AB siyasi süreçten önce Esed rejimi ile normalleşmeye karşı olduğunu yineledi

Lazkiye kırsalında çıkan çatışmalarda 4 HTŞ üyesi ve rejim güçlerinden 7 unsur öldü

TT

AB siyasi süreçten önce Esed rejimi ile normalleşmeye karşı olduğunu yineledi

Rusya, Türkiye ile Suriye rejimi arasındaki normalleşme sürecini sürdürmek için temaslarını yoğunlaştırırken, Avrupa Birliği (AB), Suriye'de ilgili Birleşmiş Milletler (BM) kararlarına dayanan siyasi bir çözüme olan desteğini ve siyasi sürece dahil olması için rejim üzerindeki baskıyı sürdüreceğini vurgulayarak rejimle herhangi bir yakınlaşmaya karşı olduğunu bir kez daha yineledi.
AB Suriye Delegasyonu Başkanı Dan Stoenescu ile Suriye Müzakere Komisyonu (SMK) Başkanı Bedir Camus'un İstanbul'da yaptığı ve SMK’nin faaliyetleri ve AB’nin Suriye'deki gelişmelere ilişkin tutumu dahil olmak üzere çeşitli konuların tartışıldığı toplantıda AB tarafı Suriye rejimi ile herhangi bir yakınlaşmaya dair tutumunu yineledi. Stonescu, toplantıda AB’nin Suriye rejimi siyasi bir geçiş sürecine girene ve BM Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) 2254 sayılı kararını tam olarak uygulayana kadar Suriye rejimi ile herhangi bir normalleşmeyi, yaptırımları kaldırmayı ya da yeniden inşa sürecini başlamayı reddettiğini vurguladı.
Stoenescu, cumayı cumartesiye bağlayan gece Twitter hesabından paylaştığı bir tweette, “Bedir Camus ile yaptığım görüşme sırasında, Anayasa Komitesi'nin çalışmalarını ve Cenevre’deki siyasi süreci canlandırmak için çabaların yoğunlaştırılması gereğinden bahsettim. AB’nin BMGK’nın 2254 sayılı kararının tam olarak uygulanması yönündeki sözünü tutmaya devam ettiği konusunda Camus’a güvence verdim” ifadelerini kullandı.
SMK Başkanı Camus da Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, Suriye'deki çözümün insani yardımdan değil, Suriye halkının özlemlerini karşılayan siyasi bir çözümden geçtiğini ve bunun gecikmesinin Suriye’nin içinde ve dışında yaşayan Suriyelilerin çektikleri sıkıntıları artırdığını vurguladı. Camus, eğitim alanında daha fazla destek sağlamanın yanı sıra Lübnan'daki mültecilere ve Suriye'nin kuzeyindeki yerinden edilenlere yönelik ilginin artırılması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Bedir Camus başkanlığındaki SMK’den bir heyet geçtiğimiz günlerde AB Dış ilişkiler Servisi (EEAS) Orta Doğu ve Kuzey Afrika Genel Müdürü Helene Le Gal ve Yardımcısı Carl Hallergard ile Belçika'nın başkenti Brüksel'de bir araya geldi. Heyet, toplantıda AB yetkililerine ‘feci haldeki insani durumu’ anlattı ve AB’yi başta eğitim alanı olmak üzere muhaliflerin kontrolündeki bölgelere insani desteği artırmaya çağırdı.
Helene Le Gal, AB’nin rejimle normalleşme konusundaki tutumunu sürdürdüğünü belirterek siyasi süreçte Suriye halkının geleceğine hizmet edecek şekilde bir ilerleme sağlanana kadar yeniden yapılanma ya da yaptırımların kaldırılmasından bahsetmenin mümkün olmayacağını vurguladı.
Öte yandan Rusya, Türkiye ile Suriye rejimi arasındaki ilişkileri normalleştirme sürecini sürdürmek ve İran'ın önümüzdeki toplantılara ve atılacak adımlara dahil olup olmayacağını teyit etmek için temasları yoğunlaştırdı.
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, Türkiye, Rusya ve Suriye savunma bakanları ile istihbarat teşkilatlarının başkanları arasında 28 Aralık'ta Moskova'da gerçekleşen üçlü toplantıda üzerinde anlaşmaya varılan hususların uygulanmasının takibi amacıyla önümüzdeki günlerde teknik heyetler arasında toplantıların yapılacağını söyledi. Bakan Akar, Türkiye’nin Suriye rejimiyle yakınlaşmasının amacının terörle mücadele, Suriyeli mültecilerin ülkelerine güvenli bir şekilde dönüşü ve Suriye'de istikrarı sağlama olduğunun da altını çizdi.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Rusya ile varılan bir mutabakat çerçevesinde Halep-Lazkiye uluslararası karayolunun (M4) güneyinde bulunan Gab Ovası’na bağlı Kastun beldesindeki askeri noktadan çekilip yolun kuzeyine taşıması, Suriye rejimi ile normalleşme yolunda ilerleme çerçevesinde atılmış bir adım olarak değerlendirildi.
Kastun’daki askeri nokta, Sehliye bölgesinde, Suriye rejim güçlerinin Curin köyündeki mevzilerine birkaç kilometre uzaklıktaydı. TSK’nın Gab Ovası’ndan çekilmesi, rejimin M4 karayoluna erişimini ve eş-Şuğur ilçesini kontrol altına almasını kolaylaştıracak. TSK, 2021 yılının Ocak ayında Kastun’daki askeri noktayı ve İdlib'in doğusunda rejim güçleri ve ona bağlı milislerin kontrolündeki Serakib ilçesinin kuzeyindeki Afes köyü yakınlarında bir nokta daha kurdu. Bunu, aynı yılın Nisan ayında eş-Şuğur’da bir askeri noktanın daha kurulması izledi.
Türkiye, 2020’nin Şubat ayı sonlarında İdlib'de rejim güçlerinin düzenlediği bir saldırıda 30'dan fazla Türk askerinin şehit edilmesinin ardından Rusya ile 5 Mart 2020 tarihinde Moskova'da İdlib’te ateşkes için imzalanan anlaşmanın uygulanması çerçevesinde M4 karayolunu açma adımlarını geçtiğimiz günlerde atmaya başladı. M4 karayolunun açılması, özellikle Türkiye, Rusya, Suriye rejimi, İran gibi çeşitli taraflarca memnuniyetle karşılandığından Ankara ile Şam arasındaki normalleşme yolunda atılan ilk fiili adım olabilir.
Ankara, 28 Aralık'ta Moskova'da gerçekleşen Türkiye, Rusya ve Suriye savunma bakanları toplantısının ardından M4 karayolunun açılması dosyasına odaklanmaya başladı. M4 karayolunun kapalı kalması, 2020 yılının mart ayında Moskova'da İdlib anlaşmasının imzalanmasından bu yana Moskova’nın Ankara’ya baskı yaptığı bir meseleydi. Türkiye ile Suriye rejimi arasındaki normalleşme görüşmeleri sırasında dosya yeniden masaya yatırıldı.
Suriyeli muhalif kaynaklara ve basında çıkan haberlere göre Türkiye, halihazırda uzun süredir büyük bölümünü Rusya’nın kontrol ettiği M4 karayolundaki işleyişin, Rusya ve Suriye rejimi ile birlikte üçlü bir denetim mekanizmasıyla düzenlenmesini istiyor. TSK ve onunla birlikte hareket eden muhalif gruplar M4 karayolunun küçük bir bölümünü kontrol ederken muhalif gruplara yolu işletmeye hazırlanmaları için bilgi verdi. Türkiye, topraklarına doğru yeni bir göç dalgasına neden olacak, rejim ve Rusya ile yapılan görüşmelerin ana gündem maddesi olan mülteci sorununu daha da derinleştirecek yeni çatışmaların olmayacağından emin olduktan sonra diğer askeri noktalardan geri çekilmek şartıyla, üçlü iş birliği mekanizmasının etkinliğini test etmeden yolu tamamen teslim etmek istemiyor.
Türk yetkililer ile Heyetu Tahriru'ş Şam (HTŞ) liderleri arasında M4 karayolu üzerindeki Türk gözlem noktalarının korunması, emniyete alınması ve bunlara yaklaşılmaması gibi meselelerin ele alındığı iki görüşme yapıldığı bildirildi. Son günlerde göstericiler, rejimle yakınlaşmayı protesto etmek için bu noktalardan bazılarına baskınlar düzenlemişti. Ankara, Şam ve Moskova ile anlaşmaya varılması halinde M4 karayolunun açılması planının başarısızlığa uğramasına yol açacak herhangi bir adım atılmaması gerektiğini de vurguladı.
Aynı haberlerde Türkiye’nin HTŞ’nin kontrolünde olan ve rejimin kontrolünün kendisine verilmesini istediği Bab el-Hava Sınır Kapısı’nı yeniden açarak M4 karayolunu işletmek ve Suriye üzerinden uluslararası geçiş yolunu açmak için bir plan hazırladığı belirtildi.
Diğer taraftan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), cumartesi günü HTŞ'ye bağlı Osman bin Affan Tugayı'nın DEAŞ mevzilerine düzenlediği saldırı sırasında Lazkiye'nin kuzey kırsalındaki Tellet el-Burkan bölgesi çevresinde Suriye rejimi ile ağır ve orta menzilli silahlarla yaşanan şiddetli çatışmalarda 4 HTŞ üyesi ve rejim güçlerinden 7 unsurun öldüğünü bildirdi.
Rejim güçleri, çatışmanın ardından Hama'nın batı kırsalındaki Gab Ovası’na bağlı Sirmaniye, Duveyr el-Ekrad ve el-Karkur köylerinin çevresini ağır toplarla bombaladı.
Öte yandan İdlib, Sermin beldesi, Arab Said köyü ve Deyr Hasan ve ona bağlı mülteci kampları gibi HTŞ'nin kontrolündeki bölgelerde, cuma günü, Türkiye'nin Şam ile yakınlaşmasına karşı gösteriler düzenlendi. Protestocular, ‘Kimyasal silah kullanan bir rejimle uzlaşmaya hayır’ gibi cephelerin açılması ve rejimin devrilmesi çağrısında bulundukları sloganlar attılar.
Anadolu Ajansı (AA), Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) omurgasını oluşturan Halk Koruma Birlikleri’nin (YPG), Suriye'nin doğusundaki Deyrizor ilinde SDG’nin bölgelerindeki uygulamalarını protesto etmek için bir araya gelen Arap göstericilerin üzerine ateş açtığını bildirdi. AA’nın açıklamalarını aktardığı yerel kaynaklara göre cuma günü Deyrizor'un es-Sabha ve Ebrehiyye beldelerinde SDG'ye karşı düzenlenen gösterilere onlarca sivil katıldı. Ancak YPG üyeleri, sivillerin üzerine ateş açarak göstericileri dağıtarak es-Sabha ve Ebrehiyye’de 3 günlük sokağa çıkma yasağı ilan etti.
Göstericiler, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin kontrolü altındaki bölgelerde hayat şartlarının iyileştirilmesi, sivillerin ‘keyfi olarak tutuklanmalarına’ son verilmesi ve tutukluların serbest bırakılması çağrısında bulundular.



Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek için gösteri düzenledi

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
TT

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek için gösteri düzenledi

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)

İsrail ve Hamas arasında iki yıldan uzun süredir devam eden kanlı savaşın harap ettiği Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilere destek olmak için dün Paris'te binlerce kişi gösteri düzenledi.

Organizatörlerin yaklaşık 50 bin, Paris polisinin ise yaklaşık 8 bin 400 kişi olduğunu tahmin ettiği kalabalık, "Gazze, Gazze, Paris seninle" ve "Paris'ten Gazze'ye direniş!" gibi sloganlar atarak yürüdü. Filistin bayrakları ve "Filistin, sessiz kalmayacağız" ve "Soykırımı durdurun" yazılı pankartlar taşıdılar.

Yürüyüşe, başta Boyun Eğmeyen Fransa Partisi lideri Jean-Luc Mélenchon olmak üzere birçok sol görüşlü siyasi isim katıldı.

Fransa-Filistin Dayanışma Derneği Başkanı Anne Tuyon, ateşkesin 10 Ekim'de yürürlüğe girmesinden yedi hafta sonra AFP'ye yaptığı açıklamada, "Henüz hiçbir şeyin yolunda olmadığını unutmamalıyız" dedi. Dernek, gösteriye çağrıda bulunan 80 STK, siyasi parti ve sendikadan biri.

frgt
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)

"Ateşkes sadece bir sis perdesi... İsrail bunu her gün ihlal ediyor, Gazze'ye insani yardımların girmesini engellemeye devam ediyor ve Gazze'deki altyapıyı ve evleri yıkmaya devam ediyor. Kalıcı bir ateşkes ve soykırımın sona ermesini talep ediyoruz."

ABD'nin arabuluculuğunda varılan ateşkes anlaşmasının şartları uyarınca, İsrail ordusu Gazze Şeridi'nden "sarı hat"ın gerisine çekildi ve bu hat, İsrail'e bölgenin yüzde 50'sinden fazlasının kontrolünü hâlâ sağlıyor.

Ancak, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e saldırmasının ardından patlak veren savaşta ateşkes son derece kırılgan olmaya devam ediyor.

Anne Tuyon, "İsrail'in uluslararası hukuka uymasını sağlamanın tek yolu yaptırımlar uygulanmasıdır" diyerek, işgal altındaki Batı Şeria'da yerleşimci şiddetinin "eşi benzeri görülmemiş boyutlara" ulaştığı "yerleşim faaliyetlerindeki şaşırtıcı hızlanma"yı kınadı.

Tam adını vermek istemeyen 72 yaşındaki Saliha, Gazze'deki "soykırıma" karşı düzenlenen bir yürüyüşe katılmak için geldiğini söyledi.

"Tüm insanlık çaresizce izliyor. Bu tam bir dokunulmazlık," diyerek, "İnsanların bunu görüp de hiçbir şey yapamaması son derece şok edici. Yapabileceğimiz tek şey seferber olmak" ifadelerini kullandı.

İsminin açıklanmasını istemeyen 42 yaşındaki Bertrand ise perşembe günü işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Cenin'de İsrail polisi ve ordusunun ortak operasyonunda öldürülen iki adamın videolarının da kanıtladığı gibi, "katliam ve soykırımın devam ettiğini" söyledi. Birleşmiş Milletler, "bir başka yargısız infaz gibi görünen" olayın soruşturulması çağrısında bulundu.

Protestocular, ekonomik ve mali yaptırımların olmaması nedeniyle, "Sokaklarda ve seçilmiş yetkililer aracılığıyla baskı yapmaya devam etmeliyiz" diye düşünüyor.


İtalya Suudi Arabistan ile savunma alanında iş birliğini artırmaya hazır

Suudi Arabistan - İtalya Yatırım Forumu önümüzdeki salı günü 500'den fazla İtalyan şirketinin katılımıyla başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)
Suudi Arabistan - İtalya Yatırım Forumu önümüzdeki salı günü 500'den fazla İtalyan şirketinin katılımıyla başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)
TT

İtalya Suudi Arabistan ile savunma alanında iş birliğini artırmaya hazır

Suudi Arabistan - İtalya Yatırım Forumu önümüzdeki salı günü 500'den fazla İtalyan şirketinin katılımıyla başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)
Suudi Arabistan - İtalya Yatırım Forumu önümüzdeki salı günü 500'den fazla İtalyan şirketinin katılımıyla başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)

İtalya'nın Riyad Büyükelçisi Carlo Baldocci, ülkesinin Suudi Arabistan ile savunma alanındaki iş birliğini derinleştirmeye hazır olduğunu ve bu hayati alanda yerelleştirme, endüstriyel kapasite geliştirme ve beceri geliştirme konularında Vizyon 2030 hedefleriyle tam uyum içinde olduğunu söyledi.

Büyükelçi Baldocci, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, şu an çeşitli İtalyan şirketlerin Suudi ortaklarıyla deniz platformları, helikopterler, elektronik savunma ve gelişmiş gözetleme teknolojileri dahil olmak üzere çok çeşitli sistemler üzerinde iş birliği yaptığını açıkladı.

Büyükelçi Baldocci, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin geçtiğimiz yıl el-Ula'da gerçekleştirdiği görüşme ve stratejik ortaklık anlaşmasının imzalanmasının enerji, altyapı, kültür, inovasyon ve savunma sektörlerinde iş birliğinin hızla genişlemesine yol açtığını açıkça ifade etti.

Büyükelçinin açıklamaları, Suudi Arabistan-İtalya Yatırım ve İş Forumu'nun salı günü başkent Riyad'da 500'den fazla İtalyan şirketin katılımıyla iki ülke arasında sürdürülebilir endüstriyel ortaklıklar kurmak amacıyla başlamasına eşlik etti.

El-Ula toplantısının meyveleri

İtalya’nın Riyad Büyükelçisi Baldocci, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakan Muhammed bin Selman ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin katılımıyla el-Ula'da imzalanan stratejik ortaklık anlaşmasının rekor sürede somut ilerlemeler sağladığını açıkladı.

Büyükelçi Baldocci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Enerji, altyapı, kültür, inovasyon ve savunma alanlarında iş birliğinin hızla genişlediğini gördük. 10 milyar avronun üzerinde değere sahip anlaşmaların imzalanması, bu yeni aşamanın derinliğini ve ciddiyetini yansıtıyor. Daha da önemlisi, kurumlarımız arasındaki diyalog daha düzenli, yapılandırılmış ve ileriye dönük hale gelerek, uzun vadeli planlamaya imkan veren bir güven ortamı yarattı.”

cvf
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, İtalya Başbakanı'nı geçtiğimiz yıl el-Ula'da ağırladı (SPA)

Savunma iş birliğinin derinleştirilmesi

Ülkesinin Suudi Arabistan ile savunma alanındaki iş birliğini, yerelleştirme, endüstriyel kapasite geliştirme ve beceri geliştirme konularında Vizyon 2030 hedeflerine tam olarak uygun şekilde artırmaya hazır olduğunu vurgulayan İtalya Büyükelçisi Baldocci, İtalyan şirketlerinin, İtalya'nın uluslararası alanda tanınan uzmanlığa sahip olduğu çok çeşitli sistemlerde Suudi Arabistan’dan muadilleriyle ortaklık kurduğunu belirtti. Söz konusu sistemler arasında deniz platformları, helikopterler, elektronik savunma ve ileri gözetleme teknolojileri yer alıyor.

Bu bağlamda, iki ülkenin savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad'da düzenlenen İtalyan Sanayi Günleri, İtalyan yeteneklerini sergilemek ve pratik iş birliği biçimlerini tartışmak için önemli bir platform sağlayan Büyükelçi Baldocci, “Bu etkinlik, İtalyan şirketlerinin Krallık'taki kurumlar ve endüstri ile doğrudan iletişim kurmasına ve yerelleştirme, ortak eğitim ve endüstriyel gelişme gibi alanlarda fırsatları keşfetmesine olanak tanıdı. Temeller sağlam ve her iki taraf da bu iş birliğini zaman içinde güçlendirmeye kararlı” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu

İki ülke arasındaki ortaklığın güçlendirilmesinde bir sonraki adımın bu iş birliğinin sürekliliğini sağlamak olduğunu vurgulayan Büyükelçi Baldocci, her iki tarafın da şu anda bakanlıklar, kurumlar ve özel sektör arasındaki koordinasyonu güçlendirmek için çalıştığını ve böylece büyük projelerin net yol haritaları ve ortak öncelikler doğrultusunda ilerlemesini sağlamak için çaba gösterdiğini belirtti.

sdfgt
Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu, İtalya’dan 500'den fazla şirketin katılımıyla önümüzdeki salı günü başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)

İtalyan Büyükelçiye göre, Riyad'da 25 ve 26 Kasım tarihlerinde 500'den fazla İtalyan şirketini bir araya getirecek olan Suudi Arabistan-İtalya Yatırım ve İş Forumu, stratejik ortaklık hedefini sürdürülebilir endüstriyel ortaklıklara, ortak yatırımlara ve daha derin kurumsal diyaloga dönüştürmeye yardımcı olacak önemli bir dönüm noktası olacak. Büyükelçi Baldocci, Suudi Arabistan-İtalya Yatırım ve İş Forumu'nun özel oturumlar ve doğrudan iş toplantıları aracılığıyla bu sektörlerin çoğuna odaklanarak somut ortaklıkları keşfetmek için benzeri görülmemiş bir platform sağlayacağını belirtti.

Vizyon 2030 fırsatları

Suudi Arabistan Vizyon 2030 projesinin İtalya’nın endüstriyel güçleriyle son derece uyumlu bir yatırım ortamı yarattığını belirten Büyükelçi Baldocci, altyapı ve mobilitenin en cazip sektörler arasında yer almaya devam ettiğini, İtalyan şirketlerinin şu anda büyük ölçekli kentsel gelişim projelerine, sürdürülebilir ulaşım çözümlerine ve inşaat işlerine katkıda bulunduğunu ve Vizyon ile bağlantılı stratejik projelerde ek fırsatların ortaya çıkacağını ifade etti.

Büyükelçi Baldocci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Enerji sektöründe, İtalyan grupların yenilenebilir enerji, hidrojen, şebeke modernizasyonu ve enerji verimliliği teknolojileri alanlarında faaliyet göstermesi ile iş birliği hızla genişliyor. Bu alanlar, Suudi Arabistan’ın temiz enerji gündemini hızlandırması açısından öncelikli. Suudi Arabistan’ın yeşil hidrojen konusunda küresel bir merkez olma hedefi, özellikle Avrupa pazarlarına tedarik sağlamak açısından ortak yatırımlar için en umut verici alanlardan birini oluşturuyor.”

xscdfrg
Suudi Arabistan ve İtalya hükümetleri arasında Stratejik Ortaklık Konseyi'nin kurulmasına ilişkin imza töreninden bir kare (SPA)

Suudi Arabistan’ın yapay zeka, siber güvenlik, yarı iletkenler, veri merkezleri ve akıllı şehir uygulamalarına yoğun yatırım yaptığı ileri teknolojilerden de bahseden İtalyan Büyükelçi, ülkesinin endüstriyel otomasyon, özel yazılım, ileri üretim ve dijital çözümler alanlarında bu öncelikleri tamamlayan rekabetçi yeteneklere sahip olduğunu belirtti.

İki ülke arasındaki ticaret hacminin büyümesi

İki ülke arasındaki ticarette görülen güçlü artışın, Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 programı kapsamında geçirdiği dönüşüm ile İtalya’nın sanayisinin kapasiteleri arasındaki yapısal uyumu yansıttığını ifade eden Büyükelçi Baldocci, “İtalya'nın ihracatı, altyapı, enerji dönüşümü ve ileri teknolojiler alanındaki büyük yatırım döngüsünün etkisiyle, makine, ilaç, elektrikli ekipman ve özel endüstriyel bileşenler gibi neredeyse tüm başlıca kalemlerde büyüme kaydetti” dedi.

İtalyan Büyükelçi, ikinci faktörün İtalya'nın Ulusal İhracat Planı’nda Suudi Arabistan’ın öncelikli ülkeler arasında yer alması ve bu sayede İtalyan şirketlerinin Suudi pazarına daha verimli bir şekilde girmesine yardımcı olan tanıtım programları, kurumsal destek araçları ve ticari düzenlemeler başlatması olduğunu söyledi. Büyükelçi Baldocci, İtalyan ihracatının yüzde 28 gibi dikkat çekici bir artışla 6,2 milyar euroya ulaştığını hatırlattı.

Üçüncü faktörün ise iki ülke arasındaki iş ortamının iyileşmesi olduğunu ifade eden Büyükelçi Baldocci, “Kurumsal misyonların yoğunluğu, yatırımı kolaylaştırmak için yeni kanalların etkinleştirilmesi ve ekonomik kurumlar arasındaki yakın diyalog, engellerin azaltılmasına ve ticaret alışverişinin hızlanmasına katkıda bulundu” diye ekledi.


Muhammed bin Selman, Starmer ve Erdoğan ile son gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman (Şarku'l Avsat)
TT

Muhammed bin Selman, Starmer ve Erdoğan ile son gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman (Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman bin Abdulaziz ile Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer arasında dün yapılan telefon görüşmesinde, bölgedeki anlaşmazlıkların diplomatik yollarla çözülmesi gerektiği vurgulandı.

Görüşmede, bölgedeki son gelişmeler ve İsrail'in İran'a yönelik askeri operasyonlarının yansımaları ele alınırken, tüm anlaşmazlıkların diplomatik yollarla çözülmesi ve gerilimin azaltılması için her türlü çabanın sarf edilmesinin önemine değinildi.

Diğer yandan İsrail'in İran'a yönelik saldırısı bağlamında Suudi Arabistan ve Türkiye, gerilimin düşürülmesi ve itidalli davranılması için her türlü çabanın sarf edilmesi gerektiğini ve diyaloğa dönülerek tüm anlaşmazlıkların diplomatik yollarla çözülmesinin önemini vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA’dan aktardığına göre, Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki telefon görüşmesinde, İsrail'in İran'a yönelik saldırısının ardından bölgede yaşanan gelişmeler gözden geçirildi ve söz konusu gelişmelerin krizin çözümüne yönelik mevcut diyaloğun kesintiye uğramasına yol açtığı ifade edildi.

Türk devlet televizyonu TRT, iki tarafın bölgesel ve küresel konuları ele aldığını belirtti. Erdoğan'ın, Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki İsrail'in ‘bölgenin istikrar ve güvenliğine en büyük tehdidi oluşturduğunu’ söylediği ve bu tehdidin İran'a yönelik saldırıyla bir kez daha ortaya çıktığını belirttiği aktarıldı.

Erdoğan, ABD ile İran arasında nükleer müzakereler yoluyla uzlaşma arayışlarının sürdüğü bir dönemde İsrail'in İran'a yönelik saldırısının barış çabalarını baltalamayı amaçladığını ve İsrail saldırılarının İsrail'in ‘bölgesel ve küresel güvenliği sorumsuzca tehdit ettiğini’ bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.

Görüşme sırasında Erdoğan, ‘bölgenin yeni bir krizi kaldıramayacağı ve yıkıcı bir savaşın bölgedeki tüm ülkelere düzensiz göç dalgaları yaratabileceği’ uyarısında bulunarak, ‘nükleer anlaşmazlığın ancak devam eden müzakereler yoluyla çözülebileceğini’ vurguladı.