Fas, Afrika medyasını ‘demokratik inşanın koruyucusu’ olmaya çağırıyor

Fas İletişim Bakanı Afrika Basın Ajansları Atlantik Federasyonu 6’ıncı Genel Kurulu’nun açılışında yaptığı konuşma yaptı

FAAPA’nın dün Rabat’ta düzenlenen 6’ıncı Genel Kurulu’na katılanların hatıra fotoğrafı (Şarku’l Avsat)
FAAPA’nın dün Rabat’ta düzenlenen 6’ıncı Genel Kurulu’na katılanların hatıra fotoğrafı (Şarku’l Avsat)
TT

Fas, Afrika medyasını ‘demokratik inşanın koruyucusu’ olmaya çağırıyor

FAAPA’nın dün Rabat’ta düzenlenen 6’ıncı Genel Kurulu’na katılanların hatıra fotoğrafı (Şarku’l Avsat)
FAAPA’nın dün Rabat’ta düzenlenen 6’ıncı Genel Kurulu’na katılanların hatıra fotoğrafı (Şarku’l Avsat)

Fas Gençlik, Kültür ve İletişim Bakanı Muhammed el-Mehdi Binsaid dün Rabat’ta yaptığı konuşmada, Afrika medyasına, kıtadaki kamuoyunun ‘demokratik inşası için bir koruyucu’ olma çağrısı yaptı.
Bakan Muhammed el-Mehdi Binsaid, Afrika Basın Ajansları Atlantik Federasyonu (FAAPA) 6’ıncı Genel Kurulu’nun açılışı vesilesiyle yaptığı konuşmada, “Tüm demokratik projelerin merkezinde yer alan fikir çeşitliliği, bölünme ve hatta dışlamanın bir yolunu değil, kıymetli değerlerimizi teşkil etmesi gerekiyor. Afrika basının, geçmiş zamanlardan miras kalan siyasi bağımlılıktan kurtulması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Bakan “Medyamızın ivmesi ışığında, liderlerimizin desteğiyle, Afrika bugün tüm ekonomi dergilerinin ana sayfasında yer alan fırsatlar noktası haline geldi. Zira kıta, bu yüzyılı Afrika yüzyılı yapmak için akıllıca kullanılması gereken bir potansiyelle dolu” ifadelerini de sözlerine ekledi.
Bakan Binsaid, “Bu, Kral 6. Muhammed’in direktifleri ve kıtaya hizmet etme konusundaki daimi kararlılığı aracılığıyla gönderdiği umut mesajıdır” ifadelerini kullandı. Fas Krallığı’nın Afrika kıtasına hizmet etme, Afrika ülkeleri arasında iş birliği sağlama ve Afrika’nın kendisine güvenme konusunda kesin bir şekilde kararlı olmayı seçtiğini belirtti.
Faslı Bakan, Kral’ın girişimleri aracılığıyla, Afrika dayanışmasının uzak bir ihtimal değil, bir gerçeklik ve kıtanın gelişimi için bir gereklilik olduğunu vurguladı.
Bu bağlamda, medyanın önemli ve belirleyici bir rol oynadığını küresel bir sağlık krizinin sürecinin sona ermesinin ardından düzenlenen bu toplantının büyük önem taşıdığını açıklayan Bakan, FAAPA’nın dünyaya ilettiği mesaj ve kendisi için belirlediği hedefler göz önüne alındığında, sahip olduğu özel konumun önemine dikkat çekti. Bakan bununla ilgili olarak şunları söyledi:
“Fas Krallığı’nın güçlü desteğiyle birlikte, geçmişten miras kalan dilsel bölünmeleri aşmak ve kültürel çeşitliliğimizi gücümüzün önemli bir kaynağı haline getirmek için çalışacağız. Etrafımızda yeni bir Afrika şekilleniyor. Afrika, önceden uygulanan kuralları geride bırakıyor ve geçmişte baskın olan adımların ötesine geçiyor. Afrika her şeyden önce halklar arası dayanışma ve medeniyetler diyaloğu alanıdır. Afrika ayrıca bir fikirdir ve dünyanın herhangi bir yerine veya ideolojiye bağlı değildir ve benzersiz bir analiz ağına sahiptir” ifadelerini kullandı.
Şarku’l Avsat muhabirinin aktardığına göre diğer yandan, Faslı Bakan bu Genel Kurul’un çalışmalarına ev sahipliği yapan Rabat'ın ‘sürekli dönüşümleri ile, halkın paylaşmakta olduğu kaderi ve onun için kıymetli olan değerleri savunma konusundaki kararlılığı güçlendiren’ bir şehir olduğunu söyledi.  Bakan “Bu şehrin kadim tarihine yapacağınız bir yolculuk, size, Afrika medyasının erkek ve kadınlarına, birliğimizi, girişimlerimizi ve kültürümüzü güçlendirme ve kader birliğini pekiştirme konusundaki sorumluluğunuzu hatırlatacaktır” ifadelerini sözlerine ekledi.
Bu iki günlük Genel Kurul çalışmaları, federasyonun faaliyetleri hakkında bir raporun, 2022-2023 eylem planının ve Senegal’in başkenti Dakar’da düzenlenen Yürütme Konseyi’nin 8’inci toplantısının raporunun yanı sıra FAAPA’nın internet sitesinde yer alan rapor ve istatistikler ile eğitim kursları için önerilerin sunulmasını da içeriyor. Genel Kurul çalışmaları kapsamında, mali rapor, FAAPA ödülleri organizasyon yasası, tüzük değişikliği ve yönetim kurulu üyelerinin seçimleri de görüşülecek. Bunların yanı sıra, FAAPA 2020-2021 yılı için en iyi makale, en iyi video röportajı ve en iyi fotoğraf ödülleri sahiplerini bulacak. Ayrıca bir dizi ortaklık ve iş birliği anlaşması da imzalanacak.



Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ürdün Kralı II. Abdullah, Gazze’de barış planının hayata geçirilmesinin önemini, ateşkesin kalıcı biçimde sürdürülmesini, yeniden imar sürecinin başlatılmasını ve bölge halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ele aldı.

Türk kaynaklara göre, Erdoğan ile Kral II. Abdullah, cumartesi günü İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler ile bunların farklı alanlarda geliştirilme yollarını değerlendirdi; bölgesel ve uluslararası gelişmeleri masaya yatırdı.

Ürdün Kralı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye yaptığı kısa ziyaret kapsamında, iki lider önce baş başa bir görüşme gerçekleştirdi, ardından iki ülke heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı yapıldı.

Görüşmelerde Gazze’deki son durum ve barış planının ikinci aşamasının uygulanması ayrıntılı biçimde ele alındı. Taraflar, ateşkesin sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, devam eden İsrail ihlallerini kınadı; insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının önemine ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü girişimin reddedilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantılarda ayrıca Suriye’deki gelişmeler de ele alındı. Erdoğan ve Kral II. Abdullah, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasının, ülkenin istikrarını sarsmaya yönelik girişimlerin reddedilmesinin ve Suriyelilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.

Kaynaklara göre, ikili ve genişletilmiş görüşmelerde bölgedeki diğer gelişmeler de değerlendirildi; taraflar, bölgesel istikrarın sağlanması için iş birliği ve ortak çalışma iradesini teyit etti.

efrgt87kı8
Erdoğan ile Ürdün Kralı’nın, iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Görüşmelere Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katılırken, Ürdün tarafından da muhatap isimler yer aldı.

Ürdün Kralı’nın Türkiye ziyareti, Türkiye ile Suriye arasındaki Cilvegözü (Bab el-Hava) sınır kapısı üzerinden Türkiye ve Yunanistan’a yönelik kara taşımacılığının 15 yıl aradan sonra yeniden başlatılmasının hemen ardından gerçekleşti.

Ulaştırma bakanlıkları arasında yürütülen ortak koordinasyon ve çabalar sonucunda gümrük ve idari engellerin kaldırılmasıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında, cuma günü üç tır deneme amaçlı olarak Türkiye topraklarına giriş yaptı.

Söz konusu adımın, bölgesel kara taşımacılığı haritasında nitelikli bir sıçrama yaratması ve Ürdün’ü, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa kıtasına bağlayan önemli bir ticaret hattını yeniden canlandırması bekleniyor. Bu hat, Cilvegözü (Bab el-Hava) ve Öncüpınar (Bab es-Selame) sınır kapıları üzerinden işleyecek.


Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.