Kiev, Odessa Limanı’nın bombalanması sonrası tahıl anlaşmasının başarısız olması halinde bundan Moskova'yı sorumlu tuttu

BM ve Washington, Odessa Limanı’na yapılan saldırıyı kınarken Türkiye, Karadeniz'deki güvenlik koridoru güzergahındaki mayınların temizlenmesi için yardım teklif etti

Rusya’nın füze saldırıları sonucunda Odessa Limanı’nda çıkan yangınları söndürmeye çalışan Ukraynalı itfaiyeciler (Reuters)
Rusya’nın füze saldırıları sonucunda Odessa Limanı’nda çıkan yangınları söndürmeye çalışan Ukraynalı itfaiyeciler (Reuters)
TT

Kiev, Odessa Limanı’nın bombalanması sonrası tahıl anlaşmasının başarısız olması halinde bundan Moskova'yı sorumlu tuttu

Rusya’nın füze saldırıları sonucunda Odessa Limanı’nda çıkan yangınları söndürmeye çalışan Ukraynalı itfaiyeciler (Reuters)
Rusya’nın füze saldırıları sonucunda Odessa Limanı’nda çıkan yangınları söndürmeye çalışan Ukraynalı itfaiyeciler (Reuters)

Geçtiğimiz Cuma günü Birleşmiş Milletler (BM) ve Türkiye’nin arabuluculuğunda İstanbul'da tahıl, tarım ürünleri ve gübre ihracatı anlaşmasının imzalanmasının ertesinde Ukrayna, Karadeniz'deki ana limanı Odessa'nın Rus füzeleri tarafından vurduğunu, ancak saldırının önemli bir hasara yol açmadığını duyurdu. Rusya'nın anlaşmanın imzalanmasının ardından düzenlediği saldırıyı Türkiye’ye ve BM’ye atılan bir tokat ve yapılan bir hakaret olarak nitelendiren Kiev, tarafları İstanbul Anlaşması'ndaki taahhütlere uymaya çağırdı. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Oleg Nikolenko tarafından yapılan açıklamada, Odessa Limanı’nın bombalanmasının, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in anlaşma için çabalayan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yüzüne tükürmesi olduğunu söyledi.
Ukrayna Hava Kuvvetleri Basın Sözcüsü Yuriy Ignat, Fransız Haber Ajansı’na (AFP) yaptığı açıklamada, Rusya ordusunun Odessa Limanı’ndaki bir tahıl işleme tesisini vurduğunu bildirdi. Odessa Bölgesel Askeri İdaresi Sözcüsü Sergey Bratçuk ise açıklamasında, “Düşman Rusya, Kalibr seyir füzeleri ile Odessa Limanı’na saldırdı. İki füze hava savunma sistemleri tarafından vuruldu, iki füze liman altyapısına isabet etti. Ukrayna Radyo ve Televizyonu, Ukrayna ordusundan alıntı yaparak, Odessa limanını vuran iki Rus füzesinin önemli bir hasara yol açmadığını söyledi.
Ukrayna Radyo ve Televizyonu Kurumu’nun aktardığı, Ukrayna ordusundan yapılan açıklamada, iki Rus füzesinin Odessa Limanı'nı hedef aldığı, ancak önemli bir hasara yol açmadığı bildirildi. Güney Askeri Komutanlığı Sözcüsü Natalia Humenyuk tarafından yapılan açıklamada, limandaki bir pompa istasyonunun isabet alan bombardımanın, liman çevresindeki evlere de sıçrayan bir yangına neden olduğu, fakat  tahıl depolarının zarar görmediği belirtildi. Açıklamaya göre başka bir kayıp kaydedilmedi.
Ukrayna Altyapı Bakanı Aleksandr Kubrakov, ülkesinin, Rusya'nın füze saldırısına rağmen Karadeniz'deki limanlarından tahıl ihracatını yeniden başlatmaya hazır olduğunu duyurdu. Kobrakov, sosyal medya platformu Facebook üzerinden yaptığı açıklamada, "Limanlarımızdan tarımsal ürünlerin ihracatının başlatılması için teknik hazırlıklara devam ediyoruz" dedi.
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Odessa Limanı’na düzenlenen füze saldırısının Moskova'nın anlaşmayı uygulamamanın bir yolunu bulmaya çalıştığının göstergesi olduğunu söyledi. Zelenskiy, Telegram uygulaması üzerinden paylaşılan video kaydında, “Bu saldırı, yalnızca Rusya'nın ne derse desin ve ne söz verirse versin anlaşmayı uygulamamanın bir yolunu bulacağını gösteriyor” ifadelerini kullandı.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Cuma günü İstanbul'da varılan anlaşmanın imza töreninde yaptığı konuşmada, hem Rusya'ya hem de Ukrayna'ya anlaşmaya uymaları ve dünyadaki milyonlarca yoksul insanı kurtarmanın ve küresel gıda krizinden kaçınmanın bir yolu düşüncesiyle anlaşmayı başarılı kılmaya çalışmaları çağrısında bulunmuştu.
Ancak Odessa Limanı'na yapılan füze saldırısının ardından Guterres ve Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Odessa Limanı'na düzenlendiği bildirilen saldırıyı kınadılar. BM'den yapılan açıklamada, Guterres'in Odessa Limanı'na düzenlendiği bildirilen bombardımanı sert bir dille kınadığı belirtilerek "Rusya Federasyonu, Ukrayna ve Türkiye tarafından imzalanan anlaşmaya tam olarak uyulması gerekiyor" denildi.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Borrell de Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "İstanbul anlaşmalarının imzalanmasından bir gün sonra hububat ihracatı için çok önemli bir hedefin vurulması Rusya'nın uluslararası hukuk ve taahhütleri tamamen göz ardı ettiğini bir kez daha gösteriyor ve özellikle kınanması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Öte yandan Türkiye, anlaşma kapsamında Ukrayna tahılının ihracatına yardımcı olmak amacıyla Karadeniz'deki deniz mayınlarının temizlenmesi konusunda yardım etmeye hazır olduğunu duyurdu. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın bir televizyon kanalına verdiği röportajda, Türkiye'nin yardım etmeye hazır olduğunu vurgulayarak, anlaşmaya göre gerekirse üçüncü bir ülkenin mayın temizleme sürecini üstlenebileceğini belirtti.
Dünya Gıda Programı (WFP), Rusya-Ukrayna savaşının sonuçları nedeniyle yaklaşık 37 milyon insanın açlık tehdidiyle karşı karşıya geldiğini açıklamıştı. Fiyatların aylık 5 milyon ton tahıl ihracatı yapan Ukrayna'daki savaş öncesi seviyeye dönmesiyle insani yardımların nispeten daha ucuz maliyetlerle karşılanmasına, küresel pazarlara daha fazla buğday, ayçiçek yağı, gübre ve diğer tarımsal ürünleri sürülmesine ve küresel gıda krizinin önlenmesine yardımcı olmak amacıyla Ukrayna ve Rusya arasında Cuma günü İstanbul'da Türkiye ve BM ile Karadeniz'den tahıl, tarım mahsulleri ve gübre ihracatına ilişkin iki ayrı anlaşma imzalandı.
İmzalanan anlaşmalarla Ukrayna'nın bir sonraki hasat öncesi silolarını boşaltmasına ve Rusya'dan artan gübre ihracatıyla önümüzdeki tarım sezonlarında küresel verimliliğin düşmesinin engellenmesi sağlanacak.
Anlaşmalar, 120 gün boyunca geçerli olacak. BM, savaşın bu süre zarfında bitmemesi halinde anlaşmaların süresini uzatmayı umuyor.
Anlaşmayı imzalayan Rusya, Ukrayna, Türkiye ve BM tarafından denetlenecek olan İstanbul'daki Ortak Koordinasyon Merkezi için denetim ekipleri oluşturulması ve çalışanların atanması amacıyla çalışmaların hemen başlatılması kararlaştırıldı.
Ukrayna’da savaştan zarar gören limanların hazırlanmasının yaklaşık 10 günü bulması ve bu yüzden gemilerin Ukrayna limanlarına giriş-çıkışlarının haftalar alması bekleniyor.
Anlaşma, Odessa Limanı’na ve Ukrayna’nın diğer iki limanı Herson ve Mariupol’e gemilerin güvenli bir şekilde giriş-çıkış yapmalarını garanti altına alıyor.
Ukrayna’nın kendini savunmak için limanlarının yakın çevresine deniz mayınları döşemesine rağmen uzmanlar mayın temizliğine gerek olmadığını çünkü Ukraynalı kaptanların gemileri Ukrayna karasularındaki güvenli kanallardan götüreceklerini söylediler.
Buna karşın her bir geminin yanında ihtiyaç duyulması halinde emrinde bir mayın tarama gemisi bulunması planlanıyor. Ancak Ortak Koordinasyon Merkezi'nin Karadeniz'de takip edeceği gemilere önce İstanbul'a oradan da dünya pazarlarına kadar askeri gemilerin refakat etmesi gibi bir durum söz konusu değil.
Anlaşmayı imzalayan taraflar, tahıl ihracatının yapılacağı limanlardaki gemilere ve tesislere herhangi bir saldırı yapılmayacağı, ancak yasaklı bir eylemde bulunulması halinde İstanbul'daki Ortak Koordinasyon Merkezi'nin bir çözüm bulacağında mutabık kaldılar.
Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, İstanbul’da anlaşmanın imzalanmasından sonra yaptığı açıklamada, ülkesinin mayın temizliğinden ve Ukrayna limanlarının açılmasından yararlanmayacağını taahhüt etti. Şoygu, Rusya'nın bu anlaşmada açıkça belirtilen yükümlülükleri yerine getireceğinin de altını çizdi.



Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek için gösteri düzenledi

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
TT

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek için gösteri düzenledi

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)

İsrail ve Hamas arasında iki yıldan uzun süredir devam eden kanlı savaşın harap ettiği Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilere destek olmak için dün Paris'te binlerce kişi gösteri düzenledi.

Organizatörlerin yaklaşık 50 bin, Paris polisinin ise yaklaşık 8 bin 400 kişi olduğunu tahmin ettiği kalabalık, "Gazze, Gazze, Paris seninle" ve "Paris'ten Gazze'ye direniş!" gibi sloganlar atarak yürüdü. Filistin bayrakları ve "Filistin, sessiz kalmayacağız" ve "Soykırımı durdurun" yazılı pankartlar taşıdılar.

Yürüyüşe, başta Boyun Eğmeyen Fransa Partisi lideri Jean-Luc Mélenchon olmak üzere birçok sol görüşlü siyasi isim katıldı.

Fransa-Filistin Dayanışma Derneği Başkanı Anne Tuyon, ateşkesin 10 Ekim'de yürürlüğe girmesinden yedi hafta sonra AFP'ye yaptığı açıklamada, "Henüz hiçbir şeyin yolunda olmadığını unutmamalıyız" dedi. Dernek, gösteriye çağrıda bulunan 80 STK, siyasi parti ve sendikadan biri.

frgt
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)

"Ateşkes sadece bir sis perdesi... İsrail bunu her gün ihlal ediyor, Gazze'ye insani yardımların girmesini engellemeye devam ediyor ve Gazze'deki altyapıyı ve evleri yıkmaya devam ediyor. Kalıcı bir ateşkes ve soykırımın sona ermesini talep ediyoruz."

ABD'nin arabuluculuğunda varılan ateşkes anlaşmasının şartları uyarınca, İsrail ordusu Gazze Şeridi'nden "sarı hat"ın gerisine çekildi ve bu hat, İsrail'e bölgenin yüzde 50'sinden fazlasının kontrolünü hâlâ sağlıyor.

Ancak, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e saldırmasının ardından patlak veren savaşta ateşkes son derece kırılgan olmaya devam ediyor.

Anne Tuyon, "İsrail'in uluslararası hukuka uymasını sağlamanın tek yolu yaptırımlar uygulanmasıdır" diyerek, işgal altındaki Batı Şeria'da yerleşimci şiddetinin "eşi benzeri görülmemiş boyutlara" ulaştığı "yerleşim faaliyetlerindeki şaşırtıcı hızlanma"yı kınadı.

Tam adını vermek istemeyen 72 yaşındaki Saliha, Gazze'deki "soykırıma" karşı düzenlenen bir yürüyüşe katılmak için geldiğini söyledi.

"Tüm insanlık çaresizce izliyor. Bu tam bir dokunulmazlık," diyerek, "İnsanların bunu görüp de hiçbir şey yapamaması son derece şok edici. Yapabileceğimiz tek şey seferber olmak" ifadelerini kullandı.

İsminin açıklanmasını istemeyen 42 yaşındaki Bertrand ise perşembe günü işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Cenin'de İsrail polisi ve ordusunun ortak operasyonunda öldürülen iki adamın videolarının da kanıtladığı gibi, "katliam ve soykırımın devam ettiğini" söyledi. Birleşmiş Milletler, "bir başka yargısız infaz gibi görünen" olayın soruşturulması çağrısında bulundu.

Protestocular, ekonomik ve mali yaptırımların olmaması nedeniyle, "Sokaklarda ve seçilmiş yetkililer aracılığıyla baskı yapmaya devam etmeliyiz" diye düşünüyor.


İtalya Suudi Arabistan ile savunma alanında iş birliğini artırmaya hazır

Suudi Arabistan - İtalya Yatırım Forumu önümüzdeki salı günü 500'den fazla İtalyan şirketinin katılımıyla başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)
Suudi Arabistan - İtalya Yatırım Forumu önümüzdeki salı günü 500'den fazla İtalyan şirketinin katılımıyla başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)
TT

İtalya Suudi Arabistan ile savunma alanında iş birliğini artırmaya hazır

Suudi Arabistan - İtalya Yatırım Forumu önümüzdeki salı günü 500'den fazla İtalyan şirketinin katılımıyla başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)
Suudi Arabistan - İtalya Yatırım Forumu önümüzdeki salı günü 500'den fazla İtalyan şirketinin katılımıyla başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)

İtalya'nın Riyad Büyükelçisi Carlo Baldocci, ülkesinin Suudi Arabistan ile savunma alanındaki iş birliğini derinleştirmeye hazır olduğunu ve bu hayati alanda yerelleştirme, endüstriyel kapasite geliştirme ve beceri geliştirme konularında Vizyon 2030 hedefleriyle tam uyum içinde olduğunu söyledi.

Büyükelçi Baldocci, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, şu an çeşitli İtalyan şirketlerin Suudi ortaklarıyla deniz platformları, helikopterler, elektronik savunma ve gelişmiş gözetleme teknolojileri dahil olmak üzere çok çeşitli sistemler üzerinde iş birliği yaptığını açıkladı.

Büyükelçi Baldocci, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin geçtiğimiz yıl el-Ula'da gerçekleştirdiği görüşme ve stratejik ortaklık anlaşmasının imzalanmasının enerji, altyapı, kültür, inovasyon ve savunma sektörlerinde iş birliğinin hızla genişlemesine yol açtığını açıkça ifade etti.

Büyükelçinin açıklamaları, Suudi Arabistan-İtalya Yatırım ve İş Forumu'nun salı günü başkent Riyad'da 500'den fazla İtalyan şirketin katılımıyla iki ülke arasında sürdürülebilir endüstriyel ortaklıklar kurmak amacıyla başlamasına eşlik etti.

El-Ula toplantısının meyveleri

İtalya’nın Riyad Büyükelçisi Baldocci, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakan Muhammed bin Selman ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin katılımıyla el-Ula'da imzalanan stratejik ortaklık anlaşmasının rekor sürede somut ilerlemeler sağladığını açıkladı.

Büyükelçi Baldocci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Enerji, altyapı, kültür, inovasyon ve savunma alanlarında iş birliğinin hızla genişlediğini gördük. 10 milyar avronun üzerinde değere sahip anlaşmaların imzalanması, bu yeni aşamanın derinliğini ve ciddiyetini yansıtıyor. Daha da önemlisi, kurumlarımız arasındaki diyalog daha düzenli, yapılandırılmış ve ileriye dönük hale gelerek, uzun vadeli planlamaya imkan veren bir güven ortamı yarattı.”

cvf
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, İtalya Başbakanı'nı geçtiğimiz yıl el-Ula'da ağırladı (SPA)

Savunma iş birliğinin derinleştirilmesi

Ülkesinin Suudi Arabistan ile savunma alanındaki iş birliğini, yerelleştirme, endüstriyel kapasite geliştirme ve beceri geliştirme konularında Vizyon 2030 hedeflerine tam olarak uygun şekilde artırmaya hazır olduğunu vurgulayan İtalya Büyükelçisi Baldocci, İtalyan şirketlerinin, İtalya'nın uluslararası alanda tanınan uzmanlığa sahip olduğu çok çeşitli sistemlerde Suudi Arabistan’dan muadilleriyle ortaklık kurduğunu belirtti. Söz konusu sistemler arasında deniz platformları, helikopterler, elektronik savunma ve ileri gözetleme teknolojileri yer alıyor.

Bu bağlamda, iki ülkenin savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad'da düzenlenen İtalyan Sanayi Günleri, İtalyan yeteneklerini sergilemek ve pratik iş birliği biçimlerini tartışmak için önemli bir platform sağlayan Büyükelçi Baldocci, “Bu etkinlik, İtalyan şirketlerinin Krallık'taki kurumlar ve endüstri ile doğrudan iletişim kurmasına ve yerelleştirme, ortak eğitim ve endüstriyel gelişme gibi alanlarda fırsatları keşfetmesine olanak tanıdı. Temeller sağlam ve her iki taraf da bu iş birliğini zaman içinde güçlendirmeye kararlı” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu

İki ülke arasındaki ortaklığın güçlendirilmesinde bir sonraki adımın bu iş birliğinin sürekliliğini sağlamak olduğunu vurgulayan Büyükelçi Baldocci, her iki tarafın da şu anda bakanlıklar, kurumlar ve özel sektör arasındaki koordinasyonu güçlendirmek için çalıştığını ve böylece büyük projelerin net yol haritaları ve ortak öncelikler doğrultusunda ilerlemesini sağlamak için çaba gösterdiğini belirtti.

sdfgt
Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu, İtalya’dan 500'den fazla şirketin katılımıyla önümüzdeki salı günü başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)

İtalyan Büyükelçiye göre, Riyad'da 25 ve 26 Kasım tarihlerinde 500'den fazla İtalyan şirketini bir araya getirecek olan Suudi Arabistan-İtalya Yatırım ve İş Forumu, stratejik ortaklık hedefini sürdürülebilir endüstriyel ortaklıklara, ortak yatırımlara ve daha derin kurumsal diyaloga dönüştürmeye yardımcı olacak önemli bir dönüm noktası olacak. Büyükelçi Baldocci, Suudi Arabistan-İtalya Yatırım ve İş Forumu'nun özel oturumlar ve doğrudan iş toplantıları aracılığıyla bu sektörlerin çoğuna odaklanarak somut ortaklıkları keşfetmek için benzeri görülmemiş bir platform sağlayacağını belirtti.

Vizyon 2030 fırsatları

Suudi Arabistan Vizyon 2030 projesinin İtalya’nın endüstriyel güçleriyle son derece uyumlu bir yatırım ortamı yarattığını belirten Büyükelçi Baldocci, altyapı ve mobilitenin en cazip sektörler arasında yer almaya devam ettiğini, İtalyan şirketlerinin şu anda büyük ölçekli kentsel gelişim projelerine, sürdürülebilir ulaşım çözümlerine ve inşaat işlerine katkıda bulunduğunu ve Vizyon ile bağlantılı stratejik projelerde ek fırsatların ortaya çıkacağını ifade etti.

Büyükelçi Baldocci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Enerji sektöründe, İtalyan grupların yenilenebilir enerji, hidrojen, şebeke modernizasyonu ve enerji verimliliği teknolojileri alanlarında faaliyet göstermesi ile iş birliği hızla genişliyor. Bu alanlar, Suudi Arabistan’ın temiz enerji gündemini hızlandırması açısından öncelikli. Suudi Arabistan’ın yeşil hidrojen konusunda küresel bir merkez olma hedefi, özellikle Avrupa pazarlarına tedarik sağlamak açısından ortak yatırımlar için en umut verici alanlardan birini oluşturuyor.”

xscdfrg
Suudi Arabistan ve İtalya hükümetleri arasında Stratejik Ortaklık Konseyi'nin kurulmasına ilişkin imza töreninden bir kare (SPA)

Suudi Arabistan’ın yapay zeka, siber güvenlik, yarı iletkenler, veri merkezleri ve akıllı şehir uygulamalarına yoğun yatırım yaptığı ileri teknolojilerden de bahseden İtalyan Büyükelçi, ülkesinin endüstriyel otomasyon, özel yazılım, ileri üretim ve dijital çözümler alanlarında bu öncelikleri tamamlayan rekabetçi yeteneklere sahip olduğunu belirtti.

İki ülke arasındaki ticaret hacminin büyümesi

İki ülke arasındaki ticarette görülen güçlü artışın, Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 programı kapsamında geçirdiği dönüşüm ile İtalya’nın sanayisinin kapasiteleri arasındaki yapısal uyumu yansıttığını ifade eden Büyükelçi Baldocci, “İtalya'nın ihracatı, altyapı, enerji dönüşümü ve ileri teknolojiler alanındaki büyük yatırım döngüsünün etkisiyle, makine, ilaç, elektrikli ekipman ve özel endüstriyel bileşenler gibi neredeyse tüm başlıca kalemlerde büyüme kaydetti” dedi.

İtalyan Büyükelçi, ikinci faktörün İtalya'nın Ulusal İhracat Planı’nda Suudi Arabistan’ın öncelikli ülkeler arasında yer alması ve bu sayede İtalyan şirketlerinin Suudi pazarına daha verimli bir şekilde girmesine yardımcı olan tanıtım programları, kurumsal destek araçları ve ticari düzenlemeler başlatması olduğunu söyledi. Büyükelçi Baldocci, İtalyan ihracatının yüzde 28 gibi dikkat çekici bir artışla 6,2 milyar euroya ulaştığını hatırlattı.

Üçüncü faktörün ise iki ülke arasındaki iş ortamının iyileşmesi olduğunu ifade eden Büyükelçi Baldocci, “Kurumsal misyonların yoğunluğu, yatırımı kolaylaştırmak için yeni kanalların etkinleştirilmesi ve ekonomik kurumlar arasındaki yakın diyalog, engellerin azaltılmasına ve ticaret alışverişinin hızlanmasına katkıda bulundu” diye ekledi.


Muhammed bin Selman, Starmer ve Erdoğan ile son gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman (Şarku'l Avsat)
TT

Muhammed bin Selman, Starmer ve Erdoğan ile son gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman (Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman bin Abdulaziz ile Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer arasında dün yapılan telefon görüşmesinde, bölgedeki anlaşmazlıkların diplomatik yollarla çözülmesi gerektiği vurgulandı.

Görüşmede, bölgedeki son gelişmeler ve İsrail'in İran'a yönelik askeri operasyonlarının yansımaları ele alınırken, tüm anlaşmazlıkların diplomatik yollarla çözülmesi ve gerilimin azaltılması için her türlü çabanın sarf edilmesinin önemine değinildi.

Diğer yandan İsrail'in İran'a yönelik saldırısı bağlamında Suudi Arabistan ve Türkiye, gerilimin düşürülmesi ve itidalli davranılması için her türlü çabanın sarf edilmesi gerektiğini ve diyaloğa dönülerek tüm anlaşmazlıkların diplomatik yollarla çözülmesinin önemini vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA’dan aktardığına göre, Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki telefon görüşmesinde, İsrail'in İran'a yönelik saldırısının ardından bölgede yaşanan gelişmeler gözden geçirildi ve söz konusu gelişmelerin krizin çözümüne yönelik mevcut diyaloğun kesintiye uğramasına yol açtığı ifade edildi.

Türk devlet televizyonu TRT, iki tarafın bölgesel ve küresel konuları ele aldığını belirtti. Erdoğan'ın, Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki İsrail'in ‘bölgenin istikrar ve güvenliğine en büyük tehdidi oluşturduğunu’ söylediği ve bu tehdidin İran'a yönelik saldırıyla bir kez daha ortaya çıktığını belirttiği aktarıldı.

Erdoğan, ABD ile İran arasında nükleer müzakereler yoluyla uzlaşma arayışlarının sürdüğü bir dönemde İsrail'in İran'a yönelik saldırısının barış çabalarını baltalamayı amaçladığını ve İsrail saldırılarının İsrail'in ‘bölgesel ve küresel güvenliği sorumsuzca tehdit ettiğini’ bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.

Görüşme sırasında Erdoğan, ‘bölgenin yeni bir krizi kaldıramayacağı ve yıkıcı bir savaşın bölgedeki tüm ülkelere düzensiz göç dalgaları yaratabileceği’ uyarısında bulunarak, ‘nükleer anlaşmazlığın ancak devam eden müzakereler yoluyla çözülebileceğini’ vurguladı.