Umreyi kolaylaştıran kararlar Mısırlılar için ne ifade ediyor?

Mısır’da yeni Umre fiyatları ve ziyaretlerin nasıl yapılacağı merakla bekleniyor

Mısır Baş müftüsü Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanını ağırladı (Mısır Fetva Kurumu Daru’l İfta)
Mısır Baş müftüsü Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanını ağırladı (Mısır Fetva Kurumu Daru’l İfta)
TT

Umreyi kolaylaştıran kararlar Mısırlılar için ne ifade ediyor?

Mısır Baş müftüsü Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanını ağırladı (Mısır Fetva Kurumu Daru’l İfta)
Mısır Baş müftüsü Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanını ağırladı (Mısır Fetva Kurumu Daru’l İfta)

“Geçtiğimiz yıllarda Kovid-19 salgını ve dolar kurundaki artış nedeniyle sekteye uğrayan umre ziyaretlerini artık tekrar yapabileceğim ve Mescid-i Nebevi’yi ziyaret edebileceğim”
60’lı yaşlarındaki Nebile Hasan işte bu ifadelerle, Suudi Arabistan’ın Mısırlılar için umre ziyaretlerini kolaylaştıran kararlarından bahsetti.
Son saatlerde sosyal paylaşım siteleri, büyük bir beklenti ve sevinç içinde Suudi Arabistan ve Mısır’dan çıkacak olan kararlar doğrultusunda yeni umre fiyatlarını ve ziyaretlerin nasıl yapılacağını merakla bekleyen Mısırlıların akınına uğradı.
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Dr. Tevfik bin Fevzan er-Rebia, Mısır’a yaptığı son ziyaretinde, “Mısırlı umrecilerin Suudi Arabistan’a gelişlerini ve umre yapmalarını kolaylaştırmak için tüm sağlık tedbirlerinin ve uygulamalarının kaldırıldığını” vurguladı. Şarku’l Avsat’ın Kahire merkezli resmi haber sitesi Ahbaru’l Yevm’den aktardığı habere göre: geçen Pazartesi, Kahire’ye yapılan ilk uçuşun 75. yıldönümü münasebetiyle Suudi Arabistan Hava Yolları’nın kutlamalarında yaptığı konuşmada Dr. Rebia, “Mısır vatandaşların, Nusuk Platformu üzerinden kayıt ve rezervasyon yaptırarak, 4 bin 500 Mısır lirasına (bir dolar 19.7 Mısır lirası) umre ziyaretlerini gerçekleştirebileceğini” söyledi.
Suudi bakanın açıklamaları, Mısırlılar için umre fiyatlarının düşürülmesini memnuniyetle karşılayan sosyal paylaşım sitelerinde büyük beğeni ve ilgi gördü. Bu, Mısırlı Nebile’nin kırklı yaşlardaki kızıyla beraber umre yapabileceği müjdesi demek.
Mısır Parlamentosu’ndaki Turizm ve Havacılık Komitesi Müsteşarı Ahmet Tıbi, Suudi Arabistan’ın açıklamalarını “harika ve takdire şayan” olarak nitelendirdi ve “geçtiğimiz yıllarda önemli fiyat artışı yaşayan umre ziyaretleri üzerinde önemli bir etkisi olacak” dedi.
Tıbi’ye göre, “Mısır’daki herkes, ziyaretlerin nasıl yapılacağı ve yolcukla ilgili tüm konuları öğrenmek için yeni prosedürleri bekliyor.” Tıbi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “fiyatların bu kolaylıktan zarar görmemesi ve Mısırlı umrecilere sunulacak hizmetlerin en iyi seviyeye ulaşabilmesi için rekabet içerisinde olan Mısır turizm şirketleriyle koordineli olunması gerektiğini belirtti.” Yeni prosedürlerin, yıl boyunca hac ve umre mevsimlerinde olduğu gibi döviz üzerinde herhangi bir baskı olmamasına olanak sağlayacağını, yeni haliyle umrenin “Mısırlıların ekonomik koşullarını dikkate alan kolay prosedürlere göre turistlik bir gezi gibi olacağını söyledi.”
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı, umre ve ziyaret vizesi almayı kolaylaştırmak ve akıllı telefonlar sayesinde ulaşım, barınma ve diğer hizmetler dahil tüm hizmetleri rezerve etmek için “nüsük” platformu tarafında sağlanan elektronik hizmetlerin geliştirilmesine atıfta bulundu. Bu, “Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere’ye gelen Mısırlı ziyaretçilere, ibadetlerini yerine getirmeleri için çeşitli vize türleri vermeyi, kendilerine sunulan tüm hizmetlerle birlikte, umrecilerin gelişini kolaylaştırmak, dini ve kültürel birikimlerini zenginleştirmek amacı ile düzenlenmektedir.” Ve yine bu Suudi Arabistan’ın 2030 vizyonunu gerçekleştirme yolundaki bir adımıdır.
Mısır Turizm Bakanlığı, hac veya umre ile ilgili kararları hızlandırmak, iki ülkedeki komite üyeleri arasında bilgi ve istişare alışverişinde bulunmak üzere Mısır ve Suudi Arabistan taraflarından daha yüksek bir koordinasyon komitesi kurulduğunu belirtti.
Nusuk Platformu’ndaki kayıt adımlarında “vize başvurusu yap” seçeneğine tıklanması, ardından umrecinin uyruğunun, Amerika’da mı yoksa Avrupa Birliği’nde mi ikamet ettiğinin veya Schengen vizesine sahip olup olmadığını belirtmesinin ve Körfez ülkelerinden birinde ikamet edip etmediğini belirtmesi gerektiğine işaret etti.
Mısır’da bir turizm şirketi sahibi Ahmed Seyyid, umreyi ziyaretlerini kolaylaştıracak olan yeni prosedürler hakkında Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, “geçtiğimiz yıllarda dolardaki artış nedeniyle fiyatlar önemli ölçüde arttı” dedi. Mısırlılar için tüm umre ziyaretleri önceki yıllarda Mısırlı turizm şirketleri tarafından düzenlenen Mısır umre portalı üzerinden gerçekleştirmekteydi. Ancak “umre ziyaretleri için yeni prosedürlerin sınırları tam olarak değil” dedi.
Gözlemcilere göre, “Mısırlılar için ekonomik umre programlarının fiyatı mesela (Mevlid-i Nebi) umresi 25 ila 30 bin Mısır lirası arasında değişiklik gösteriyor.” İsminin verilmesini istemeyen bir turizm şirketinin sahibi, “4 bin 500 liranın sadece umre vizesinin değerini karşıladığını” söyledi. “Uçak bilet fiyatı, Mekke-i Mükerreme’de ikamet ücreti, Suudi Arabistan içerisindeki ulaşım masrafları ve bir takım idari ücretlerde buna eklenebilir” diye açıklamada bulundu. Ancak “fiyatların Mısırlıların karşılayabileceği bir seviyede olacağını” belirtti.



Hürmüz'de iki BAE tankerine yönelik saldırıya Arap dünyasından geniş kınama

Hürmüz Boğazı yakınlarında bir gemi (Reuters)
Hürmüz Boğazı yakınlarında bir gemi (Reuters)
TT

Hürmüz'de iki BAE tankerine yönelik saldırıya Arap dünyasından geniş kınama

Hürmüz Boğazı yakınlarında bir gemi (Reuters)
Hürmüz Boğazı yakınlarında bir gemi (Reuters)

Körfez ülkeleri, Arap ülkeleri ve uluslararası kuruluşlar, cuma günü, Birleşik Arap Emirlikleri'ne ait ADNOC şirketinin iki tankerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçişi sırasında İran tarafından hedef alınmasını en sert ifadelerle kınadı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İran'ın bu saldırıların devam etmesinin sonuçlarından tamamen sorumlu tutulduğu belirtildi. Riyad, Tahran'a söz konusu ihlallere derhal son verme ve ilgili uluslararası hukuk kurallarına uyma çağrısında bulundu.

Açıklamada, bölgenin güvenliği ile uluslararası deniz taşımacılığının güvenliğinin ortak sorumluluk olduğu vurgulanırken, saldırıların sürdürülmesinin kabul edilemez ve göz yumulamaz olduğu ifade edildi.

Suudi Arabistan, saldırıların tekrarlanmasının deniz ulaşımının güvenliği açısından tehlikeli bir tırmanış ve doğrudan tehdit oluşturduğunu, küresel enerji arzının güvenliğini riske attığını ve uluslararası hukuk ile teamüllerin ağır biçimde ihlal edildiğini belirtti.

Riyad ayrıca bu saldırıların, ticari gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçiş hakkı ve özgürlüğüne saygı gösterilmesini öngören ve bunu engelleyecek eylem veya tehditleri kınayan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararına açık bir meydan okuma olduğunu kaydetti.

Suudi Arabistan, BAE ile tam dayanışma içinde olduğunu ve Abu Dabi'nin egemenliğini, güvenliğini ve varlıklarını korumak amacıyla attığı adımları desteklediğini yineledi. Riyad, iki tankerin hedef alınmasını, İran'ın ticari gemi ve tankerleri hedef alan saldırılarının tekrarlanması olarak değerlendirerek en sert biçimde kınadı.

Katar: Hürmüz Boğazı baskı aracı olarak kullanılamaz

Katar, iki tankere yönelik İran saldırısını uluslararası hukuk kurallarının ve deniz seyrüsefer özgürlüğünün açıkça ihlali olarak nitelendirdi ve bunun BM Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararına aykırı olduğunu belirtti.

Katar Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın bir baskı aracı olarak kullanılmasını kesin biçimde reddetti. Bakanlık, bu kapsamda boğazın koşulsuz şekilde yeniden açılması çağrısında bulundu.

Açıklamada, bu kritik geçiş güzergâhında seyrüsefer özgürlüğünün pazarlık konusu yapılamayacak yerleşik bir ilke olduğu vurgulandı. Boğazın kapalı tutulmasının bölge ülkelerinin hayati çıkarlarını ve küresel ekonomiyi tehlikeye attığı belirtildi.

Katar ayrıca İran'ın kardeş ülkelerin mallarına yönelik gerekçesiz saldırılarını durdurması gerektiğini ifade etti. Doha, BAE ile tam dayanışma içinde olduğunu ve ülkenin varlıklarını korumak için alacağı tüm önlemleri desteklediğini bildirdi.

Mısır'dan uluslararası seyrüsefer vurgusu

Mısır Dışişleri Bakanlığı da yayımladığı açıklamada BAE ile tam dayanışma içinde olduğunu belirtti.

Kahire, uluslararası deniz ulaşımının güvenliğini tehdit eden veya gemiler ile sivil tesisleri tehlikeye atan tüm eylemlerin durdurulması gerektiğini vurguladı. Mısır ayrıca uluslararası hukuk kurallarına uyulması çağrısında bulunarak bunun gerilimin düşürülmesine ve bölgenin güvenlik ve istikrarının korunmasına katkı sağlayacağını ifade etti.

Körfez İşbirliği Konseyi: Tehlikeli ve kabul edilemez tırmanış

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) de iki tankerin hedef alınmasını kınadı. KİK Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, saldırıların tehlikeli ve kabul edilemez bir tırmanış olduğunu belirtti.

Budeyvi, saldırıların dünyanın en önemli stratejik su yollarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda deniz ulaşımı ve uluslararası ticaretin güvenliği açısından doğrudan tehdit oluşturduğunu söyledi.

KİK Genel Sekreteri, bu değerlendirmelerin BM Deniz Hukuku Sözleşmesi ve ilgili Güvenlik Konseyi kararları, özellikle de 2817 sayılı karar çerçevesinde yapıldığını belirtti.

Budeyvi, İran'ın bu kritik uluslararası geçiş güzergâhını bir baskı ve tehdit aracına dönüştürme girişimlerini kesin biçimde reddetti. Uluslararası topluma sorumluluklarını yerine getirerek tekrarlanan saldırıların durdurulması için kararlı bir tutum alma ve uluslararası hukuk, deniz hukuku ve ilgili uluslararası kararlar doğrultusunda deniz ulaşımının güvenliği ile özgürlüğünü garanti altına alma çağrısında bulundu.

KİK Genel Sekreteri ayrıca Konseyin BAE ile tam ve kararlı dayanışma içinde olduğunu, Abu Dabi'nin güvenliğini, egemenliğini, varlıklarını ve çıkarlarını korumak için aldığı tüm önlemleri desteklediğini yineledi.

Arap Birliği: Deniz ulaşımına doğrudan tehdit

Arap Birliği de İran'ın iki tankeri hedef almasını kınayarak saldırının uluslararası hukukun ve BM Güvenlik Konseyi kararının açık bir ihlali olduğunu belirtti.

Birlik, "İran'ın bu ihlallerini tekrarlaması, deniz ulaşımının özgürlüğüne doğrudan tehdit oluşturuyor" değerlendirmesinde bulundu. Saldırıların uluslararası ticaretin seyri ve küresel enerji güvenliği açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısı yapıldı.

Arap Birliği, uluslararası hukuk ve deniz hukuku kurallarına uyulması gerektiğini vurgulayarak İran'a tırmandırıcı eylemlerine son verme ve deniz ulaşımının güvenliği ile emniyetini tehdit edecek uygulamalardan kaçınma çağrısında bulundu.

Kuveyt: Hürmüz tamamen ve koşulsuz açılmalı

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada, ticari gemilerin ve uluslararası deniz yollarının hedef alınmasının uluslararası hukuka ve 2817 sayılı karara aykırı olduğunu belirtti.

Açıklamada, bu tür saldırıların deniz ulaşımının güvenliğini, enerji arzının istikrarını ve uluslararası ticareti tehlikeye attığı vurgulandı.

Kuveyt, bölgede gerilimi daha da artıracak tüm eylemlerin durdurulması, uluslararası geçiş güzergâhlarında seyrüsefer özgürlüğüne ve güvenli geçiş hakkına saygı gösterilmesi ve Hürmüz Boğazı'nın tamamen ve koşulsuz şekilde yeniden açılması çağrısında bulundu.


Suudi Arabistan ve Irak, güvenlik koordinasyonunun devam edeceğini vurguladı

Prens Halid bin Salman, dün Riyad'da Korgeneral Abdülamire el-Şemmari ile yaptığı görüşmede, (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Prens Halid bin Salman, dün Riyad'da Korgeneral Abdülamire el-Şemmari ile yaptığı görüşmede, (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve Irak, güvenlik koordinasyonunun devam edeceğini vurguladı

Prens Halid bin Salman, dün Riyad'da Korgeneral Abdülamire el-Şemmari ile yaptığı görüşmede, (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Prens Halid bin Salman, dün Riyad'da Korgeneral Abdülamire el-Şemmari ile yaptığı görüşmede, (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Irak Silahlı Kuvvetleri Başkomutanlık Ofisi Başkanı Orgeneral Abdül Emir eş-Şemmari ile dün Riyad’da bir araya geldi. Görüşmede iki ülke arasındaki askeri ve savunma alanlarındaki ilişkilerin yanı sıra bölgesel gelişmeler ele alındı.

Suudi Savunma Bakanı dün X hesabından yaptığı paylaşımda, “Ortak çıkarlarımıza hizmet etmek, bölgenin güvenliğini ve istikrarını sağlamak amacıyla iki ülke arasındaki koordinasyon ve iş birliğinin sürdürülmesinin önemini teyit ettik” ifadelerini kullandı.

Prens Halid bin Selman, “Irak, bizim için her zaman değerli bir komşu olmaya devam edecek. Hükümeti ve kardeş Irak halkıyla aramızda kardeşlik, dayanışma ve yardımlaşma bağları bulunuyor” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan’ın Irak’ın güvenliği, istikrarı, kalkınması ve refahını desteklemek amacıyla her zaman ülkenin yanında duracağını belirten Bakan, bunun Irak’ın ve halkının çıkarlarına hizmet ettiğini vurguladı.

Görüşmeye Suudi Arabistan tarafından Genel İstihbarat Başkanı Halid el-Humeydan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Feyyad er-Ruveyli, Müşterek Kuvvetler Komutanı Korgeneral Fehd es-Selman ve Savunma Bakanı İstihbarat İşlerinden Sorumlu Danışmanı Hişam bin Seyf katıldı.

Irak heyetinde ise İstihbarat Teşkilatı Başkanı Hamid eş-Şatri, Terörle Mücadele Teşkilatı Başkanı Korgeneral Zeyd el-Musevi ve Hava Savunma Komutanı Korgeneral Mühenned el-Esedi yer aldı.

Şarku’l Avsat’ın Irak Haber Ajansı’ndan aktardığına göre Şemmari başkanlığındaki üst düzey Irak güvenlik heyeti dün Suudi Arabistan’a ulaştı. Heyetin ziyaretinde, insansız hava araçları (İHA) dosyası da dahil olmak üzere çeşitli güvenlik konuları ve ortak meselelerin ele alınması, ayrıca iki ülke arasındaki güvenlik koordinasyonu ve iş birliğinin güçlendirilmesi yollarının görüşülmesi planlandı.


Suudi Arabistan: Kraliyet kararıyla Bakanlar Kurulu yeniden yapılandırıldı, Muhammed bin Selman başkanlığını sürdürecek

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz (SPA)
TT

Suudi Arabistan: Kraliyet kararıyla Bakanlar Kurulu yeniden yapılandırıldı, Muhammed bin Selman başkanlığını sürdürecek

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz (SPA)

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, dün üç kraliyet kararnamesi yayımladı. Kararnameler kapsamında Bakanlar Kurulu, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman başkanlığında ve mevcut üyeleriyle yeniden oluşturuldu.

Karar, Bakanlar Kurulu’nun oluşumuna ilişkin daha önce yayımlanan iki kraliyet kararnamesi ile ilgili diğer kararlar ve Bakanlar Kurulu Kanunu’nun 9. maddesi dikkate alınarak alındı. Söz konusu madde, Bakanlar Kurulu’nun görev süresinin dört yılı aşamayacağını ve bu süre içinde kraliyet kararıyla yeniden oluşturulması gerektiğini öngörüyor.

Yeni kraliyet kararları kapsamında Bender el-Hureyf, Yerel İçerik ve Kamu Alımları Kurumu Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinden alındı. Yerine Prens Abdülaziz bin Selman atandı.

Kral Selman bin Abdulaziz ve Suudi Arabistan Başbakanı Veliaht Prens Muhammed bin Selman (Şarku’l Avsat)
Kral Selman bin Abdulaziz ve Suudi Arabistan Başbakanı Veliaht Prens Muhammed bin Selman (Şarku’l Avsat)

Ayrıca Muhammed el-Kuveyz, Sermaye Piyasası Kurumu Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinden alındı. Kuveyz’in yerine Mazen bin Türki bin Abdullah es-Sudeyri atandı ve kendisine bakanlık rütbesi verildi.