ABD Kongresi'nin Cezayir'e yaptırım planı tartışmalara neden oldu

ABD'nin Cezayir Büyükelçisi Elizabeth Moore Aubin.
ABD'nin Cezayir Büyükelçisi Elizabeth Moore Aubin.
TT

ABD Kongresi'nin Cezayir'e yaptırım planı tartışmalara neden oldu

ABD'nin Cezayir Büyükelçisi Elizabeth Moore Aubin.
ABD'nin Cezayir Büyükelçisi Elizabeth Moore Aubin.

ABD'nin Cezayir Büyükelçisi Elizabeth Moore Aubin dün, Rusya’dan kapsamlı silah alımı nedeniyle Kongre üyelerinin Cezayir’e uygulamak istediği yaptırımlar konusunda açıklamalarda bulundu. ABD yasalarını Cezayirli yetkililere açıklama görevine sahip olduğunu ancak ülkeleri adına karar vermekte özgür olduklarını söyledi.
Franızca online yayın yapan Interlignes gazetesine konuşan Aubin, Cezayir’e yaptırımlar uygulanmasını beklenip beklenmediği hususunda yaptığı değerlendirmede olasılıklara ilişkin cevap veremeyeceğini belirtti. Bu hususta ABD hükümetinin üç farklı gruba ayrıldığını, tüm bu grupların birbirleriyle açıktan ve gizliden haberleştiklerini ifade eden Aubin, sözlerine açıklık getirmedi. Aynı zamanda savunma ve güvenlikle ilgili konularda Kongre, Beyaz Saray ve istihbarat teşkilatları arasındaki koordinasyona işaret etti.
27 Kongre üyesi geçtiğimiz ay, Ukrayna ile Rusya arasındaki savaş dolayısıyla Washington ve Avrupa arasında kaydedilen keskin kutuplaşma bağlamında, Rusya ile silah anlaşmaları yapılması gerekçesiyle Cezayir'e yaptırım girişimi başlatmıştı. Ardından da ilk kez bir yetkili konuya dair açıklamalarda bulundu.
Aubin, ABD’nin Cezayir’e silah satmaya ne derece istekli olduğu konusunda, ABD hükümetinin Cezayir ordusuna doğrudan satışlar yapılması da Cezayir ile güçlü ve dinamik ticari ilişkileri olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Savunma alanındaki ürünleri Cezayir'e doğrudan ticari pazarlama yoluyla satıyoruz. ABD, silah satışı alanında Cezayir ile her zaman diyaloga açık.”
Cumhuriyetçi Kongre üyesi Lisa McClain liderliğindeki ABD'li parlamenterler, eylül ayı sonlarında Dışişleri Bakanı Antony Blinken'a hitaben yazdıkları mektupta, kendi deyimleriyle ‘Cezayir ile Rusya arasında artan yakın ilişkilere’ dair endişeleri olduğunu vurguladı. Cezayir’in geçtiğimiz yıl Rusya ile en az yedi milyar dolar değerinde silah anlaşması imzaladığına, Su-57 savaş uçağının da bu kapsamda satıldığına dikkat çektiler. Mektupta “Anlaşmalar Cezayir'i Rusya'dan en çok silah alan üçüncü ülke konumuna getiriyor. Moskova, Cezayir'in en büyük silah tedarikçisi” ifadelerine yer verildi.
2017'de Kongre tarafından kabul edilen Amerika'nın Yaptırımlar Yoluyla Hasımlarıyla Mücadele Yasası’nın (CAATSA) uygulanması çağrısında bulunan parlamenterler sözlerine şöyle devam ettiler:
“Mevzuat, ABD Başkanı’nı bu hususta kasıtlı olarak muamelede bulunanlara ve Rus hükümetinin savunma veya istihbarat sektörleri için çalışanlara yaptırım uygulamaya yönlendirdi. Cezayir ile Rusya arasındaki silah ticareti, CAATSA kapsamında açıkça önemli bir işlem olarak sınıflandırılacaktır.”
Aynı zamanda Dışişleri Bakanlığı tarafından Cezayir'e karşı herhangi bir yaptırım uygulanmadığına da dikkat çekildi.
Cezayir hükümeti ise konuya dair yorum yapmadı. Ancak sol kanattaki İşçi Partisi, ABD’nin bu talebinin Cezayir'in egemenliğine yönelik bir saldırı olduğunu savunarak şu bildiriyi yayınladı:
“Cezayir devletinin uyguladığı iç veya dış politikalar hakkında hüküm verme hakkı sadece Cezayir halkına aittir. ABD yönetiminin Rusya'ya karşı savaşında tüm ülkelerin NATO’ya taraf olması baskısı ışığında, Cezayir'i Ukrayna'daki savaş bataklığına sürükleme girişimini kınıyoruz.”
Muhalefetteki  Sosyalist Güçler Cephesi (FFS) Birinci Sekreteri Yusuf Avşiş de şu açıklamayı yaptı:
“Bu tehditler hafife alınmamalı. İmzalayan her bir kimse, bu varoluşsal zorluklara toplu bir yanıt üzerinde anlaşmaya varmak amacıyla azami derecede sorumluluk ve özveri sergilemeye çağrılıyor.”



Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.