Apple, dijital dönüşüm planında Suudi Arabistan’ı desteklemeye kararlı

Apple Global Geliştirici Pazarlama Kıdemli Direktörü Esther Hare, Şarku’l Avsat’a konuştu: Bölgedeki kadınlar için uygulama ekonomisi fırsatları yaratacağız

Apple Global Geliştirici Pazarlama Kıdemli Direktörü Esther Hare (Şarku’l Avsat)
Apple Global Geliştirici Pazarlama Kıdemli Direktörü Esther Hare (Şarku’l Avsat)
TT

Apple, dijital dönüşüm planında Suudi Arabistan’ı desteklemeye kararlı

Apple Global Geliştirici Pazarlama Kıdemli Direktörü Esther Hare (Şarku’l Avsat)
Apple Global Geliştirici Pazarlama Kıdemli Direktörü Esther Hare (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın birkaç yıl önce, Suudi Arabistan’da uygulamalar geliştirilmesi ve tüm öğrenciler için yaratıcı bir eğitim müfredatının geliştirilmesini teşvik eden, sınıf ortamında Arapça eğitim içeriğinin zenginleştirilmesi gibi bir dizi proje aracılığıyla ortaklığın yönlerini görüşmek üzere Apple’ın San Francisco’da bulunan Silikon Vadisi'ndeki genel merkezine yaptığı ziyaret sırasındaki iş fırsatları arayışı, Suudi Arabistanlı yetenekli gençlerin Apple'ın genel merkezinde eğitim almalarını sağladı.
Apple, Suudi Arabistan 2030 Vizyonu çerçevesindeki birçok projeyi 2030 yılına kadar gerçekleştirmek için dijital dönüşüm sürecine katkıda bulunacak ve bu süreci hızlandıracak 100'den fazla uygulama ürettikleri Riyad'daki Prenses Nura Bint Abdurrahman Üniversitesi’nde açılan Apple Akademisi'nden 100'den fazla genç kadını mezun ederek Apple Global Geliştirici Pazarlama Kıdemli Direktörü Esther Hare’in ifadesiyle ortaklığın meyvelerinin toplanmasını kutluyor.
Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, Apple'ın dijital dönüşüm planında Suudi Arabistan'a yardım edeceğine dair söz verdiğini hatırlatan Hare, Suudi Arabistan’ın büyüyen bir iOS geliştirici topluluğuna sahip olduğunu belirtti. Yeni nesil uygulama geliştiricilerini, onları uygulama ekonomisindeki işlere hazırlamak için araçlar ve eğitimlerle desteklemeye vurgu yapan Hare,  Apple'ın bölgedeki kadınlara uygulama ekonomisi için yeni iş fırsatları sağlamak amacıyla Riyad'daki ilk kadın akademisini hayata geçirmekten gurur duyduğunun altını çizdi.

Suudi Arabistan’ın seçilmesi
Apple’ın Suudi Arabistan'ı Apple Akademisi için bölgesel bir merkez olarak seçilmesine değinen Hare, Suudi Arabistan’ın Ortadoğu'daki en büyük ülke olduğunu ve bu ülkede meydana gelen heyecan verici değişikliklerle ilgili muazzam fırsatların onu bu tür projelerin merkezi haline getirdiğini söyledi. Apple'ın çeşitliliğe ve kapsayıcılığa odaklandığını belirten Hare, şirketin uygulama ekosistemini mümkün olduğunca çok kişiye sunarak, geliştirici çeşitliliğini genişletmek ve iPhone ve şirketin diğer platformları için uygulamalar geliştirmek istediğini kaydetti.
Apple Akademi’nin de bünyesinde yer aldığı Prenses Nura Bint Abdurrahman Üniversitesi’nin sadece Ortadoğu’nun değil, dünyanın en büyük kadın üniversitesi olduğunun altını çizen Hare, “Onlar çok başarılı ortaklar, burada ortak olmaktan heyecan duyduk, muazzam bir destek söz konusu. Şu an eğitime büyük bir ilgi gösteriliyor. Üniversitede kaç kişinin olduğundan, enerjisinden, güzel binasından, bugünü mümkün kılan her şeyden ve mezunların gerçek bir programdan geçtiğinden bahsediyoruz. Bu gerçekten heyecan verici” ifadelerini kullandı.
Hare, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Suudi Arabistan, ülkede yakında gerçekleşecek değişikliklere duyduğumuz heyecanla birlikte dünyanın en büyük ekonomileri sıralamasında 19. sırada yer alıyor. Bu, devasa yatırım fırsatları anlamına geliyor. Apple adına, burada yapılan işlere gerçekten bağlıyız. Suudi kadınların Apple Akademisi'nden mezun olduğunu görmek bizi heyecanlandırıyor. Çünkü yaptıkları iş ve bunda başarılı olmaları açısından bir sonraki büyük fırsatı temsil ediyorlar. Zaten somut aktarılabilir becerilere sahip oldukları ve iş gücü alanına katılmaya hazır oldukları için Apple Akademi aracılığıyla işe alınmaya hazır bir kadronun yeteneklerinden ve bunun verdiği heyecandan bahsediyoruz. Sonunda harika bir hediyeye sahip oldular. Çünkü sadece kodlamayı öğrenmekle kalmadılar, nasıl işbirliği yapabileceklerini ve ülkeye nasıl önemli kazanımlar sağlayabileceklerini de öğreniyorlar.”

Topluluğun geliştirdiği uygulamalar
Herkesin uygulamalara ihtiyacı olduğunu vurgulayan Hare, “Apple'ın deposu, herkesin girebileceği, kendi dillerinde uygulamalar edinebileceği, yerelleştirilme konusundaki sorunlarla başa çıkabileceği canlı bir pazar yeri olacak şekilde oluşturulmalı. Bunun için gerçek dünyada, sorunları çözmek için bölgede bulunan, sorunun ne olduğunu anlayan geliştiricilere ihtiyaç var” diye konuştu.
Hare, şunları söyledi:
“Elbette kişisel olarak bir Suudi için asla bir uygulama geliştiremeyeceğim, çünkü hem ne gibi sorunlarla karşılaştıklarını hem de Arapça bilmiyorum. Bu da herkese göre uygulamalar geliştirmek için dünyanın dört bir yanından geliştiricilere ne kadar ihtiyacımız olduğunu gösteriyor. Bu da platformun başarısı.”
Hare'ye göre Apple Akademi’nin başarısına yardımcı olacak faktörler arasında enerji ve insan gücü geliyor. Mezunların yaptıkları iş ve üstlendikleri dönüşüm konusunda istekli olduklarını belirten Hare, buna çok bağlı olduklarına dair gerçek bir his olduğunu vurguladı. Bu değişimin gerçekleşmesiyle ilgili enerjinin, tutkunun ve heyecanın hissedildiği bu tür öğrenme ortamlarını görmenin heyecan verici olduğunu söyleyen Hare, “Apple'ın yaklaşımını ve dünyanın dört bir yanındaki geliştirici akademileri için şirket tarafından oluşturulan modelini motive olmuş eğitimciler ve öğrencilerle birleştirerek, güçlü bir iş başarısı sağladı” dedi.
Hare, Apple Akademi'nin dijital dönüşüm planında Suudi Arabistan'a yardım etmeye ne gibi katkısı olabileceğiyle ilgili olarak ise şunları söyledi:
“Apple Akademi’nin bulunduğu Suudi Arabistan'ın, gelişmekte olan iOS uygulama ekonomisinde iş bulmak ve iş olanakları yaratmak isteyen girişimciler, geliştiriciler ve tasarımcılar için araçlar ve eğitimler sağlamak üzere tasarlanan iddialı programına bağlıyız. Bu programı toplumları canlandırmak ve dünyanın dört bir yanındaki gençlere iş fırsatları sağlamak için tasarladık. Buradaki mezunların çoğu, kariyerlerine iOS geliştiricileri, UX tasarımcıları, proje yöneticileri ve daha birçok branşta başladılar ve harika işler yaptılar. Programı genişlettikçe, dünya standartlarında öğrenim fırsatlarıyla her yıl 600'den fazla kadına ulaşmayı umuyoruz.”

Dijital dönüşüm
Dijital dönüşümün, yeni araçlar, fikirler ve becerilerle dolu yeni bir işgücü alanı oluşturacağına inanan Hare, Apple Akademi’nin 10 aylık bir süre zarfında, hızlı bir şekilde, kurulduğunu, ancak akademiden mezun olan kadınların, doğrudan sektöre girmeye, fark yaratmaya ve dönüştürmeye tamamen hazır olduğunu belirtti.
Suudi Arabistan’ın bu dijital dönüşümün bir parçası olmak için işgücüne katılmaya ve kendi işini kurmaya hazır, gerçekten heyecanlı ve yetenekli kadınlarla dolacağını kaydeden Hare, “Bu yüzden Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 hedefine ulaşmasına nasıl yardımcı olacaklarını sadece hayal edebilirsiniz” ifadelerini kullandı.
Şirketin, kadın mezunları aracılığıyla makine öğrenimi ve artırılmış gerçeklik becerilerine sahip en akıllı insanlar için stratejik bir ortam yarattığını söyleyen Hare, “Mezun olanların farklı geçmişlere sahip olduklarını görmek çok heyecan verici. Bazıları finans, hukuk, sanat, bazıları ise tıp ve sağlık alanlarında geçmişe sahipler” şeklinde konuştu.

100 mezun
Bu mezunların doğrudan iş piyasasına girmeye hazır olduklarını ifade eden Hare, “Suudi Arabistan’daki teknoloji endüstrisinin geleceğini temsil eden 100 genç kadınla tanıştım. Bunun yanında Suudi Arabistan’ın uygulama geliştirici topluluğu her yıl büyüyecek. Bunun sadece büyük bir büyümeden ibaret olmayacağına, aynı zamanda bu bölgeden doğan muazzam bir yetenek olacağına eminim” yorumunda bulundu.
Apple Akademi’de verilen derslere değinen Hare, “Apple Akademi mezunları, kodlamayı ve iOS uygulamalarını geliştirmek için Swift'i kullanmayı öğrenirken, pazarlama, işletme ve işbirliği becerileri, işletme yönetme, karar verme, girişimcilik ve kodlama kullanıcı arayüzü ortamında olmayı öğreniyorlar” dedi.
Hare, röportajın sonunda şunları söyledi:
“Sonuçları görmeye başlamamız biraz zaman alabilir, ama bence 5 yıl sonra bambaşka bir dünya olacak. Çünkü bu mezunlar kendi alanlarında çalışacaklar. Öğrendikleri becerileri alıp yaşadıkları her yerde paylaşacaklar. Kendi işlerini kurarak ekonomiye katkıda bulunacaklar.”
Riyad'daki Riyad'daki Prenses Nura Bint Abdurrahman Üniversitesi’nde açılan Apple Akademisi'nin programcılara ve girişimcilere adanmış ilk uluslararası akademi olduğunu ve bölgedeki kadınları güçlendirmek ve onları kariyer gelişiminde desteklemek için tasarlandığını vurgulayan Hare, Apple'ın ABD, Güney Kore, Brezilya, Endonezya ve İtalya’da geliştiriciler için açtığı akademilerin de olduğunu belirtti. Hare, “Dünyanın dört bir yanındaki akademik programlarımıza bakıldığında mezunların Apple Akademi'den birden fazla iş fırsatı ile ayrıldıklarını görebiliriz” ifadelerini kullandı.



Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye ile Suudi Arabistan ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konular ele alındı.

Suudi Veliaht Prensi’nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan aldığı telefon görüşmesi sırasında iki ülke arasındaki ikili ilişkiler gözden geçirilirken, bölgesel ve uluslararası gelişmeler hakkında da görüş alışverişinde bulunuldu.


Yaser Ebu Şebab'ın öldürülmesinden sonra Gazze'deki çeteler çöktü mü?

Yaygın olarak paylaşılan bir videodan alınan bir karede, Ebu Şebab'ın ölümünden sonra Halk Güçleri’nin komutasını devralan Gassan el-Dahini görülüyor (sosyal medya)
Yaygın olarak paylaşılan bir videodan alınan bir karede, Ebu Şebab'ın ölümünden sonra Halk Güçleri’nin komutasını devralan Gassan el-Dahini görülüyor (sosyal medya)
TT

Yaser Ebu Şebab'ın öldürülmesinden sonra Gazze'deki çeteler çöktü mü?

Yaygın olarak paylaşılan bir videodan alınan bir karede, Ebu Şebab'ın ölümünden sonra Halk Güçleri’nin komutasını devralan Gassan el-Dahini görülüyor (sosyal medya)
Yaygın olarak paylaşılan bir videodan alınan bir karede, Ebu Şebab'ın ölümünden sonra Halk Güçleri’nin komutasını devralan Gassan el-Dahini görülüyor (sosyal medya)

İzzeddin Ebu Ayşe

İsrail, Gazze Şeridi'nde kimliği belirsiz saldırganlar tarafından Halk Güçleri olarak bilinen silahlı milis grubunun lideri Yaser Ebu Şebab'ın öldürüldüğünü duyurur duymaz, grubun birçok üyesi onlara af kapısını açan Gazze hükümetine teslim olmaya başladı.

İsrail'in Hamas’a karşı mücadele etmek için Gazze Şeridi'nde kurulmasını denetlediği silahlı bir milis grubun lideri olan Ebu Şebab, aralık ayı başında öldürüldü. Ölümü, grubunun üyeleri arasında iç anlaşmazlıklara yol açtı.

Af ve diğer girişimler

Gazze'de Hamas yönetimindeki İçişleri Bakanlığı bu durumdan yararlanarak, silahlı milis gruplar ile iş birliği yapanlara “af kapısını” açtı ve onlara af sözü verdi. Bu durum, Filistinli ailelerin ve aşiretlerin, Tel Aviv'in yönlendirmesiyle Gazze sakinlerine karşı suçlar işleyen çetelere katılan evlatlarına verdikleri desteklerini geri çekmeleriyle aynı zamana denk geldi. Hamas’a bağlı güvenlik güçleri de silahlı grupların üyelerine karşı çeşitli operasyonlar düzenledi.

sd
Yaygın olarak paylaşılan bir videodan alınan, Husam el-Astal'ın Hamas'ı tehdit ettiği bir görüntü (sosyal medya)

Tüm bu faktörler, silahlı milis grupların bir dizi üyesinin Gazze hükümetine teslim olmasına katkıda bulundu. Peki bu, İsrail ordusu tarafından korunan Gazze'deki çetelerin dağılmasını hızlandıracak mı? Mevcut bilgilere göre, İsrail destekli bir çetenin 60 üyesi, Gazze'deki güvenlik güçlerine gönüllü olarak teslim oldu ve güvenlik güçleri davalarını yasal çerçevede işleme koydu. Bu haber İsrail Yayın Kurumu tarafından da doğrulandı.

Teslim olma eylemi, aranan kişilerin ailelerinin doğrudan teması ve aşiret liderlerinin açık desteğiyle gönüllü olarak gerçekleşti. İçişleri Bakanlığı, davalarını ele almak ve yargılama süreçlerini kolaylaştırmak için çalışacağına dair söz verdi.

Ebu Şebab'ın öldürülmesinin ardından

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre Siyasi analistler, Yaser Ebu Şebab'ın öldürülmesinin ardından, yerel çeteleri savaşta alternatif araçlar olarak kullanmaya dayanan İsrail projesinde önemli bir değişimin yaşandığına inanıyor.

Gazze'deki hükümetin Medya Ofisi Müdürü İsmail es-Sevabite, “Bu suç çetelerinin başarısızlığına katkıda bulunan faktörler her geçen gün artıyor ve İsrail'in hedeflerini gerçekleştirmekte başarılı olamayacaklar. Bu çeteler, sadece güvenlik güçleriyle değil, Filistin toplumunun tüm kesimleriyle çatışmaya giriyor. Bu da zamanla dağılan bu çetelerin zayıflamasına yol açtı. Güvenlik güçleri, teslim olan tüm üyelerle sorumlu bir şekilde ve hukuka uygun olarak ilgileniyor” dedi.

Aşiret denetimi

Gazze Şeridi'ndeki Yüksek Aşiret Komitesi Başkanı Hüsnü el-Muğni, “Halk Güçleri” grubuna mensup yaklaşık 60 silahlı kişinin Hamas'a teslim olduğunu belirtti. Teslim olma süreci, Ebu Şebab'ın öldürülmesinin ardından birkaç aşamada gerçekleşti. Muğni, “Yüksek Aşiret Komitesi bu sürecin organizasyonunu denetledi, onlara af sağladı ve güvenliklerini garanti altına aldı. İsrail, sabıkalı bir grup kişiyi kullanarak onlara kabile veya aşiret temelli bir görünüm kazandırmaya çalıştı, ancak bu başarısız oldu” diye ekledi.

Muğni, “Aşiretler, bu çetelere katılanların tümünün aileleriyle iletişime geçti ve halklarına dönmek isteyenlere yardım teklif etti. Aileleri ve aşiretleri aracılığıyla birçoğunu geri getirmeyi başardılar” diye açıkladı.

Liderliğin ardından çöküş

Siyasi araştırmacı İlham Kreys, “Yaser Ebu Şebab'ın öldürülmesi bu çeteler için bir iç sarsıntı oluşturdu, ancak bu mutlaka tam bir dağılmanın başlangıcı anlamına gelmez. Bununla birlikte, bu, yapılarının kırılganlığının açık bir göstergesi çünkü doğaları gereği bir ideoloji veya gerçek bir örgütlenmeden yoksun gruplardır” diye ekliyor. “Bu çeteler kilit figürlere dayanır, bu nedenle ağırlık merkezini oluşturan liderin öldürülmesi içsel bir boşluğa ve güç mücadelelerine yol açar. Birleşik bir vizyonun yokluğu da buna katkıda bulunurken, liderlik yapısının zayıflığı içsel bir boşluğa ve güç mücadelelerine yol açarak bağların hızla çözülmesine neden olur.”

Kreys, “milislerin saflarındaki hızlanan çöküş, İsrail'in vekalet savaşlarına oynadığı bahsin sınırlarını ortaya koyuyor ve Filistin toplumunda sosyal bir temel veya destekleyici bir ortam oluşturmada yapısal bir başarısızlığı gösteriyor” diye açıklıyor. “Ebu Şebab'ın öldürülmesi, güvenlik ortamını yeniden şekillendiren ve sahada yeni bir gerçeklik yaratan, bu milislerin saflarında psikolojik bir çöküşe yol açan ve birçok üyesinin teslim olmasına neden olan çok önemli bir an oldu. Teslim olanların sayısının artması bekleniyor” diye ekliyor.

Kreys, “Ebu Şabab'ın öldürülmesine yönelik halkın tepkisi, bu gruplara yönelik toplumsal desteğin eksikliğini yansıtıyor. Bu durum da silahlı grup üyelerinin birçoğunun, genel ortamın kendilerine herhangi bir koruma sağlamayacağını fark ettikten sonra teslim olmalarına yol açtı” diye açıklıyor.

Silahlı gruplar güçlerini koruduklarını vurguluyorlar

Buna karşılık, “Halk Silahlı Gücü” Gassan el-Dahini'yi yeni lideri olarak atadığını duyurdu. Dahini, Hamas'a karşı grubunun mücadelesine devam edeceğine söz vererek, “Hamas'tan korkmuyorum. Halk ve özgür kimseler adına, onlarla savaşıyorum, evlatlarını tutukluyorum ve teçhizatlarına el koyuyorum. Liderinin ölümüne rağmen grup halen aktif. Yokluğu acı verici, ancak terörle mücadeleyi durdurmayacak” dedi.

Han Yunus'taki bir diğer silahlı grubun lideri Hussam el-Astal da Yaser Ebu Şebab'ın mezarı başında Dahini ile birlikte bir videoda göründü. Hamas'ı tehdit ederek, “Yaser Ebu Şebab'ın mezarından Hamas'a ve yandaşlarına mesajımızı gönderiyoruz: Mücadeleye devam edeceğiz ve Yaser'in ölümü bizi zayıflatmadı, aksine gücümüzü ve birliğimizi artırdı. Devam edeceğiz ve Hamas'ın sonu gelecek” dedi.

İsrail Ordusu Sözcüsü Nadav Şoşani ise, “Hamas'ın sözde İçişleri Bakanlığı, kendisine karşı çıkmaya cesaret eden her Gazzeliye işkence uyguluyor, infaz ediyor ve zorla kaybettiriyor. Tel Aviv, daha iyi bir gelecek isteyen ve Hamas'ın zulmünü reddeden Gazellilerle birlikte çalışacak. Uzun zamandır Hamas'ın baskıcı pençesinden kurtulmak isteyen birçok Filistinli var” dedi. Şoşani, “Hamas karşıtı grupların başarısız olduğu iddiaları, gerçekliği yeniden yazmaya çalışan çökmekte olan bir hareketin son çırpınışlarından ibarettir” diye de ekledi.


Suudi ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 4,8 büyüdü... Petrol dışı faaliyetler büyümenin yüzde 50'sini oluşturuyor

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (SPA)
TT

Suudi ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 4,8 büyüdü... Petrol dışı faaliyetler büyümenin yüzde 50'sini oluşturuyor

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (SPA)

Suudi Arabistan ekonomisi, 2025’in üçüncü çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4,8’lik reel büyüme kaydetti. Bu büyüme, ülkenin olumlu ekonomik performansının devam ettiğini gösterirken, petrol dışı faaliyetlerin ana itici güç olduğu gözlendi. Mevsimsel olarak düzeltilmiş reel gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) ise bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,4 arttı.

Suudi Arabistan Genel İstatistik Kurumu’nun (GASTAT) nihai verilerine göre, yıllık büyüme oranı, ekim ayında açıklanan ön tahminlerdeki yüzde 5’lik seviyenin biraz altında kaldı. Buna rağmen 2025’in en hızlı büyümesi olarak kayda geçti.

Yıllık toplam büyümeye en büyük katkıyı, 2,4 puan ile petrol dışı faaliyetler sağladı; bu oran, toplam yüzde 4,8’lik büyümenin yüzde 50’sini oluşturuyor. Petrol faaliyetlerinin katkısı ise 2 puan oldu. GASTAT, petrol dışı faaliyetler için büyüme tahminini yüzde 4,5’ten yüzde 4,3’e düşürürken, petrol faaliyetleri büyüme tahminini ise yüzde 8,2’den yüzde 8,3’e yükseltti.

Büyümede, ağustos sonunda OPEC+ ittifakının gönüllü üretim kesintilerinin sona ermesinin ardından petrol üretimindeki kademeli artışın etkisi oldu. Suudi Arabistan, eylül ayından itibaren günlük 547 bin varil artışla üretimini yükseltti ve kasım ayında buna ek olarak günlük 137 bin varil artış gerçekleştirdi.

Bunun yanı sıra, kamu faaliyetleri ve ürünler üzerinden alınan net vergiler de büyümeye her biri 0,2 puanlık sınırlı katkı sağladı.

Mevsimsel düzeltmelerle (çeyreklik bazda) bakıldığında, petrol ve petrol dışı faaliyetler sırasıyla büyümeye 0,8 ve 0,3 puanlık katkı sağladı.

Faaliyet türlerine göre performansa bakıldığında, tüm ekonomik faaliyetler yıllık bazda pozitif büyüme kaydetti. Üçüncü çeyrekte en hızlı büyüyen sektör, yıllık yüzde 11,9 ve çeyreklik yüzde 3,9 artışla petrol rafinajı oldu. Bunu, ham petrol ve doğalgaz faaliyetleri izledi; bu sektörler yıllık yüzde 7,3, çeyreklik yüzde 3,2 büyüme gösterdi. Elektrik, gaz ve su faaliyetleri ise yıllık yüzde 6,4, çeyreklik yüzde 1 oranında büyüme kaydetti.

Harcamaların bileşenlerine gelince, yıllık ve çeyreklik karşılaştırmalarda farklılıklar gözlendi. Özel nihai tüketim harcamaları yıllık yüzde 2,6 artarken, çeyreklik bazda yüzde 0,6 geriledi. Buna karşın, devletin nihai tüketim harcamaları yıllık yüzde 3,1 düşerken, çeyreklik bazda yüzde 1,4 arttı.

Toplam sabit sermaye oluşumu yıllık bazda yüzde 0,7 azaldı; ancak çeyreklik bazda güçlü bir artışla yüzde 6,2 yükseldi. Bu durum, üçüncü çeyrekte yatırım harcamalarının bir önceki çeyreğe kıyasla arttığını gösteriyor.

Dış ticarette ise performans, ihracattaki güçlü artışla desteklendi. İhracat yıllık yüzde 18,4, çeyreklik yüzde 7,5 yükseldi ve Suudi ürünlerine yönelik dış talebin güçlü olduğunu ortaya koydu. İthalat ise yıllık yüzde 4,3 artarken, çeyreklik bazda yüzde 1,2 azaldı.