Film gibi vurgunun hikayesi: FBI'ın en çok arananlar listesindeki "Kripto Kraliçe" Ruja Ignatova

Başına ödül konan Ignatova listedeki tek kadın

Ignatova, üç yıl boyunca ülke ülke gezerek saadet zincirine yatırımcı topladı (OneCoin)
Ignatova, üç yıl boyunca ülke ülke gezerek saadet zincirine yatırımcı topladı (OneCoin)
TT

Film gibi vurgunun hikayesi: FBI'ın en çok arananlar listesindeki "Kripto Kraliçe" Ruja Ignatova

Ignatova, üç yıl boyunca ülke ülke gezerek saadet zincirine yatırımcı topladı (OneCoin)
Ignatova, üç yıl boyunca ülke ülke gezerek saadet zincirine yatırımcı topladı (OneCoin)

Kripto tarihinin en büyük dolandırıcılık olaylarından birine imza atarak ortadan kaybolan "Kripto Kraliçe" lakaplı Ruja Ignatova, ABD’li yetkililerin ve kripto para topluluğunun gündeminin en üst sıralarında.
Yaklaşık 4 milyar dolarla sırra kadem basan Ignatova, FBI’ın en çok aranan 10 isim listesinde yer alıyor.
Ignatova ayrıca bu listedeki tek kadın. Yetkililer Bulgaristan doğumlu olduğu öğrenilen kadınla ilgili herhangi bir bilgi paylaşana 100 bin dolar ödül de vaat ediyor.

İşte Ignatova’ya dair tüm bilinenler…
Oxford mezunu ve "tarihin en başarılı suçlusu" diye niteleniyor
1980'de Bulgaristan'ın Ruse kentinde Roman bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Ignatova, 10 yaşındayken ailesiyle birlikte Almanya'ya göç etti ve çocukluğunun bir bölümünü Baden-Württemberg eyaletindeki Schramberg'de geçirdi.
Ignatova en büyük kripto vurgunlarından birine liderlik etmeden önce Oxford Üniversitesi’nde hukuk eğitimi görmüştü.
Ünlü fon yönetim firması McKinsey'de de çalışan Ignatova sonunda 2014’te OneCoin Ltd adlı bir şirket kurdu. Bu kripto para şirketi aracılığıyla 4 milyar dolardan fazla para topladı.
Sonunda şirketi dünya çapında 100’den fazla ülkeden en az 3 milyon yatırımcıya ulaştı. OneCoin dolandırıcılığında yaklaşık 3 milyon kişinin mağdur olduğu belirtiliyor.
Ignatova’nın kazancın önemli bir kısmını da Dubai’den elde ettiği biliniyor. Olayla ilgili ilk ayrıntılar, Dubai'de açılan bir davanın belgelerinin sızdırılmasıyla duyulmuştu. Belgeleri sızdıran avukat, Ignatova’yı "tarihin en başarılı suçlusu" diye nitelemişti.

Kriptonun ardındaki saadet zinciri
Kripto paraların henüz bu denli popüler olmadığı tarihte Ignatova’nın bu büyük çaplı dolandırıcılığı gerçekleştirebilmesinin nedeniyse şirketin aynı zamanda bir saadet zinciri olması.
Piramit şeması veya piramit satış sistemi diye de bilinen bu dolandırıcılık yönteminde ortaya bir mal varlığı veya para ortaya konuyor. Ardından bir katılımcının sisteme dahil ediliyor ve başka katılımcılar bulması koşuluyla para kazanmaya başlıyor. Daha sonra zincirin başındaki isim veya isimler, genelde tüm parayı alarak ortadan kayboluyor.
Ignatova, OneCoin kripto para biriminin madencilik faaliyetleri aracılığıyla çıkarılacağını ve değerinin Ocak 2019 itibarıyla 0,50 eurodan yaklaşık 29,95 euroya yükseleceğini vaat etmişti.
Ayrıca OneCoin’in diğer kripto para birimlerinde olduğu gibi blok zincir tabanlı olduğu söyleniyordu. Ancak ortada böyle bir zincir yoktu. Yani OneCoin token’ları aslında alınıp satılmıyordu ve yatırımcıların paranın akıbetini takip etmesinin hiçbir yolu da yoktu.

"Bitcoin’in katili" olacaktı
Kripto Kraliçe, bu sahte para birimini "Bitcoin katili" diye pazarlıyordu. ABD’li yetkililere göre, birçoğu kripto para birimine nasıl yatırım yapılacağını tam olarak anlamamış yatırımcılardan büyük miktarda fon almak için yanlış beyanlarda bulundu.
Soruşturma sırasında elde edilen kayıtlar, yalnızca 2014'ün 4. çeyreği ve 2016'nın 3. çeyreği arasında OneCoin'in 2,3 milyar dolar "kâr" elde ettiğini ortaya koyuyor.
Manhattan federal savcısı Damian Williams, AFP’ye yaptığı açıklamada şöyle diyor:
"Kripto para biriminin ilk günlerindeki çılgın spekülasyonlardan yararlanarak planının zamanlamasını mükemmel bir şekilde ayarladı."

Sevgilisinin ihanetine uğradı
Kripto Kraliçe lakabını aslında kendi kendine takan Ignatova, 2017’den beri kayıp. Ignatova'nın en son Bulgaristan’dan Yunanistan’a giden bir uçağa binerken görüldüğü ifade ediliyor.
Kripto Kraliçe'nin kaçış planı erkek arkadaşının FBI’la işbirliği yapmasının ardından geldi. Sevgilisinin davranışlarından şüphelenerek evini dinlemeye başlayan Ignatova, müfettişlerin OneCoin'e yönelik bir soruşturma başlattığını ve sevgilisinin de bu soruşturmada işbirliği yaptığını öğrendi.
Bunun ardından da sırra kadem bastığı Yunanistan uçağına bindi.
Bulgar dolandırıcının İngilizce, Almanca ve Bulgarca bildiği, ayrıca muhtemelen sahte pasaport kullandığı düşünülüyor.

Kadının son görüldüğünde koyu renk saçları vardı ama müfettişler görüntüsünü değiştirmiş olabileceğini tahmin ediyor.​​​​​​ (FBI)

Bankalar tarafından öldürüldüğünü sandılar
Kaçış döneminde OneCoin yatırımlarının nakde çevrilmesini sağlayacak uzun vadeli bir borsanın açılışı ertelenmeye devam ederken yatırımcılar giderek daha fazla endişe duyuyordu.
Bu sorun, Ekim 2017'de Portekiz'in başkenti Lizbon'da yapılacak büyük bir Avrupa OneCoin destekçileri toplantısında çözülecekti.
Ancak beklenen gün geldiğinde, dakikliğiyle ünlü Kripto Kraliçe ortaya çıkmadı.
Toplantının katılımcılarından biri, "Yoldaydı. Kimse onun neden orada olmadığını bilmiyordu" diyor:
"Çılgınca aramalar ve mesajlar cevapsız kaldı. Sofya'daki merkez ofis de hiçbir şey bilmiyordu. Ortadan kaybolmuştu. Bazıları, kripto para devriminden çok korkan bankalar tarafından öldürüldüğünden veya kaçırıldığından endişelendi."

Yakalanırsa cezası ne olacak?
Ignatova’ya yöneltilen suçlamalar arasında elektronik dolandırıcılık, kara para aklama için komplo kurma, menkul kıymet dolandırıcılığı ve menkul kıymet dolandırıcılığı yapmak için komplo kurma var.
The Washington Post'a göre, sayılan ilk suçların her biri 20 yıla kadar hapis gerektirirken, sonuncusu da 5 yıla kadar hapis cezasıyla sonuçlanabiliyor.
2017'den sonra kardeşi Konstantin Ignatov şirketi devraldı. 2019'da FBI’ın Los Angeles'ta tutukladığı Ignatov, bir dizi suçlamayı kabul ettikten sonra, ABD makamlarıyla işbirliği yapmayı kabul etti.
Onunla birlikte şirket avukatı Mark Scott da 2019'da OneCoin işinde yaklaşık 400 milyon dolar aklamaktan suçlu bulundu.
Independent Türkçe, Indian Express, Washington Post, The New York Post, BBC, AFP, Futurism



Büyük umutlarla dönmüştü: Yeni Spartaküs dizisi iptal edildi

Lübnan asıllı aktör Nick Tarabay (ortada), Uzay Yolu: Bilinmeze Doğru (Star Trek Into Darkness) ve Pasifik Savaşı: İsyan'da (Pacific Rim: Uprising) da rol almıştı (Starz)
Lübnan asıllı aktör Nick Tarabay (ortada), Uzay Yolu: Bilinmeze Doğru (Star Trek Into Darkness) ve Pasifik Savaşı: İsyan'da (Pacific Rim: Uprising) da rol almıştı (Starz)
TT

Büyük umutlarla dönmüştü: Yeni Spartaküs dizisi iptal edildi

Lübnan asıllı aktör Nick Tarabay (ortada), Uzay Yolu: Bilinmeze Doğru (Star Trek Into Darkness) ve Pasifik Savaşı: İsyan'da (Pacific Rim: Uprising) da rol almıştı (Starz)
Lübnan asıllı aktör Nick Tarabay (ortada), Uzay Yolu: Bilinmeze Doğru (Star Trek Into Darkness) ve Pasifik Savaşı: İsyan'da (Pacific Rim: Uprising) da rol almıştı (Starz)

Steven S. Knight imzalı ve Spartaküs (Spartacus) evrenine dönüşü temsil eden Spartacus: House of Ashur, Starz tarafından ilk sezonunun ardından iptal edildi. 

Dizinin yapımcısı Lionsgate Television'ın, projeyi başka platformlara taşımak için görüşmelere başladığı öğrenildi.

Beklentileri karşılayamadı

2010'da yayımlanan efsanevi Spartaküs'ün başarısını ve kitlesini yakalamakta zorlanan yapım, Starz'ın yeni yayın stratejisinin dışında kaldı.

Kaynaklara göre Starz, bundan sonra ağırlıklı olarak kadın izleyicilere ve ekranda daha az temsil edilen gruplara seslenen içeriklere odaklanacak. Spartacus: House of Ashur'ın daha çok erkek izleyiciye seslenmesi, kanalın bu yeni stratejisiyle örtüşmedi.

Ashur'ın alternatif hikayesi

House of Ashur, "Ya Ashur ölmeseydi ve Romalılar, ihanetini ödüllendirip ona bir zamanlar kölesi olduğu gladyatör okulunu verseydi ne olurdu?" sorusuna yanıt arıyordu. 

Alternatif bir zaman çizelgesinde geçen dizide Ashur, artık bir köle değil, bir zamanlar kendisini ezen sistemin başına geçmişti. Ancak acımasız gladyatörleri yönetmek, Roma siyasetinin vahşi dünyasında hayatta kalmaktan çok daha kolaydı zira burada ihanet günah değil, geçer akçeydi.

Ashur'ın, erkek egemen dünyada kendini kanıtlamaya çalışan güçlü kadın gladyatör Achillia'yla işbirliği yaparak kurduğu yeni düzen, Roma elitlerini şoke eden bir gösteriye dönüşüyordu.

Dizinin başrolünde yer alan Nick E. Tarabay'a Tenika Davis, Graham McTavish, Claudia Black ve Ivana Baquero gibi isimler eşlik ediyordu. 
Ayrıca serinin tanıdık yüzlerinden Lucy Lawless, ilk bölümde konuk olarak yer alarak bu alternatif zaman çizelgesinin kurulmasına yardımcı olmuştu. 

Projenin başka bir platformda yoluna devam edip edemeyeceği ise merak konusu.

Spartacus: House of Ashur, Türkiye'de Amazon Prime Video üzerinden izlenebiliyor.

Independent Türkçe, Deadline, TV Line


95 puanlı yeni Netflix dizisi büyüledi: Yaşlılar için Stranger Things

73 yaşındaki Emmy adayı Alfred Molina (solda), The Boroughs'da eşi Lilly'nin yasını tutan Sam Cooper karakterini canlandırıyor (Netflix)
73 yaşındaki Emmy adayı Alfred Molina (solda), The Boroughs'da eşi Lilly'nin yasını tutan Sam Cooper karakterini canlandırıyor (Netflix)
TT

95 puanlı yeni Netflix dizisi büyüledi: Yaşlılar için Stranger Things

73 yaşındaki Emmy adayı Alfred Molina (solda), The Boroughs'da eşi Lilly'nin yasını tutan Sam Cooper karakterini canlandırıyor (Netflix)
73 yaşındaki Emmy adayı Alfred Molina (solda), The Boroughs'da eşi Lilly'nin yasını tutan Sam Cooper karakterini canlandırıyor (Netflix)

Stranger Things'in finalinin ardından oluşan boşluğu doldurmaya aday yeni dizi nihayet geldi. Fenomen bilimkurgunun yaratıcıları Duffer Kardeşler'in yapımcılığını üstlendiği, Jeffrey Addiss ve Will Matthews imzalı yeni dizi The Boroughs, Netflix'te izleyiciyle buluştu. 

Eleştirmenler tarafından şimdiden "yaşlılar için Stranger Things" benzetmesiyle anılan dizi, Rotten Tomatoes'da yüzde 95 gibi yüksek bir beğeni oranı yakaladı. Böylece The Boroughs, Duffer Kardeşler'in Stranger Things'in ilk sezonundan beri ulaştığı en iyi eleştirel başarıya imza attı.

New Mexico çölündeki lüks ve huzurlu bir emeklilik topluluğunda geçen dizi, sakin bir yaşam süren sıradışı karakterleri merkezine alıyor. Ancak bu huzurlu yaşam, mahalleye yaklaşan karanlık ve doğaüstü bir tehdidin ortaya çıkmasıyla altüst oluyor. 

Karşı karşıya oldukları canavarı durdurmak için bir araya gelen bu "uyumsuz ekip", hem geçmişteki travmalarıyla hem de geleceklerine kasteden bu gizemli güçle mücadele etmek zorunda kalıyor.

Bilimkurgu ve korku unsurlarını buluşturan dizinin en güçlü yönü şüphesiz usta oyunculardan kurulu kadrosu. Alfred Molina, Geena Davis, Alfre Woodard, Bill Pullman, Denis O'Hare ve Jena Malone gibi isimlerin yer aldığı dizi, Hollywood'un yaşlı karakterleri genellikle "sevimli" ya da "huysuz" kalıplarına hapsetme alışkanlığının aksine, bu karakterleri daha derinlikli ve samimi bir yerden ele alıyor.

Time dergisinden Judy Berman, yapımın bu karakterleri klişelerden arındırıp insanileştirme başarısını özellikle vurguluyor.

Eleştirmenler, dizinin Stranger Things'le arasındaki "DNA benzerliğine" dikkat çekse de The Boroughs'un kendi ayakları üzerinde duran özgün bir yapım olduğunu belirtiyor. 

Ron Howard'ın 1985 yapımı klasiği Cocoon'la Stephen King ve Steven Spielberg dokunuşlarını anımsatan dizi için yapılan yorumlar son derece olumlu.

Guardian'dan Lucy Mangan, 4 yıldızlı eleştirisinde diziyle ilgili şu yorumu yapıyor: 

En iyi fantastik hikayeler gibi The Boroughs da canavarlar ve ektoplazmalar üzerinden insanlığın evrensel korkularına sesleniyor.

Variety yazarı Aramide Tinubu ise incelemesinde şu ifadeleri kullanıyor: 

Yürek burkan, eğlenceli ve son derece büyüleyici bir macera. Yaşamın sonbaharındaki kayıpları, acıları ve zamanın sınavını inceleyen bir yapım.

Empire'dan David Opie de "Stranger Things'in ruhani bir devamcısı olmanın ötesinde, The Boroughs kendi kuralları içinde başarılı olan özgün bir bilimkurgu" diye yazıyor.

The Boroughs, 8 bölümlük ilk sezonuyla Netflix'te yayında.

Independent Türkçe, MovieWeb, GamesRadar, Variety, Guardian, Time, Empire


Cannes'ın 20 dakika alkışlanan gözdesi için Netflix devrede

La Bola Negra'da Guitarricadelafuente adıyla bilinen 28 yaşındaki İspanyol şarkıcı Álvaro Lafuente Calvo da rol alıyor (Cannes Film Festival)
La Bola Negra'da Guitarricadelafuente adıyla bilinen 28 yaşındaki İspanyol şarkıcı Álvaro Lafuente Calvo da rol alıyor (Cannes Film Festival)
TT

Cannes'ın 20 dakika alkışlanan gözdesi için Netflix devrede

La Bola Negra'da Guitarricadelafuente adıyla bilinen 28 yaşındaki İspanyol şarkıcı Álvaro Lafuente Calvo da rol alıyor (Cannes Film Festival)
La Bola Negra'da Guitarricadelafuente adıyla bilinen 28 yaşındaki İspanyol şarkıcı Álvaro Lafuente Calvo da rol alıyor (Cannes Film Festival)

Cannes Film Festivali'nde büyük ses getiren ve En İyi Yönetmen ödülünü kazanan İspanyol yapımı La Bola Negra (The Black Ball), festivalin ses getiren filmlerinden birine dönüştü.

Birlikte Los Javis diye tanınan Javier Ambrossi ve Javier Calvo'nun imzalarını taşıyan filmi, festival izleyicisi dünya prömiyerinde 20 dakika boyunca ayakta alkışladı.

La Bola Negra'nin başrollerinde Penélope Cruz, Glenn Close, Lorenzo Zurzolo ve Julio Torres gibi isimler yer alıyor.

İspanyol şair ve oyun yazarı Federico García Lorca'nın yarım kalmış bir metninden esinlenen film; 1932, 1937 ve 2017'de yaşayan üç farklı erkeğin hikayesini Lorca'nın son metinleri üzerinden birbirine bağlıyor.

Hollywood Reporter eleştirmeni Richard Lawson, yönetmenlerin "çağdaş pop estetiği ve klasik sinemayı harmanlayan göz kamaştırıcı vizyonunu" övgüyle karşıladı.

Netflix kapmak üzere

Prömiyerin ardından Neon, A24 ve Mubi gibi büyük dağıtımcıların ABD hakları için kıyasıya rekabete girdiği filmin, Netflix'e satılması konusunda sona yaklaşıldığı bildiriliyor. 

İspanyol yapımcı şirket Movistar Plus, görüşmelerin devam ettiğini belirtse de Netflix cephesi henüz resmi bir açıklama yapmadı. Filmin İspanya dağıtımını Elastica, Fransa dağıtımını ise Le Pacte üstlenecek.

Bu süreç, Jordan Firstman imzalı Club Kid'in 17 milyon dolara A24'e satılmasının ardından festivalin bu yılki ikinci büyük satın alma yarışına dönüşmüş durumda.

Netflix, daha önce Jacques Audiard'ın Emilia Pérez'i ve Alfonso Cuarón'un Oscar ödüllü Roma'sı gibi İspanyolca yapımlarla ödül sezonunda önemli başarılar elde etmişti.

La Bola Negra'nın Netflix'e dahil edilmesi, platformun küresel ödül sezonu stratejisi açısından önemli bir hamle olarak değerlendiriliyor.

Senaryosu Ambrossi, Calvo ve oyun yazarı Alberto Conejero tarafından kaleme alınan film, teknik başarısı ve vizyoner anlatımıyla yönetmenlikte yeni bir zirveyi Cannes'da gösterdi.

Altın Palmiye sahibini buldu

Öte yandan bu yıl jüri başkanlığını Güney Koreli yönetmen Park Chan-wook'un üstlendiği festivalin büyük ödülü Altın Palmiye, Fjord adlı filmiyle Rumen yönetmen Cristian Mungiu'ya gitti.

Rus sinemacı Andrei Zviaguintsev, Minotaure'la Büyük Ödül'e layık görülürken, En İyi Senaryo ödülünü Notre Salut'yla Emmanuel Marre kazandı.

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter, Deadline