İslamabad'da 8 yıl sonra ilk intihar saldırısı

Başkent İslamabad'da Cuma günü intihar saldırısının meydana geldiği bölgede güvenlik alarmı verildi (EPA)
Başkent İslamabad'da Cuma günü intihar saldırısının meydana geldiği bölgede güvenlik alarmı verildi (EPA)
TT

İslamabad'da 8 yıl sonra ilk intihar saldırısı

Başkent İslamabad'da Cuma günü intihar saldırısının meydana geldiği bölgede güvenlik alarmı verildi (EPA)
Başkent İslamabad'da Cuma günü intihar saldırısının meydana geldiği bölgede güvenlik alarmı verildi (EPA)

Bir intihar bombacısı ve ortağı, Pakistan'ın başkenti İslamabad’da bir kontrol noktasında, emniyet güçleri arabalarını ararken patlayıcıları patlattı. Patlama sonucu eylemi gerçekleştirenlerle birlikte bir polis memuru hayatını kaybederken beş kişi de yaralandı. Yerel polisin Twitter üzerinden yaptığı paylaşıma göre, sekiz yılı aşkın bir süredir İslamabad'da ilk kez gerçekleşen olay, Ravalpindi yakınlarındaki bir mahallede meydana geldi. İslamabad polisi cuma sabahı meydana gelen patlamanın hemen ardından operasyonlara başladı ve şehir yüksek alarm durumuna geçti.
İntihar saldırısı, şehrin en yoğun nüfuslu bölgelerinden birinde gerçekleşti. Pakistan polisi tarafından yapılan açıklamada, Cuma günü başkent İslamabad'daki bir kontrol noktasında bomba yüklü bir aracın patladığı ve bir polis memurunun ölümüne, çok sayıda kişinin de yaralanmasına yol açtığı duyuruldu. Pakistan İçişleri Bakanı Rana Sanaullah, basına yaptığı açıklamada, bombalı saldırıyı gerçekleştiren iki intihar bombacısının da öldüğünü duyurdu.
‘Dawn’ Gazetesi’ne göre patlamanın sorumluluğunu "Afganistan Talibanı" ile bağlantılı olan "Pakistan Talibanı" üstlendi. Uzmanlar, intihar bombacılarının, seyahat ettikleri araçta patlayıcı yüklü olduğu için şehrin yoğun nüfuslu bazı bölgelerini hedef alarak, maksimum ölüme neden olmak istediklerine inanıyor. Şehrin polis şefi, Kartal Tümeni'nden bir polisin patlamada öldüğünü, dört polisin de yaralandığını belirterek, hayatını kaybeden polis memuruna "İslamabad'ı tehlikeli bir saldırıdan kurtardığı" için övgülerde bulundu. Patlama, Pakistan ordusu komandolarının bir hapishane yerleşkesinde rehin tutulan terörle mücadele polislerini kurtarma operasyonu sırasında 33 Taliban militanını öldürmesinden günler sonra meydana geldi. Pakistan'daki şiddet olayları, İslamabad ile Afganistan'da saklanan Taliban savaşçıları arasındaki barış görüşmelerinin geçen ay başarısızlıkla sonuçlanmasından sonra arttı. Afgan Taliban'ına bağlı ‘Hakkani Ağı’, müzakerelere arabuluculuk yaptı. İslamabad polisince atılan bir tweette, ölen memurun Polis Şefi Adil Hüseyin olduğu duyurularak, teröristlerin kolluk kuvvetlerinin moralini bozmak için bir süredir polisi hedef aldıkları belirtildi.
Polis Genel Müfettiş Yardımcısı Süheyl Zafer Şata, emniyet güçlerinin başkent İslamabad'da saat 10:15'te içinde bir erkek ve bir kadın bulunan "şüpheli bir araç" tespit ettiğini ve polisin arabayı durdurarak çifti araçtan indirdiğini söyledi. Uzun saçlı adam (genellikle "Talibanlı" olduğunu gösterir), polisler araçta arama yaparken bir bahane ile arabaya bindi ve bombayı patlattı. Pakistan Talibanı hareketi, Afgan Talibanı hareketinin Kabil'deki zaferinin ardından Pakistan topraklarına geri dönüş yolları aramaya başladıktan sonra, kuzeybatı Pakistan'daki terörist faaliyetlerini yeniden canlandırdı. Saldırının gerçekleştiği mahallede yaşayan emekli bir hükümet görevlisi 60 yaşındaki Hacı Muhammed Said, yetkililerin Pakistan Talibanı ile tüm müzakereleri bitirmesi gerektiğini belirterek, “bu diyalogdan yararlanarak şiddet eylemleri gerçekleştiriyorlar.” dedi.
Pakistan’da 2016'da başlayan askeri operasyonların ardından güvenlik önemli ölçüde iyileşmişti ancak ülke bir süredir neredeyse her gün bombalı saldırılarla boğuşuyor.
Afganistan ile kuzeybatı sınır bölgelerinde güvenlik görevlilerine yönelik şiddet, Pakistan Talibanı ile bağlantılı militan grupların saldırılarıyla geçen yıl arttı.
Bu haftanın başlarında, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammed Asif, bir polis karakolunda gözaltındaki militanların, karakoldaki polisleri bir şekilde rehin alarak üç gün rehin tutmasının ardından "Pakistan Talibanı"na karşı yeni bir güvenlik operasyonu çağrısında bulundu. "Pakistan Talibanı" hareketi ile Pakistan hükümeti arasındaki dolaylı görüşmeler, "Taliban" hareketinin iki ay önce ateşkesin sona erdiğini duyurmasıyla başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Buna rağmen Pakistan Talibanı’nın terör saldırıları şimdiye kadar genellikle aşiret bölgelerinde meydana geldi. İslamabad, sıkı güvenlik önlemleri sayesinde diğer bölgelere göre nispeten daha güvenli idi. Ancak İslamabad, gerçekleşen son intihar saldırısının ardından şu anda bir şok halinde.



Güney Kore Cumhurbaşkanı, Kuzey Kore'ye yönelik saldırıların başlatılmasından pişmanlık duyduğunu ve bunu "düşüncesizce" bir hareket olarak nitelendirdiğini söyledi

Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung (EPA)
Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung (EPA)
TT

Güney Kore Cumhurbaşkanı, Kuzey Kore'ye yönelik saldırıların başlatılmasından pişmanlık duyduğunu ve bunu "düşüncesizce" bir hareket olarak nitelendirdiğini söyledi

Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung (EPA)
Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung (EPA)

Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung, bugün Pyongyang'a bu yılın başlarında Kuzey Kore'ye yapılan insansız hava aracı (İHA) saldırıları nedeniyle üzüntüsünü dile getirerek, bu saldırıları "sorumsuz ve pervasız" olarak nitelendirdi.

Seul başlangıçta ocak ayındaki İHA saldırısıyla herhangi bir ilgisinin olmadığını, bunun siviller tarafından gerçekleştirildiğini iddia etmişti; ancak resmi soruşturmalar hükümet yetkililerinin de olaya karıştığını ortaya koydu.

Kuzey Kore, şubat ayında Güney Kore'den hava sahasına daha fazla İHA girdiğini tespit etmesi halinde "şiddetli bir karşılık" vereceği konusunda uyarıda bulunmuştu.

Ocak ayı başlarında Pyongyang, "gözetleme ekipmanı" taşıyan bir İHA’yı düşürdü.

Devlet medyası tarafından yayınlanan görüntülerde, yerde dağılmış enkazın yanı sıra, kamera içerdiği iddia edilen gri ve mavi parçalar görülüyordu.

Güney Kore Cumhurbaşkanı, kabine toplantısında "Ulusal İstihbarat Servisi'nden bir yetkili ve aktif görevdeki bir askerin olaya karıştığının doğrulandığını" belirtti.

Lee Jae-myung sözlerine şöyle devam etti: "Bazı kişilerin sorumsuz ve pervasız eylemleri nedeniyle ortaya çıkan haksız askeri gerilimlerden dolayı Kuzey Kore'ye üzüntümüzü ifade ediyoruz."

Göreve geldiğinden beri Lee Jae-myung, Kuzey Kore ile ilişkileri iyileştirmeye çalıştı ve selefini propaganda amacıyla Pyongyang üzerine İHA göndermekle eleştirdi.


Endonezya'nın doğusunda meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremde en az bir kişi hayatını kaybetti

Endonezya'nın Kuzey Sulawesi bölgesindeki Manado'da meydana gelen depremde hasar gören bir binayı inceleyenler (EPA).
Endonezya'nın Kuzey Sulawesi bölgesindeki Manado'da meydana gelen depremde hasar gören bir binayı inceleyenler (EPA).
TT

Endonezya'nın doğusunda meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremde en az bir kişi hayatını kaybetti

Endonezya'nın Kuzey Sulawesi bölgesindeki Manado'da meydana gelen depremde hasar gören bir binayı inceleyenler (EPA).
Endonezya'nın Kuzey Sulawesi bölgesindeki Manado'da meydana gelen depremde hasar gören bir binayı inceleyenler (EPA).

ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu'nun bildirdiğine göre, bugün Endonezya'nın doğusunda 7,4 büyüklüğünde bir deniz depremi meydana geldi. Bir ABD gözlem merkezi ise depremin merkez üssünden 1000 kilometrelik bir alanda “ciddi tsunami dalgaları” oluşabileceği uyarısında bulundu.

ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu, başlangıçta 7,8 büyüklüğünde kaydedilen depremin, yerel saatle 06.48'de Molucca Denizi'nde meydana geldiğini açıkladı.

Hawaii'de bulunan Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi, Endonezya, Filipinler ve Malezya kıyıları boyunca “deprem merkezinin 1000 kilometre çapında” tehlikeli tsunami dalgaları oluşabileceği uyarısında bulundu.

(Reuters)Bir adam, depremin ardından hasar gören bölgedeki enkazı inceliyor (Reuters)

Endonezya Jeoloji Ajansı BMKG'ye göre depremin ardından yarım saat içinde, her ikisi de Sulawesi Adası'nın kuzeyinde bulunan Minahasa'nın kuzeyinde 75 santimetre, Pitueng'de ise 20 santimetre yüksekliğinde dalgalar kaydedildi.

Ayrıca Kuzey Maluku eyaletinde 30 santimetre yüksekliğinde dalgalar gözlemlendi.

Tsunami Uyarı Merkezi, depremden yaklaşık iki saat sonra uyarısını kaldırarak tsunami tehlikesinin ortadan kalktığını belirtti.

Sulawesi'nin kuzeyinde yer alan Manado kentinde bir binanın çökmesi sonucu bir kişi hayatını kaybetti.

Ternate sakini 42 yaşındaki Budi Nuriyanto, “Depremi çok şiddetli hissettik. İlk olarak evin duvarlarının sallanmasından fark ettim. Dışarı çıktığımda dışarıda çok sayıda insan vardı. Panik içindeydiler. Depremi bir dakikadan fazla bir süre boyunca hissettiler” dedi.

“Bazı insanların duşlarını bitirmeden evlerinden çıktıklarını gördüm” diye devam etti.

Meteoroloji Genel Müdürü Teoko Faisal Fathani, başkent Cakarta'da gazetecilere yaptığı açıklamada, 11 artçı sarsıntı kaydedildiğini ve bunların en güçlüsünün 5,5 şiddetinde olduğunu belirtti.

Tsunami Uyarı Merkezi, “gelgit seviyesinin 1 metre üzerine çıkan” tsunami dalgalarının Endonezya'nın bazı kıyılarına ulaşabileceğini ifade etti.

Japonya Meteoroloji Ajansı ise Hokkaido'nun kuzeyinden Okinawa'nın güneyine kadar Pasifik kıyısı boyunca deniz seviyesinde “hafif değişiklikler” beklediğini belirtti, ancak herhangi bir uyarı yayınlamadı.


Hindistan dünyanın en kapsamlı nüfus sayımını başlattı... Peki, bu neden önemli?

Hindistan’ın Mumbai kentindeki tren istasyonunun peronundaki yolcular (Reuters)
Hindistan’ın Mumbai kentindeki tren istasyonunun peronundaki yolcular (Reuters)
TT

Hindistan dünyanın en kapsamlı nüfus sayımını başlattı... Peki, bu neden önemli?

Hindistan’ın Mumbai kentindeki tren istasyonunun peronundaki yolcular (Reuters)
Hindistan’ın Mumbai kentindeki tren istasyonunun peronundaki yolcular (Reuters)

Hindistan, dünyanın en büyük istatistik operasyonlarından birini başlatarak ulusal çapta kapsamlı bir nüfus sayımı sürecine girdi. Bu adımın, kamu politikaları, sosyal yardım programları ve ülkedeki siyasi temsil dengeleri üzerinde geniş etkiler yaratması bekleniyor. Söz konusu sayım, bugün dünyanın en kalabalık ülkesi konumundaki Hindistan’ın demografik ve ekonomik dönüşümlerini anlamada temel bir araç olarak görülüyor.

Ülkede son nüfus sayımı 2011 yılında yapılmış ve yaklaşık 1,2 milyar kişi kaydedilmişti. Günümüzde nüfusun 1,4 milyarı aştığı tahmin ediliyor. Yeni sayımın 2021 yılında gerçekleştirilmesi planlanmış, ancak Kovid-19 pandemisi ve buna bağlı lojistik zorluklar nedeniyle ertelenmişti.

Nüfus sayımının aşamaları ve mekanizmaları

Nüfus sayımının ilk aşaması bugün başladı ve ülke genelinde eylül ayına kadar devam etmesi planlanıyor. Bu aşamada saha görevlileri, her bölgede yaklaşık bir ay geçirerek konutlar, mevcut altyapı imkânları, barınma koşulları ve yaşam standartlarına ilişkin verileri toplayacak.

Süreç, geleneksel ve dijital yöntemlerin birlikte kullanıldığı bir modelle yürütülüyor. Saha anketlerinin yanı sıra, vatandaşların verilerini çok dilli bir mobil uygulama üzerinden girebileceği elektronik sistem de devreye alındı. Bu sistem, uydu tabanlı haritalarla destekleniyor.

İkinci aşamanın ise eylül ayı ile 1 Nisan 2027 tarihleri arasında gerçekleştirilmesi öngörülüyor. Bu aşamada bireylerin din, toplumsal sınıf ve diğer sosyoekonomik özelliklerine ilişkin daha ayrıntılı bilgilerin toplanmasına odaklanılacak.

Hindistan’ın Bangalore kentindeki Kempegowda Uluslararası Havalimanı’nda yolcular, uçuş durumlarını öğrenmek için bilet gişeleri önünde kuyrukta bekliyor. (Reuters)Hindistan’ın Bangalore kentindeki Kempegowda Uluslararası Havalimanı’nda yolcular, uçuş durumlarını öğrenmek için bilet gişeleri önünde kuyrukta bekliyor. (Reuters)

Operasyonun boyutu ve önemi

Bu yıl yürütülecek nüfus sayımında, 3 milyondan fazla kamu çalışanının görev alması bekleniyor. Bu süreç, dünyanın en büyük veri toplama operasyonlarından biri olarak değerlendiriliyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, 2011 yılında gerçekleştirilen ve 240 milyondan fazla haneyi kapsayan sayımda yaklaşık 2,7 milyon saha görevlisi yer almıştı.

Toplanan veriler, sosyal yardım programlarının planlanması ve dağıtımı için temel oluştururken, kamu politikalarının şekillendirilmesi ve kaynakların yönlendirilmesinde de kritik rol oynuyor. Bu nedenle verilerin doğruluğu büyük önem taşıyor.

Sayımın ikinci aşaması, tarihsel olarak marjinalleştirilmiş grupların ötesine geçerek toplumsal sınıflara ilişkin daha kapsamlı bir tablo ortaya koymayı hedefliyor. Şarku’l Avsat’ın Independent’tan aktardığına göre Hindistan’daki kast sistemi, bireylerin sosyal statüsünü, kaynaklara erişimini, eğitim imkânlarını ve ekonomik fırsatlarını belirlemede önemli rol oynayan köklü ve hiyerarşik bir yapı olarak öne çıkıyor.

Özellikle Hindular arasında yüzlerce farklı kast bulunmasına rağmen, bu gruplara ilişkin mevcut veriler sınırlı veya güncelliğini yitirmiş durumda. Kastlara dair son kapsamlı veri toplama çalışması, İngiliz sömürge yönetimi döneminde 1931 yılında gerçekleştirilmişti.

Aradan geçen süreye rağmen, ardışık hükümetler kastlara yönelik kapsamlı bir sayım yapmaktan kaçındı. Bu yaklaşımın temel nedeni, böyle bir girişimin toplumsal gerilimleri artırabileceği ve iç karışıklıklara yol açabileceği yönündeki endişeler olarak değerlendiriliyor.

Hindistan’ın Ahmedabad kentinde düzenlenen bir festivalde dini geçit törenine katılan Hindular (AP)Hindistan’ın Ahmedabad kentinde düzenlenen bir festivalde dini geçit törenine katılan Hindular (AP)

Olası siyasi etkiler

Nüfus sayımının önemi yalnızca sosyal ve ekonomik alanlarla sınırlı kalmıyor, aynı zamanda siyasi boyuta da uzanıyor. Sayım sonuçlarının, nüfus artışı ve dağılımındaki değişimlere paralel olarak, ülkenin siyasi haritasının yeniden şekillendirilmesine yol açabileceği belirtiliyor. Bu kapsamda, Hindistan’da Temsilciler Meclisi ve eyalet yasama meclislerindeki sandalye sayılarının yeniden düzenlenmesi gündeme gelebilir. Bu tür bir düzenleme, farklı bölgelerin siyasi temsil gücünü doğrudan etkileyebilecek önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.