Rusya ve ABD mesajlaşma sahası: Suriye'nin güneyindeki et-Tanf Askeri Üssü

Et-Tanf askeri üssü DEAŞ, İran ve uyuşturucu kaçakçılığına karşı Uluslararası Koalisyon tarafından kuruldu

Et-Tanf Askeri Üssü’nde ABD güçleri ile ABD tarafından desteklenen Devrim Komandoları Ordusu üyelerinin askeri eğitimlerinden bir kare (Twitter)
Et-Tanf Askeri Üssü’nde ABD güçleri ile ABD tarafından desteklenen Devrim Komandoları Ordusu üyelerinin askeri eğitimlerinden bir kare (Twitter)
TT

Rusya ve ABD mesajlaşma sahası: Suriye'nin güneyindeki et-Tanf Askeri Üssü

Et-Tanf Askeri Üssü’nde ABD güçleri ile ABD tarafından desteklenen Devrim Komandoları Ordusu üyelerinin askeri eğitimlerinden bir kare (Twitter)
Et-Tanf Askeri Üssü’nde ABD güçleri ile ABD tarafından desteklenen Devrim Komandoları Ordusu üyelerinin askeri eğitimlerinden bir kare (Twitter)

ABD liderliğinde kurulan DEAŞ ile Mücadele Uluslararası Koalisyonu (DMUK) güçleri tarafından Devrim Komandoları Ordusu ile birlikte kullanılan, Suriye-Ürdün-Irak sınır üçgeninde yer alan ve çevresinde 55 kilometrelik bir ‘çatışmasızlık bölgesi’ oluşturulan et-Tanf Askeri Üssü, yeni gelişmelerle yeniden ilgi görmeye başladı. Devrim Komandoları Ordusu’nun geçtiğimiz Perşembe günü Twitter'dan yayınladığı “Son tatbikatlar, savaşçıların kabiliyetlerini geliştirmek için gerçek mühimmatla yapıldı” açıklamasıyla bu ıssız bölgedeki askeri üs yeniden gündem oldu.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından Twitter’dan yapılan açıklamaya göre Rus savaş uçaklarının geçtiğimiz Haziran ayında DMUK tarafından desteklenen Devrim Komandoları Ordusu’nun konuşlu olduğu noktalardan birini hedef almasının ardından DMUK, yeniden et-Tanf Askeri Üssü’ne ilgi göstermeye başladı. Devrim Komandoları Ordusu, Haziran ayı ortalarında et-Tanf’deki mevzilerinden birinin kimliği belirsiz savaş uçaklarınca saldırıya uğradığını açıklamış, saldırı sonucunda sadece küçük bir hasarın meydana geldiğini ve herhangi bir zayiata yol açmadığını bildirmişti. Grup, bu tür saldırıların ‘çatışmasızlık bölgesindeki sivillere zarar vermeyi amaçladığını’ vurgulamıştı.
CENTCOM Komutanı General Michael Corella’nın Temmuz ayı ortalarında et-Tanf Askeri Üssü’ne bir ziyaret gerçekleştirdi. General Corella, ziyareti sırasında yıllardır DMUK tarafından eğitim ve destek alan ve 2014 yılında Suriye ordusundan kaçanlardan oluşan muhalif bir grup olan Devrim Komandoları Ordusu’nun liderleriyle bir toplantı gerçekleştirdi. Devrim Komandoları Ordusu üyelerinin çoğu Suriye'nin doğusundaki el-Badiye (çöl) bölgelerine kayıtlı kişiler.
Devrim Komandoları Ordusu, General Corella’nın ziyareti öncesi 6 Temmuz'da, ABD’nin kısa bir süre önce Rusya ile savaşan Ukrayna ordusuna sağladığı yüksek performanslı topçu roket sistemi HIMARS füze sistemleri için verilen eğitimlerden görüntüleri yayınladı. Devrim Komandoları Ordusu Basın Ofisi Müdürü Abdurrezzak Hazar, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Suriye’de DMUK güçlerinin konuşlu olduğu, çevresinde 55 kilometrelik çatışmasızlık bölgesinin oluşturulduğu üs zaman zaman haksız saldırılara uğruyor. Ancak Devrim Komandoları Ordusu tarafından gerçekleştirilen tatbikatlar ve DMUK komutanlığının hızlı bir şekilde bilgilendirme ve bilgi alma kabiliyeti, kayıpların ve maddi zararın en aza indirilmesine katkıda bulundu” ifadelerini kullandı. Devrim Komandoları Ordusu’na kaliteli silahların sağlanması, bir savaş sırasında ya da kendini savunduğunda yardımcı olacağını söyleyen Hazar, bugün halen 55 kilometrelik çatışmasızlık bölgesinde konuşlu olan Devrim Komandoları Ordusu güçlerinin, et-Tanf Askeri Üssü’ndeki DMUK güçlerinden askeri ve lojistik olarak destek aldığını vurguladı.
Devrim Komandoları Ordusu’nun genel olarak 55 kilometrelik çatışmasızlık bölgesinde askeri noktaları bulunuyor. Görevi ise bölgenin DEAŞ ve İran destekli milislerin saldırılarından korunmasını sağlamak ve ABD güçlerinin ortak devriyeleriyle iş birliği içinde uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele etmek olarak tanımlanıyor.
Suriye, Irak ve Ürdün’ün birleştiği sınır üçgeninde yer alan et-Tanf Askeri Üssü, bu coğrafi konumu nedeniyle jeostratejik öneme sahip. Irak tarafında el-Velid Sınır Kapısı’nın karşısında yer alırken 55 kilometrelik çatışmasızlık bölgesinde aynı zamanda İran ve Suriye'yi Irak üzerinden birbirine bağlayan bir kara yolu ile DMUK üssü yer alıyor. Bölge ayrıca İran destekli milislerin Suriye'ye akışının ana arteri olan Şam-Bağdat yolunu kesiyor.


CENTCOM Komutanı General Michael Corella’nın 55 kilometrelik çatışmasızlık bölgesinde Devrim Komandoları Ordusu liderleriyle görüşmesinden bir kare (Twitter)

Rusya’nın saldırısı
Rusya Savunma Bakanlığı, 16 Haziran'da bir açıklama ve bir video kaydı yayınlayarak Suriye’nin çölü bölgesinde ABD tarafından desteklenen silahlı grupları hedef aldığını duyurdu. Bakanlık açıklamasında, söz konusu gruplar Suriye çölüne gizlice sızmak ve bölgedeki petrol tesislerine saldırı planlamakla suçlandı.
Rusya ordusu, 2021 yılında Rakka ve Deyrizor yakınlarında silahlı bir grubun sivil bir otobüse ateş açması olayını Devrim Komandoları Ordusu’nu suçlamak için fırsat olarak kullandı.  Suriye’nin resmi haber ajansı SANA, Rakka kırsalında Suriye rejimi güçlerini taşıyan sivil bir otobüse düzenlenen saldırıda 11 rejim askerinin ve iki sivilin öldüğünü, otobüsteki diğer yolcuların da yaralandığını bildirmişti. Suriye rejimi güçleri, silahlı grubu takip etmek ve bölgede yeni kontrol noktaları kurmak amacıyla el-Bişri ve Ma'dan bölgelerinde Rusya'nın desteklediği askeri bir operasyon düzenledi.
Rusya, saldırı öncesinde ABD ordusuna bir uyarıda bulunmuştu. Ardından ABD merkezli CNN televizyonu, ABD’nin savunma alanından yetkililerin, Rus savaş uçaklarının Suriye'nin güneydoğusunda Washington ile onun müttefiki olan yerel milislere karşı hava saldırıları düzenleyeceği yönündeki açıklamalarını aktardı.

İran destekli milislere bir tehdit
Gözlemcilere göre et-Tanf Askeri Üssü, Rusya’nın bölgedeki çıkarlarına karşı İran’ın planlarını etkilediği kadar tehdit oluşturmasa da uzun süredir basında yer alan açıklamalarında Suriye'yi ‘işgal edilmiş Suriye toprakları’ olarak tanımlayan Rus yetkililer ile DEAŞ’la mücadelenin başlangıç ​​noktası olan bölgede kendisinin ve müttefiklerinin çıkarlarını koruyan ABD arasında bir mesajlaşma sahasına dönüştü. Rusya ile ABD’nin Suriye-Ürdün- Irak sınırına ilişkin açıklamalarının sıklığı gelişmelere ve politikalara göre artıyor ya da azalıyor. ABD’li yetkililerin üsse yaptıkları son ziyaretler ve Rusya’nın son tatbikatları ve devriyeleri, esasen bölgede devam eden varlıklarını ve çıkarlarını savunan mesajlardır. Suriye-Ürdün-Irak sınırındaki 55 kilometrelik alan ‘çatışmasızlık bölgesi’ olarak kabul ediliyor. Washington liderliğindeki DMUK’un kullandığı et-Tanf Askeri Üssü’nün adı, 2015 yılında et-Tanf topraklarında ortaya çıktı. DEAŞ terör örgütünün çıkarıldığı Suriye'nin Humus ili sınırlarında yer alan et-Tanf Askeri Üssü, o dönemde Suriye ve Irak'ta güç kazanan DEAŞ ile mücadele amacıyla kuruldu. Et-Tanf Askeri Üssü’nün kurulması, Rusya’nın 2015 yılında Suriye'nin Lazkiye kentinde Hmeymim Hava Üssü’nü kurulmasıyla aynı zamana denk geldi.
Et-Tanf Askeri Üssü, 18 Mayıs 2017 tarihinde Suriye rejimi güçleri ve İran destek milislerin yer aldığı askeri bir konvoyun et-Tanf bölgesine yaklaşmaya çalışmasıyla ilk kez hedef alınma girişimiyle karşı karşıya kaldı. O sıra Devrim Komandoları Ordusu’ndan yapılan açıklama, konvoyun dört tank, Sovyet yapımı bir adet Shilka uçaksavar silahı sistemi ve bir kısmı uçaksavar yüklü 12 kamyondan oluştuğunu ve üs bölgesine yaklaşmamaları yönünde yapılan uyarılara aldırış etmeden ilerlemeye çalıştığı için DMUK’a ait savaş uçakları tarafından hedef alındığını duyurdu. O dönem Suriye basınında yer alan haberlerde, DMUK’a ait savaş uçaklarının bombardımanı, et-Tanf yakınlarında kayıplara ve maddi hasar neden oldu.
Bu olaydan günler sonra DMUK’a ait savaş uçakları, et-Tanf yakınlarında, Tel Şehmi, Cileygam ve Zaza bölgelerinde Suriye rejimi güçlerinin kontrolündeki alanlara bildiriler bırakarak, et-Tanf Askeri Üssü’ne 55 kilometre mesafeden daha fazla yaklaşmamaları uyarısında bulunuldu. Bundan sonra et-Tanf Askeri Üssü’nün çevresine ‘55 kilometrelik çatışmasızlık bölgesi’ denilmeye başlandı. Uçuşa yasak bölge haline gelen alan DMUK tarafından korunuyor. Bu yüzden DEAŞ’la mücadele ve rejim güçleri ve muhalif gruplar arasındaki çatışmalar yüzünden yerinden edilenler için bu güvenli bölge içindeki Rukban Mülteci Kampı kuruldu. Bunun yanında başta Devrim Komandoları Ordusu, Şehit Ahmed el-Abdu Güçleri ve Karyatayn Şehitleri Tugayı olmak üzere muhalif gruplar bölgeye girerek Suriye'nin çöl bölgesinde yayıldılar.
 



Babülmendep'te Husi varlığının sona erdirilmesi yaklaşıyor, Lahic'te saldırılarını yoğunlaştırıyorlar

Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)
Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)
TT

Babülmendep'te Husi varlığının sona erdirilmesi yaklaşıyor, Lahic'te saldırılarını yoğunlaştırıyorlar

Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)
Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)

Yemen hükümet güçleri, Husilerin Babülmendep bölgesinde kontrolünde tuttuğu son mevzileri ele geçirmeye yaklaşırken, Lahic vilayetinde çatışmalar şiddetlendi. Husiler, Babülmendep'e doğru ilerleyebilmek ve Tur el-Baha ilçesine ulaşmak amacıyla Lahic'in Mukatira ilçesinde hükümet güçlerinin mevzilerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı.

Amalika Tugayları, Babülmendep'te Husilerin elinde kalan sınırlı sayıdaki mevziye yönelik operasyonlarını sürdürürken, hükümet güçleri ve Halk Direnişi birlikleri de Taiz ve Lahic cephelerinde şiddetlenen çatışmalara girdi. Husiler, son günlerde kaybettikleri mevzileri geri almak ve batı kıyısına hâkim stratejik bölgelere doğru yeni ilerleme hatları açmak için girişimlerde bulunuyor.

Sahadaki gelişmelerle eş zamanlı olarak Başkanlık Konseyi Başkanı ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Reşad el-Alimi, Tur el-Baha Askerî Ekseni'nin komuta yapısını ve Taiz cephesinin sorumluluğunu yeniden düzenleyen kararlar aldı. Son haftalarda bazı mevzilerde yaşanan başarısızlıkların ardından alınan kararlar, siyasi liderliğin ilan edilen hedeflere ulaşılıncaya kadar “Yemen Şafağı” operasyonunun sürdürüleceğini yinelediği bir döneme denk geldi.

Sahadaki kaynaklara göre Husilerin Babülmendep'te elinde yalnızca bir ana mevzi ile az sayıda milisin bulunduğu birkaç tepe kaldı.

fbg
Taiz kenti çevresinde Husilerle yaşanan çatışmalar sırasında bir Yemen askeri (AFP)

Kaynaklar, hükümet güçlerinin bu noktaların kontrolünü tamamen ele geçirmeye yaklaştığını, ancak Husilerin bölgeye döşediği yoğun mayın ve el yapımı patlayıcıların ilerlemeyi zorlaştırdığını belirtti. Askerler için ciddi tehdit oluşturan patlayıcıların temizlenmesinin, operasyonların tamamlanması açısından zorunlu olduğu ifade edildi.

Amalika Tugayları, Babülmendep Boğazı'na ve uluslararası deniz ulaşım güzergâhlarına hâkim konumu nedeniyle stratejik önem taşıyan bu bölgedeki Husi varlığını tamamen sona erdirmek için operasyonlarını sürdürüyor.

Husiler Lahic'in kuzeyinde saldırılarını yoğunlaştırıyor

Lahic vilayetinin kuzeyindeki Mukatira cephesinde Husiler, salı günü şafak vakti Memşah bölgesinde hükümet güçlerinin mevzilerine şiddetli bir saldırı düzenledi. Ancak 4. Hazım Tugayı ile 1. Komando Ulusal Direniş Tugayı birlikleri saldırıyı püskürttü. Böylece Husilerin aynı noktaya iki gün içinde düzenlediği ikinci saldırı da başarısızlıkla sonuçlandı. Örgüt, pazartesi günü de aynı mevziyi hedef almıştı.

Askerî kaynaklar, hükümet güçlerinin eş zamanlı olarak Nasıra bölgesindeki Savaliha dağlarında bulunan Husi mevzilerini orta ve ağır silahlarla hedef aldığını bildirdi. Saldırılarda Husilerin personel ve askerî teçhizat bakımından kayıplar verdiği belirtildi.

Askerî kaynaklardan alınan bilgilere göre hükümet güçleri, Nasıra cephesindeki Kızıl Su Deposu bölgesinde bazı mevzileri geri alarak Husi unsurlarını bölgeden çıkardı. Topçu birlikleri de Sakhir mevzilerinde Husilere ait toplanma noktalarını ve askerî araçları hedef aldı. Muayık ve Anan bölgelerinde ise çatışmalar devam etti.

scdfvg
Yemen ordusu, Husi saldırılarına karşı Taiz kentindeki mevzilerini koruyor (AFP)

Çatışmalar Kurbe ve Heycet el-Abd hatlarına da yayıldı. Husiler, Turbe ve Vaziiye yönünden askerî araçlar sevk ederek hükümet güçlerinin mevzilerine ilerlemeye çalıştı. Ancak hükümet güçleri saldırıyı püskürttü. Saatler süren çatışmaların ardından Husi unsurları Şerc bölgesinde durduruldu.

Hayfan ilçesindeki Ebus cephesinde de Kerb ve Memşah dağları çevresinde çatışmalar yaşandı. Hükümet güçleri, Husi saldırılarını püskürterek saldırganlara personel ve teçhizat kaybı verdirdi.

Son gelişmeler, Husilerin Babülmendep'te karşılaştıkları baskıya rağmen Lahic'in kuzeyindeki Mukatira cephesine ve buraya bağlı diğer hatlara ağırlık verdiğini gösteriyor. Örgüt, hükümet güçlerinin savunma hatlarını aşarak yeni bir ilerleme sağlamaya çalışıyor.

Taiz cephesinin komuta yapısı değiştirildi

Cephelerdeki gelişmelerin ardından Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Tur el-Baha Askerî Ekseni'nin komuta yapısını yeniden düzenleyen ve Taiz cephesinin yönetimini değiştiren kararlar aldı. Kararlarla, çatışmaların en yoğun yaşandığı bölgelerden birindeki askerî sorumluluklar yeniden dağıtıldı.

2026 tarihli 247 sayılı karar uyarınca Albay Macdi Munadıl Sabit Ahmed, Tur el-Baha Askerî Ekseni komutanlığına ve 1. Vatan Kalkanı Kuvvetleri Tugayı komutanlığına atandı. Ahmed'in rütbesi tümgeneralliğe yükseltildi.

Albay Bessam Abdu Said Salim el-Hark, eksenin kurmay başkanlığına ve 4. Dağ Piyade Tugayı komutanlığına getirilirken, Tuğgeneral Naci Mukbil Muhammed Said eş-Şattaf da eksenin harekât sorumlusu olarak görevlendirildi.

246 sayılı kararla ise Tuğgeneral Reşad Ahmed İsmail el-Yusufi, Yüksek Askerî Komite üyeliğine ve Taiz cephesi sorumluluğuna atandı. El-Yusufi'nin rütbesi tümgeneralliğe yükseltilirken, bu görevde Tümgeneral Yusuf eş-Şeraci'nin yerini aldı.

Taiz çevresindeki çatışmalar sürüyor

Taiz kentinin güneyinde hükümet güçleri, Halk Direnişi birliklerinin desteğiyle Akruz cephesinde bazı stratejik mevzileri yeniden ele geçirdi. Nube ve Seyb bölgeleri ile Mübarek Tepesi, Husilerle yaşanan çatışmaların ardından hükümet güçlerinin kontrolüne geçti. Çatışmalarda Husilerin ağır kayıplar verdiği bildirildi.

Hükümet güçleri, Misrah ilçesindeki Hubeyl es-Sarm bölgesinde mevzilerine yönelik Husi saldırısını da püskürttü. Vilayetin diğer cephelerinde ise çatışmalar devam etti.

Öte yandan savaş uçakları, Cebel Habşi kavşağında ağaçların altında konuşlanan Husi unsurlarını ve askerî araçlarını hedef aldı. Sahadaki bilgilere göre hava saldırılarında doğrudan kayıplar meydana geldi.

vfgb
Cevf vilayetindeki cephe hatlarında görev yapan Yemen hükümet güçlerinden bir asker (AFP)

Husiler ise Şakab köylerini havan toplarıyla bombaladı. Saldırılarda bazı evler zarar görürken, bölge sakinleri arasında korku ve panik yaşandı.

Taiz kentinin çevresindeki cephelerde hükümet güçleri ve yerel savaşçılar, kentin giriş ve çıkış noktalarındaki savunma mevzilerini korumayı sürdürüyor. Bölgede topçu ateşi ve aralıklı çatışmalar devam ediyor.

Kent çevresindeki Husi saldırılarının görece azalması, örgütün Mukatira ve Tur el-Baha cephelerindeki çatışmalara yoğunlaşmasıyla aynı döneme denk geldi. Böylece askerî operasyonların ağırlığı Taiz çevresindeki diğer cephelere kaydı.

Yemen Başkanlık Konseyi: Operasyon hedeflerine ulaşılıncaya kadar sürecek

Siyasi cephede Yemen Başkanlık Konseyi, “Yemen Şafağı” operasyonunun ilan edilen hedeflere ulaşılıncaya kadar devam edeceğini yineledi. Bu hedeflerin başında Husi darbesinin sona erdirilmesi, devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesi ve devlet otoritesinin ülkenin tamamında sağlanması geliyor.

Reşad el-Alimi başkanlığında, tüm konsey üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, hükümet güçleri, askerî birlikler ve Halk Direnişi unsurlarının Suudi Arabistan öncülüğündeki Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu'nun desteğiyle Cevf, Marib ve batı kıyısı cephelerinde ilerleme kaydettiği, Taiz'de ise direnişin sürdüğü belirtildi.

Resmî medyanın aktardığına göre toplantıda, Husilerin askerî saldırılarındaki tırmanış ele alındı. Devlet kurumları ve sivil tesislere yönelik füze ve İHA saldırıları, kent ve köylere yönelik saldırıların genişletilmesi, Taiz kuşatmasının sürdürülmesi ve yerleşim bölgelerinin bombalanması değerlendirildi. Uluslararası su yolları ve deniz ulaşımına yönelik tehditler de toplantının gündeminde yer aldı.

Başkanlık Konseyi, Husilerin saldırıları karşısında cephelerde gösterilen direnişin Suudi Arabistan'ın desteğiyle sürdürüldüğünü vurguladı. Konsey, Riyad yönetiminin hükümet güçlerine verdiği desteğin yanı sıra Taiz ve diğer vilayetlerdeki insani ihtiyaçların karşılanmasına yönelik yardımlarını da takdir etti.

Konsey ayrıca Husilerin kontrolündeki bölgelerde yaşayan vatandaşlara, örgütün milis devşirme ve eleman kazanma faaliyetlerini reddetmeleri, çocuklarının çatışmalara sürüklenmesine izin vermemeleri çağrısında bulundu.

Açıklamada, silah bırakarak Husiler saflarında savaşmayı bırakanlar için ilan edilen prosedürler çerçevesinde güvenli dönüş yolunun açık olduğu da vurgulandı.


Yemen Dışişleri Bakanı: Husiler sınır aşan bir tehdit, uluslararası toplum kararlı tutum sergilemeli

Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)
Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)
TT

Yemen Dışişleri Bakanı: Husiler sınır aşan bir tehdit, uluslararası toplum kararlı tutum sergilemeli

Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)
Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)

Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin tehditleri ve Afrika Boynuzu'ndaki terör örgütleriyle koordinasyonunun, milisleri uluslararası düzeyde kararlı bir tutum sergilenmesini gerektiren sınır aşan bir tehdide dönüştürdüğünü söyledi.

Ez-Zuba, salı günü Paris'te Fransa Senatosu Yemen-Fransa Dostluk Grubu Başkanı Remi Ferro ile bir araya geldi. Görüşmede Yemen'deki son gelişmelerin yanı sıra Husilerin sivil yerleşimlere ve uluslararası deniz ulaşım hatlarına yönelik terör eylemlerindeki tırmanış ele alındı.

Yemen Dışişleri Bakanı, Husilerin Taiz kentini kuşatma altında tutmasının yol açtığı insani dramı da gündeme getirdi. Ez-Zuba ayrıca, Birleşmiş Milletler (BM) çalışanları ile insani yardım kuruluşlarında görev yapan personelin kaçırılması ve işkenceye maruz bırakılması gibi ihlallere dikkat çekti. Bu eylemlerin son olarak Muhammed eş-Şami'nin hayatına mal olduğunu belirtti.

Fransa Senatosu Yemen-Fransa Dostluk Grubu Başkanı Ferro ise Fransa ve Avrupa Birliği'nin (AB), sahadaki değişimlere uyum sağlayacak yeni bir Yemen politikası benimsemeye önem verdiğini ifade etti. Ferro, ülkesinin Husilerin sivillere yönelik tüm ihlallerini reddettiğini vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın Yemen resmî haber ajansından aktardığı habere göre görüşmede, Yemen'deki gelişmeler ve Husilerin bölgesel güvenliğe yönelik tehditleri üzerinde duruldu.


Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı

Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı
TT

Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı

Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı

Yemen İçişleri Bakanlığı, salı günü, terör örgütü olarak nitelendirdiği Husilerle birlikte çalışan 21 yabancı uzman bulunduğunu açıkladı. Bakanlık, bunlardan 14'ünün İran Devrim Muhafızları Ordusu, 7'sinin ise Lübnan Hizbullahı mensubu olduğunu bildirdi.

Yemen'in 6 vilayetine dağılan uzmanların, Husilerin finansman, silahlandırma ve eğitim faaliyetlerinde görev aldığı belirtildi. Açıklamaya göre bu kişiler, doğrudan denetim ve gözetimin yanı sıra operasyonların planlanması ve yönetilmesine, milislerin askerî kapasitesinin geliştirilmesine de katılıyor. Uzmanların ayrıca Yemen'de uzun vadeli nüfuz oluşturmayı, siyasi, örgütsel, toplumsal ve medya faaliyetleri aracılığıyla Husilere bağlılık ağları ve yapılar kurmayı hedeflediği kaydedildi.

Yemen İçişleri Bakanlığı, söz konusu faaliyetlerin Yemen'i Arap çevresinden uzaklaştırmayı amaçladığını vurguladı.

Yabancı uzmanların görev alanları arasında operasyon yönetimi, komuta-kontrol sistemleri, balistik füzeler ve insansız hava araçları (İHA) bulunuyor. Ayrıca gözetleme sistemleri, haberleşme altyapısı, elektronik harp, ikmal ağları ve askerî bileşenlerin kaçakçılığı da uzmanların faaliyet gösterdiği alanlar arasında sıralandı.

Uzmanların deniz operasyonlarının koordinasyonunda ve ticari gemilerin hedef olarak belirlenmesinde de rol aldığı belirtildi. Açıklamada, patlayıcı yüklü teknelerin geliştirilmesi, otonom denizaltıların tasarlanması, mayın döşeme faaliyetleri ve milis unsurlarına askerî taktikler konusunda eğitim verilmesinin de bu kişilerin görevleri arasında bulunduğu ifade edildi. Söz konusu eğitimlerin, şehirlerin kuşatılması ve şehir savaşlarına yönelik olduğu kaydedildi.

Öte yandan, Yemen'de meşru yönetimi destekleyen Arap Koalisyonu salı günü, Mekke bölgesinde bir insansız hava aracının (İHA) önlenerek imha edildiğini duyurdu.

Bu gelişme, Husilerin Suudi Arabistan'ın güneyine doğru fırlattığı bir balistik füze ile Riyad bölgesine yönelen iki İHA'nın bir gün önce engellenmesinin ardından yaşandı.