Ürdün Kralı: İklim değişikliğinin ölümcül riskleri artmaya devam ediyor

Ürdün Kralı 2. Abdullah (AA)
Ürdün Kralı 2. Abdullah (AA)
TT

Ürdün Kralı: İklim değişikliğinin ölümcül riskleri artmaya devam ediyor

Ürdün Kralı 2. Abdullah (AA)
Ürdün Kralı 2. Abdullah (AA)

Ürdün Kralı 2. Abdullah, iklim değişikliğinin ölümcül risklerinin gitgide arttığını ve bunun bedelini gelişmekte olan ülkeler başta olmak üzere dünyanın ödediğini belirtti.
Ürdün Kraliyet Divanı'ndan yapılan açıklamaya göre, Kral 2. Abdullah, Mısır'ın Şarm el-Şeyh kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 27. Taraflar Konferansı'nda (COP27) konuştu.
2. Abdullah, iklim değişikliğinin ölümcül risklerinin giderek artmaya devam ettiğini ve bunun bedelini gelişmekte olan ülkeler başta olmak üzere dünyanın ödediğini vurguladı.
BM İklim Değişikliği Konferansı'nın önünde acil bir görevi olduğuna işaret eden Kral 2. Abdullah, bunun somut bir değişim meydana getirebilmek, sonuçlara çok hızlı ve etkili şekilde ulaşabilmek adına iklim değişikliği meselesini yeni bir düzeyde ele alacak bir dizi önlem başlatmak olduğunu söyledi.
Kral 2. Abdullah, ülkesinin bu konudaki sorumluluğuna bağlı olduğunu, iklim değişikliği meselesinin Ürdün için yeni olmadığını, tüm bölgenin karşı karşıya kaldığı tehditlere ülkesinin maruz kaldığını belirtti.

İklim değişikliğin etkileri karşısında mülteciler ve ev sahibi ülkeler
BM'nin "iklim değişikliğinin etkileri karşısında en savunmasız olanların dünyadaki mültecilerin ve ev sahibi ülkelerin olduğunu kabul ettiğini" aktaran Kral 2. Abdullah, bu krizi ele almak için Ürdün'ün iklim değişikliğinin yükünü taşıyan ev sahibi ülkeleri desteklemeye öncelik vermek amacıyla "iklim-mülteci bağlantısı" isimli bir girişim sunduğunu ifade etti.
Ürdün Kralı, onaylanması kapsamında söz konusu girişime katılım çağrısında bulundu.
2. Abdullah ayrıca iklim değişikliği konusunda günümüzde her zamankinden fazla deneyim, teçhizat gibi fırsatlara sahip olunduğuna dikkati çekti.
İklim değişikliğiyle mücadelede başarılı olmak için iki nokta üzerinde duran Ürdün Kralı, bunların "iklim değişikliği ve ekonomik kalkınmayla başa çıkma önlemlerinde entegrasyonun sağlanması ile uluslararası ve bölgesel düzeyde yakın işbirliği" olduğunu belirtti.
Ürdün Kralı 2. Abdullah, iklim değişikliği konusunda başarılı projelere sahip olan ülkesinin, yeşil kalkınma için bölgesel bir merkez olmaya istekli olduğunu ve ülkesinin bu bölgenin gücünü artırmak için Mısır, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve diğer ülkelerle ortaklaşa çalıştığını aktardı.
Mısır'ın Şarm el-Şeyh kentinde dün başlayan ve iklim değişikliğiyle mücadele alanında dünyadaki en kapsamlı zirve olan İklim Değişikliği Konferansı, 18 Kasım'a kadar devam edecek.
Yaklaşık 190 ülkeden 100'ün üzerinde yetkili ile 40 binden fazla katılımcının beklendiği konferansta, sera gazı emisyonlarını azaltma planları, iklim değişikliğine adaptasyon, gelişmekte olan ülkelere taahhüt edilen iklim tazminatı gibi konular en önemli gündem maddelerini oluşturuyor.



Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.


Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
TT

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, halk ve siyasi partiler tarafından sıcak bir şekilde karşılanan iki günlük bölge gezisi sırasında, İsrail sınırındaki köylerdeki altyapının ‘birkaç hafta içinde’ yeniden inşa edilmesi ve güneydeki devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi için çalışacağına söz verdi.

Başbakan Selam şunları söyledi:

“Bu bölgenin devlete geri dönmesini istiyoruz ve ordunun güneyde sorumluluklarını yerine getirmeye devam etmesinden memnunuz. Ancak egemenlik sadece orduyla değil, aynı zamanda hukuk ve kurumlarla, halka sosyal koruma ve hizmetlerin sağlanmasıyla da tesis edilir.”

Bu ziyaret, Hizbullah ile Başbakan arasındaki siyasi farklılıkların önemli ölçüde aşıldığını gösterdi, zira Başbakan, birden fazla durakta Hizbullah, Emel Hareketi, Değişim bloğundan diğer milletvekilleri ve hatta etkinliklere katılan Hizbullah muhalifleri tarafından karşılandı.

Öte yandan Kuveyt Dışişleri Bakanlığı'nın Güvenlik Konseyi'nin VII. Bölüm Kapsamındaki Kararlarının Uygulanması Komitesi, terör listesine Lübnan’daki sekiz hastaneyi ekledi. Bu hastanelerin en az dördü Hizbullah tarafından işletiliyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, ‘bu konuda Kuveytli yetkililerden herhangi bir inceleme veya bildirim almadığını’ açıklarken ‘konuyu açıklığa kavuşturmak, karışıklığı önlemek için doğru bilgileri sunmak ve Lübnan sağlık sistemini korumak için gerekli temasları kuracağını’ bildirdi.