Yemen hükümeti ateşkes müzakerelerine hazırlanıyor

Yemen Başbakanı Abdulmelik: İran’ın gündemini uygulamak için ateşkesin suistimal edilmesi kabul edilemez

 Çarşamba günü Aden’de düzenlenen Yemen Bakanlar Kurulu toplantısından bir kare (SABA)
Çarşamba günü Aden’de düzenlenen Yemen Bakanlar Kurulu toplantısından bir kare (SABA)
TT

Yemen hükümeti ateşkes müzakerelerine hazırlanıyor

 Çarşamba günü Aden’de düzenlenen Yemen Bakanlar Kurulu toplantısından bir kare (SABA)
Çarşamba günü Aden’de düzenlenen Yemen Bakanlar Kurulu toplantısından bir kare (SABA)

Yemen hükümeti, Husi milislerin uzlaşmazlığına yanıt olarak müzakerelere hazırlık seviyesini yükseltme ve tüm olasılıklara karşı hazırlanma çağrısında bulundu.
Şarku’l Avsat’ın resmi kaynaklardan aktardığına göre Yemen Başbakanı Muin Abdulmelik, ateşkesin İran’ın ajandasına hizmet etmek üzere kötüye kullanılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
Geçici başkent Aden’de düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısında konuşan Muin, toplantıda siyaset, ordu, ekonomi ve hizmet alanlarındaki bir dizi konunun yanı sıra hükümet reform sürecinin ilerlemesini ve gündemdeki bir dizi konuyu tartıştıklarını anlattı.
Yemen resmi haber ajansı SABA’ya göre, Başbakan hükümet üyelerine, en önemli siyasi, ekonomik, hizmet, güvenlik ve askeri gelişmeler hakkında kapsamlı bir brifing verdi. Söz konusu brifing, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından desteklenen insani ateşkesi ve Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi ile hükümetin bu konudaki tutumunu genişletmek için BM ve uluslararası hareketlerle ilgili konuları da içiyordu.
Abdulmelik “Husi milislerinin gündemini ve İran yayılmacı projesini uygulamak için ateşkesi kötüye kullanma ısrarı kabul edilemez, bu sadece daha fazla şiddete yol açar ve savaşın çıkmasına neden olan faktörleri besler” ifadelerini kullandı.
SABA’nın haberine göre, Bakanlar Kurulu hükümetin barış ve ateşkes dosyasındaki ana konulara ilişkin kararlı tavrını vurgularken, bu tutuma istinaden zorunlu olarak Husi milislerini Taiz ve diğer şehirlerdeki yollarını açmasını, Hudeyde limanlarının gelirlerinden çalışanların maaşlarını ödenmesini, tüm kaçırılanların ve mahkumların serbest bırakılmasını ve vatandaşlara karşı artan ihlallere son verilmesi gerektiğini yineledi.
Bakanlar Kurulu toplantısında, devleti yeniden kurma ve İran destekli Husi darbesini sona erdirme yolunda hazırlığın artırılması ve tüm olasılıklara karşı hazırlanılması vurgulandı. Husi milislerin, BM ateşkes şartlarını yerine getirmeme, askeri seferberliğe devam etme, cepheleri ve silahlanmayı güçlendirmeme ve çeşitli cephelerde sürekli ihlaller yoluyla, uluslararası topluma ve Yemen halkının iradesine meydan okumaya devam ettiği belirtildi.
Diğer yandan, BM Yemen Özel Elçisi Hans Grundberg, ABD, Avrupa ve bölgesel destek, ikinci uzatması 2 Ekim’de sona erecek olan Yemen ateşkesini genişletmeye çalışıyor.
Grundberg’in ateşkes uzatma anlaşmasını imzalayabileceği spekülasyonların varlığının yanı sıra Yemenli çevreler, Husi milislerinin, darbeci varlıklarını pekiştirmek ve yeni bir savaşa hazırlanmak amacıyla zaman kazanmaya çalışmasının yanı sıra, Taiz ve diğer şehirler arasındaki yollara ilişkin inatçılığını sürdüreceğine inanıyor.
Resmi kaynakların aktardığına göre, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Dr. Reşad el-Alimi BM Genel Kurulu’nun yıllık toplantısına katılımının, dünya hükümetlerinin liderlerinden ve temsilcilerinden siyasi ve ekonomik desteğin sağlanması açısından faydalı olmasını umuyor. Alimi’nin bugün (Perşembe) BM toplantısında konuşma yapması bekleniyor.
Öte yandan, Husi milisleri, mahkumların ve kaçırılanların dosyalarındaki tüm uluslararası çabaları ve yolları engellemeye, askeri geçit törenlerini düzenlemeye, kutlamalarına finansman sağlamak için nüfusa vergi uygulamaya ve rüşvet almaya ayrıca çeşitli cephelerde askeri gerilimi artırmaya ve Husi liderlerine ve militanlarına harcamalar yapmaya devam ediyor.
Yemen ordusu çarşamba günü, Husilerin Taiz şehrinin doğu ve kuzey cephelerinde mevzilerini bombalaması sonucu iki askerin yaralandığını duyurdu. Bu duyuru, şehrin batısında düzenlenen insansız hava aracı saldırısında bir askerin öldürülmesinin ertesi günü geldi.
Taiz askeri çevresine ait medya merkezi, BM ateşkesinin 17 ihlalini izlediğini ve şehrin güneydoğusundaki el-Akrud cephesindeki mevzilerine sızma girişiminin püskürtüldüğü belirtti.
Husi milisleri 2 Nisan’da başlayan ateşkes ile, binlerce kişiyi saflarına katmak, kaçak İran silahlarını almaya devam ederken militanlarını yeniden konuşlandırmak ve Yemenlilere karşı yeni savaşa yönelik hazırlıkları yoğunlaştırmak için, Yemen ordusunun ve Yemen’de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu’nun operasyonlarını durdurma fırsatı yakaladı.
Yemen ordusunun verilerine göre, İran destekli Husi milisler yalnızca pazar günü, Hudeyde, Taiz, Lahic, Dali, Abyan, Hacca, Saada, el-Cevf ve Maarib cephelerinde BM ateşkesini 127 kez ihlal etti.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.