Suudi Arabistan ve Yunanistan, Avrupa'ya enerji sağlama yönünde çalışmalara başladı

Prens Muhammed bin Selman, Yunanistan Başbakanı ve bir dizi yetkilinin eşlik ettiği Akropolis turunda (AP)
Prens Muhammed bin Selman, Yunanistan Başbakanı ve bir dizi yetkilinin eşlik ettiği Akropolis turunda (AP)
TT

Suudi Arabistan ve Yunanistan, Avrupa'ya enerji sağlama yönünde çalışmalara başladı

Prens Muhammed bin Selman, Yunanistan Başbakanı ve bir dizi yetkilinin eşlik ettiği Akropolis turunda (AP)
Prens Muhammed bin Selman, Yunanistan Başbakanı ve bir dizi yetkilinin eşlik ettiği Akropolis turunda (AP)

Suudi Arabistan ile Yunanistan yönetimleri, yayınladıkları ortak bildiride, iki ülkenin ortak çıkarlarını temsil eden bir dizi konuda stratejik iş birliği üzerinde çalışmaya başladıklarını duyurdular. Açıklamada Elektrik ara bağlantı hattının inşası, yenilenebilir enerji kullanımıyla elektrik üretimi, üretilen bu elektriğin Yunanistan'a, oradan da Avrupa'ya ihracı, aynı zamanda düşük karbonlu, yeşil hidrojenin Avrupa'ya taşınması dahil olmak üzere enerji alanındaki stratejik iş birliğinin önemi üzerine duruldu.
Bunun yanı sıra enerji alanında imzalanan mutabakat metni ile iki ülke arasındaki elektrik hatlarının entegre edilmesi alanında ortak bir teknik ekip oluşturulmasının önemine dikkat çekildi. Bu konudaki hazırlıkların bir an önce yapılarak çalışmaların başlaması gerektiğine değinildi.
Taraflar; düşük karbonlu ekonomi yaklaşımının ve tekniklerinin uygulanması, enerji verimliliğinin sağlanması konularında aralarındaki işbirliğinin geliştirilmesi, ayrıca sektördeki yapay zeka uygulamaları ve inovasyon noktasında bilgi ve deneyim aktarımının gerçekleştirilmesi hususlarında anlaşmaya vardı.
Diğer yandan açıklamada, İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve Paris Anlaşması ilkelerine bağlı kalmanın önemi ve kaynaksız emisyonlara odaklanılması yoluyla iklim anlaşmaları geliştirme ve uygulamanın gerekliliğine vurguda bulunuldu.
Riyad'ın ‘Yeşil Suudi Arabistan’ ve ‘Yeşil Orta Doğu’ girişimlerini memnuniyetle karşılayan Yunanistan, bu alandaki çabalara yönelik desteğini dile getirdi. Suudi Arabistan ise Yunanistan'ın iddialı yeşil gündemini, özellikle adalardaki yeşil ekonomi girişimini memnuniyetle karşıladığını ifade etti. İki ülke, ham petrol, petrol ürünleri ve petrokimya ticareti konusunda mevcut iş birliğinin geliştirilmesi noktasında mutabık kaldı.
Suudi Veliaht Prens’in Yunanistan ziyareti sona erdiği sırada yapılan ortak açıklamada, iki ülkenin ikili kapsamlı askeri iş birliği anlaşması çerçevesinde elde edilen sonuçlara istinaden savunma ve güvenlik alanında çok boyutlu iş birliğini geliştirme konusunda mutabık kaldığına değinildi. Söz konusu ziyaret sırasında imzalanan anlaşma, her iki ülkede ve tüm bölgede güvenlik ve istikrarı artırmak amacıyla daha fazla iş birliğinde bulunma yönünde kapsamlı bir çerçeve sağlanmasını öngörüyor.

Veliaht Prens, Yunanistan Başbakanı ve bir dizi yetkiliyle Akropolis Müzesi'nde (AFP)
Açıklamada, Suudi Vizyon 2030 projesi ile ve Yunanistan’ın Ulusal İyileşme ve Dayanıklılık Planı “Yunanistan 2.0” planının hedeflerini uyumlu hale getirerek iki ülke arasındaki ekonomik işbirliğini geliştirmenin önemi vurgulandı.
İki taraf, iki ülke arasında bir dizi ortak ilgi alanında yatırım entegrasyonu fırsatlarını destekleme arzularını teyit etti. Üzerinde mutabık kalınan iddialı yatırım projelerinin gerçekleştirilmesinde özel sektörün oynadığı rolün önemine atıf yapılarak yatırımları teşvik ve koruma amaçlı bir anlaşmanın imzalandığı belirtildi. Taraflar aynı zamanda iki ülkenin özel sektörü arasındaki yatırım ortaklıklarını teşvik etme ve karşılaşılabilecek zorluklara karşı çözümler sunarak ortak çalışma ve koordinasyonu geliştirme konusundaki kararlılıklarını yeniledi.
İki taraf; Suudi Arabistan-Yunanistan Ortak Komitesi'nin Mayıs 2022'de Atina'da beşinci oturumunda bir araya gelişine, Suudi-Yunan İş Konseyi'nin gerçekleştirdiği toplantının verimli sonuçlarına, aynı zamanda aynı ay Atina'da düzenlenen Suudi Arabistan-Yunanistan Yatırım Forumu'nun neticelerine dikkat çekti. Aynı zamanda Suudi ve Yunan şirketleri arasında düzenlenen toplantılara övgüde bulundu.
Taraflar arasında, enerji, yenilenebilir enerji, altyapı, turizm, deniz taşımacılığı ve lojistik, iletişim ve bilgi teknolojisi, sağlık ve gıda gibi alanlarında yaklaşık 14 milyar Suudi riyali hacminde anlaşma ve mutabakat metni imzalandı. Ayrıca Asya ve Avrupa arası veri iletimi altyapısını güçlendirme ve veri iletimi alanındaki iş birliğini geliştirmek için Ortadoğu’dan Akdeniz'e uzanan veri koridorunu sağlama adına veri kablosu proje anlaşması yapıldı. İmzalanan bu anlaşmalar taraflarca memnuniyetle karşılandı.
Sağlık alanlarında aralarındaki iş birliğini geliştirmek istediklerine değinen taraflar, çeşitli sağlık alanlarında yeni fırsatların keşfedilmesini teşvik etme arzularını dile getirdi. Aynı zamanda ortak hedeflere ulaşma yönünde iki ülke arasında kültür, turizm, eğitim, spor ve gençlik alanlarındaki işbirliği hızını artırmanın ve uluslararası barış ve güvenliği teşvik etmek için çok taraflı çalışma yapmanın önemi ifade edildi.
Suudi Arabistan, Yunanistan'ın 2025-2026 dönemi için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne daimi olmayan üyelik adaylığına verdiği desteği yineledi. Ayrıca, tüm ihtilaf ve anlaşmazlıklara sürdürülebilir çözümler elde etmek için Birleşmiş Milletlerin temel ilkelerine dayanan siyasi araçların, diyaloğun önemi vurgulandı. Devletler arasındaki anlaşmazlıkların diyalog ve diplomasi yoluyla barışçıl bir şekilde çözülebileceği ifade edildi. Her türlü terörü ve şiddet eylemlerini kışkırtmayı kınadıklarını dile getiren taraflar, istikrar ve refahın korunmasının bölgesel barış ve güvenliğin sağlanması açısından bir öncelik olduğunu kaydetti. Aynı zamanda uluslararası toplumu terörizm ve radikalizmle mücadelede birlikte çalışmaya davet ettiler.
Prens Muhammed bin Selman, Yunanistan Başbakanı'nın Yunanistan'ın başkentindeki Akropolis Müzesi'nde verdiği şeref yemeğine davetliydi. Müze gezisi sırasında Veliaht Prens'e tarihi eserler hakkında bilgi verildi. İki taraf, kültürel alandaki işbirliğinde iki ülke arasında imzalanan mutabakat zaptına tanıklık etti.
Yunanistan’dan ayrılan Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Yunanistan Cumhurbaşkanı Katerina Sakelaropulu ve Başbakan Kiriakos Miçotakis'e teşekkürlerini iletti. Aynı zamanda bu ziyaretin iki ülke arasındaki ilişkilerin gücünü ve bu ilişkileri her alanda güçlendirmeye yönelik ortak arzuyu gösterdiğini söyledi. Prens Selman, “Yunan Başbakanı Miçotakis ile yaptığı görüşmelerin Suudi Arabistan ile Yunanistan arasındaki ilişkinin önemini gösterdiğini, karşılıklı iş birliğini geliştirme, iki ülkenin ve dost halklarının çıkarlarına hizmet etme arzusunu ön plana çıkardığını” vurguladı.



Suudi Arabistan Sermaye Piyasası Kurumu: Nomu üzerinden sağlanan finansman 2,1 milyar dolara ulaştı

Suudi Arabistan Sermaye Piyasası Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed el-Kuveyz, “Finansman Haftası” etkinlikleri kapsamında düzenlenen bir oturuma katıldı (SPA)
Suudi Arabistan Sermaye Piyasası Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed el-Kuveyz, “Finansman Haftası” etkinlikleri kapsamında düzenlenen bir oturuma katıldı (SPA)
TT

Suudi Arabistan Sermaye Piyasası Kurumu: Nomu üzerinden sağlanan finansman 2,1 milyar dolara ulaştı

Suudi Arabistan Sermaye Piyasası Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed el-Kuveyz, “Finansman Haftası” etkinlikleri kapsamında düzenlenen bir oturuma katıldı (SPA)
Suudi Arabistan Sermaye Piyasası Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed el-Kuveyz, “Finansman Haftası” etkinlikleri kapsamında düzenlenen bir oturuma katıldı (SPA)

Suudi Arabistan Sermaye Piyasası Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed el-Kuveyz, paralel piyasa “Nomu” üzerinden sağlanan finansman hacminin 2017’deki lansmanından bu yana yaklaşık 8 milyar riyale (yaklaşık 2,1 milyar dolar) ulaştığını açıkladı. Bu durumun, finansal piyasaların küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) çeşitli finansman araçlarına erişimini güçlendiren rolünün arttığını gösterdiğini belirtti.

Kuveyz’in açıklamaları, Finansman Haftası kapsamında düzenlenen bir panel oturumunda yapıldı. Etkinlik, Genel Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler Otoritesi (Monsha’at) tarafından KOBİ Bankası iş birliğiyle 3–7 Mayıs tarihleri arasında Riyad, Cidde, Huber ve Medine’deki işletme destek merkezlerinde gerçekleştiriliyor. Söz konusu etkinlik, işletmelerin finansman çözümlerine erişimini artırmayı ve bu çözümlerden yararlanma hazırlıklarını güçlendirmeyi amaçlayan “iş haftaları” serisinin bir parçası.

Finansman ekosisteminde gelişim

Kuveyz, son 10 yılda Suudi Arabistan’daki finansman kanallarının niteliksel bir dönüşüm geçirdiğini ve artık yalnızca geleneksel kaynaklarla sınırlı olmayan, çok kanallı ve entegre bir finansman ekosisteminin oluştuğunu vurguladı. Finansal piyasaların, finansman seçeneklerinin çeşitlendirilmesi ve verimliliğinin artırılmasında temel kolaylaştırıcı unsurlardan biri hâline geldiğini ifade etti.

Ayrıca finansman fonlarının, finansman kaynaklarını çeşitlendiren ve piyasa etkinliğini artıran modern araçlar arasında yer aldığını, bu sayede işletmelerin büyüme evrelerine en uygun çözümleri seçebildiğini belirtti.

Borç piyasasında büyüme

Kuveyz, ülkedeki borç piyasasının son yıllarda hızlı bir büyüme kaydettiğine de dikkat çekerek bunun finansal piyasaların derinliğini ve gelişmişliğini yansıttığını, aynı zamanda işletmelerin sürdürülebilirliği ve genişlemesini destekleyen ek finansman kanalları sunduğunu söyledi.

Finansal farkındalık

Finansal farkındalığın işletmelerin sürdürülebilirliği ve istikrarı açısından kritik bir unsur olduğunu vurgulayan Kuveyz, girişimcilerin daha bilinçli ve verimli finansman kararları almasının önemine işaret etti. KOBİ sektörünün artan ulusal destekten faydalandığını ve bunun finansmana erişim fırsatlarını güçlendirerek piyasa içindeki konumunu sağlamlaştırdığını ifade etti. Bu gelişmelerin, Suudi Arabistan Vizyon 2030 hedefleriyle uyumlu olduğunu belirtti.

Halka arz fırsatları

“Finansman Haftası”nın ikinci gününde, girişim sermayesi fonlarına yatırım kararları ve KOBİ’lerin finansal piyasalarda kote olabilmesi için gerekli hazırlık fırsatları ele alındı. Bu oturumların, finansman kaynaklarını çeşitlendirmeye ve işletmelerin büyüme için hazırlık düzeyini artırmaya katkı sağlaması hedefleniyor.

Finansal bilincin güçlendirilmesi

Etkinlikler, “Monsha’at” ile Finans Akademisi arasında imzalanan çerçeve anlaşmasıyla sona erdi. Anlaşma, girişimciler ve KOBİ’ler arasında finansal farkındalığı artırmayı amaçlıyor. Bu kapsamda finans alanında eğitim kampları, ortak eğitim ve bilinçlendirme programları ile finansal kaynak yönetimi becerilerini geliştirmeye yönelik içerikler hazırlanacak. Tüm çalışmaların, Suudi Arabistan’daki yürürlükteki mevzuat ve düzenlemelere uygun şekilde gerçekleştirileceği belirtildi.


İsviçre Cumhurbaşkanı: Suudi Arabistan’la dayanışma içindeyiz… ABD-İran müzakereleri istikrar için gerekli

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile İsviçre Cumhurbaşkanı Guy Parmelin arasında 23 Nisan’da Cidde’de gerçekleşen ikili görüşme (Riyad’daki İsviçre Büyükelçiliği)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile İsviçre Cumhurbaşkanı Guy Parmelin arasında 23 Nisan’da Cidde’de gerçekleşen ikili görüşme (Riyad’daki İsviçre Büyükelçiliği)
TT

İsviçre Cumhurbaşkanı: Suudi Arabistan’la dayanışma içindeyiz… ABD-İran müzakereleri istikrar için gerekli

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile İsviçre Cumhurbaşkanı Guy Parmelin arasında 23 Nisan’da Cidde’de gerçekleşen ikili görüşme (Riyad’daki İsviçre Büyükelçiliği)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile İsviçre Cumhurbaşkanı Guy Parmelin arasında 23 Nisan’da Cidde’de gerçekleşen ikili görüşme (Riyad’daki İsviçre Büyükelçiliği)

İsviçre Cumhurbaşkanı Guy Parmelin, ülkesinin zor bir dönemden geçen Suudi Arabistan’la dayanışma içinde olduğunu belirterek, Washington ile Tahran arasında yürütülecek müzakerelerin sürdürülmesinin bölgesel barış ve istikrar açısından kritik önem taşıdığını ifade etti.

Şarku’l Avsat gazetesine konuşan Parmelin, ABD-İran-İsrail hattındaki gerilimin etkilerine değinerek, “Bölgedeki mevcut güvenlik durumu gündemin ilk sırasında yer aldı. Bu zor dönemde İsviçre’nin Suudi Arabistan ile dayanışma içinde olduğunu ifade ettim. Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın sergilediği bilgelik ve itidali takdir ettim. Aynı zamanda barış ve istikrar için müzakere yoluyla diplomatik çözüm çabalarının desteklenmesi gerektiği konusunda mutabık kaldık” dedi.

Parmelin, 22-23 Nisan tarihlerinde Cidde’ye gerçekleştirdiği ziyaretin, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin 70. yılı vesilesiyle yapıldığını belirterek, ziyaretin siyasi ve ekonomik ilişkileri güçlendirmeyi hedeflediğini söyledi. Ziyarete Ekonomik İşlerden Sorumlu Devlet Bakanı Helene Budliger Artieda ile birlikte İsviçre’nin önde gelen sektörlerini temsil eden üst düzey bir ticari heyetin eşlik ettiğini ifade etti.

Stratejik iş birliğini derinleştirme

Parmelin, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman ile yaptığı görüşmelerde, belirsizliklerin arttığı küresel ortamda ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesine odaklandıklarını belirtti. Lojistik, temel emtialar, finansal hizmetler ve sigorta gibi stratejik alanlarda iş birliğini derinleştirme fırsatlarının ele alındığını kaydetti.

Ziyaret kapsamında düzenlenen ekonomik yuvarlak masa toplantısına da değinen Parmelin, toplantıya Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Fahd bin Abdulcelil Al Seyf ile birlikte başkanlık ettiğini ve her iki ülkeden kamu ve özel sektör temsilcilerinin katıldığını söyledi. Bu toplantının somut iş birliği alanlarını belirlemek ve şirketler arasındaki bağları güçlendirmek açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.

Parmelin ayrıca, Suudi Arabistan ile yeni ikili yatırım koruma anlaşmasının imzalanmasından memnuniyet duyduğunu belirterek, anlaşmanın yatırımcılar için hukuki güveni artırmayı ve ekonomik iş birliği koşullarını güçlendirmeyi amaçladığını vurguladı. İmza törenine Dışişleri Bakanı Faysal bin Farhan’ın da katıldığını kaydetti.

İkili ilişkiler ve ekonomik iş birliği

İsviçre ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin 70 yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğunu belirten Parmelin, bu ilişkilerin karşılıklı saygı, düzenli diyalog ve artan ekonomik bağlar temelinde geliştiğini söyledi. Ortaklığın, istikrar, açık piyasalar ve kurallara dayalı uluslararası iş birliği gibi ortak çıkarlar üzerine kurulu olduğunu ifade etti.

Ekonomik iş birliğinin ilişkilerin merkezinde yer aldığını vurgulayan Parmelin, yaklaşık 200 İsviçreli şirketin Suudi Arabistan’da ilaç, makine, mühendislik, teknoloji, lojistik ve finans gibi alanlarda faaliyet gösterdiğini belirtti.

Suudi Arabistan’daki fırsatlara da değinen Parmelin, Suudi Arabistan Vizyon 2030 kapsamında özellikle turizm, araştırma, inovasyon, sürdürülebilir altyapı, ileri üretim ve mesleki eğitim alanlarında İsviçre’nin önemli katkılar sunabileceğini ifade etti.

Parmelin, iki ülkenin ortak ekonomik komite toplantıları, mali diyalog ve siyasi istişareler yoluyla iş birliğini kurumsal düzeyde geliştirdiğini belirterek, çok taraflı platformlarda da yakın iş birliği yürütüldüğünü söyledi.

İsviçre-Suudi Arabistan ilişkilerinin geniş kapsamlı ve ileriye dönük olduğunu vurgulayan Parmelin, mevcut ve yeni sektörlerde iş birliğini artırmak için önemli fırsatlar bulunduğunu sözlerine ekledi.


‘İstikrara kaçış’, Suudi Arabistan gayrimenkul sektörünü canlandırıyor

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
TT

‘İstikrara kaçış’, Suudi Arabistan gayrimenkul sektörünü canlandırıyor

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)

Jeopolitik dalgalanmaların bölgesel yatırım haritasını yeniden şekillendirdiği bir dönemde Suudi Arabistan, ‘istikrarın kalesi’ ve sermaye için güvenli liman olarak öne çıktı. Uzmanlar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları değerlendirmede, bu süreçte en büyük kazancı gayrimenkul sektörünün elde ettiğini ve sektörde yüzde 20 ila 30 arasında değişen olağanüstü bir büyüme kaydedildiğini belirtti. Uzmanlara göre bu canlanma tesadüfi değil; güçlü mali tamponlar ve Vizyon 2030 kapsamında yürütülen yapısal reform programlarının bir sonucu. Söz konusu politikaların, dış şokları absorbe etmede ve bölgesel krizleri sürdürülebilir büyüme fırsatlarına dönüştürmede yüksek etkinlik gösterdiği ifade ediliyor.

Ekonomik açıdan dikkat çeken bir diğer unsur ise mevcut bölgesel çatışmaların, Suudi Arabistan’ın esnek kamu politikalarıyla desteklenen cazip bir yatırım destinasyonu olduğunu daha görünür hale getirmesi oldu.

Bu gelişmelerin, özellikle krizlerden etkilenen ülkelerden gelen yatırımcı ve nüfus hareketliliği sayesinde gayrimenkul piyasasına doğrudan yansıdığı kaydedildi. Artan talep, konut ve otel doluluk oranlarında belirgin bir yükselişe yol açarken, ülkeye yönelik seyahat ve ekonomik faaliyetlerde de ivme kazandırdı.

Küresel ölçekte enerji, emtia ve tedarik zincirleri üzerindeki baskılara rağmen, Suudi gayrimenkul sektörünün pozitif yönde ayrıştığına dikkat çekiliyor. Nitekim, ülke genelinde kira getirilerinin ortalama yüzde 20 ila 30 arasında artış göstermesi, bu güçlü talebin somut göstergesi olarak değerlendiriliyor. Bu tablo, Suudi ekonomisinin zorlu küresel koşullara rağmen istikrarlı ve kazançlı bir yatırım ortamı sunma kapasitesini ortaya koyuyor.

Olumlu etki

Suudi yatırımcı ve Riyad Ticaret ve Sanayi Odası yönetim kurulu üyesi Muhammed el-Murşid, mevcut savaşın kısa vadede gayrimenkul talebi üzerinde ‘dikkate değer bir pozitif etki’ yarattığını belirtti. Murşid, özellikle Riyad, Cidde ve Doğu bölgesindeki büyük şehirlerde kira talebinin arttığını, ancak bunun tek başına belirleyici bir unsur olmadığını, daha önce başlayan bir eğilimi güçlendirdiğini ifade etti.

Murşid, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu artışı, savaştan doğrudan etkilenen ülkelerdeki nüfus hareketliliğine bağladı. Bölgedeki hava sahalarının kısmen kapanması ve uçuşların aksaması nedeniyle, Körfez ülkelerinde bulunan yolcu ve yerleşiklerin daha istikrarlı bir merkez olarak görülen Suudi Arabistan’a yöneldiğini kaydetti.

Bu hareketliliğin bazı durumlarda kara yoluyla Riyad’a geçiş şeklinde gerçekleştiğini belirten Murşid, bunun kısa süreli kiralık konutlar ve otellere yönelik ani talep artışına yol açtığını, eşyalı konutlarda geçici baskı oluşturduğunu ve şirketlerin talebini artırdığını dile getirdi.

Murşid, “Bölgesel istikrarsızlık dönemlerinde şirketler, çalışanlarını daha güvenli ülkelere kaydırma ve daha istikrarlı siyasi ve ekonomik ortamlarda ofislerini güçlendirme eğilimindedir” dedi. Bu durumun, ekonomik ağırlığı ve göreli güvenlik istikrarı sayesinde Suudi Arabistan lehine sonuç verdiğini vurguladı.

Öte yandan küresel enflasyon baskılarının da etkili olduğuna dikkat çeken Murşid, savaş nedeniyle artan enerji fiyatları ile nakliye ve sigorta maliyetlerinin inşaat maliyetlerini yükselttiğini ifade etti. Küresel tahminlere göre bu faktörlerin, gayrimenkul fiyatlarını yüzde 15 ila 20 oranında artırdığı belirtildi.

Murşid, savaşın Suudi gayrimenkul sektöründe yüzde 20 ila 30 arasında bir canlanmaya katkı sağladığını belirterek, bunu Vizyon 2030 kapsamındaki programların etkili şekilde dış şokları absorbe etmesine ve artan nüfusla birlikte yükselen iç talebe bağladı.

Suudi Arabistan gayrimenkul sektörü ‘en büyük kazanan’

Eş-Şuruk Ekonomik Araştırmalar Merkezi Başkanı Dr. Abdurrahman Başen, Murşid’in değerlendirmelerine katılarak, Suudi Arabistan’daki gayrimenkul sektörünün mevcut jeopolitik gelişmelerin en büyük kazananı olduğunu vurguladı.

Başen’e göre bu başarının temelinde, tamamen iç dinamiklerle beslenen ve güçlü kalmayı sürdüren yerel talep yatıyor. Bölgedeki diğer sektörlerin dalgalanmalardan olumsuz etkilenmesine rağmen, gayrimenkul talebinin artmaya devam ettiği ifade edildi.

Başen ayrıca, dikkat çekici bir ekonomik paradoksa işaret etti. Hürmüz Boğazı’nın neredeyse tamamen kapanması nedeniyle küresel petrol arzında düşüş yaşanmasına rağmen, ham petrol fiyatlarındaki keskin artışın ihracat hacmindeki gerilemeyi telafi ettiğini belirtti. Bu durumun, toplam devlet gelirlerini artırarak kamu harcamalarının devamlılığını sağladığını dile getirdi. Artan gelirlerin, özellikle büyük ölçekli gayrimenkul projeleri ve altyapı yatırımlarına yönlendirilmesinin, piyasa için kritik bir güvence oluşturduğu ve sektörün dayanıklılığını güçlendirdiği değerlendiriliyor.

Üç motor

Başen, mevcut krizin tetiklediği ve piyasaya ek bir ivme kazandıran 3 temel unsuru belirledi:

1- Talepte geçici artış: İstikrar arayışındaki nüfus ve şirketlerin hareketliliğinin bir sonucu.

2- Fiyatlarda doğal artış: Küresel olarak artan inşaat ve lojistik maliyetleri nedeniyle.

3- Stratejik konumun pekiştirilmesi: Suudi Arabistan’ın, alternatifi olmayan bir ‘bölgesel yatırım merkezi’ olarak imajının güçlendirilmesi.

Başen, gelinen noktada Suudi gayrimenkul sektörünün ‘akıllı bir denge’ içinde hareket ettiğini belirtti. Buna göre sektör, bir yandan güçlü iç talep tarafından desteklenirken, diğer yandan bölgesel krizlerin tetiklediği dış talep fırsatlarından besleniyor.

Bu çift yönlü dinamik yapının, sektöre kısa ve orta vadede yüksek uyum kabiliyeti kazandırdığı ve değişen koşullara karşı dayanıklılığını artırdığı ifade ediliyor. Bu çerçevede Başen, gayrimenkul sektörünün Suudi ekonomisi içinde istikrarlı ve stratejik bir rol oynamayı sürdürdüğü değerlendirmesinde bulundu.

Suudi Arabistan’ın bölgesel bir yatırım cenneti olarak konumunun güçlendirilmesi

Genel tabloya ilişkin ortak değerlendirmede Başen ve Murşid, mevcut krizin Suudi Arabistan’ın ‘bölgesel yatırım merkezi’ konumunu yeniden pekiştirdiği konusunda görüş birliğine vardı. Uzmanlara göre bu tabloyu şekillendiren üç temel unsur öne çıkıyor: güvenliğe yönelen göç hareketleriyle oluşan güçlü talep artışı, küresel maliyetlerdeki yükselişle paralel ilerleyen fiyat artışları ve uluslararası düzeyde ulusal ekonomiye duyulan güvenin güçlenmesi.

İki uzman, Suudi gayrimenkul sektörünün bugün yüksek esneklik ve uyum kapasitesine sahip olduğuna dikkat çekti. Sektörün, sürdürülebilir iç talebe dayanan sağlam bir temel üzerine kurulu olduğu, bunun yanında bölgesel gelişmelerin tetiklediği dış talep ile de desteklendiği ifade edildi. Bu dinamik yapı sayesinde sektörün, kısa ve orta vadede cazibesini koruyarak diğer alanlara kıyasla üstün performans sergilemeye devam etmesinin beklendiği vurgulandı.