Cezayir'de Amazigh yılı kutlamaları "helal ve haram" tartışmasını alevlendirdi

Cezayir'de hükümet, Amazigh bayramını tanıyarak ve diğer tüm günler gibi bugünü tatil yaparak, ülkenin 1962'deki bağımsızlığından bu yana yaşadığı kimlik çatışmasının şiddetini azaltmayı başardı

Eğitim kurumlarında Amazigh yılı kutlamaları / Fotoğraf: Cezayir Milli Eğitim Bakanlığı
Eğitim kurumlarında Amazigh yılı kutlamaları / Fotoğraf: Cezayir Milli Eğitim Bakanlığı
TT

Cezayir'de Amazigh yılı kutlamaları "helal ve haram" tartışmasını alevlendirdi

Eğitim kurumlarında Amazigh yılı kutlamaları / Fotoğraf: Cezayir Milli Eğitim Bakanlığı
Eğitim kurumlarında Amazigh yılı kutlamaları / Fotoğraf: Cezayir Milli Eğitim Bakanlığı

Cezayir'in Amazigh (Berberi) halkı her yıl ocak ayında düzenledikleri yılbaşını kutlama geleneğini sürdürüyor.
Independent Türkçe'de yer alan habere göre, Amazigh yılı kutlamalarıyla ilgili tartışma, "helal ve haram" tartışmalarını ateşleyen İslamcılara kaydı.
"Cezayirli kimliği" meselesi birtakım gerginliklerle yol açarken İslamcılar karşı tarafa tekfir ve şirk suçlamalarında bulundu.

Kutlamalar Cezayirlileri ikiye böldü
Cezayir hükümeti, Amazigh takvimini tanıyarak ve Amazigh yılının ilk gününü diğer dini ve milli bayramlar gibi tatil yaparak, ülkenin 1962'deki bağımsızlığından bu yana yaşadığı kimlik çatışmasının yoğunluğunu azaltmayı başardı.
Ancak bu, "küfür ve şirk" olduğu gerekçesiyle Amazigh yılını kutlamanın caiz olmadığına dair fetva verenler ile meselenin bu durumla alakası olmadığını düşünenler arasında dini bir mücadeleye dönüştü.
Bir grup, kutlamanın köylülerin toprak ve tarım kutlamalarını simgelediğine inanıyor. İkinci grup ise, ocak ayındaki bu günün, milattan önce 950'de Nil kıyılarında meydana gelen savaşta Amazigh Kralı "Şeşnak"ın Mısır firavunu "Ramses II"ye karşı kazandığı zaferin yıl dönümü olduğunu düşünüyor.

Resmi tanıma
Bu bağlamda Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, 2972 Amazigh Yeni Yılı münasebetiyle şu tweeti paylaştı:
"2972 Amazigh Yeni Yılı vesilesiyle, tüm Cezayirlilere sağlık ve mutluluk diliyor, en içten duygularımı sizinle paylaşıyorum... "
Amazigh Yüksek İli Genel Sekreteri Si el-Haşimi Asad da, yaptığı açıklamada kutlamalarla ilgili şuna değindi:
"Ocak ayındaki kutlama, tarihsel bağlarımızı besliyor ve tek ve birleşik Cezayir ulusuna ait olma duygumuzu perçinliyor."
12 Ocak'a denk gelen bu kutlama, devletin Amazigh kültürünü tanıtmak ve kültürel mirası öne çıkarmak için yaptığı çeşitli çabaların bir sonucu olarak kabul ediliyor.

"Arap milliyetçileri ya da İslamcılar bu fitili ateşleyenlerdendir"
"Cezayir halkı Amazigh Yeni Yılı'nı normal bir şekilde kutluyor" diyen tarih profesörü Rabih Lunisi, sözlerine şunları ekledi:
"Tüm bu hayali savaşların kıvılcımını bir grup entelektüelin ateşlediğine inanıyorum. Arap milliyetçileri ya da İslamcılar bu fitili ateşleyenlerdendir. Atalarımız İslam'a döndüğünden beri kimse bu kutlamayı yasaklamadı. Cezayirli din âlimleri, örneğin Abdülhamid İbn Badis gibi alimler bu bayramı kutlardı. Kaynaklarımızdaki garip dini kavramların da etkisiyle bu yasak olgusu yakın zamana kadar ortaya çıktı. Ne yazık ki Peygamberimizin doğum gününün kutlanması da yasaklanmıştı. Bir gün gelip bu insanların milli kurtuluş bayramlarını kutlamalarını da yasaklarlarsa şaşırmayız. Halk, konuştuğu dil ve yaşadığı bölge ne olursa olsun, Cezayir kimliğinin üç boyutu olan İslam, Arapça ve Amazigh ile gurur duyuyor. Zaten sorun yalnızca bazı yarı entelektüeller ve partizan politikacılar tarafından gündeme getiriliyor."

"Helal-haram" tartışması
Sosyal medya ve bazı medya organlarında Amazigh Yeni Yılı'nın ocak ayında kutlanmasını yasaklayan sesler yükselirken, Cezayir Müslüman Alimler Derneği buna tepki gösterdi.
Dernek, verilen fetvaların yalnızca sahiplerini bağladığını ve derneğin bununla hiçbir ilgisi olmadığını açıkça ortaya koydu ve şu ifadeyi kullandı:
"Bizim için her ailenin tevazu, ahlak, kimlik ve milli birliği bozmadan uygun bir şekilde kutlama yapma hakkı vardır."

"Cumhurbaşkanı tarafından milli bayram olarak ilan edildi"
Diyanet İşleri ve Vakıflar Bakanlığı ise, Cezayirlilerin ulusal veya dini törenlerini kutlamalarını yasaklayanların, Cezayir toplumunda gelenek ve göreneklerin nesilden nesile aktarılma sürecini bozmaya çalıştığına dikkat çekti.
Bakanlıktan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Ocak ayındaki bu özel gün, Cumhurbaşkanı tarafından milli bayram olarak ilan edildi. Bugünün tatil olarak kabul edilmesi, vatana aidiyet duygularını artıracağı için kutlanması doğru bir karardır."

"Kimlik çatışmaları körüklenmeye çalışılıyor"
Kültür ve Demokrasi için Birlik Partisi’nin lideri Murad Beyatur, yaşanan gerginlikle ilgili şu açıklamayı yaptı:

"Bağımsızlıktan bu yana hukuka aykırı olarak iktidarı ele geçiren grup, amacı doğrultusunda kimlik çatışmalarını körüklemeye çalışıyor. Cezayir toplumunda bu tarz bölünmeler yaratmak, bulanık sularda yüzmeyi seven ve fırsat buldukça ilgili her şeye saldırmak için dışarı çıkan aşırılık yanlısı ırkçı bir grup doğurdu. Bunlar özellikle ırkçıları ve aşırılık yanlılarını destekledi. Dahası, 2019 yazında 60'tan fazla kişinin tutuklanmasına yol açan Amazigh bayrağını yasaklama kararını aldı.
Diğer taraftan bu yeni gelişmeyi dinin siyasi sömürüsüne son veren bir siyasi rekabet olarak gören bir kesim var. İslamcı grup bu düşmanlığı aşırılık yanlılarını seferber etmek ve kendi tarafına çekmek için bir oyun kartı haline getirdi.
Bir de başka bir kesim daha var. Bunlar, bu mücadelenin iktidar tutkunları tarafından sadece iktidarda kalmak için uydurulduğunu ve Amazigh kültürünün Cezayir için bir tehdit oluşturmadığını düşünmektedir."



Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.