Çin’in Arap Denizi’ndeki kalamar yağmacılığı

Son yıllarda, devasa gemileriyle aşırı avlanmakla ve Afrika sahillerindeki balıkçıları geçim kaynaklarından mahrum bırakmakla suçlanan Çin merkezli dev balıkçılık şirketi, bugün ‘beyaz altın’ kalamarın aşırı avlanmasıyla suçlanıyor

Arap Denizi (Umman Denizi), kıyıdaş ülkeler arasında, özellikle Hindistan ve Pakistan arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle, tüm dünyada balıkçılık konusunda bölgesel iş birliğinin en zor olduğu noktalardan biri olmaya devam ediyor
Arap Denizi (Umman Denizi), kıyıdaş ülkeler arasında, özellikle Hindistan ve Pakistan arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle, tüm dünyada balıkçılık konusunda bölgesel iş birliğinin en zor olduğu noktalardan biri olmaya devam ediyor
TT

Çin’in Arap Denizi’ndeki kalamar yağmacılığı

Arap Denizi (Umman Denizi), kıyıdaş ülkeler arasında, özellikle Hindistan ve Pakistan arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle, tüm dünyada balıkçılık konusunda bölgesel iş birliğinin en zor olduğu noktalardan biri olmaya devam ediyor
Arap Denizi (Umman Denizi), kıyıdaş ülkeler arasında, özellikle Hindistan ve Pakistan arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle, tüm dünyada balıkçılık konusunda bölgesel iş birliğinin en zor olduğu noktalardan biri olmaya devam ediyor

Fransız Le Monde gazetesi, bir sivil toplum kuruluşu olan Global Fishing Watch (GFW) tarafından sağlanan uydu verileri aracılığıyla Çinli 14 endüstriyel balıkçı teknesinden oluşan bir filoyu dokuz ay boyunca takip etmesi sonucunda, açık denizlerdeki balık kaynaklarının yağmalandığını ortaya çıkardı. Gazetenin araştırma haberine göre “Arap Denizi'nin (Umman Denizi)  ılık sularında her yıl amansız bir av sezonu başlıyor. Bu çetin av sezonu, yaz mevsimi ortalarında gemilerin Çin'den Hint Okyanusu'nun kuzeyine doğru yola çıkmasıyla başlar. Çin’in Ningde, Fuzhou ve Zhoushan gibi limanlarından ayrılan gemiler, 10 bin kilometre uzakta çılgınca bir yarış içinde kalamar aramaya gider. Dur durak bilmez bir yolculuğa çıkan denizciler, ne başka bir yere giderler ne de geri dönerler. Gemilerde balıkçıların kaldıkları koğuşlar dokuz ay boyunca gece gündüz dolup taşarken ne balıkçılar ne de avları için dinlenecek zaman vardı.”

Işıklar ve balıkçı ağları
Gazeteye göre balıkçı tekneleri, bilimsel adıyla ‘kafadanbacaklılar’ olarak bilinen bu deniz canlılarını, bir futbol sahası büyüklüğündeki alanı aydınlatabilecek ışıklarla kendine çekiyor ve ardından ağlarla avlıyor. Tekneler, geceleri uzaydan görülen büyük bir şehrinkine benzer parlaklıkta ışıklı bir nokta oluşturuyorlar. Yemek için denizin yüzeyine çıkan kalamarın ise balıkçıların attıkları ağlardan kaçma şansı olmuyor. Bu uygulamalar, yasallığı sorgulanan ‘düzensiz’ ve ‘kayıt dışı’ olarak adlandırılan kaçak balıkçılık kapsamına giriyor. Çin'in tüm okyanuslarda ana oyuncu haline geldiği devasa endüstriyel balıkçılık faaliyetleri, balıkçılık kaynaklarını tehdit ediyor.  Avlar, ahtapot ve kalamar da dahil olmak üzere tüketicilerin kafadanbacaklılara karşı artan iştahının kurbanı oluyorlar. Le Monde, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) göre dünya genelinde, avlanmanın 1950 yılına kıyasla 10 kat arttığını, yıllık ortalama 3,6 milyon ton deniz canlısının avlandığını ve bu rakamın 2014 yılında yaklaşık 4,9 milyon ton ile zirveyi gördüğünü aktardı. Sadece küresel kalamar pazarı 12 milyar dolarlık bir değere sahip. Çin'in uluslararası sulardaki avlanma faaliyetlerinin payı ise yüzde 50 ile 70 arasında değişiyor.
Gazeteye göre GFW Arap Denizi'nde kalamar avlayan balıkçı teknelerini izlemeye 2015 yılında başladı. O tarihten beri İran, Güney Kore ve Vietnam tarafından da yapılan kalamar avcılığı aynı denizde hızla arttı. Norveç merkezli bir sivil topluk kuruluşu olan TM-Tracking (TMT) tarafından 2021 yılı sonlarında yayınlanan bir rapora göre kalamar avlayan balıkçı teknesi sayısı 2016 yılında 55 iken 2018'de 164'e, 2019'da 279'a yükseldi. Büyük bir bölümü Çin bandıralı olan bu tekneler 2020 yılında toplam 250 bin saati aşkın bir süre Arap Denizi'nde yol aldı. Kovid-19 pandemisinden sonra 2022 yılında da benzer bir sürenin kaydedilmesi bekleniyor.
Şarku’l Avsat’ın Le Monde’n aktardığı haberde, gemilerin büyük yolculuk öncesinde Çin’in Fujian bölgesinin kuzeyindeki denizcilik şehri Gantang'daki tersanelerde beklediğine işaret edildi. Güneşten yanmış bir yüze ve güzel saçlara sahip olan Bay Zhang (takma ad), Şanghay'ın kuzeyindeki Jiangsu eyaletinin bir sahil kasabasında yaşayan iki çocuğuna bakabilmek için 16 yıldır bu işi yapıyor. 39 yaşındaki Bay Zhang, bölgelerinin çok fakir olduğunu, pek çok insanın yasa dışı olarak göç ettiğini ya da denizci olduklarını belirterek, “Kıyılarda küçük teknelerde balık tutuyoruz, ama kısıtlamalar bizi yılın altı ayı işsiz bırakıyor” dedi. Çin, kendi balık kaynaklarını yok ettikten sonra geriye kalanları korumaya çalışıyor. Bay Zhang, Çinli balıkçı teknelerinin uğrak yeri olan Arjantin kıyılarına ulaşmak için geçirdikleri son 40 günü hatırlayarak, “Yılın büyük bir bölümünde açık denizlerde çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. Bay Zhang, son yıllarda Hindistan kıyılarında da çalıştıklarını sözlerine ekledi.

Anlaşmazlıklar ve ihracat
Le Monde, başta Hindistan ve Pakistan olmak üzere kıyıdaş ülkeler arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle, Arap Denizi'nin dünyada balıkçılıkla ilgili bölgesel iş birliğinin en zor olduğu noktalardan biri olmaya devam ettiğine dikkati çekti. Le Monde’nin haberine göre Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (IRIS) İklim, Enerji ve Güvenlik Programı Julia Tasse, konuyla ilgili değerlendirmesinde, “Doğal kaynakların zayıf geleceği, dünyanın dört bir yanından ülkeleri müzakere etmeye ve aynı masanın etrafında oturmaya zorluyor. Arap Denizi’ndeki kalamarlar, çok taraflı herhangi bir organizasyonun kapsamına girmiyor. Şu an 12 üye ülkeye sahip olan Güneybatı Hint Okyanusu Balıkçılık Komisyonu, tüm deniz canlılarını korumaya çalışsa da çalışmalarının kapsamı kuzeye kadar uzanmıyor. Umman Körfezi'nin sularını kapsıyor, ancak açık denizleri kapsamıyor.
Gazeteye göre deniz ürünleri uzmanları, Çin'e getirilen kalamarın yarısının üç büyük pazara (Peru, Endonezya ve ABD) ihraç edileceğini tahmin ediyor. Bu tahmin, Florida Üniversitesi'nde ekonomi uzmanı olan Frank Asche tarafından hazırlanan bir çalışmada doğrulandı. Bunun yanında bir bütün olarak Çin'de sübvansiyonlarla doyurulmuş derin deniz balıkçılığı artık karlı bir iş değil. Harcanan yakıt gibi temel sarf malzemelerinin eşi-benzeri görülmemiş yüksek maliyetlerinin olması nispeten düşük karlar getiren bu iş için dengenin sağlanmasını engelliyor. ABD merkezli bir sivil toplum kuruluşu olan C4ADS tarafından Mart ayında Çin’in derin deniz balıkçılığı ve özellikle de borsaya kayıtlı en büyük Çinli balıkçılık şirketlerinden biri olan Pingtan Marine Enterprise’ın faaliyetleri hakkında yayınlanan bir araştırmasının yazarları Austin Brush ve Marie Utermohlen'e göre kârın az olması, gemilerin değerli olan ve koruma altına alınan deniz canlılarının hedef alınmasına ve mürettebatın maaşlarında kesintilere gidilmesi, yasadışı balıkçılık ve diğer suçların işlenmesine neden olabilir. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), 20 yıl boyunca krediler ve hibeler yoluyla, denizde aşırı avlanmayı körükleyen büyük yatırımları yasaklamaya çalışsa da başarılı olamadı.



Pakistan’daki Şii camisine saldırıyı DEAŞ üstlendi

Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
TT

Pakistan’daki Şii camisine saldırıyı DEAŞ üstlendi

Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)

Pakistan'da en az 31 kişinin yaşamını yitirdiği cami saldırısını DEAŞ üstlendi.

Başkent İslamabad'daki İmam Bargah Camisi'nde cuma namazı sırasında meydana gelen patlamada 170'ten fazla kişi de yaralanmıştı. 

DEAŞ, Telegram kanalından yayımladığı açıklamada, Hatice-i Kübra Camii diye de bilinen Şii ibadethanesine düzenlenen saldırıyı üstlendi.

Pakistan Savunma Bakanı Khavaja Muhammed Asıf, X'ten dün yaptığı açıklamada, silahlı saldırganın etrafa ateş açarak camiye girdiğini, güvenlik güçlerinin müdahalesi sonrası üzerindeki patlayıcıyı infilak ettirdiğini bildirmişti. 

Asıf, şüphelinin daha önce Afganistan'a gittiğini ve saldırının Hindistan'la Afganistan tarafından organize edildiğini öne sürmüştü.

Kabil ve Yeni Delhi yönetimleriyse iddiaları kınayarak reddetmişti.

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, olayın "intihar saldırısı" olduğunu belirterek, "İbadethaneleri ve sivilleri hedef almak, insanlığa karşı işlenmiş iğrenç bir suçtur ve İslam ilkelerinin açık bir ihlalidir” demişti. 

Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari de patlamada hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dilemişti. 

Şii camisindeki patlama, 2008'den bu yana İslamabad'da meydana gelen en ölümcül saldırı oldu. 2008'de başkentteki Marriott Hotel'e bomba dolu kamyonla düzenlenen saldırıda 60 kişi yaşamını yitirmiş, en az 266 kişi de yaralanmıştı. Saldırıyı üstlenen olmamıştı. 

Reuters'ın irtibata geçtiği Pakistanlı polis memuru Şahid Malik, camide 600 ila 700 kişinin olduğunu belirterek şunları söylüyor:  

Birçok olay yeri gördüm ama bu gerçekten çok korkunçtu.

Cami cemaatinden 46 yaşındaki Sarfraz Şah da saldırıda yaşanan kaosu şöyle anlatıyor: 

Silah seslerini duydum ve ne yaşandığını anlamaya çalışırken büyük bir patlama oldu. İnsanlar oraya buraya savruldu. Etraf dumanla doldu. Kimse ne olduğunu anlamadı. Sonra her yer kanla kaplandı.

Şah, saldırıda 39 yaşındaki kardeşi Manzar'ın yaşamını yitirdiğini söylüyor. 

Çoğunluğu Sünni Müslümanlardan oluşan Pakistan'da azınlık olan Şiiler, geçmişte de IŞİD ve Pakistan Talibanı'nın (Tehrik-i Taliban Pakistan/TTP) saldırılarında hedef alınmıştı.

Independent Türkçe, Reuters, Le Monde


Pakistan'da bir camide meydana gelen patlamada ölü ve yaralılar var

İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
TT

Pakistan'da bir camide meydana gelen patlamada ölü ve yaralılar var

İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)

Pakistan polisi, bugün başkent İslamabad'da bir Şii camisine düzenlenen patlamada ibadet eden çok sayıda kişinin öldüğünü bildirdi.

Yerel yetkililere göre, İslamabad'daki cami patlamasında yaralananların sayısı 80'i geçti.

Polis yetkilisi Zafer Ikbal, patlamanın Cuma namazı sırasında meydana geldiğini söyledi. "Birçok kişiyi hastanelere götürdük. Şu anda ölü sayısı veremem, ancak evet, ölüler var" ifadesini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre üst düzey bir güvenlik kaynağı, isminin açıklanmaması şartıyla "Şu ana kadar 11 kişi öldü ve 20 kişi yaralandı" dedi.

Polis sözcüsü, patlamanın niteliğinin henüz netleşmediğini belirtti.


Çin, Myanmar'da dolandırıcılık faaliyetleri yürütmekten suçlu bulunan 4 kişiyi idam ediyor

Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
TT

Çin, Myanmar'da dolandırıcılık faaliyetleri yürütmekten suçlu bulunan 4 kişiyi idam ediyor

Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).

Çinli yetkililer bugün, altı Çin vatandaşının ölümüne neden olmaktan ve Myanmar'da 4 milyar dolardan fazla değerde dolandırıcılık ve kumar operasyonu yürütmekten suçlu bulunan dört kişinin idam edileceğini duyurdu.

Güney Çin'deki Shenzhen Orta Halk Mahkemesi bu sabah yaptığı açıklamada idamların ne zaman gerçekleştirileceğine dair bilgi vermedi.

Geçtiğimiz hafta, Myanmar'da dolandırıcılık operasyonu yürütmekle suçlanan 11 kişinin daha idam cezasına çarptırıldığı açıklandı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre, geçen kasım ayında Shenzhen'deki bir mahkeme, aralarında kötü şöhretli Bai ailesinin üyelerinin de bulunduğu beş kişiyi, dolandırıcılık merkezleri ve kumar kulüpleri ağı işletmekten dolayı ölüm cezasına çarptırdı.

Mahkeme, sanıklardan biri olan grubun lideri Bai Su Cheng'in mahkumiyetinden sonra bir hastalıktan öldüğünü bildirdi.

Grup, Myanmar'ın Çin sınırındaki Kokang bölgesinde sanayi parkları kurmuştu ve adam kaçırma, gasp, zorla fuhuş ve uyuşturucu üretimi ile ticareti de dahil olmak üzere dolandırıcılık amaçlı kumar ve telekomünikasyon faaliyetleri yürütmekle suçlanıyordu.

Mahkeme, sanıkların kurbanlarını 29 milyar yuan'dan (4,2 milyar dolar) fazla dolandırdığını, altı Çin vatandaşının ölümüne ve birçoğunun yaralanmasına neden olduğunu belirterek, suçlarının "son derece iğrenç, son derece ciddi koşullar ve sonuçlar doğuran ve topluma ciddi bir tehdit oluşturan" nitelikte olduğunu bildirdi.

Açıklamada, sanıkların başlangıçta karara itiraz ettikleri, ancak Guangdong Eyaleti Yüksek Halk Mahkemesi'nin itirazlarını reddettiği belirtildi.

Bu infazlar, Pekin'in Güneydoğu Asya'da, özellikle Myanmar, Kamboçya ve Laos'ta gelişen bir iş haline gelen "dolandırıcılık kümelenmeleri"ne karşı yürüttüğü geniş kapsamlı operasyonun bir parçası olarak gerçekleşti. Bu çeteler, aralarında binlerce Çin vatandaşının da bulunduğu dünya çapındaki kurbanlara karşı kaçakçılık, insan ticareti ve siber dolandırıcılık gibi çeşitli suçlar işliyor.

Bölgedeki yetkililer, özellikle Çin, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ülkelerden gelen artan uluslararası baskıyla karşı karşıya kalıyor ve suç oranındaki artışla mücadele etmeleri bekleniyor.