Hac’ın Mekke’nin önemli noktaları üzerindeki etkilerini belgeleyen bir araştırma kitabı

Mekke Valisi Prens Halid el- Faysal kitabını inceliyor (Şarku’l Avsat)
Mekke Valisi Prens Halid el- Faysal kitabını inceliyor (Şarku’l Avsat)
TT

Hac’ın Mekke’nin önemli noktaları üzerindeki etkilerini belgeleyen bir araştırma kitabı

Mekke Valisi Prens Halid el- Faysal kitabını inceliyor (Şarku’l Avsat)
Mekke Valisi Prens Halid el- Faysal kitabını inceliyor (Şarku’l Avsat)

Büyük olaylar ve durumlarda, özen ve dikkatle çalışan araştırmacılar büyük detaylar yakalar.
Suudi Arabistan’ın Mekke şehrinden iki başarılı coğrafyacı olan Profesör Remzi ez-Zahrani ve Miraç Mirza da her yıl düzenlenen Hac mevsiminde bunun farkına vardı.
Zahrani, “Birkaç yıl boyunca, meslektaşım Dr. Mirza ile birlikte, yaklaşan Hac mevsiminin Mekke ve kutsal yerler üzerindeki ortak yıllık etkilerini fotoğrafladım. Her birimiz kendi ilgi alanından fotoğraf çekiyorduk” dedi.
Profesör Zahrani, coğrafyacıların ilgi alanı dışında, uzay, mekan ve doğal manzara gibi coğrafyacıların ana kavramları kullanma ilgisinden yola çıkarak, coğrafya verilerini ve kanıtlarını desteklemede fotoğrafik değere odaklanıyor, bunları derslerde ve eğitim kurslarında kullanıyor.
Dr. Mirza ise, sınırlar, haritalar ve coğrafi özellikler çizerek geliştirilen coğrafi ve kartografik sahneye ilk öncülük eden Mekke tarihinin en ünlü referanslarından biri olarak rolünü güçlendirmeye ve projesini geliştirmeye odaklanıyor.
Mekke’nin hatırasını belgelemeye olan ilgisi, onu Mekke hakkında yarım milyon fotoğraf ve çizim toplamaya yöneltti.
Mekke uzay-zaman kimliğinin gelişmelerini ve dönüşümlerini izleme konusundaki değerli çabalarına atıfta bulunan bir dizi kitapla kütüphaneyi zenginleştirmede özgün bir rolü vardı.
Bu çabalar sonucu 2015 yılında ‘Semadan Mekke’ adlı, yarım asrı aşkın bir süredir Mekke’nin büyümesinin son aşamalarını belgelemiş, kadim ara sokaklarına, modern sokaklarına, gökyüzünü kucaklayan camilerine ve yeryüzünü süsleyen çevre düzenlemesine tanık olan 148 fotoğrafı içeren bir kitap ortaya çıktı.
1960’lı yılların ortalarına kadar uzanan Mekke’nin havadan çekilmiş fotoğrafı, araştırmacıları bu fikre yönlendirdi.
Kral Selman bin Abdulaziz, Cidde’deki Safa Sarayı’nda kabul ettiğinde iki araştırmacının kitaba dair ilk taslağını inceleyerek övgüde bulundu ve projenin tamamlanmasını tavsiye etti.
Kitabın İngilizce versiyonu da dünyanın en önemli ve en büyük ulusal kütüphanelerinden biri olan Londra’daki Britanya Kütüphanesi’nde bulunuyor.
Profesör Zahrani, “Her birimiz binlerce fotoğraf topladık ve matbu eserlerde bunlardan yararlanma kararlılığını bekliyoruz” dedi.



Aramco Namaat... Suudi Arabistan’da endüstriyel yerelleştirme ve ekonomik çeşitliliğin güçlendirilmesine yönelik beş yıllık girişim

Saudi Aramco şirketine ait bir tesiste çalışan iki işçi (Aramco)
Saudi Aramco şirketine ait bir tesiste çalışan iki işçi (Aramco)
TT

Aramco Namaat... Suudi Arabistan’da endüstriyel yerelleştirme ve ekonomik çeşitliliğin güçlendirilmesine yönelik beş yıllık girişim

Saudi Aramco şirketine ait bir tesiste çalışan iki işçi (Aramco)
Saudi Aramco şirketine ait bir tesiste çalışan iki işçi (Aramco)

Suudi Arabistan’ın ulusal petrol şirketi Aramco, temel faaliyetleriyle bağlantılı sanayi ve hizmet alanlarındaki yatırımlarını, Aramco Namaat programı aracılığıyla genişletiyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre program, yaklaşık 216 milyar riyal (58 milyar dolar) tutarında yatırım çekti ve 2021’de başlatılmasından bu yana 58 yeni şirketin kurulmasına katkıda bulundu. Programın gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYİH) katkısı ise yaklaşık 103 milyar riyale (27,4 milyar dolar) ulaştı. Program, Aramco’nun yerel ve uluslararası sanayi ortaklıkları kurma yönündeki stratejisini yansıtıyor. Bu ortaklıklarla üretim ve ileri teknolojilerin yerelleştirilmesi ve tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi hedefleniyor.

Aramco Namaat, Suudi şirketi tarafından yerel ve uluslararası firmaları ülkeye yatırım yapmaya teşvik etmek, yerel sanayiyi geliştirmek, Suudi vatandaşları için istihdam olanakları oluşturmak ve Vizyon 2030 Vizyon doğrultusunda ekonominin çeşitlendirilmesini desteklemek amacıyla başlatılan bir sanayi yatırımları ve stratejik ortaklıklar programı olarak öne çıkıyor.

Aramco Namaat programı, son beş yılda şirketin mükemmellik, inovasyon ve stratejik planlama alanlarındaki rolünün pekişmesine ve bir başarıdan diğerine ilerlemesine katkı sağladı. Program, şirketin teknoloji, ticaret ve uygulama alanlarında sunduğu özgün avantajlardan yararlanıyor.

Geride kalan beş yıl, yaratıcı ve gelecek vadeden iş fikirlerinin somut yatırım fırsatlarına dönüştürülmesi açısından bir dönüm noktası oldu. Böylece dün bir hayal olarak görülen fikirler, bugün müreffeh ve sürdürülebilir bir gelecek için başarılı sanayi projelerine dönüştü.

Rakamlarla bakış

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Aramco Namaat, hedeflerle sahadaki uygulamayı buluşturmayı başardı. Program, faaliyet gösteren 58 yeni şirketin kurulmasına katkı sağlarken yaklaşık 216 milyar riyal (58 milyar dolar) tutarında yatırım çekti.

drgthy
Saudi Aramco CEO’su Emin en-Nasır, Aramco Namaat programının ortaklarıyla konuşuyor. (SPA)

Programın GSYİH’ye katkısı yaklaşık 103 milyar riyale (27,4 milyar dolar) ulaştı. Bu rakam, programın yerel ekonominin güçlendirilmesi, temel sanayi alanlarındaki kapasitenin yerelleştirilmesi ve Suudi vatandaşları için istihdam olanakları oluşturulmasındaki merkezi rolünü ortaya koyuyor.

Entegre sistem

Aramco Namaat, Suudi Arabistan’ın ulusal petrol şirketi Aramco’nun sanayi alanında yatırım ortaklıkları kurmasını sağlayan etkili bir araç olarak öne çıkıyor. Programın stratejik odağını, şirketin operasyonel esnekliği, teknolojik esneklik ve yeni, çeşitlendirilmiş sanayi alanları olmak üzere üç temel eksen üzerinden değer yaratmak oluşturuyor. Program, aynı zamanda ülkenin iddialı ulusal vizyonunun hedeflerine ulaşılmasına etkin katkı sağlıyor.

Program, ulusal şirketleri güçlendirmeyi ve Aramco’nun ekosistemi aracılığıyla değer yaratmayı hedefliyor. Bu doğrultuda imalat, sanayi hizmetleri, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik olmak üzere dört temel alana odaklanıyor.

Programın etkisi, kamu ve özel sektör arasındaki ortaklıkların geliştirilmesinde ve yerel ve uluslararası ortaklarla yakın iş birliğinin kurulmasında kendini gösterdi. Bu iş birlikleri, geniş kapsamlı yatırım fırsatlarının ortaya çıkmasına, öncü şirketlerin kurulmasına ve doğrudan yabancı yatırımların çekilmesine yardımcı olarak tedarik zincirinin esnekliğini ve sürdürülebilirliğini güçlendirdi.

Söz konusu yatırımların önemli bir bölümü, şirketlerin yurt içindeki yatırımlarını artırmalarını sağlayan Suudi Arabistan’ın teşvik programları tarafından destekleniyor. Bu girişimler de sanayi yatırımı ortaklarına, şirketin uzun vadeli büyüme fırsatlarından yararlanmalarına olanak tanıyarak yeni fırsatlar sundu.

Endüstriyel hizmetler

Aramco Namaat programı, hayata geçirildiği günden bu yana faaliyet gösterdiği dört alanda önemli başarılara imza atarak Suudi Arabistan’da sanayinin yerelleştirilmesi ve ekonomik çeşitlendirmenin geleceğinin şekillenmesine katkı sağladı. İmalat sektöründe program, yüksek gerilimli deniz altı enerji kablolarının, kalın cidarlı kapların ve paslanmaz çelik boruların yurt içinde üretilmesini destekleyerek stratejik ve kritik üretim kapasitelerinin ülkeye kazandırılmasını sağladı.

Program ayrıca, modern teknolojilerle metal geri kazanımı ve ileri rafinaj katalizörlerinin üretimi alanlarında uzmanlaşacak, Suudi Arabistan’da dünya standartlarında gelişmiş bir merkez kurulması üzerinde çalışıyor.

frbthyj
 Saudi Aramco şirketinin Aramco Namaat programı kapsamında bir Fransız şirketiyle imzaladığı anlaşma (Aramco)

Bu stratejik girişim, ülkeyi sürdürülebilir kaynakların geri kazanımı, yüksek katma değerli sanayi üretimi ve temiz enerji çözümleri alanlarında bölgesel ve merkezi bir konuma taşımayı hedefliyor. Böylece ekonomik büyümenin hızlandırılması ve Suudi Arabistan’ın daha sürdürülebilir, çevreye karşı daha sorumlu bir ekonomi oluşturma taahhüdünün güçlendirilmesi amaçlanıyor.

Sanayi hizmetleri alanında ise Aramco Namaat programı, metal döküm ve şekillendirme tesisinin yerelleştirilmesini destekledi. Bu adım, kritik öneme sahip ürünlerin yurt içinde üretilmesine katkıda bulunurken sanayi tedarik zincirlerinin dayanıklılığını da artırdı.

Program ayrıca, Suudi Arabistanlı mühendislik, satın alma ve inşaat şirketlerinin geliştirilmesine ve bu şirketlerin ülke içinde ve dışında rekabetçi piyasalarda güvenilir projeler yürütme kapasitelerinin artırılmasına katkı sağladı.

Dijitalleşme ve sürdürülebilirlik

Aramco Namaat programı, dijitalleşme alanında hayata geçirdiği temel girişimlerle ulusal kalkınmaya yönelik çalışmalarını sürdürdü. Bu girişimlerin başında, ulusal bir bilgi teknolojileri hizmetleri şirketinin kurulması gibi ileri dijital teknolojilerin yerelleştirilmesi projeleri geliyor. Söz konusu şirket, farklı sektörlerin teknolojik ihtiyaçlarını karşılamak üzere yazılım geliştirme, danışmanlık ve teknik destek alanlarında entegre çözümler sunmayı amaçlıyor.

Program, sürdürülebilirlik alanında da belirgin katkılar sağladı. Bu kapsamda, özel cam üretiminin yerelleştirilmesi projesi öne çıkıyor. Proje aracılığıyla Guardian Glass şirketi, ortak girişimi GulfGuard üzerinden Suudi Arabistan’daki özel cam üretim kapasitesini genişletmek için desteklendi. Proje, enerji verimliliği sağlayan binalara yönelik bölgesel talebin giderek artması doğrultusunda yüksek performanslı mimari cam üretimine odaklanıyor.

Geleceğin özellikleri

Aramco Namaat programı, elde edilen tüm bu başarıların ardından yeni döneme ilerlerken Aramco’nun ekosistemini güçlendirecek stratejik sanayi fırsatlarının geliştirilmesine öncelik veriyor. Program, Suudi Arabistan’daki sanayi dönüşümünü hızlandırmanın yanı sıra inovasyonu teşvik etmeyi, yerel sanayiyi desteklemeyi, ekonomiyi çeşitlendirmeyi, iddialı ve gelecek vadeden fikirlerin önünü açmayı, esnek tedarik zincirlerinin oluşturulmasını güçlendirmeyi ve kritik ve ileri teknolojileri ülkeye kazandırmayı hedefliyor.

Program, yeni sanayi kapasitelerinin oluşturulmasına katkıda bulunmaları için daha fazla uluslararası ortağı çekmeyi sürdürüyor. Bunun yanı sıra ileri dijital ve üretim kapasitelerinin kapsamını genişletmeyi, gelişmekte olan sektörlerde sanayi ve dijital çözümlerin benimsenmesini hızlandırmayı amaçlıyor. Böylece program, Suudi Arabistan’da ve bölgede enerji, sanayi ve inovasyon alanlarında elde edilen başarıları anlatan daha büyük bir başarı hikâyesinin parçası olmayı hedefliyor.


Suudi Arabistan, Riyad Havalimanı’ndaki operasyonların askıya alınma süresini uzattı

Suudi Arabistan, Riyad Havalimanı’ndaki operasyonların askıya alınma süresini uzattı
TT

Suudi Arabistan, Riyad Havalimanı’ndaki operasyonların askıya alınma süresini uzattı

Suudi Arabistan, Riyad Havalimanı’ndaki operasyonların askıya alınma süresini uzattı

Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (GACA), Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda operasyonların askıya alınması kararının uzatıldığını duyurdu. Açıklamada, havalimanı tesislerinin güvenliğinin ve operasyonel hazırlık durumunun doğrulanmasına yönelik gerekli işlemlerin ilgili kurumlarla koordinasyon içinde tamamlanması amacıyla kararın uzatıldığı belirtildi. İran destekli Husilerin gerçekleştirdiği saldırıda havalimanının 4 numaralı yolcu terminalinin hedef alındığı, Pakistanlı bir mukimin hayatını kaybettiği ve 11 kişinin yaralandığı bildirildi. Cumartesi öğleden sonra düzenlenen saldırıda ise farklı ülke vatandaşlarından 12 kişinin yaşamını yitirdiği, 309 kişinin yaralandığı ve maddi hasar meydana geldiği, hasarın boyutunun belirlenmesi için çalışmaların sürdüğü kaydedildi.

GACA bugün yayımladığı açıklamada, terminalde meydana gelen saldırının ardından çıkan yangın ve oluşan hasar nedeniyle tesislerin güvenliğinin ve operasyonel hazırlık durumunun kontrol edilmesine yönelik çalışmaların tamamlanması amacıyla askıya alma kararının uzatıldığını belirtti. Açıklamada, ilgili kurumların olayın sonuçlarını değerlendirme ve gerekli müdahalelerde bulunma çalışmalarını sürdürdüğü ifade edildi.

Yemen’de Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu dün Kral Halid Uluslararası Havalimanı çevresinde bir seyir füzesinin önlenerek imha edildiğini duyurmuştu. Açıklamada, aynı saatlerde havalimanının 4 numaralı yolcu terminalinin kimliği belirsiz bir mühimmatla hedef alındığı ve bunun sonucunda yangın çıktığı belirtilmişti. Koalisyon, ilgili ekiplerin olay yerine intikal ederek müdahalede bulunduğunu bildirmişti.

Saldırı, son saatlerde Suudi Arabistan’ın çeşitli bölgelerinde yaşanan bir dizi saldırının parçası olarak gerçekleşti. Koalisyon, daha önce el-Harc vilayetine doğru fırlatılan bir balistik füzenin ve Doğu Bölgesi’nde bir insansız hava aracının (İHA) önlenerek imha edildiğini duyurmuştu. Bugün sabaha karşı yapılan açıklamada ise Hamis Muşayt vilayetine doğru fırlatılan bir başka balistik füzenin de önlenerek imha edildiği bildirildi.

GACA, Dammam’daki Kral Fahd Uluslararası Havalimanı’nın da dün akşam saldırıya uğradığını bildirdi. Açıklamada, ilgili kurumlarla koordinasyon içinde hasar tespit çalışmalarının tamamlanması ve tesislerin güvenliğinin doğrulanması için çalışmaların sürdüğü belirtildi.

Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki daha önce yaptığı açıklamada, Kral Halid Uluslararası Havalimanı’ndaki yolcu terminaline yönelik saldırıyı ve yolcular ile çalışan siviller arasında can kayıpları ve yaralanmalara yol açmasını, uluslararası insancıl hukuk kuralları uyarınca ‘tüm unsurlarıyla bir savaş suçu’ olarak nitelendirmişti. El-Maliki, Müşterek Kuvvetler Komutanlığı’nın saldırıya uluslararası insancıl hukuk kurallarıyla uyumlu şekilde kararlılıkla karşılık vereceğini vurgulamıştı.

Öte yandan Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na yapılması planlanan bazı uçuşların durdurulması veya gecikmesi nedeniyle seyahatleri aksayan ya da varış noktalarına ulaşamayan vatandaşlara, yardım ve gerekli yönlendirmeleri almak üzere bulundukları ülkelerdeki Suudi Arabistan temsilcilikleriyle iletişime geçmeleri çağrısında bulundu.

Havalimanındaki operasyonların askıya alınması kararının uzatılması, sivil ve kritik tesisleri hedef alan saldırıların ardından yaşanan can kayıpları ve maddi hasar nedeniyle, operasyonlar yeniden başlatılmadan önce tesislerin güvenliğinin ve faaliyete hazır olduğunun doğrulanmasına yönelik önlemler kapsamında alındı.


Suudi Arabistan Enerji Bakanı: Sözlüğümüzde ‘korku’ kelimesine yer yok… Vizyonumuzu gerçekleştirme fırsatlarını kaçırmayacağız

Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, Dünya Enerji Kongresi’nin açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, Dünya Enerji Kongresi’nin açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Enerji Bakanı: Sözlüğümüzde ‘korku’ kelimesine yer yok… Vizyonumuzu gerçekleştirme fırsatlarını kaçırmayacağız

Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, Dünya Enerji Kongresi’nin açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, Dünya Enerji Kongresi’nin açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, Suudi halkının sözlüğünde korkuya yer olmadığını belirterek, Krallık’taki enerji sisteminin esnekliği ile vatandaşların kararlılığının krizlerle mücadele etme, tedarik sürekliliğini sağlama, dönüşüm sürecini sürdürme ve Vizyon 2030 hedeflerine ulaşma kapasitesini güçlendirdiğini vurguladı. Altyapıya yapılan uzun vadeli yatırımların, tedarik zincirlerinin geliştirilmesinin ve sanayinin yerlileştirilmesinin önemine dikkat çeken Abdulaziz bin Selman, bu adımların Suudi Arabistan’ın küresel zorluklar ve değişimlerle başa çıkma kabiliyetini desteklediğini ifade etti.

Riyad’da düzenlenen 25. Dünya Enerji Kongresi’nin açılış konuşmasında çok sayıda bakan, yetkili ve sektör liderine hitap eden Prens Abdulaziz bin Selman, son deneyimlerin önceden hazırlıklı olmanın ve her türlü koşula uyum sağlayabilen bir enerji sistemi inşa etmenin önemini kanıtladığını açıkladı. Esnekliğin yalnızca sistemlerin dayanma gücüyle değil, aynı zamanda hasarları onarma, operasyonları yeniden başlatma ve piyasa ihtiyaçlarını karşılamaya devam etme yeteneğiyle ölçüldüğünü belirtti.

Enerji sisteminin esnekliği ile tedarik sürdürülebilirliğinin küresel zorluklar ve değişimlerle mücadelede iki temel sütunu temsil ettiğini kaydeden Prens Abdulaziz bin Selman, Suudi Arabistan’ın her türlü koşulda tedarik sürekliliğini garanti altına almak amacıyla enerji altyapısına yatırım yapmaya, tedarik zincirlerini geliştirmeye, insan kaynağını ve modern teknolojileri güçlendirmeye devam edeceğinin altını çizdi.

fgthyju
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, Dünya Enerji Kongresi’nin açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)

Kongrenin küresel enerji sektörü için kritik bir dönüm noktasında gerçekleştiğini belirten Abdulaziz bin Selman, katılımcılara Suudi Arabistan’ın başkentinde ev sahipliği yapılmasının Krallık’ın güvenli bir ortam sağlama konusundaki kararlılığını yansıttığını ve konukların güvenliğinin öncelikli bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

Enerji sektörünün enerji güvenliği ve tedarik istikrarı ile ilgili giderek artan zorluklarla karşı karşıya kaldığı bir dönemde, bu toplantının enerji topluluğu içinde sağduyuya, pratik iş birliğine ve ortak sorumluluk bilincine olan bağlılığı somutlaştırdığını ifade eden Abdulaziz bin Selman, bu zorlukların ülkelerin ve ekonomik sistemlerin dayanıklılığını ve uyum sağlama yeteneğini test ettiğini ekledi.

Prens Abdulaziz bin Selman, Suudi Arabistan’ın olağanüstü koşullarla başa çıkma konusunda enerji sisteminin hazırlık durumunu desteklemek amacıyla altyapıyı geliştirmeye, tedarik zincirlerinin verimliliğini artırmaya ve insan kaynağını güçlendirmeye yıllar boyunca yatırım yaptığını belirtti.

Prens Abdulaziz bin Selman, Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nın petrolün pazarlara taşınmasında alternatif rotalar sunan ve Suudi Arabistan’ın geleneksel tedarik yollarını etkileyebilecek risklerle mücadele etme kapasitesini artıran önemli altyapı örneklerinden birini teşkil ettiğine dikkat çekti.

Bu kapasitelerin kısa sürede oluşmadığını, aksine yıllar süren planlama, geliştirme ve operasyonel deneyimin bir sonucu olduğunu açıklayan Abdulaziz bin Selman; Saudi Aramco şirketinin sahip olduğu teknik ve operasyonel imkanlar ile sanayi sistemi, nakliye ve tedarik ağlarının farklı koşullarda iş sürekliliğini desteklediğini ifade etti.

Tedarik zincirlerinin yerelleştirilmesi

Prens Abdulaziz bin Selman, Suudi Arabistan’ın stratejik hedefleri arasında yer alan tedarik zincirlerinin yerlileştirilmesi ve yerli içeriğin artırılmasının önemine dikkat çekerek, Saudi Aramco’nun yerli içerikte yüzde 70 oranına ulaştığını açıklamasının ulusal kapasitenin gelişimini ve sektörün esnekliğini desteklemedeki rolünü yansıtan bir adım olduğunu belirtti.

Bu yatırımların öneminin küresel tedarik zincirlerinde aksamalar yaşandığında daha net ortaya çıktığını vurgulayan Abdulaziz bin Selman, gelişmiş sistemlerin ve yerel kapasitelerin eksikliklerle mücadele etmeye ve kesintilerin etkilerini azaltmaya imkân tanıdığını, böylece enerji sisteminin istikrarını destekleyip faaliyetlerini sürdürme gücünü artırdığını ifade etti.

Enerji santrallerinin ve kritik tesislerin yeniden işletime alınmasının yalnızca altyapıya bağlı olmadığını, aynı zamanda insan kaynağı, teknik bilgi birikimi, operasyonel deneyim, kararlılık ve hızlı müdahale kapasitesi ile ilişkili olduğunu kaydeden Prens Abdulaziz bin Selman, gerçek esnekliğin sistemlerin hasarları onarma, operasyonları yeniden başlatma ve hizmet sunmaya devam etme yeteneğiyle ölçüldüğünü vurguladı.

Prens Abdulaziz bin Selman, Suudi Arabistan’ın farklı enerji alanlarına yatırım yapmaya, yeni teknolojiler geliştirmeye ve emisyonları azaltmaya yönelik çalışmalarını sürdürme konusundaki kararlılığını yinelerken, aynı zamanda ulusal kadrolara yatırım yapmaya ve gelecek nesilleri yetiştirmeye devam edeceklerini belirtti.

Vizyonun hayata geçirilmesi

Prens Abdulaziz bin Selman, amacın tedarik güvenliğini ve sürdürülebilirliğini korurken, her türlü koşula uyum sağlayabilen, başarıyı ve sürekliliği yakalama gücüne sahip bir enerji sistemi inşa etmek olduğunu açıkladı.

Suudi Arabistan’ın ekonomik büyümeyi sürdürmek ve kalkınma vizyonunu uygulamaya devam etmek için gerekli niteliklere sahip olduğunu vurgulayan Abdulaziz bin Selman, bu durumun Suudi halkının refahını desteklediğini ve uluslararası ortaklıkları güçlendirdiğini belirtti.

Mevcut koşulların ne zaman sona ereceğini kimsenin kesin olarak söyleyemeyeceğini ifade eden Abdulaziz bin Selman, buna karşın son yıllarda yaşanan deneyimlerin geleceğe hazırlıklı olmanın, ihtiyaç duyulmadan önce çözümler geliştirmenin ve hızla değişen gereksinimler ile dinamiklere yanıt verme kapasitesini artırmanın önemini teyit ettiğini söyledi.

dvg
Riyad’da düzenlenen Dünya Enerji Kongresi’nin logosu (AFP)

Prens Abdulaziz bin Selman, Riyad’ın iş birliğini derinleştiren ve uluslararası ortaklıkları somut adımlara dönüştüren bir platform olması çağrısında bulunarak, diyalogların herkesin enerji ihtiyacının karşılanmasını garanti altına almaya, emisyonları azaltmaya ve krizler ile zorlukların üstesinden gelme kabiliyetini artırmaya odaklanması gerektiğini belirtti.

Dünyanın güvenilir ortaklara ve uzun vadeli stratejik kararlar almaya hazır liderlere ihtiyaç duyduğunu yeniden vurgulayan Abdulaziz bin Selman, Suudi Arabistan’ın sağduyu, açıklık ve uluslararası ortaklıkları genişletme yaklaşımından hareketle enerji sektöründeki rolünü oynamaya devam edeceğinin altını çizdi.

Sözlerini katılımcıları selamlayarak tamamlayan Abdulaziz bin Selman, güvenli, esnek, tedarik sürekliliğini garanti eden ve dünya genelindeki toplumlar ile ekonomilerin ihtiyaçlarını karşılayan bir enerji geleceği için ortak çalışma çağrısında bulundu.