Suudi Arabistan’ın Şanzelize’si ve Körfez göllerinin en büyüğüne ait fotoğraflar sergileniyor

Dahran'daki Mekan sergisindeki sanatçılar hikayelerini Şarku'l Avsat’a anlattılar

Talib el-Merri, el-Asfar Gölü’nün 9 resminden oluşan eserinin önünde (Şarku'l Avsat)
Talib el-Merri, el-Asfar Gölü’nün 9 resminden oluşan eserinin önünde (Şarku'l Avsat)
TT

Suudi Arabistan’ın Şanzelize’si ve Körfez göllerinin en büyüğüne ait fotoğraflar sergileniyor

Talib el-Merri, el-Asfar Gölü’nün 9 resminden oluşan eserinin önünde (Şarku'l Avsat)
Talib el-Merri, el-Asfar Gölü’nün 9 resminden oluşan eserinin önünde (Şarku'l Avsat)

50’li yıllar ve sonrasında Suudi Arabistan’ın doğusundaki el-Huber şehrinin eski sakinleri arasında, o dönemde şehrin ekonomik ve ticari merkezi olan Kral Halid Caddesi'ne ‘Suudi Şanzelize’ deniyordu. Fransa'nın başkenti Paris'teki ünlü Şanzelize Caddesi’ne benzer şekilde, alışveriş yapanlar, tüccarları ve her türden ziyaretçiyi kendine çeken bölgeyi, Fotoğrafçı Bedr Avad el-Belevi çektiği 140 fotoğrafla zihinlerde tekrardan canlandırdı.
El-Belevi, ‘Yaşayan Şehir’ adını verdiği projesini, demografik değişimler, şehrin doğası ve sakinlerinin değişen yaşamı üzerine şiirsel bir çalışma olarak tanımlıyor. El-Huber şehrinde meydana gelen radikal değişiklikler, el-Belevi’yi antik anıtlardan geriye kalanları kaybolmadan önce belgelemeye sevk etti. El-Belevi paylaştığı fotoğraflar, filmler ve röportajlar bu değişim ve dönüşümleri hakkında şunları söyledi:
“Gençliğimde annemle ya da kız kardeşlerimle dolaşırken o parlak günlerin bazılarına tanık oldum. Bu yüzden bu bölgenin önemini hatırladım.”

Yaşayan şehir
El-Belevi, Dahran'daki Kral Abdulaziz Dünya Kültür Merkezi tarafından düzenlenen Mekan sergisinde Şarku'l Avsat’a konuştu. Projesinin sorgulayıcı niteliği olduğunu belirterek, el-Huber şehrinin dair şunları söyledi: "Bazıları şehrin onlarca yıl önce yaşadığı refah döneminden sonra canlılığını yitirdiğine inanıyor. Aynı zamanda, hala canlı olduğunu ve daha güzel günler beklediğine inananlar da var. Bu görüşlerin farklılığı beni halen devam eden çalışmalar konusunda cesaretlendirdi.”
El-Belevi, çeşitli medya araçlarını kullandığı projesine, mekanın, binalarının, içinde yaşayanların ve bilinen yerlerin algısı ile iletişim kurmak için fotoğraflar çekerek başladı. Suudi Arabistan'da 1969 yılında açılan, ilk batılı burger restoranı olduğu söylenen Socrates Restaurant'ı işleten Akram Chaudhry gibi, o dönemde yaşamış birçok insanın hikayelerini anlatıyor.
Chaudhry El-Belevi'den alıntı yaparak şöyle dediğini aktarıyor: "Bazı insanlar eski günlerinin anısına restoranıma gelirler. İnsanlar buraya çocuklarıyla gelirdi. Şimdi çocuklar büyüdü ve şimdi yine çocuklarıyla gelmeye başladılar. Yani bugün nerdeyse 3 kuşak geliyor.”
Birkaç yıldır el-Huber’de ikamet eden, el-Belevi’nin projesi'nde yer alan Koreli sanatçı Kim Sung-bae, “Daha önce burası kalabalık değildi, burada kalmak çok rahattı ve çizimlerim üzerinde çalışmak için atmosfer çok iyiydi. Şimdi çok sayıda ticari bina, kafe, salon, restoran var, herşey çok farklı görünüyor” dedi.
El-Belevi'nin tanıştığı insanların çeşitliliği, şehrin, özellikle de hareketli kuzeyinin yaşadığı dönüşümleri anlamak açısından dikkat çekici. Şehre yerleşen ve benimseyen birçok gurbetçi arasında saatçi ve teknisyen olarak çalışan Pakistanlı Eşref Ali Khan da var. Ali Khan 1990 yılında el-Huber'e geldiğinde bekardı. Khan evlenip çocuk sahibi olduktan sonra el-Huber’de yaşamaya devam etti.
1985 yılında el-Hafci semtinde doğan, el-Huber şehrinde ikamet eden yazar ve fotoğrafçı Bedr Avad el-Belevi, "Burada yaşayan herkesin kendi hikayesi ve mekanla benzersiz bir ilişkisi var" diyor. El-Belevi, 2014 yılında Kuzeye Giden Yol: Kuzeybatı Suudi Arabistan'a Giden Yolda Karşılaşabileceğiniz 85 Manzara adlı ilk kitabını yayınladı.

El-Huber’in Hatıraları Mekan adlı Sergiye ziyaretçileri çekiyor (Şarku'l Avsat)

El-Asfar gölü (Sarı Göl)
El-Huber şehri için görsel dokümantasyon projesinin birkaç adım ötesinde, Mekan sergisinin bir ziyaretçisi, El-Ahsa bölgesinde yer alan el-Asfar Gölü ile ilgili başka bir harika sanat projesini inceliyor. Fotoğrafta sanatsal bir yöntem olarak sadeleştirmeyi kullanan fotoğrafçı Talib el-Merri'nin çalışmasında, Körfez bölgesindeki en büyük göl olan el-Asfar’a ait resimler sergileniyor.
El-Merri, 9 fotoğraftan oluşan çalışmasını, Şarku’l Avsat’a anlattı. El- Merri, kendisi ile mekan arasında senkronizasyon oluşturmanın ve fotoğraf duygusu yaratmanın yaklaşık 5 ay sürdüğünü belirtiyor. Fotoğraf çekiminden önce mekanla bağ kurmaya çalıştığını şu ifadelerle anlatıyor: “Hafta sonları gider ve günde yaklaşık 6 saat otururdum.”
El-Merri, daha sonra manzarayı okumaya ve mekandaki yaşamın davranışını anlamaya başladığını söylüyor. El-Merri şöyle diyor: "Göl su, kuşlar ve bitkilerle uyum içinde. Ben sadece kuşların sesini ve havanın hışırtısını, çimenleri ve suyun sesini duyuyorum. Bu gölü her ziyaret ettiğimde, kendimi bu yere, sanki oraya aitmişim gibi bağlanmış buluyorum.”
El-Merri'nin 1979'da el-Huber şehrinde doğduğunu da belirtmekte fayda var.
Fotoğrafçılığı kendi imkanlarıyla öğrenen el-Merri, 2020 ABD Büyük Fotoğraf Yarışması, Doğanın En İyi ABD Fotoğrafçılığı 2020 Yarışması ve 2021 iPhone Fotoğraf Yarışması gibi uluslararası yarışmalarda tanındı.

Sanat ve mekan
Sanat ve mekan arasındaki yakın ve eski ilişki, Mekan sergisinin sunduğu muhteşem sanat eserleriyle fotoğraf severlere aktarılıyor. Serginin küratörü Venetia Porter şöyle diyor: “Hayatına Cidde'de başlayan bu sergi, ikinci mekanı Dahran'daki Kral Abdulaziz Dünya Kültürü Merkezi'nde (Ithra) yeni bir hayata kavuştu. Geçen Cuma akşamı Ithra'da düzenlenen sanat konulu bir panelde yaptığı konuşmada Porter, her çalışmanın ilginç sanatsal bir tanımını yaptı.
Sergide eserleriyle anılan sanatçı Abdurahahman es-Süleyman, sergiye katılan genç Suudi deneyimlerinin yeni nesil için etkileyici sanatsal gelecek vaadettiğini söyledi. Sanatçının katılımı, yirminci ve yirmi birinci yüzyıllarda ülkedeki gelişimi sırasında sanat ortamının titizliğine güvenen üretken bir sanatçı ve yazar olarak öncü nesli temsil ediyor.
Mekan sergisinin Mansouriya Group işbirliğiyle 28 uluslararası ve yerel sanatçının katılımıyla gerçekleşen 21.39 Cidde Sanatı sergisinin dokuzuncusu olduğunu belirtmekte fayda var. Sergi, Cidde'deki başlangıcından bu yana ilk kez turneye çıkıyor ve küratör Venetia Porter tarafından koordine ediliyor.



Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.


Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Ljubljana'da dün yapılan Arap-Sloven görüşmelerinde, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan barış planının ilerletilmesi ve 1967 sınırları içinde, Doğu Kudüs'ün başkenti olduğu, iki devletli çözüme dayalı bağımsız ve egemen Filistin devletini içeren net bir siyasi ufka doğru ilerleme çabaları ele alındı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati, Bahreynli mevkidaşı Abdullatif el-Zayani, Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ve Katar Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan Al-Muraikhi ile birlikte Slovenya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri ve Avrupa İşleri Bakanı Tanja Fajon ile kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi.

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı, özellikle de Gazze'deki durumu iyileştirmenin yollarını görüştüler. Ateşkes anlaşmasına uyulması ve hükümlerinin tam olarak uygulanmasının yanı sıra Gazze Şeridi'ne yeterli ve sürekli insani yardımın ulaştırılmasının sağlanmasının gerekliliğini vurguladılar.

Bakanlar ayrıca işgal altında bulunan Batı Şeridi'ndeki durumu da ele aldılar; İsrail'in oradaki yasadışı tek taraflı önlemlerinin ve işgal altındaki Kudüs'te İslami ve Hristiyan kutsal yerlerine yönelik ihlallerinin durdurulmasının gerekliliğini vurguladılar; bu ihlaller gerilimi artırdığını ve gerilimi azaltma çabalarını baltaladığını belirttiler.

Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar ayrıca Slovenya'nın Filistin halkının meşru haklarına verdiği desteği ve iki devletli çözüm temelinde Filistin Devleti'ni tanımasını da takdir ettiler.

Görüşmelerde bölgedeki gelişmeler, müzakere ve diyalog yoluyla gerilimlerin azaltılması yolları ve Rusya-Ukrayna krizinin çözümüne yönelik çabalar da ele alındı.


Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.