Çin’in kuzeydoğusundaki sakinler bu kış nükleer enerji kaynaklı ısıtmadan yararlanacak

Çin’in kuzeydoğusundaki sakinler bu kış nükleer enerji kaynaklı ısıtmadan yararlanacak
TT

Çin’in kuzeydoğusundaki sakinler bu kış nükleer enerji kaynaklı ısıtmadan yararlanacak

Çin’in kuzeydoğusundaki sakinler bu kış nükleer enerji kaynaklı ısıtmadan yararlanacak

Çin’in kuzeydoğusundaki Liaoning eyaletinde bulunan Hongyanhe Nükleer Santrali, ülkenin ilk nükleer santrali ve bölgedeki en büyük enerji yatırım projesi olarak biliniyor.
People’s Daily gazetesi, Hongyanhe Nükleer Santrali’nin 6. ünitesinin tam olarak faaliyete geçtiğini ve toplam 6,7 milyon kilovat kapasitesiyle ülkede en büyük kapasiteye sahip ve dünyanın üçüncü büyük nükleer elektrik santrali haline geldiğini bildirdi.
Santral, bu kış Hongyanhe kasabasında 242 bin 400 metrekarelik bir alanda sakinlere nükleer enerji kaynaklı ısıtma sağlamaya hazır.
Nükleer enerji kaynaklı ısıtma, kömürle ısıtmadan daha verimli olacak ve karbon emisyonu içermeyecek.
Santral yaklaşık 90 milyar yuana (12.56 milyar dolara) mal oldu ve toplam kurulu kapasitesi 6,7 milyon kilovattan fazla.
6 ünitesi tam kapasitede çalışırsa, santral her yıl 48 milyar kilovat üretebilir. Bu da, Liaoning eyaletindeki toplam elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 20’sini oluşturuyor.
Santral böylece karbondioksit emisyonlarını yaklaşık 39,93 milyon ton azaltacak.
Bu da, aynı zamanda standart kömür tüketimini 14,52 milyon ton azaltmakla ve 108 bin hektar orman dikilmesiyle eşdeğer.
Shandong eyaletindeki Haiyang şehri, Nuanhe-1 nükleer santrali ile geçen yılın sonunda ısıtma üretimi için kömürü tamamen terk eden ilk Çin şehri oldu.



Şi Cinping, Thucydides tuzağını hatırlatarak Trump'a gönderme yaptı: Biz yükselen gücüz

Trump ve Şi bugün Pekin'de (AP)
Trump ve Şi bugün Pekin'de (AP)
TT

Şi Cinping, Thucydides tuzağını hatırlatarak Trump'a gönderme yaptı: Biz yükselen gücüz

Trump ve Şi bugün Pekin'de (AP)
Trump ve Şi bugün Pekin'de (AP)

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ABD Başkanı Donald Trump ile Pekin’de gerçekleştirdiği kritik görüşmede, iki ülke ilişkilerinin geleceğine dair en temel soruyu sordu: Yükselen bir güç ile mevcut egemen güç arasında tarihte sıkça savaşa yol açan o kaçınılmaz yoldan kaçınmak mümkün mü?

Şi, modern siyaset literatüründe "Tukidides Tuzağı" olarak bilinen ve yükselen bir gücün yerleşik gücü tehdit etmesiyle ortaya çıkan gerilimin doğrudan çatışmaya yol açabileceğine atıfta bulundu. Çin devlet medyasında yer alan bilgilere göre Şi, iki ülkenin bu tuzaktan kurtulup kurtulamayacağının yanı sıra, küresel istikrarı korumak ve "insanlık için daha parlak bir gelecek" inşa etmek adına büyük zorluklara birlikte göğüs gerip geremeyeceklerini sorguladı.

Görkemli karşılama ve kritik dosyalar

Dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki ticaret, gümrük vergileri, Tayvan ve İran gibi kritik başlıkların masaya yatırıldığı zirve, küresel kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

Başkan Trump, sabah saat 10.00 sularında Büyük Halk Salonu’nda askeri törenle karşılandı. Şi Cinping, aralarında Pekin’e yönelik sert tutumuyla bilinen Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth’in de bulunduğu ABD’li heyet ile tek tek tokalaştı. Milli marşların okunması ve top atışlarının ardından liderler görüşmelere geçti. Program kapsamında Trump’ın UNESCO Dünya Mirası listesindeki Cennet Tapınağı’nı ziyaret etmesi ve akşam onuruna verilecek resmi yemeğe katılması bekleniyor.

Dostum Şi ile gelecek harika olacak

Görüşme sırasında iyimser mesajlar veren Donald Trump, iki süper gücün "harika bir geleceğe" sahip olacağını vurguladı. Trump, Şi’ye hitaben, "Burada sizinle birlikte olmak bir onur. Sizinle dost olmak bir onur. Çin-ABD ilişkileri her zamankinden daha iyi olacak" ifadelerini kullandı.

Cinping’den Tayvan konusunda sert uyarı

Çin lideri Şi Cinping ise dünyanın bir "yol ayrımında" olduğunu belirterek, "Çin ve ABD rakip değil, ortak olmalıdır" dedi. Ancak Şi, iş birliği mesajlarının yanı sıra Tayvan meselesi üzerinden net bir uyarıda bulundu.


Güney Koreli bir yetkili: Gemiye yapılan saldırının arkasında İran dışında herhangi bir tarafın olma ihtimali yok

Güney Kore'ye ait bir gemi Hürmüz Boğazı'nı geçerken vurulduktan sonra hasar gördü (Reuters)
Güney Kore'ye ait bir gemi Hürmüz Boğazı'nı geçerken vurulduktan sonra hasar gördü (Reuters)
TT

Güney Koreli bir yetkili: Gemiye yapılan saldırının arkasında İran dışında herhangi bir tarafın olma ihtimali yok

Güney Kore'ye ait bir gemi Hürmüz Boğazı'nı geçerken vurulduktan sonra hasar gördü (Reuters)
Güney Kore'ye ait bir gemi Hürmüz Boğazı'nı geçerken vurulduktan sonra hasar gördü (Reuters)

Yonhap haber ajansı bugün Güney Koreli üst düzey bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, Hürmüz Boğazı yakınlarında Güney Kore yük gemisine düzenlenen saldırıdan İran dışında bir tarafın sorumlu olma ihtimali düşük olduğunu ifade etti.

Güney Kore Dışişleri Bakanlığı'ndan üst düzey bir yetkili, yerel nakliye şirketi HMM'ye ait "Namu" adlı gemiye 4 Mayıs’ta düzenlenen saldırıya ilişkin ABD tarafından paylaşılan istihbarat verilerinin analiz edildiğini belirtti. Söz konusu saldırı, geminin kıç kısmının alt tarafında yangın çıkmasına ve ciddi hasar oluşmasına neden olmuştu.

Yetkili, "Soruşturma tamamlanıp kanıtlar sunulduğunda, İran tarafının uygun bir şekilde yanıt vereceğine güveniyorum" ifadelerini kullandı. Güney Kore Dışişleri Bakanlığı ise yetkilinin bu açıklamalarını henüz resmi olarak teyit etmedi.

Seul yönetimi, planlanan onarımlar öncesinde gemide adli inceleme yapmak üzere Dubai'ye uzman ekipler gönderdi. İran, gemide ağır hasara yol açan saldırıyla ilgili sorumluluğu daha önce reddetmiş ve Seul'ün soruşturması devam ederken daha fazla yorum yapmaktan kaçınmıştı.

ABD Başkanı Donald Trump, olayın hemen ardından yaptığı açıklamada, gemiye İran tarafından ateş açıldığını iddia ederek Seul’e, boğazdaki seyrüsefer güvenliğini sağlamak amacıyla ABD liderliğindeki çabalara katılma çağrısında bulunmuştu.


Pekin, Pakistan'ı Ortadoğu'daki savaşı sona erdirmek için çabalarını "yoğunlaştırmaya" çağırdı

Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, 31 Mart'ta Pekin'de Çinli mevkidaşı Wang Yi ile görüştü (AFP)
Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, 31 Mart'ta Pekin'de Çinli mevkidaşı Wang Yi ile görüştü (AFP)
TT

Pekin, Pakistan'ı Ortadoğu'daki savaşı sona erdirmek için çabalarını "yoğunlaştırmaya" çağırdı

Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, 31 Mart'ta Pekin'de Çinli mevkidaşı Wang Yi ile görüştü (AFP)
Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, 31 Mart'ta Pekin'de Çinli mevkidaşı Wang Yi ile görüştü (AFP)

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi Pakistan'a, İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki krizin çözümü için yürüttüğü arabuluculuk çabalarını "yoğunlaştırma" çağrısında bulundu. Çin resmi haber ajansı Xinhua'nın haberine göre Wang Yi, Pekin’in bu sürece desteğini sürdüreceğini ifade etti.

Wang Yi, dün Pakistanlı mevkidaşı İshak Dar ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Bu görüşme, İran’ın kilit stratejik ve ekonomik ortağı olan Çin'e, ABD Başkanı Donald Trump’ın bu akşam yapması beklenen ziyaretin hemen öncesinde gerçekleşti.

Şarku’l Avsat’ın  Xinhua'dan aktardığına göre Wang Yi, Pakistan’dan "arabuluculuk çabalarını artırmasını ve Hürmüz Boğazı’nın açık tutulmasıyla ilgili sorunların düzgün bir şekilde ele alınmasına katkıda bulunmasını" istedi. Wang Yi ayrıca "Çin, Pakistan'ın bu yöndeki girişimlerini desteklemeye devam edecek ve kendi katkısını sunacaktır" dedi.

Pakistan Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ise "Her iki taraf da kalıcı bir ateşkesin korunmasının ve Hürmüz Boğazı üzerinden normal seyrüseferin kesintisiz devam etmesinin önemini vurgulamıştır" ifadeleri yer aldı.

Diplomatik Süreç Tıkandı

Pakistan’ın krizin çözümü için yürüttüğü diplomatik süreç şu an için tıkanmış durumda. İran hükümeti dün, Başkan Trump’ın "kesinlikle kabul edilemez" olarak nitelendirdiği önerilerinde herhangi bir değişikliğe gitme fikrini reddetti.