TTB Başkanı Fincancı'ya verilen hapis cezasının gerekçesi açıklandı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

TTB Başkanı Fincancı'ya verilen hapis cezasının gerekçesi açıklandı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Şebnem Korur Fincancı'ya, "silahlı terör örgütü propagandası yapmak" suçundan verilen hapis cezasının gerekçeli kararında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre Fincancı'nın PKK ile iltisaklı televizyon kanalında sarf ettiği sözlerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği kaydedildi.
İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi, TTB Başkanı Fincancı'ya verilen 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezasının gerekçesini açıkladı.
Mahkemenin 107 sayfalık gerekçeli kararında, cumhuriyet savcılığının iddianamesi, sanık ve avukatların savunmaları ile duruşma tutanakları ve delillere yer verildikten sonra mahkeme heyetinin kurduğu hükme ilişkin gerekçeler sıralandı.
Gerekçeli kararda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve AİHM kararlarından alıntılar yapılarak, şiddete, silahlı direnmeye veya isyana teşvik niteliği taşıyan yaklaşımlar ile azınlıklara yönelik nefret söylemi içeren açıklamaların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğine vurgu yapıldı.
Yargıtay kararlarından da örnekler verilen gerekçeli kararda, Türkiye, Irak, Suriye ve İran toprakları üzerinde birleşik bağımsız bir Kürdistan devleti kurmayı hedefleyen PKK/KCK terör örgütünün bu amacı gerçekleştirmek için 1984'ten itibaren yurt içinde çok sayıda öldürme, tehdit, yaralama, soygun, gasp, yol kesme, köy ve karakol basma, kişi hürriyetini yoksun kılma, kundaklama, mala zarar verme ve benzeri eylemleri gerçekleştiren silahlı bir terör örgütü olduğu anlatıldı.
Kararda, Şebnem Korur Fincancı'nın bu terör örgütü ile irtibatlı Medya Haber TV ile yaptığı canlı bağlantının ekran görüntülerinde PKK üyelerinin çok sayıda resminin bulunduğu, ekranda yer alan görüntülerde örgüt üyelerinin uzun namlulu silahları ile görüldüğü aktarıldı.
Fincancı'nın bağlandığı canlı yayında örgütsel saikle ve propaganda yapmak kastıyla "Zap'ta kimyasal silahla gerilla katledildi." şeklinde arka fon resmi kullanıldığına işaret edildi.

- "PKK'nın propagandasının yapılması eylemine aktif biçimde katılım sağladı"
Gerekçeli kararda, Fincancı'nın, gerçeği yansıtmayan, nerede ve ne zaman çekildiği belli olmayan ve örgüt tarafından servis edilen görüntüler üzerinden Türk Silahlı Kuvvetleri'nin terör örgütlerine yönelik mücadelesinin karalanması amacıyla örgüt tarafından ortaya atılan sözde kimyasal silah kullanımı propagandasına ilişkin söz konusu resim, yazı ve yapılan canlı bağlantı kapsamında PKK silahlı terör örgütünün propagandasının yapılması eylemine aktif biçimde katılım sağladığı kaydedildi.
Sanık Fincancı'nın söz konusu yayında, "Daha önceden de incelemiştim. Belli ki sinir sistemini doğrudan tutan toksik gazlardan, kimyasal gazlardan, zehirli gazlardan biri kullanılmış durumda. Çok çeşitli kimyasal silahlar var. Her ne kadar kullanılması yasak ise de ne yazık ki yasaklanmış silahların çatışmalarda kullanıldığını da görüyoruz." şeklinde açıklama yaptığı aktarıldı.
Gerekçeli kararda, "Sanığın Medya Haber TV üzerinden yapmış olduğu açıklamaların, canlı bağlantı şeklinde belli kitlelere ulaşabilecek ana haber bülteni ve uluslararası ölçekteki kapsamlı yayın kapsamında olduğu, sanığın söz konusu canlı bağlantıda Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kendisine yasal olarak vermiş olduğu resmi bir unvan olan Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi Başkanı unvanını da kullanmak suretiyle PKK silahlı terör örgütünün propagandası yapmak eylemini basın yayın araçlarından biri olan Medya Haber TV'de yaptığı." belirtildi.

- Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmedi
Gerekçeli kararda ayrıca şu değerlendirmeler yapıldı:
"Sanığın, PKK silahlı terör örgütü ile doğrudan irtibatı olan Medya Haber TV kanalının ana haber canlı bağlantısında sırası ile arka fonda leşker kıyafet ve uzun namlulu silahları bulunan PKK silahlı terör örgütü üyelerinin gerilla sıfatı ile gösterilerek Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ülkenin bölünmez bütünlüğüne yönelik yapmış olduğu meşru müdafaa ve koruma faaliyetlerini illegal bir eylem ve kimyasal silahlar kullanılmış gibi göstermek suretiyle, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da bölücü bir silahlı terör örgütü olarak kabul edilen PKK/KCK - PYD/YPG terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yaptığı, AİHM ile Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre söz konusu sözlerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği ve silahlı terör örgütünün propagandası yapmak suçunu oluşturduğu sonucuna varılmıştır."
Kararda, sanığın suç ve cezadan kurutulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmediği belirtilerek, eylemine uyan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu 7/2-1. cümle maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kastının ağırlığı ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınarak takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına hükmedildiği kaydedildi.
Sanık avukatı tarafından ileri sürülen Anayasaya aykırılık iddiasının ise Anayasa 152. maddesi kapsamında ciddi görülmediği ifade edildi.

- Davanın geçmişi
TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı hakkında, terör örgütü PKK ile bağlantılı bir televizyonda, Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik ifadeleri nedeniyle soruşturma başlatılmıştı. İstanbul'da evinde gözaltına alınan Fincancı, 27 Ekim 2022'de Ankara'da sulh ceza hakimliğince tutuklanmıştı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucu hazırlanan iddianamede, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin meşru müdafaa kapsamındaki legal faaliyetleri ile terör örgütünün illegal faaliyetlerini bağdaştırma suretiyle "terör örgütü propagandası" yaptığı belirtilen sanık Fincancı'nın 1 yıl 6 aydan 7 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.
Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi, Fincancı'nın ikamet yerinin İstanbul olması, soruşturmanın da burada yürütülmesi nedeniyle İstanbul'daki ağır ceza mahkemesinin yargılamaya yetkili olduğuna karar vermiş, dosyayı yetkisizlikle İstanbul'a göndermişti.
Fincancı'nın yargılanmasına başlanan 23 Aralık 2022'deki ilk duruşmada, esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcılık, "basın yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak" suçundan 1,5 yıldan 7,5 yıla kadar hapis cezası talebinde bulunmuştu.
Mahkeme heyeti, Fincancı'nın "silahlı terör örgütü PKK propagandası yapmak" suçundan 2 yıl 8 ay 15 gün hapisle cezalandırılmasına karar vermiş, Fincancı kararla birlikte tutuklu kaldığı süre göz önünde bulundurularak tahliye edilmişti.



Trump, Türkiye'ye F-35 uçaklarının satışını değerlendireceklerini teyit etti

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Trump, dün NATO Zirvesi kapsamında Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen karşılama töreninde (AFP)
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Trump, dün NATO Zirvesi kapsamında Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen karşılama töreninde (AFP)
TT

Trump, Türkiye'ye F-35 uçaklarının satışını değerlendireceklerini teyit etti

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Trump, dün NATO Zirvesi kapsamında Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen karşılama töreninde (AFP)
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Trump, dün NATO Zirvesi kapsamında Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen karşılama töreninde (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün NATO Zirvesi’ne katılmak üzere geldiği Ankara’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmede, Washington'ın Türkiye'ye F-35 savaş uçağı satışını değerlendireceğini teyit etti. Türkiye, Rusya yapımı hava savunma sistemi satın alması nedeniyle bu gelişmiş savaş uçağı programından çıkarılmıştı.

Trump, NATO Zirvesi için başkent Ankara’ya gelişinde “Bu alacağımız bir karar... İnanılmaz bir uçak, açık ara en iyi uçak ve kesinlikle göz önünde bulunduracağımız bir konu” dedi.

Trump ayrıca ABD'nin Türkiye'nin Rusya yapımı S-400 hava savunma sistemini satın alması nedeniyle ‘ABD’nin Düşmanlarına Yaptırımlarla Karşı Koyma Yasası’ (CAATSA) kapsamında Türkiye'ye uygulanan yaptırımları kaldıracağını da açıkladı.

Trump öte yandan NATO üyesi Avrupa ülkelerinin İran’daki savaşa dair tutumlarını bir kez daha eleştirdi. Bu ülkelerin güvenliğine milyarlarca dolar harcadıklarını ve İran konusunda destek istemediklerini, ancak Hürmüz Boğazı meselesinde de bu ülkelerin yardımdan çekindiğini vurgulayan Trump, “Hiçbir yardım istemiyorduk, bir anlamda insanları sınıyordum. Bizi destekleyip desteklemeyeceklerini görmek istiyordum. Çünkü ben her zaman onlara yardım ettiğimizi söyledim, ama aynısını yapıp yapmayacaklarından emin değilim.”


Trump Ankara'da: NATO beni büyük hayal kırıklığına uğrattı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Ankara yakınlarındaki Etimesgut Hava Üssü'ne başkanlık uçağı Air Force One ile gelen ABD Başkanı Donald Trump'ı karşıladı. (AFP)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Ankara yakınlarındaki Etimesgut Hava Üssü'ne başkanlık uçağı Air Force One ile gelen ABD Başkanı Donald Trump'ı karşıladı. (AFP)
TT

Trump Ankara'da: NATO beni büyük hayal kırıklığına uğrattı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Ankara yakınlarındaki Etimesgut Hava Üssü'ne başkanlık uçağı Air Force One ile gelen ABD Başkanı Donald Trump'ı karşıladı. (AFP)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Ankara yakınlarındaki Etimesgut Hava Üssü'ne başkanlık uçağı Air Force One ile gelen ABD Başkanı Donald Trump'ı karşıladı. (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, NATO Liderler Zirvesi'ne katılmak üzere bugün (Salı) Ankara'ya geldi. Trump, İran'a yönelik savaş sırasında ittifakın tutumu nedeniyle NATO'dan "büyük hayal kırıklığı" duyduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinde konuşan Trump, "NATO beni büyük hayal kırıklığına uğrattı. Açıkçası zirve Türkiye'de düzenlenmeseydi muhtemelen katılmazdım." ifadelerini kullandı.

İttifak üyelerinin İran'a yönelik savaşta destek vermemesine değinen Trump, "Hiçbir yardıma ihtiyacımız yoktu. Ama bir bakıma insanları test ediyordum. Yanımızda durup durmayacaklarını görmek istedim. Çünkü ben her zaman onlara yardım ettiğimizi söyledim. Fakat onların da aynısını yapacağından emin değilim." dedi.

AFP'nin aktardığına göre Trump'ın, çarşamba günü yapılacak zirvenin ana oturumu öncesinde NATO liderleri onuruna verilecek resmi akşam yemeğine katılması bekleniyor.

ABD başkanlık uçağı Ankara'ya inmeden önce NATO, milyarlarca dolarlık askeri projelerin tanıtıldığı bir savunma forumu düzenledi. Forumun amacı, Avrupalı müttefiklerin savunma harcamalarını artırdığını Trump'a göstermek olarak değerlendiriliyor.


NATO zirvesi Trump'ı bekliyor: Avrupa'nın gelecekteki güvenliğinde ABD'nin rolü tartışılıyor

ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)
TT

NATO zirvesi Trump'ı bekliyor: Avrupa'nın gelecekteki güvenliğinde ABD'nin rolü tartışılıyor

ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)

32 üyeli Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) liderleri, Türkiye'de düzenlenen zirvede ABD Başkanı Donald Trump'ın ittifakın geleceğinde Washington'ın üstleneceği role ilişkin açıklamalarını bekliyor. Zirve, Trump yönetiminin Rusya'nın dört yılı aşkın süredir Ukrayna'da sürdürdüğü savaşı Avrupa'nın diğer bölgelerine yaymasını önleyecek liderlik rolünü üstlenip üstlenmeyeceğine ilişkin soru işaretlerinin gölgesinde başladı.

Müttefikler, Trump'ın NATO'ya aktif bağlılığını sürdürmesini isterken, ittifakın önemli bir dönüşüm sürecine girdiğinin ve Avrupa'nın geleneksel savunmasında ABD'ye daha az bağımlı olmak zorunda kalacağının da farkında.

Trump yönetimi daha önce, ABD'nin askeri gücünü Orta Doğu ile Çin'in başlıca rakip haline geldiği Hint-Pasifik bölgesine kaydırmak amacıyla Avrupa'daki asker ve askeri kapasitesini azaltacağını açıklamıştı.

sdef
ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin Ankara kentinde düzenlenen resmi törende onur kıtasını selamlıyor. (AP)

New York Times, Avrupa hükümetlerinin (NATO 3.0) NATO'nun üçüncü versiyonu olarak tanımlanan yeni döneme mümkün olduğunca sorunsuz geçiş sağlamaya çalıştığını yazdı. Gazeteye göre Avrupa ülkeleri, ABD'nin bırakacağı boşluğu tamamen olmasa da büyük ölçüde doldurarak, giderek daha saldırgan ve militarize hale gelen Rusya'nın oluşturduğu tehdidi azaltmayı hedefliyor.

"NATO 3.0" dönemi

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Avrupa ülkelerini savunma harcamalarını artırmaya teşvik ederken aynı zamanda Trump'ın ittifaktan uzaklaşmasını önleyecek hassas bir denge kurmaya çalışıyor.

Rutte geçen hafta yaptığı açıklamada, "NATO 3.0 anlayışını yeniden hayata geçireceğiz. Daha güçlü bir Avrupa, daha güçlü bir NATO demektir" ifadelerini kullandı.

67kı8o
ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da düzenlenen resmi karşılama töreninde onur kıtasını selamlıyor. (AP)

Salı günü düzenlenen Transatlantik Savunma Sanayii Forumu'nda Avrupa ile ABD arasındaki savunma iş birliğinin güçlendirilmesine vurgu yapan Rutte'nin, salı ve çarşamba günkü oturumlarda Avrupa'nın savunma harcamaları ve silah alımları konusunda olumlu mesajlar vermesi bekleniyor.

Polonya Dışişleri Bakanı ve eski Savunma Bakanı Radoslaw Sikorski ise NATO'nun kuruluşundan bu yana geçirdiği dönüşümü şu sözlerle özetledi:

"NATO 1.0, Sovyet saldırganlığı ve yayılmacılığına karşı açık bir savunma ittifakıydı. NATO 2.0 ise Soğuk Savaş sonrası yeni bir misyon arayışını temsil ediyordu."

rt5y6u
Rusya'nın füze ve İHA saldırılarında ağır hasar gören Kiev yakınlarındaki Vişneve'de bulunan bir mahallede yanan atölye. (Reuters)

Sikorski'ye göre Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı kapsamlı biçimde işgal etmesi, Çin'in artan küresel iddiası ve Washington'ın kaynaklarını Avrupa'dan Asya'ya kaydırma isteği, "NATO 3.0" döneminde Avrupa'nın konvansiyonel savunmanın daha büyük yükünü üstlenmesi, ABD'nin ise kriz anında devreye giren stratejik bir müttefik konumuna geçmesi anlamına gelecek.

Trump savunma harcamaları baskısını sürdürecek

ABD'li yetkililer, Trump'ın zirvede NATO üyelerine savunma bütçelerini artırmaları yönündeki baskısını sürdüreceğini öngörüyor.

Müttefikler geçen yıl, savunma harcamalarını 2035 yılına kadar gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5'ine çıkarma taahhüdünde bulunmuştu.

ABD'nin NATO Daimi Temsilcisi Matthew Whitaker geçen hafta yaptığı açıklamada, "Yükümlülüklerini yerine getirenler kazanacak, geride kalanlar ise bunun zorluklarıyla karşılaşacak" uyarısında bulundu.

Trump geçmişte NATO'yu "kâğıttan kaplan" olarak nitelendirmiş, ayrıca İran ile yaşanan gerilim sırasında müttefiklerini ABD'nin yanında yer almamaları halinde sonuçlarına katlanacakları yönünde birçok kez uyarmıştı.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ise daha sert bir tutum sergileyerek, önümüzdeki altı ay içinde Avrupa'daki Amerikan askeri varlığının yeniden gözden geçirileceğini açıklamıştı.

Uzmanlar, NATO içinde güçlü bir "Avrupa ayağı" oluşturulmasının zaman alacağını belirtiyor. Bunun yalnızca finansmanla sınırlı olmadığı; ABD'nin artık sağlamayabileceği gelişmiş silah sistemlerinin geliştirilmesi, satın alınması ve entegrasyonunun da gerektiği ifade ediliyor.

dfrgthyuj
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, NATO Liderler Zirvesi kapsamında Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Beştepe Külliyesi'nde düzenlenen resmi karşılama töreni ve onur kıtası merasimi öncesinde, Cumhurbaşkanlığı İstihbarat Başkanı İbrahim Kalın ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'la görüşüyor. (Reuters)

Bu kapsamda uzun menzilli karadan karaya füze sistemleri, gelişmiş hava savunma ağları, uydu altyapısı ve istihbarat koordinasyonu kritik unsurlar arasında gösteriliyor.

Rutte ayrıca ABD'nin NATO'nun temel nükleer caydırıcılığını, yani "nükleer şemsiyesini" sürdürmesinin hayati önem taşıdığını vurguluyor.

"Ukrayna savaşı tehlikeli yeni bir aşamaya girebilir"

Zirve, Ukrayna savaşının "tehlikeli yeni bir aşamaya" girebileceğine yönelik Amerikan uyarılarının gölgesinde gerçekleştiriliyor.

Washington Post yazarı David Ignatius'un aktardığına göre, eski CIA Direktörü William Burns, "Tırmanma riski gerçek ve giderek artıyor" değerlendirmesinde bulundu. Burns, bunu Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin üzerindeki iç baskının artmasına ve cephede yaşadığı kayıplara bağladı.

Görevdeki Amerikalı yetkililer de ABD'nin bu uyarıları geçen aydan bu yana Avrupalı müttefikleriyle paylaştığını doğruladı.

ABD'nin eski Ukrayna Büyükelçisi William Taylor ise Türkiye'deki NATO zirvesinin, Trump yönetiminin ittifak içinde güven, güç ve liderlik sergilemesi için önemli bir fırsat olduğunu belirtti.

Taylor'a göre Ukrayna'nın son dönemde sahada elde ettiği başarılar, Trump'a Moskova'yı savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya zorlamak için ilave diplomatik koz sağlıyor.

NATO ülkeleri de CIA'den benzer uyarılar aldıklarını ve bunun Rusya'nın olası bir tırmanışına ilişkin kendi istihbarat değerlendirmelerini güçlendirdiğini ifade ediyor.

Polonya Haber Ajansı'nın aktardığına göre istihbarat kaynakları, Rusya'nın NATO'nun tepkisini test etmek amacıyla Polonya'ya yönelik silahlı bir provokasyona girişebileceği uyarısında bulundu.

Olası senaryolar arasında Polonya'nın elektrik iletim altyapısına gerçek ya da simüle edilmiş saldırılar ile Polonya-Rusya sınırı yakınlarında gizli hibrit operasyonlar yer alıyor.

Letonya, Litvanya ve Estonya da olası bir Rus saldırısına karşı hazırlık planlarını gözden geçiriyor.

Polonya ile Litvanya arasında yer alan Rus toprağı Kaliningrad, NATO açısından en hassas gerilim noktalarından biri olarak görülüyor. Buradaki Rus birliklerinin kuzey ya da güneye doğru NATO topraklarına hızla hareket edebileceği belirtilirken, Belarus da olası kriz senaryolarında kritik bir bölge olarak değerlendiriliyor.

Fransız Le Figaro gazetesi ise Letonya istihbaratının, Rusya'nın Baltık ülkeleri veya Polonya'ya yönelik askeri provokasyon hazırlığında olduğuna işaret eden göstergeler tespit ettiğini yazdı.

Türkiye'ye F-35 satışı yeniden gündemde

Avrupa'nın ABD güvenlik şemsiyesini koruma çabalarının sürdüğü dönemde, Trump'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a Türkiye'nin yeniden F-35 hayalet savaş uçağı programına dahil edilmesine hazır olduğu mesajını vermesi bekleniyor.

Böyle bir adım, Trump'ın yedi yıl önce ulusal güvenlik gerekçesiyle uygulamaya koyduğu yasağın kaldırılması anlamına gelecek. Ancak bu değişiklik Kongre'de muhalefetle karşılaşabilir.

Trump, Erdoğan'ı güçlü liderler arasında gördüğünü birçok kez dile getirirken, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de kısa süre önce Trump'ın yönetimine, Türkiye'nin talep ettiği savaş uçaklarının tedariki için çözüm bulunması talimatı verdiğini açıklamıştı.

Trump geçen ay Beyaz Saray'da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile görüşmesi sırasında F-35 programına ilişkin bir soruya, Erdoğan'a "onu çok mutlu edecek bir hediye" vereceğini söylemişti.

ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack da Türkiye ile F-35 krizinin yıl sonuna kadar çözülebileceğini belirterek, Kongre'nin nihayetinde bu kararı destekleyeceğini ifade etti.

Türkiye'ye F-35 satışına karşı çıkan isimler arasında İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu da bulunuyor.