Trablus’ta çatışmaların ardından göreceli bir sakinlik hakim

UBH’ye bağlı silahlı gruplar, Başağa’nın başkent Trablus’a ikinci kez girme girişimini püskürtmeyi başardılar

Başkent Trablus sokaklarında devriye gezen Dibeybe hükümetine bağlı güçler (Reuters)
Başkent Trablus sokaklarında devriye gezen Dibeybe hükümetine bağlı güçler (Reuters)
TT

Trablus’ta çatışmaların ardından göreceli bir sakinlik hakim

Başkent Trablus sokaklarında devriye gezen Dibeybe hükümetine bağlı güçler (Reuters)
Başkent Trablus sokaklarında devriye gezen Dibeybe hükümetine bağlı güçler (Reuters)

Abdulhamid ed-Dibeybe’nin başbakanı olduğu geçici Ulusal Birlik Hükümeti’ne (UBH) bağlı silahlı gruplar, Dibeybe’nin rakibi ve paralel İstikrar Hükümeti’nin Başbakanı Fethi Başağa'ya bağlı silahlı grupların hükümet çalışmalarını yürütülmesi, birkaç hükümet binasının kontrolünün ele geçirilmesi amacıyla başkent Trablus’a ikinci kez girme girişimlerini püskürtmelerinden saatler sonra, Trablus'a göreceli bir sakinlik hakim oldu.
Çatışmanın geçici de olsa sona erdiğini, milislerin havalimanı yolu ve çevresinden çekildiğini, önceki akşam ‘İslami Davet Merkezi’ binası yakınlarında Fethi Başağa'ya yakınlığıyla bilinen Usame el-Cuveyli’ye bağlı milisler ile UBH’ye bağlı Ulusal Mobil Gücü arasında başlayan silahlı çatışmaların dün sabah durmasıyla hayatın normale döndüğünü gösteren video görüntüleri yayınlandı.
Silahlı gruplar arasında ağır ve hafif silahlarla saatlerce süren şiddetli çatışmaların ardından UBH’ye bağlı milisleri, Cuveyli yanlısı güçlerin Trablus'taki bir benzin istasyonunun yakınlarında bulunan ve ‘Alem’ adıyla da bilinen Abdurrahim er-Rumeyhi Kampı’nı kontrol etme girişimini püskürtmeyi başardılar.
Libya basını, çatışmaların, Savunma Bakanlığı’na bağlı 444 Tugayı'nın arabuluculuğu ile sona erdiğini bildirirken Cuveyli yanlısı milislerin İslami Davet Merkezi’nin binası önünden ve çevresinden çekildiğine ilişkin görüntüler yayınladı. Abdurrahim er-Rumeyhi Kampı Birinci Destek Birimi, bir video yayınlayarak Cuveyli milislerinin kampı kontrol altına aldığı iddialarını yalanlarken Ulusal Mobil Gücü saldırıyı püskürttüğünü duyurdu.  Bölge sakinleri ve sosyal medya kullanıcıları başkent Trablus'taki es-Serrac ve Ayn Zara bölgeleri semalarında İHA’ların uçtuğu bilgisini aktardılar.
Öte yandan resmi olmayan kaynaklara göre ne Muhammed el-Menfi başkanlığındaki Başkanlık Konseyi'nden ne UBH’den ne de İstikrar Hükümeti’nden bir unsurun ölümünün ve dört unsurun yaralanmasının yanı sıra ed-Derini bölgesinde bir top mermisinin düşmesi sonucunda ticari bir dükkanın yanmasına neden olan çatışmalarla ilgili bir açıklama yapıldı.
Başağa’nın İstikrar Hükümeti’ne bağlı milisler, halk tarafından bir hükümetin seçilmesi dışında iktidardan vazgeçmeyi reddettiğini defalarca kez vurgulayan UBH tarafından kontrol edilen başkente stratejik bir dayanak elde etmek için ikinci kez sızma girişiminde bulundular.
Temsilciler Meclisi (TM) tarafından desteklenen Başağa, ülkenin orta kesimlerinde yer alan Sirte şehrini geçici olarak çalışmalarını yürüttüğü merkez haline getirdi. Başağa, barışçıl bir şekilde başkent Trablus'a girmeye ve silaha başvurmamaya çalışsa da Dibeybe tarafından Askeri İstihbarat Servisi Başkanlığı’nden alınan ve Başağa'nın en önde gelen destekçilerinden biri olan Cuveyli, birkaç haftadır, İstikrar Hükümeti’nin Trablus'ta çalışmalarına başlamasını sağlamaya yönelik çabalara öncülük ediyor. Cuveyli, geçtiğimiz günlerde Başkanlık Konseyi tarafından yıllar önce kurulan benzer tüm askeri operasyon odalarının feshedilmesi kararıyla üstü örtülü olarak feshedildiği duyurulan Batı Harekat Dairesi Komutanlığı görevini yürütüyor.
Diğer taraftan ABD’nin Trablus Büyükelçisi ve Libya Özel Temsilcisi Richard Norland, Cuma akşamı Libya Merkez Bankası Başkanı Sıddık el-Kebir ile görüştü. Büyükelçi Norland, Kebir ile görüşmesinin ardından Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, Libya Merkez Bankası'nda şeffaflığın artırılması ve kamu fonlarının kullanımları hakkında daha fazla bilgi sağlanması için gösterdiği çabalardan dolayı Kebir’i takdir etmesi, ABD’nin Kebir’e verdiği desteği gösterdi.
Libya basınında yer alan haberlere göre TM Başkanı Akile Salih'in görevden alınmasını istediği Merkez Bankası Başkanı Kebir ise Merkez Bankası'nın kamu harcamalarının bütünlüğünü ve şeffaflığını artırmaya yönelik uluslararası girişimlere ve uygulamalara bağlı olduğunu vurguladı.  ABD'nin Tunus Büyükelçiliği'nde Norland ile yaptıkları görüşmede üst düzeyde şeffaflık, uluslararası standartlara uyum ve finansal istikrarın artırılması için daha fazla açıklama yapılmasının önemine değindiklerini ifade eden Kebir, Norland'a Merkez Bankası’nı destekleyen çabalarından dolayı övgüde bulundu.



Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ürdün Kralı II. Abdullah, Gazze’de barış planının hayata geçirilmesinin önemini, ateşkesin kalıcı biçimde sürdürülmesini, yeniden imar sürecinin başlatılmasını ve bölge halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ele aldı.

Türk kaynaklara göre, Erdoğan ile Kral II. Abdullah, cumartesi günü İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler ile bunların farklı alanlarda geliştirilme yollarını değerlendirdi; bölgesel ve uluslararası gelişmeleri masaya yatırdı.

Ürdün Kralı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye yaptığı kısa ziyaret kapsamında, iki lider önce baş başa bir görüşme gerçekleştirdi, ardından iki ülke heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı yapıldı.

Görüşmelerde Gazze’deki son durum ve barış planının ikinci aşamasının uygulanması ayrıntılı biçimde ele alındı. Taraflar, ateşkesin sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, devam eden İsrail ihlallerini kınadı; insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının önemine ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü girişimin reddedilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantılarda ayrıca Suriye’deki gelişmeler de ele alındı. Erdoğan ve Kral II. Abdullah, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasının, ülkenin istikrarını sarsmaya yönelik girişimlerin reddedilmesinin ve Suriyelilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.

Kaynaklara göre, ikili ve genişletilmiş görüşmelerde bölgedeki diğer gelişmeler de değerlendirildi; taraflar, bölgesel istikrarın sağlanması için iş birliği ve ortak çalışma iradesini teyit etti.

efrgt87kı8
Erdoğan ile Ürdün Kralı’nın, iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Görüşmelere Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katılırken, Ürdün tarafından da muhatap isimler yer aldı.

Ürdün Kralı’nın Türkiye ziyareti, Türkiye ile Suriye arasındaki Cilvegözü (Bab el-Hava) sınır kapısı üzerinden Türkiye ve Yunanistan’a yönelik kara taşımacılığının 15 yıl aradan sonra yeniden başlatılmasının hemen ardından gerçekleşti.

Ulaştırma bakanlıkları arasında yürütülen ortak koordinasyon ve çabalar sonucunda gümrük ve idari engellerin kaldırılmasıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında, cuma günü üç tır deneme amaçlı olarak Türkiye topraklarına giriş yaptı.

Söz konusu adımın, bölgesel kara taşımacılığı haritasında nitelikli bir sıçrama yaratması ve Ürdün’ü, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa kıtasına bağlayan önemli bir ticaret hattını yeniden canlandırması bekleniyor. Bu hat, Cilvegözü (Bab el-Hava) ve Öncüpınar (Bab es-Selame) sınır kapıları üzerinden işleyecek.


Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.