Türkiye’den Suriye’nin kuzeyine büyük askeri takviye

Bu takviyelerin Tel Rıfat ve Menbiç’e yönelik olası operasyon ve güvenli bölge oluşturma amaçları için kullanılması bekleniyor.

Sosyal medya sitelerinde dolaşan bu fotoğrafta temas hatlarına gitmekte olan Suriyeli muhalif askeri konvoylar görülüyor.
Sosyal medya sitelerinde dolaşan bu fotoğrafta temas hatlarına gitmekte olan Suriyeli muhalif askeri konvoylar görülüyor.
TT

Türkiye’den Suriye’nin kuzeyine büyük askeri takviye

Sosyal medya sitelerinde dolaşan bu fotoğrafta temas hatlarına gitmekte olan Suriyeli muhalif askeri konvoylar görülüyor.
Sosyal medya sitelerinde dolaşan bu fotoğrafta temas hatlarına gitmekte olan Suriyeli muhalif askeri konvoylar görülüyor.

Türkiye ve desteklediği Suriyeli muhalif grupların, Kurban Bayramı’ndan sonra başlaması beklenen olası operasyona hazırlık kapsamında Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile aralarındaki temas hatlarına askeri takviyeler gerçekleştirdiği bildirildi.
Türk silahlı insansız hava aracı (SİHA) dün (Pazar) SDG’ye ait bir noktaya hava saldırısı düzenledi. Ayrıca Türk SİHA’ları Halep’in kuzeyinde Suriye rejim güçlerine ait bir noktayı hedef aldı. Olayda maddi hasar meydana geldi.
Halep’in kuzeyindeki aktivistler Türkiye’nin Bayraktar tipi SİHA’sının Cumartesi gecesi Halep’in kuzeybatısındaki Tel Rıfat bölgesi yakınında yer alan Tel İşa bölgesinde SDG’ye ait bir askeri noktayı hedef aldığını aktardı. Saldırı sonucu SDG’ye bağlı 6 unsurun yaralandığını belirten aktivistler, olayın ardından Tel Rıfat bölgesinden başlayarak Halep’in kuzeydoğusundaki El-Bab kenti yakınındaki El-Keridiye bölgesine kadar uzanan temas hatları boyunca şiddetli çatışmalar ve kara bombardımanının yaşandığını kaydetti. Bu sırada Türk güçleri Halep’in kuzeydoğusundaki Menbiç kırsalında bulunan Ummu Adese, Ummu Culud, Vebbak, Viran ve Seyyade köylerini topçu ateşi ve roketlerle hedef aldı.
Bu gelişmeler, Türkiye ve desteklediği Suriye Milli Ordusu’nun (SMO) SDG’ye karşı ortak askeri operasyon düzenleme tehditlerinin arttığı bir dönemde geldi. Bununla eşzamanlı olarak Halep’in kuzey ve kuzeydoğusundaki Türk üsleri alarm haline geçti. Türkiye bu üslere personel taşıyıcı araç, ağır top mermileri, tank ve çok sayıda asker taşıyan büyük askeri takviyeler gerçekleştiriyor. Bu takviyeler Halep’in kuzeyindeki Bab es-Selam Sınır Kapısı üzerinden bölgeye giriş yapıyor. Takviye konvoyları Tel Rıfat ve Halep’in kuzeyindeki Dabık ve Mara bölgelerinde bulunan askeri noktalara ulaşıyor. Ayrıca askeri operasyona başlama hazırlığı kapsamında Türkiye’nin Suriye sınırındaki güney bölgelerine askeri lojistik teçhizat sevk edildi ve İHA sinyal bozucu sistemleri kuruldu.
Ankara destekli SMO gruplarından bir askeri kaynak, “Suriye Milli Ordusu grupları ve Türk güçlerinin yanı sıra Türkiye destekli Menbiç ve Tel Rıfat askeri konseyleri son derece hazırlıklı ve savaşa hazır hale geldi. Askeri operasyonun başlaması için sıfır saatini bekliyoruz. Hedef Tel Rıfat, Menbiç ve civar köyleri, Türk askeri operasyonunu engellemek için ittifak kuran SDG ve Suriye rejim güçlerinden kurtarmaktır” dedi.
Kaynak, konuşmasının devamında şunları kaydetti:
“Suriye rejim güçleri ile SDG arasındaki ittifak ve Tel Rıfat bölgesinde ortak konuşlanmaları nedeniyle askeri operasyon ertelenmeyecek veya iptal edilmeyecek. Türk SİHA’sı dün sabah Tel Rıfat merkezinde rejim güçlerine ait bir askeri noktayı hedef aldı ve iki rejim unsuru yaralandı. Bu, Türk güçlerinin bir sonraki askeri operasyonu için belirlediği bölgeleri terk etmesi için Türkiye’den rejim güçlerine yönelik açık bir mesajdı. Türkiye ve Suriyeli muhalif gruplar, bölgeyi kurtarma, bölgenin tamamında Türkiye’nin nüfuzunu sağlama ve SMO ile iş birliği içinde güvenli bölge inşa etmekte kararlıdır. Bu, SDG’nin göçe zorladığı bölgenin sakini binlerce sivilin yurtlarına ve bölgelerine barış ve güvenlik içinde dönmelerine ve yaşamalarına imkan tanıyacak.”
Bu sırada, SMO, Tel Rıfat çevresinde ve Halep’in kuzeyindeki Afrin bölgesinde askeri güç gösterisinde bulundu. SMO’ya ait askeri konvoylar Halep kırsalındaki Sacu-Azez yolundan hareket etti. Konvoyda çok sayıda personel taşıyıcı araç ve binlerce savaşının yanı sıra makineli tüfekler, ağır silahlar, havan topları yer aldı. Bununla eşzamanlı olarak SDG ile SMO ve Türk güçleri arasındaki temas hatlarının yakınlarına yeni askeri takviyeler ulaştı. Bu takviyelerin içinde ağır ve orta silahlar ve çok sayıda unsurun olduğu bildirildi.
Gözlemciler Türk güçleri ve SMO gruplarının Halep’in kuzeyinde SDG’ye karşı askeri operasyon başlatma konusunda kararlı olduğunu söylüyor. Askeri yığınaklarla ilgili veriler, Tel Rıfat ve Menbiç bölgelerinin kontrol altına alınması ve güvenli bölge inşa edilmesinin hedeflendiğine işaret ediyor. Türkiye ve SMO gruplarının hazırlıklarını tamamladıklarını ilan etmesi ve saldırı noktalarına konuşlanmaları göz önüne alındığında, askeri operasyon Kurban Bayramı’ndan birkaç gün sonra başlayabilir.



Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ürdün Kralı II. Abdullah, Gazze’de barış planının hayata geçirilmesinin önemini, ateşkesin kalıcı biçimde sürdürülmesini, yeniden imar sürecinin başlatılmasını ve bölge halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ele aldı.

Türk kaynaklara göre, Erdoğan ile Kral II. Abdullah, cumartesi günü İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler ile bunların farklı alanlarda geliştirilme yollarını değerlendirdi; bölgesel ve uluslararası gelişmeleri masaya yatırdı.

Ürdün Kralı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye yaptığı kısa ziyaret kapsamında, iki lider önce baş başa bir görüşme gerçekleştirdi, ardından iki ülke heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı yapıldı.

Görüşmelerde Gazze’deki son durum ve barış planının ikinci aşamasının uygulanması ayrıntılı biçimde ele alındı. Taraflar, ateşkesin sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, devam eden İsrail ihlallerini kınadı; insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının önemine ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü girişimin reddedilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantılarda ayrıca Suriye’deki gelişmeler de ele alındı. Erdoğan ve Kral II. Abdullah, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasının, ülkenin istikrarını sarsmaya yönelik girişimlerin reddedilmesinin ve Suriyelilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.

Kaynaklara göre, ikili ve genişletilmiş görüşmelerde bölgedeki diğer gelişmeler de değerlendirildi; taraflar, bölgesel istikrarın sağlanması için iş birliği ve ortak çalışma iradesini teyit etti.

efrgt87kı8
Erdoğan ile Ürdün Kralı’nın, iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Görüşmelere Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katılırken, Ürdün tarafından da muhatap isimler yer aldı.

Ürdün Kralı’nın Türkiye ziyareti, Türkiye ile Suriye arasındaki Cilvegözü (Bab el-Hava) sınır kapısı üzerinden Türkiye ve Yunanistan’a yönelik kara taşımacılığının 15 yıl aradan sonra yeniden başlatılmasının hemen ardından gerçekleşti.

Ulaştırma bakanlıkları arasında yürütülen ortak koordinasyon ve çabalar sonucunda gümrük ve idari engellerin kaldırılmasıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında, cuma günü üç tır deneme amaçlı olarak Türkiye topraklarına giriş yaptı.

Söz konusu adımın, bölgesel kara taşımacılığı haritasında nitelikli bir sıçrama yaratması ve Ürdün’ü, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa kıtasına bağlayan önemli bir ticaret hattını yeniden canlandırması bekleniyor. Bu hat, Cilvegözü (Bab el-Hava) ve Öncüpınar (Bab es-Selame) sınır kapıları üzerinden işleyecek.


Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.