Yemenli iş insanları, Husilerin zorbalığından şikayetçi

Husiler ticari faaliyetlerin çoğunu tekelleştirdi

İbb şehrinde Husiler tarafından el konulan bir hastanenin Twitter'da paylaşılan bir fotoğrafı
İbb şehrinde Husiler tarafından el konulan bir hastanenin Twitter'da paylaşılan bir fotoğrafı
TT

Yemenli iş insanları, Husilerin zorbalığından şikayetçi

İbb şehrinde Husiler tarafından el konulan bir hastanenin Twitter'da paylaşılan bir fotoğrafı
İbb şehrinde Husiler tarafından el konulan bir hastanenin Twitter'da paylaşılan bir fotoğrafı

Husi milisler kendilerine bağlı pek çok ticari faaliyete el koyuyor. Son olarak Husilere bağlı iş insanı İbrahim Muhammed el-Hamli görevden alıp mal varlığına el konuldu.
Geçtiğimiz Ocak ayı ortasında Husi iş insanı İbrahim Muhammed el-Hamli darbe liderine, darbe hükümetinin üst düzey yetkililerini, şirketi rüşvet ve avans olarak alınan meblağlar da dahil olmak üzere büyük meblağlardan mustarip olduğunu bildirdikten sonra Husi yönetimine Kara Taşımacılığı Otoritesi için bir proje üzerinde çalışmasının engellendiğini anlatan bir mesaj gönderdi.
Hamli mesajında, şirketinin, Velid el-Vadii tarafından temsil edilen Kara Taşımacılığı Düzenleme Kurumu ile Hudeyde’de bir kara limanı projesini uygulamak üzere proje için yaklaşık iki yıl süren çalışmalar ve tasarımlar yapıp Husi yetkililere büyük meblağlarda rüşvet ödenmesinden sonra bir anlaşma imzaladığını belirtti. Bu meblağların yolsuzluk yapan kişiler tarafından teslim alındığını ve bu kişilerin işleri zorlaştırdığını ifade etti.
Hamli, Husi üyelerinin projeyi adını vermediği başka bir tarafa havale ettiğini söyledi. Ancak ekonomik kaynaklar, milislerin Savunma Bakanlığı'nda lojistik destekten de sorumlu olan milislerin yatırım yetkilisi Salih Musfir eş-Şair'e bağlı bir müteahhitlik şirketi olduğunu belirtti.
Husi Grubu’na mensup iş insanının şikayet mesajında belirtilenlere göre, bu liderler onunla imzalanan sözleşmeyi iptal etmekle yetinmediler ve kaybettiği meblağları ve ondan alınanları iade etmeyi reddettiler. Ayrıca ‘Ard Al-Saeeda’ isimli bir takas şirketinin şirkete yatırdığı parasını iade etmesine engel oldular. Milislerin kontrolündeki Sana'a'daki Merkez Bankası şubesinden parası iade edilene kadar şirketin kapatılması yönünde talimat aldığına işaret etti.
Yolsuzluğa bulaşan yetkililerin nüfuzları sayesinde borsa şirketini yeniden açabildiklerini söyleyen Hamli, -miktarını belirtmediği- parasını iade etmeyi reddettiklerini ifade etti.
Meşru hükümetin kontrolündeki bölgelerdeki çatışmalarda milis kontrolündeki bölgelere yaptığı hareket nedeniyle şirketinin mağazalarında kaybettiğinden daha fazlasını kaybettiğini söyleyen iş adamı, mektubunda, milis lideri Abdulmelik el-Husi'den uygun gördüğü kişileri onunla oturması ve elindeki belgeleri incelemesi için görevlendirmesi ayrıca tüm detayları, ardından gerçeğin idrakini ve adalet ve insafın idaresini, kendisini yağmalayıp işini durduran memurlardan alması için talepte bulundu.
Bu şikayet, milis kontrolündeki bölgelerde yaşayan başka bir iş adamı tarafından destekleniyor. Söz konusu iş adamı, “Milis yönetiminde bir akrabanız varsa veya tüccarların, politikacıların, aktivistlerin, milletvekillerinin, muhaliflerin ve devlet kurumlarının el konulan tüm mülkleri için adli muhafız olarak atanan Salih Şair ile akrabaysanız, Kolayca ağır ekipman ithalatı yapabilir, gıda yardım depoları kurabilir ve bu kuruluşlar için lojistik hizmet ihalesi kazanabilirsiniz. Sözleşmeler imzalayabilir, döviz şirketleri açabilir ve petrol türevleri ve ilaçları ithal edebilirsiniz. Grubun liderliğindeki bir grup etkili insan, müteahhitlik ve akaryakıt ve ilaç ithalatı gibi büyük ticari faaliyetlerde tekel haline geldi. Yurtiçinde bu grup, çimento, kaya kırıcılar, savaş uçaklarını besleme, devasa ticaret merkezleri inşa etme ve Kızıldeniz kıyı bölgelerinde tatil köylerine sahip olma ticaretini tekelleştiriyor” dedi.
Şarku’l Avsat’a konuşan İbb şehrindeki yerel kaynaklar, büyük Husi güçlerinin özel sektöre ait ‘Dar eş-Şifa’ Hastanesinin binasını birkaç saat kuşattıktan sonra bastığını hastanede milis otoritesine karşı çıkan hissedarlar olduğu suçlamasıyla adli muhafız sıfatıyla liderin temsilcisi Şair'e teslim ettiğini bildirdi. Kaynaklar, darbe karşıtlarına veya hissedarlarına ait olduğu için milislerin söylentilerine dayanarak bu sürecin konut ve yatırımlara da uzanacağını öngörüyor.
Husi milisleri, geçtiğimiz yılın ortası ve sonunda Yarim ilçesindeki ‘Selama’ hastanesine ve İb kentindeki ‘el-Emin’ ihtisas hastanesine yıllarca süren ve hastane yönetimi ve yatırımcıları üzerinde etkili olan baskı ve zorbalık operasyonlarının ardından el koymuştu. Ayrıca Manar Hastanesi, Hansa kliniği, Kadın Öncüleri Vakfı ve hayır kurumları da dahil olmak üzere birçok kuruma el koydu.



Lübnan, İran büyükelçisinin ikamet iznini uzattı

Beyrut tarafından “istenmeyen kişi” ilan edilen İran’ın Lübnan Büyükelçisi Muhammed Rıza Şeybani (Arşiv– İran medyası)
Beyrut tarafından “istenmeyen kişi” ilan edilen İran’ın Lübnan Büyükelçisi Muhammed Rıza Şeybani (Arşiv– İran medyası)
TT

Lübnan, İran büyükelçisinin ikamet iznini uzattı

Beyrut tarafından “istenmeyen kişi” ilan edilen İran’ın Lübnan Büyükelçisi Muhammed Rıza Şeybani (Arşiv– İran medyası)
Beyrut tarafından “istenmeyen kişi” ilan edilen İran’ın Lübnan Büyükelçisi Muhammed Rıza Şeybani (Arşiv– İran medyası)

Lübnan makamları dün, eski İran Büyükelçisi Muhammed Rıza Şeybani’ye “diplomat olarak değil, İran vatandaşı olarak” altı aylık yasal oturma izni verdi. Karar, Lübnan Dışişleri Bakanlığı’nın mart ayında Şeybani’yi “istenmeyen kişi” ilan ederek 72 saat içinde ülkeyi terk etmesini istemesinden aylar sonra geldi. Şeybani bu talebe uymamıştı. ا

Bir güvenlik kaynağı Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Kamu Güvenliği Genel Müdürü Tümgeneral Hasan Şukeyr’in kendisine yasal yetkileri çerçevesinde oturma izni verilmesini önerdiğini belirtti. Kaynağa göre Şukeyr, izin belgesini imzalamadan önce konuyla ilgili siyasi makamları, yani cumhurbaşkanı, başbakan ve içişleri bakanını bilgilendirdi. 

Lübnan Dışişleri Bakanlığı kaynakları ise bakanlığın Şeybani’ye oturma izni verildiğinden haberdar olmadığını söyledi. Kaynaklar, Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’nin tutumunun net olduğunu belirterek, “Bu dosya uzlaşmaya açık değil; İran kararın gereğini yerine getirmeli” ifadelerini kullandı. 

Verilen oturma izni Şeybani’ye herhangi bir diplomatik statü veya dokunulmazlık tanımıyor; Lübnan’da yalnızca İran vatandaşı olarak yasal biçimde kalmasına olanak sağlıyor. Kararın, Şeybani’nin mevcut vizesinin sona erdiği 24 Ağustos’ta alındığı bildirildi.


Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'yi "terörizmi destekleyen devletler" listesinden çıkardı

ABD Hazine Bakanlığı (Reuters)
ABD Hazine Bakanlığı (Reuters)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'yi "terörizmi destekleyen devletler" listesinden çıkardı

ABD Hazine Bakanlığı (Reuters)
ABD Hazine Bakanlığı (Reuters)

ABD Hazine Bakanlığı tarafından yayımlanan bir bildirime göre ABD Dışişleri Bakanlığı, dün Suriye’yi ABD’nin “teröre destek veren ülkeler” listesinden çıkardı. Daha önce bu yılın başlarında duyurulan karar, Kongre’nin incelemesine tabi tutulmuştu.

Bir ülkenin “teröre destek veren ülkeler” listesine alınması, ABD’nin dış yardımlarına, savunma ekipmanı ihracatına ve bazı finansal işlemlere kısıtlamalar getirilmesine yol açıyor.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Suriye’nin listeden çıkarılmasıyla ABD, 47 yıldır uygulanan bu sınıflandırmaya son vermiş oldu.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent yaptığı açıklamada, kararın “Suriye’ye daha fazla yatırım yapılmasını teşvik ederek ülkedeki siyasi ve ekonomik istikrarın güçlenmesine yardımcı olacağını” söyledi. Karar, eski Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinden yaklaşık iki yıl sonra geldi.

Suriye Merkez Bankası Başkanı Safvet Raslan da Washington’un ülkesini teröre destek veren devletler listesinden çıkarmasını memnuniyetle karşıladı.

Raslan, X platformundaki paylaşımında ABD’nin kararını “Suriye’nin ‘teröre destek veren devlet’ olarak sınıflandırılmasına son verilmesi, ülkeyi küresel ekonomi sistemindeki doğal konumuna döndüren tarihi bir adım” olarak nitelendirdi. Merkez Bankası’nın “tüm fırsatlara uyum sağlayabilecek ve bunlardan yararlanabilecek modern ve güvenilir bir finansal sistem kurmak için çalıştığını” belirtti.

Karar kapsamında ayrıca El Nusra Cephesi’nin “Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Terör Örgütü” statüsü de kaldırıldı.


İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırılarında 2'si çocuk 5 Filistinli öldü

Han Yunus'taki Nasır Hastanesi'nde çadırında vurularak hayatını kaybeden 10 yaşındaki Amal Ebu Hatır'ın büyükannesi, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu (Reuters)
Han Yunus'taki Nasır Hastanesi'nde çadırında vurularak hayatını kaybeden 10 yaşındaki Amal Ebu Hatır'ın büyükannesi, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu (Reuters)
TT

İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırılarında 2'si çocuk 5 Filistinli öldü

Han Yunus'taki Nasır Hastanesi'nde çadırında vurularak hayatını kaybeden 10 yaşındaki Amal Ebu Hatır'ın büyükannesi, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu (Reuters)
Han Yunus'taki Nasır Hastanesi'nde çadırında vurularak hayatını kaybeden 10 yaşındaki Amal Ebu Hatır'ın büyükannesi, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu (Reuters)

Gazze Şeridi’ne dün düzenlenen bir dizi İsrail hava saldırısında, aralarında iki çocuğun da bulunduğu en az 5 Filistinli hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. Bilgi, sağlık kaynakları ve sivil savunma ekipleri tarafından paylaşıldı.

Sivil Savunma Sözcüsü Mahmud Basal, “Şafaktan bu yana Gazze Şeridi’ne yönelik İsrail saldırılarında, aralarında iki çocuğun da bulunduğu en az 5 şehit verildiğini” açıkladı.

Şafak saatlerinde Gazze Şeridi’nin merkezindeki Deyr el-Belah kentinde bir çadırın İsrail hava saldırısında hedef alınması sonucu 2 Filistinli hayatını kaybetti. Basal’ın yanı sıra Aksa Şehitleri Hastanesi de iki kişinin cansız bedenlerinin kendilerine ulaştırıldığını doğruladı.

Şeridin güneyindeki Han Yunus kentinde ise Nasır Hastanesi, “Han Yunus’un kuzeyinde işgal güçlerinin açtığı ateş sonucu 10 yaşındaki Amal Nişat Ebu Hatır’ın hayatını kaybettiğini” duyurdu.

Gazze’deki Ambulans ve Acil Durum Servisi daha sonra, Gazze Şeridi’nin merkezindeki Bureyc Mülteci Kampı’na düzenlenen İsrail hava saldırısında 4 yaşındaki bir çocuğun hayatını kaybettiğini ve çok sayıda kişinin yaralandığını açıkladı.

Sivil Savunma da yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’nin merkezindeki Bureyc Kampı’nın doğusunda bir evin hedef alınmasının ardından bir çocuğun cansız bedeninin enkazdan çıkarıldığını, bir anne ile çocuğunun ise enkaz altından kurtarıldığını bildirdi.

Filistinliler, Gazze Şeridi'ndeki Şeyh Radvan mahallesine İsrail'in düzenlediği hava saldırısı sonucu çıkan yangını söndürmek için çalışıyor (EPA)
Filistinliler, Gazze Şeridi'ndeki Şeyh Radvan mahallesine İsrail'in düzenlediği hava saldırısı sonucu çıkan yangını söndürmek için çalışıyor (EPA)

Öte yandan Han Yunus’un batısına düzenlenen İsrail hava saldırısında bir kişinin daha hayatını kaybettiği, çok sayıda kişinin yaralandığı belirtildi. Sivil Savunma ve Nasır Hastanesi, saldırının can kaybına yol açtığını doğruladı.

Gazze Şifa Hastanesi ise en az 7 kişinin, iki ayrı saldırıda yaralandığını bildirdi. Saldırılardan biri Gazze kentinin batısındaki bir su arıtma tesisini, diğeri ise yakındaki Şati Mülteci Kampı’ndaki bir mescidi hedef aldı.

Hamas Sözcüsü Hazım Kasım ise yaptığı açıklamada, “yerinden edilmiş kişilerin yoğun olarak bulunduğu bölgelere yönelik artan bombardımanın ve çadırlarının imha edilmesinin, ateşkes anlaşmasına rağmen işgal güçlerinin tehcir planını hâlâ gündeminde tuttuğunu gösterdiğini” savundu.

Kasım, söz konusu saldırıların “ABD Başkanı Donald Trump ile Mısır, Türkiye ve Katar liderlerinin imzaladığı ateşkes anlaşmasına yönelik açık bir umursamazlığın doruk noktası” olduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Gazze’de ateşkesin geçen yıl 10 Ekim’de yürürlüğe girmesinden bu yana, İsrail saldırılarında en az bin 286 Filistinli hayatını kaybetti. Hamas tarafından yönetilen Gazze Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre hazırlanan bu rakamların Birleşmiş Milletler tarafından güvenilir kabul edildiği belirtildi.

Buna karşılık İsrail ordusu, aynı dönemde 5 askerinin öldüğünü açıkladı.

Hamas, geçen temmuz ayının sonunda, savaşın ikinci aşamasına geçilmesini öngören ABD öncülüğündeki yol haritasını kabul etmişti. Plan, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yüzde 60’ından fazlasını kontrol eden İsrail güçlerinin bölgeden çekilmesini öngörüyordu. Ancak İsrail planı kabul etmedi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise Gazze Şeridi’nden herhangi bir çekilme gerçekleşmeden önce Hamas’ın tamamen silahsızlandırılmasını şart koşuyor.