Rus ve ABD konvoyları Haseke kırsalındaki cephe hatlarına konuşlandı

Kamışlı kentindeki ABD devriyesi. (AFP)
Kamışlı kentindeki ABD devriyesi. (AFP)
TT

Rus ve ABD konvoyları Haseke kırsalındaki cephe hatlarına konuşlandı

Kamışlı kentindeki ABD devriyesi. (AFP)
Kamışlı kentindeki ABD devriyesi. (AFP)

Türkiye’nin Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) ülkenin kuzeyinde kontrol ettiği bölgelere yönelik olası askeri operasyonu ile ilgili tartışmalar artarken Uluslararası Koalisyon güçleri ve ABD ordusu Haseke kentindeki askeri üslerini güçlendirmeye devam ediyor. Rus güçleri de Haseke’nin kuzeyindeki temas hatları üzerinde askeri devriyelerini sürdürdü.
Şarku’l Avsat’ın bölgedeki haber ekibi, Haseke vilayetinin kuzeyindeki Tel Tamir ve Dırbesiye beldelerine giden Haseke ana yolu üzerinde ABD’ye ait bir askeri konvoyun seyir halinde olduğunu gözlemledi. 20 tırdan oluşan konvoyda zırhlı araçlar, yakıt tankları, mühimmat ve silah kasaları taşınıyordu. Konvoyun, Türk operasyonunun gerçekleşmesi beklenen bölgedeki noktaları güçlendirmek için gönderildiği değerlendirmesi yapılıyor. Bu, son 48 saat içinde bölgeye sevk edilen ikinci konvoy olarak biliniyor. Zira iki gün önce de bölgeye 60 tır ve araçlardan oluşan benzer bir konvoy giriş yaptı. Konvoyda Bradley tipi muharebe aracı, zırhlı araçlar, tank taşıyıcılar, radar ekipmanları ve lojistik malzemeler yer alıyordu.
ABD ordusu ve DEAŞ Karşıtı Uluslararası Koalisyon güçleri Haseke’nin kuzey kırsalındaki üç ana üste konuşlanıyor. Birinci üs, Haseke’ye yaklaşık 35 kilometre uzaklıktaki Tel Beydar köyünde bulunuyor. M4 Karayolu üzerindeki bu üste bir helikopter pisti yer alıyor. İkinci üs Haseke’nin yaklaşık 3 kilometre batısındaki Kasrak köyü tepesinde bulunuyor. Bu üste aralarında Fransız ve İtalyanların bulunduğu Avrupalı askerler konuşlanıyor. Üçüncü üs ise Haseke’nin Hama bölgesinde, El-Garbi Barajı yakınlarındaki El-Vezir dinlenme tesisinde yer alıyor. Bu üs, ABD’nin bölgedeki en büyük ve Deyrizor’un doğu kırsalındaki El-Ömer Petrol Sahası’ndan sonra Suriye genelinde ikinci en büyük üs olma özelliğine sahip.
Diğer yandan Rus güçleri dün Haseke’nin kuzey kırsalındaki temas ve cephe hatlarında incelemelerde bulunan üç zırhlı araçla askeri devriye faaliyeti icra etti. Helikopterlerin havadan koruma sağladığı devriye konvoyu Kamışlı Havalimanı’ndan hareket etti. Konvoy Kamışlı’nın batısındaki Amude ve Dirbesiye köylerinden geçti ve Ebu Rasin nahiyesi kırsalındaki El-Esediye köyüne ulaşarak devriye görevini tamamladı. Bölgede SDG ve Suriye rejim güçleri bulunuyor. Ayrıca Türkiye destekli Suriyeli muhalif grupların kontrolündeki Barış Pınarı Bölgesi de aynı alanda yer alıyor.
Haseke’nin kuzeyinde çatışma halindeki taraflar arasında bulunan cephe hatlarında Türkiye’nin düzenlediği operasyonda ölenler ve yaralananlar olduğu ve sivillerin zarar gördüğü öne sürüldü. SDG pazartesi günü Türk obüsleriyle düzenlenen bombardımanda rejim güçlerinden bir subayın yaralandığını ve kontrolündeki bölgelere yaklaşık 150 mermi düştüğünü aktardı.
Rakka vilayetinin kuzey kırsalında, Ayn İsa beldesinden bir askeri kaynak ve bölge sakinleri, bir Türk insansız hava aracının (İHA) Rakka’nın kuzeyindeki Tel Abyad beldesinde SDG yöneticisine ait bir askeri aracı hedef aldığını bildirdi. Olayda SDG yöneticisinin öldüğü bilgisini veren kaynaklar, ikinci Türk İHA’sının bölgedeki bir askeri noktayı hedef aldığını kaydetti. Kaynaklara göre olayda SDG mensubu bir kişi öldü.



Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.