COP27’de müzakere haftası sürüyor

Samih Şukri, müzakere haftasının açılış konuşmasını yaptı. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Samih Şukri, müzakere haftasının açılış konuşmasını yaptı. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

COP27’de müzakere haftası sürüyor

Samih Şukri, müzakere haftasının açılış konuşmasını yaptı. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Samih Şukri, müzakere haftasının açılış konuşmasını yaptı. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır'ın Şarm eş-Şeyh kentinde yapılmakta olan Birleşmiş Milletler İklim Anlaşması Taraflar Konferansı'na (COP27) başkanlık eden Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri dün müzakerelerle yoğun çalışma haftasına başladı. Şukri, müzakere çalışma programını ortaya koyduğu motivasyonel konuşmasında iklim zirvesi müzakerelerindeki ana çekişme noktalarını su yüzüne çıkardı. Mısırlı Bakan açılış konuşmasında şunları söyledi:
“Gurur duyabileceğimiz anlamlı ve somut sonuçlara ulaşmak istiyorsak daha yapacak çok işimiz var. Artık vites değiştirmeli ve teknik tartışmaları daha üst düzey siyasi katılımla tamamlamalıyız.”
Şukri, COP27 Zirvesi’ne katılan taraflar ve heyetlerle istişareler sonrasında karara bağlanan müzakere çalışma programını ortaya koydu. Bakanlar arası istişareler, yarından itibaren karar gerektiren önemli siyasi konulara odaklanacak. Sorunların yarın sabaha kadar çözülmesini umduğunu dile getiren Şukri, COP 27 son gününe kadar anlaşmaya varılmasını sağlamak gerektiğine değindi.
Mısırlı Bakan, başarıya ulaşmak için Mısır Cumhurbaşkanı ve kendisi de dahil herkese kapılarının açık olduğunu bildirdi.“Ortak hedefimiz, cuma günü Şarm eş-Şeyh konferansı için kapsamlı, iddialı ve dengeli sonuçlar oluşturan uzlaşmaya dayalı kararlar almak” dedi.
Şarm eş-Şeyh zirvesi başlamadan önce iki eğilim vardı. İlki, bu yıl dünyanın tanık olduğu aşırı hava olaylarının, müzakerecileri bir sonuca varmaya zorlayacağı konusu. Diğeri ise dünyadaki mevcut ‘jeopolitik’ gerilimlerin iklim dosyalarına etkisi.
COP27’de ‘zarar ve kayıp finansmanı’ konusunun ilk kez onaylanmasının ardından olumlu atmosferin devam edeceğine dair iyimserlik hakim oldu. Ancak bu iyimserlik yerini, somut bir sonuca ulaşılmadan kayıp ve zararların gündeme alınmasının ‘kağıt üzerinde kalacağı’ kötümserliğine bıraktı.
Ayrıca müzakere haftasının başlamasıyla birlikte meselelerin ‘iklim değişikliği’ kampına doğru ilerlediğini gösteren görüş ayrılıkları su yüzüne çıkmaya başladı. Bununla birlikte emisyonları hafifletmenin aksine, gezegenimizin sıcaklığının Paris İklim Anlaşması tarafından belirlenen ve sanayi devrimi öncesi döneme kıyasla  tehlike eşiğini aşmaması (1,5 santigrat sıcaklık) konusu gündemde. Greenpeace tarafından dün yayınlanan bir bildiri, iklim konusundaki hüsranı yansıttı. Açıklamada "İşler, çevreyi kirletenlerin çıkarlarını her türlü iklim adaleti düşüncesinin üstüne koyma yönünde ilerliyor" uyarısında bulunuldu.
Şarku’l Avsat’a konuşan Kenyalı Fatıma Hüseyin, “Kayıp ve zarar finansmanı gündeminin benimsenmesi büyük bir başarıydı. Ancak son birkaç gün içinde ilerleme yavaşladı. Önemli ilerleme kaydetmeyi umuyoruz” ifadelerini kullandı.
Araştırmaların, 2030 yılına kadar kayıp ve zararlar için gerekli miktarın yıllık 400 milyar ABD doları olacağını belirten söyleyen Hüseyin, “COP'un rakamlar üzerinde anlaşmasını beklemiyoruz. Ancak fonları harekete geçirmek için ihtiyaç temelli bir yaklaşıma ihtiyacımız var” ifadesini kullandı.
AFP’nin haberine göre Maldivler  Çevre, İklim Değişikliği ve Teknoloji Bakanı Aminath Shauna ise çözüm için baskı yapan bir siyasi iradenin yokluğu sebebiyle herhangi bir anlaşmayı kabul etmeyeceğini vurguladı.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.