Mısır'ın milyarlarca dolarlık yeni başkenti: Halk ziyarete dahi gidemeyebilir

"Maliyetin 45 milyar doları aşacağına eminim"

Rusya-Ukrayna savaşının ardından inşaat çalışmalarında giderler yaklaşık yüzde 10-15 arttı (Reuters)
Rusya-Ukrayna savaşının ardından inşaat çalışmalarında giderler yaklaşık yüzde 10-15 arttı (Reuters)
TT

Mısır'ın milyarlarca dolarlık yeni başkenti: Halk ziyarete dahi gidemeyebilir

Rusya-Ukrayna savaşının ardından inşaat çalışmalarında giderler yaklaşık yüzde 10-15 arttı (Reuters)
Rusya-Ukrayna savaşının ardından inşaat çalışmalarında giderler yaklaşık yüzde 10-15 arttı (Reuters)

Onlarca milyar dolar harcanan Mısır'ın yeni başkentinde inşaat çalışmaları sürüyor. Ancak pek çok yurttaş, şimdilik Yeni İdari Başkent adı verilen kentte hayatın ziyaret için bile gidilmeyecek kadar pahalı olduğunu düşünüyor.
Dünyanın en kalabalık kentleri arasında yer alan başkent Kahire'nin metropolitan alan nüfusu 20 milyonu aşıyor. Ülkenin bakanlık, meclis ve başkanlık sarayı gibi önemli binaları, kentin merkezindeki Tahrir Meydanı ve çevresinde yer alıyor.
Bu binaların güvenliği, yabancı heyet ziyaretleri ve VIP konvoyları nedeniyle sık sık yolların kapatıldığı, trafiğin kesintiye uğradığı Kahire'nin merkezi 24 saate yayılan bir kaos yaşıyor.

Kahire nüfusunun 2050'de 40 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor (AFP)

Kahire'nin yaklaşık 65 kilometre doğusunda, çölün üzerinde sıfırdan inşa edilen kent için çalışmalara 2015'te başlandı.
Mısır, yeni bir şehir inşası ve finansı üzerine fikir alışverişi yapmak için Birleşik Arap Emirlikleri yetkilileriyle temasa geçti. Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah es-Sisi, kentin ilk modelini Dubai'deki Burc Halife'ye imza atan iş insanı Muhammed Alabbar'la tanıttı.
Başkent projesine danışmanlık yapan Ayman İsmail, bu işbirliğinin mali şartlarda meydana gelen anlaşmazlıklar sebebiyle hemen bozulduğunu söyledi.
Bunun ardından projenin sorumluluğunu Mısır ordusu üstlendi. The Wall Street Journal (WSJ), yeni tasarımın pek yaya dostu olmadığını, hükümet, iş ve yerleşim alanlarının birbirinden uzaklaştırıldığını yazdı.
Yeni İdari Başkent'te uzunluğu 30 kilometreyi aşan bir park, havalimanı, üniversiteler ve 78 katıyla Afrika'nın en yüksek gökdelenini barındırması hedefleniyor.
Yeni başkentin nüfusunun 6 milyonu aşması planlanıyor.

"Çok önemli"
Haberde gökdelenler, lüks binalar ve alışveriş merkezleriyle dolu projenin, Sisi'nin Mısır'ı modern bir ülkeye dönüştürme planının en önemli parçası olduğu kaydedildi.
Mısır Devlet Başkanı Sisi ekimde "Mısır'ın tamamı yeni başkent gibi ve sizin de hayaliniz bu olmalı" demişti.
Mısır yönetiminin eylülde düzenlediği turda, kentte çok az insanın olduğu görülmüştü. Hükümet binalarının olduğu Halk Meydanı'nda hemen hemen hiç ağaç yoktu.
Yetkililer, inşaatın çalışmasına yıllar olmasına rağmen ocakta 40 bin memuru buraya taşımayı planlıyor.
Bankalarsa personelin başkente taşınmasının yıllar süreceğini savundu. Bazı şirketler önce Mısır borsasının taşınmasını beklediklerini söylüyor.
Mısır, ülkelerin büyükelçiliklerini de buraya taşımaya ikna etmeye çalışıyor. WSJ'e konuşan yabancı diplomatlar, önce Mısır'ın kendi bakanlıklarının oraya taşınması gerektiğini ifade etti.
 Şehir planlama profesörü Semih El Alaylı başkentin, ülkenin asıl ihtiyaçlarını karşılamaktan ziyade gökdelen sergileme projesi olduğunu savundu.
Öte yandan projenin danışmanı İsmail, "Bu proje ülke için çok önemli" dedi.
Şehir plancısı David Sims ise başkentin Mısır halkını cezbetmeyeceğini düşündüğünü belirtti:
"Bu fazlasıyla harcanabilir gelire sahip, devasa ve büyümekte olan bir orta sınıfa sahip olmayı gerektiriyor. Böyle bir şey olmuyor, nokta."
Yeni İdari Başkent'teki okul, hastane ve restoranlar henüz açılmadı. Yoksul Mısırlıların bu giderleri karşılayamayacağı düşünülüyor.
Mısır Gençlik ve Spor Bakanlığı'nda memurluk yapan Ahmed Salah, ofisi henüz kalıcı şekilde taşınmasa da başkenti birkaç kez ziyaret etti. Salah, Kahire'nin merkezindeki evinden yeni başkente 2,5 saatte gidebildiğini söyledi.
Salah ve devlet memuru olan eşi, Yeni İdari Başkent'te ev tutabilecek durumda olmadıklarını ifade etti.
Mısır'da devlete bağlı medya, projenin toplamda 45 milyar dolara mal olacağını 2015'te geçmişti.
Kenti inşa eden orduya ve devlete ait bir şirket olan Kentsel Gelişim İdari Başkenti'nin başkanı Halid Abbas, nihai meblağın bu tahmini geçeceğini söylese de "ne kadar olacağını bilmek imkansız" dedi. Abbas, şimdiye kadar yeni başkent için 20 milyar dolardan fazla harcandığını tahmin ettiğini vurguladı:
"45 milyar doları aşacağına eminim. Her gün değişiyor."
Independent Türkçe, The Wall Street Journal, AA



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.