikrarlı ve güvenilir bir anlaşma arıyoruz” ifadelerini kullandı.
Şemhani, İran'ın nükleer alandaki eylemlerinin, ABD'nin tek taraflı hareketlerine ve Avrupa'nın pasifliğine “yasal ve rasyonel bir yanıt” olduğunu aktararak bunun, Batı'nın “gayrimeşru davranışı değişene kadar” devam edeceğini söyledi.
Şemhani şunları kaydetti:
"Yasa dışı yaptırımların kaldırılması ve ekonomik fayda sağlanması şeklindeki iki ilkeyi karşılamayan ve ABD ile Avrupa'nın buna dair bir güvence vermediği bir anlaşma İran'a hiçbir fayda sağlamaz.”

"Nükleer müzakereler Basra Körfezi'ne yakın bir yerde yapılabilir"
AB Yüksek Temsilcisi Borrell ise Ukrayna savaşından sonraki uluslararası duruma ve dünyada kalıcı bir güvenlik yaratmak için topyekun çaba gösterilmesi gerektiğine değindi.
Borrell, mevcut durumda KOEP’nin canlandırılmasının uluslararası sistemde çok önemli bir güvenlik başarısı olarak değerlendirilebileceğini söyledi.
İyi bir anlaşmaya varmak için tüm tarafların geleceğe bakması gerektiğini söyleyen Borrell, “Biden hükümeti, çeşitli nedenlerle KOEP’yi yeniden canlandırmak için bir anlaşma istiyor” dedi.
Borrell, İran, Avrupa Birliği ve ABD arasındaki müzakerelerin Viyana'da yapılmayacağını, Basra Körfezi'ne yakın bir yerde, hatta özel olarak Basra Körfezi'ne komşu bir ülkede yapılabileceğini sözlerine ekledi.
AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell Tahran ziyareti çerçevesinde gün içinde İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ile de bir görüşme gerçekleştirmişti.

İran ile nükleer müzakereler
İran, nükleer programı hakkında 2015'te BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi İngiltere, ABD, Çin, Fransa ve Rusya'nın yanı sıra Almanya ile anlaşma imzalamıştı.
ABD, Donald Trump'ın başkanlığı döneminde 2018'de anlaşmadan ayrıldı. Joe Biden'ın başkanlığa gelmesinden sonra İran ile ABD'nin anlaşmaya dönmesi için müzakereler başladı.
İran ile nükleer anlaşmanın tarafları arasında Nisan 2021'de Viyana'da başlayan müzakerelerde önemli ilerlemeler kaydedilse de İran'ın Devrim Muhafızları Ordusu'nun ABD'nin "yabancı terör örgütleri" listesinden çıkarılmasına ilişkin talebi başta olmak üzere çözüme kavuşamayan bazı meseleler nedeniyle görüşmeler çıkmaza girmişti.



Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.