Suudi Arabistan’da palmiyelerin nakil edilmesine yönelik ilk operasyon başarıyla gerçekleştirildi

Uluslararası Kızıldeniz şirketi, küresel çapta bir başarıya imza attı.

Girişim ile bitki türlerinin ithalatına aşırı bağımlılığın azaltılması amaçlanıyor. (Uluslararası Kızıldeniz şirketi)
Girişim ile bitki türlerinin ithalatına aşırı bağımlılığın azaltılması amaçlanıyor. (Uluslararası Kızıldeniz şirketi)
TT

Suudi Arabistan’da palmiyelerin nakil edilmesine yönelik ilk operasyon başarıyla gerçekleştirildi

Girişim ile bitki türlerinin ithalatına aşırı bağımlılığın azaltılması amaçlanıyor. (Uluslararası Kızıldeniz şirketi)
Girişim ile bitki türlerinin ithalatına aşırı bağımlılığın azaltılması amaçlanıyor. (Uluslararası Kızıldeniz şirketi)

Uluslararası Kızıldeniz şirketi, palmiye ağacını turizm destinasyonlarına naklederek dikmek amacıyla gerçekleştirdiği operasyon ile küresel bir başarıya imza attı.  Bu türden bir operasyon, Suudi Arabistan'da ilk defa yapıldı.
Yeşil Suudi Arabistan girişiminin hedefleriyle uyumlu olarak atılan  bu adım, yerli olmayan bitki türlerinin ithalatına aşırı bağımlılığı azaltmayı amaçlıyor.
Yıllanmış palmiye ağacının yapısal bileşimi, bu tür bir yerel ğacı, yenilikçi hedefi için yeşil peyzaj tasarımı planları dahilinde başka bir yere dikmek isteyen Uluslararası Kızıldeniz şirketi için büyük bir sorun teşkil ediyordu. Bu sorunun nedeni, güçlü köklerinin yerinden sökülmesi, taşınması ve güvenli bir şekilde yeniden dikilmesinin zor oluşundan kaynaklanıyordu. Köklerin bütünlüğünü ve çevreleyen büyük miktarda toprağın transferini sağlama süreci için özel olarak tasarlanmış metodolojilerin incelenmesini, test edilmesini ve geliştirilmesini denetlemek için uzman bir ekip oluşturuldu.
Şirketin Çevre ve Sürdürülebilirlik Başkanı Raid el-Basit, konuyla ilgili şu açıklamada bulundu:
“Sonuçları ne olursa olsun söz konusu gelişme çevreyi etkiliyor bile olsa bu bazıları için sadece gayrimenkul projelerinin tesliminden ibaret olabilir. Veya projelerinin çevre düzenlemesini uygularken zamandan tasarruf etmek için tamamen olgunlaşmış bitkileri ithal etmeye başvurmak da onlar için başarı olabilir. Ancak Uluslararası Kızıldeniz şirketi olarak biz, görevleri farklı bir şekilde gerçekleştirmek için tüm engelleri aşmakta ve tüm kararlarımızın sorumluluğunu taşımakta ısrar ediyoruz. Çünkü önceliklerimiz olan insanı ve doğayı koyuyoruz. Bu eşsiz başarıya ulaşmak, yeni mühendislik yöntemleri ile teknolojileri hayata geçirmeyi, çeşitli alanlarda ve hassas disiplinlerde iş birliği köprüleri kurmak için yaratıcı düşünmeyi gerektiriyordu. Bu projenin uygulanması kolay olmadı. Ancak kendimizi zorladık ve şimdi, daha sonraki taşıma operasyonlarında da kullanılabilecek başarılı bir ağaç taşıma mekanizması modelimiz var. Bu model özelde bölgenin doğasına ve destinasyonlarımızın ziyaretçilerine, genelde ise işimize fayda sağlayacak.”
Söz konusu girişim, şirketin doğayı koruma ve biyoçeşitliliği geliştirme çabaları kapsamında başlatıldı. Bu bağlamda, Umluj ili yakınlarında kentleşme veya kuraklık riski taşıyan üç hurma ağacı, şirketin personel oteli Turtle Bay'e taşındı. Operasyon yedi gün sürdü ve 70 kilometreden fazla mesafe kat edildi.
Şirketin çevre programları departmanı yöneticisi Tarık El-Abbasi konuyla ilgili şu açıklamada bulundu:
"Dünya çapında, palmiye ağacının yetiştirilmesiyle ilgili zorlukları ele ele alan hiçbir bilimsel yayın bulunmamakta. Bu nedenle, bu olgun ve devasa ağaçları güvenli bir şekilde taşımak için kendi metodolojilerimizi, prosedürlerimizi ve araçlarımızı geliştirip test etmemiz gerekti."
Uluslararası Kızıldeniz şirketinin ana hedeflerinden biri, biyoçeşitlilik için vazgeçilmez olan temel yaşam alanlarını koruyarak ve geliştirerek, 2040 yılına kadar çevresel çeşitliliğin değerinde yüzde 30'a varan bir artış sağlamak. Şirket, gayrimenkul geliştirmenin ve bölgede meydana gelen çevresel iyileştirmenin etkilerini izlemek için doğal yaban hayatı sistemlerine yönelik düzenli çevre araştırmaları yürütüyor. Şirket bu adımları, yöntemini iyileştirmek ve yenilenebilir hedeflerine ulaşılmasını sağlamak için atıyor.



Suudi Arabistan: Haccın amacından sapmasına izin vermeyeceğiz

Korgeneral Muhammed el-Bassami, Hac güvenlik sisteminin görevlerini yerine getirmeye hazır olduğunu doğruladı (Fotoğraf: Beşir Salih)
Korgeneral Muhammed el-Bassami, Hac güvenlik sisteminin görevlerini yerine getirmeye hazır olduğunu doğruladı (Fotoğraf: Beşir Salih)
TT

Suudi Arabistan: Haccın amacından sapmasına izin vermeyeceğiz

Korgeneral Muhammed el-Bassami, Hac güvenlik sisteminin görevlerini yerine getirmeye hazır olduğunu doğruladı (Fotoğraf: Beşir Salih)
Korgeneral Muhammed el-Bassami, Hac güvenlik sisteminin görevlerini yerine getirmeye hazır olduğunu doğruladı (Fotoğraf: Beşir Salih)

Suudi Arabistan, hac sezonunun dini amaçlarının dışına çıkarılmasına yol açabilecek hiçbir uygulamaya izin verilmeyeceğini belirtti. Yetkililer, cuma ikindi saatlerine kadar yurt dışından gelen hacı sayısının bir buçuk milyonu aştığını açıkladı.

Mekke bölgesindeki Birleşik Güvenlik Operasyonları Merkezi’nde (911) düzenlenen Hac Güvenlik Güçleri Komutanlığı düzenlediği toplantının ardından basına açıklamalarda bulundu. Toplantıda bu yılki hac sezonuna ilişkin güvenlik, trafik ve organizasyon planları ile ilgili talimat ve rehberler ele alındı.

Suudi Arabistan Kamu Güvenliği Müdürü Muhammed el-Bassami, hac güvenlik sisteminin görevlerini yerine getirmeye tam anlamıyla hazır olduğunu söyledi.

Bassami, “Hedefimiz, hacının güvenli şekilde varış noktasına ulaşması, ibadetlerini yerine getirmesi ve ülkesine sağ salim dönmesidir” dedi.

dfbhyju
Cuma günü Mekke'de düzenlenen Hac güvenlik güçleri liderlerinin basın toplantısından bir kare (Fotoğraf: Beşir Salih)

Kalabalık yönetim planlarının; insan akışını düzenleme, yoğunluğu dağıtma ve güzergâhlar arasındaki kesişmeleri mümkün olduğunca azaltmaya odaklandığını belirten Bassami, teknolojinin sahadaki güvenlik personeliyle birlikte önemli bir rol oynadığını ifade etti.

Suudi yetkili ayrıca risk analizlerine göre farklı senaryolara hazırlık yapıldığını, tüm güvenlik kurumlarının hazırlık seviyesini test etmek amacıyla çok sayıda tatbikat ve saha uygulaması gerçekleştirildiğini söyledi.

Devlet Güvenlik Başkanlığı’na bağlı Özel Acil Durum Kuvvetleri Komutanı Muhammed el-Umari ise güvenlik planlarını “bütünleşik, önleyici ve esnek” olarak tanımladı. Umari, hacıların güvenliğini sağlamak amacıyla merkezi bölgede ve kutsal alanlarda güvenlik güçlerinin konuşlandırıldığını belirtti.

Sivil Savunma Müdürü Hamud el-Farac da hac sezonu için hazırlıkların ve koordinasyonun tamamlandığını söyledi. Farac, “Hacılara hizmet veren tüm kurumlara öz savunma konusunda eğitim verdik” dedi. Ayrıca gönüllü kadın ve erkeklerin, tüm görevlerde sivil savunma ekipleriyle birlikte çalıştığını ifade etti.

thy
Korgeneral Muhammed Al-Omari, Mekke'deki Hac güvenlik güçleri liderlerinin basın toplantısında konuşurken (Fotoğraf: Başir Salih)

Öte yandan Hac Pasaport Kuvvetleri Komutanı Salih el-Murabba, “Mekke Yolu Girişimi”nin yurt dışından gelen hacıların yüzde 30’unu kapsadığını söyledi.

Murabba, cuma ikindi saatlerine kadar Suudi Arabistan dışından gelen hacı sayısının 1 milyon 518 bin 153’e ulaştığını açıkladı.


Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı: Hac sezonunun başarısı herkesin ortak sorumluluğu

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Dr. Tevfik er-Rabia, dün Cidde’de hac işleri yetkilileri ve ofis başkanlarıyla gerçekleştirdiği toplantıda bir konuşma yaptı. (SPA)
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Dr. Tevfik er-Rabia, dün Cidde’de hac işleri yetkilileri ve ofis başkanlarıyla gerçekleştirdiği toplantıda bir konuşma yaptı. (SPA)
TT

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı: Hac sezonunun başarısı herkesin ortak sorumluluğu

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Dr. Tevfik er-Rabia, dün Cidde’de hac işleri yetkilileri ve ofis başkanlarıyla gerçekleştirdiği toplantıda bir konuşma yaptı. (SPA)
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Dr. Tevfik er-Rabia, dün Cidde’de hac işleri yetkilileri ve ofis başkanlarıyla gerçekleştirdiği toplantıda bir konuşma yaptı. (SPA)

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Dr. Tevfik er-Rabia, hac sezonunun başarısının tüm kurumlar ve hac işleri ofislerinin ortak sorumluluğu olduğunu belirterek, bu kurumları bir araya getiren unsurun ‘Allah’ın misafirlerine hizmet etme şerefi’ olduğunu söyledi. Er-Rabia, hacıların konforu ve güvenliğinin sağlanması ile ibadetlerini sorunsuz şekilde yerine getirebilmeleri için erken hazırlık ve disiplinli uygulamanın başarının en önemli unsurlarından biri olduğunu vurguladı.

Açıklamalar, dün Cidde’de düzenlenen Büyük Hac Sempozyumu kapsamında gerçekleştirilen toplantıda yapıldı. İslam ülkeleri ile Müslüman toplulukların bulunduğu ülkelerden hac ofisi başkanlarının katıldığı toplantının, hac sezonuna yönelik hazırlık seviyesini artırmayı, koordinasyonu güçlendirmeyi ve dünya genelindeki heyetlerle sürekli iletişimi geliştirmeyi amaçladığı belirtildi.

Er-Rabia, Hac Hizmetleri Sistemi’nin, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ile Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman tarafından doğrudan desteklenip yakından takip edildiğini ifade etti. Bu desteğin, hacılara hizmet için insan kaynağı, teknoloji ve organizasyonel imkânların seferber edilmesine katkı sağladığını kaydetti.

Er-Rabia ayrıca, hac ofisi başkanlarının iş birliği ve kurallara bağlılıklarından övgüyle söz ederek, geçen sezonun hemen ardından başlatılan erken hazırlık ve planlamanın, hac sisteminin hazırlık düzeyi ile hacılara sunulan hizmetlerin kalitesine olumlu yansıdığını dile getirdi.

vfrb
Çeşitli İslam ülkeleri ile Müslüman toplulukların bulunduğu ülkelerin hac işleri büro başkanlarının bir araya geldiği toplantıdan (SPA)

Dr. Tevfik er-Rabia, sahte hac kampanyalarıyla mücadelede ortak çalışmanın sürdürülmesinin önemine dikkat çekerek, izinsiz kişilerin hac heyetlerine ait çadır ve otellere girişine kesinlikle izin verilmemesi gerektiğini söyledi. Er-Rabia, bu konuda kurallara uyulmasının hac ofisi başkanlarının sorumluluğunda olduğunu ve bunun hacıların güvenliği ile sunulan hizmetlerin düzenli şekilde yürütülmesi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

Mekke ile kutsal bölgelerde bu yıl yüksek sıcaklıkların görüldüğünü belirten er-Rabia, hacıların güvenliği için ek tedbirler alınması gerektiğini kaydetti. Hacıların özellikle Arafat’taki çadırlarda sabah 10.00 ile öğleden sonra 16.00 saatleri arasında kalmalarının önemine işaret eden er-Rabia, bu saatlerde yürüyüş yapılmaması ve açık alanlardaki kalabalıklardan kaçınılması gerektiğini vurguladı. Kurallara uyulup uyulmadığının ise yoğun saha denetimleri ile güvenlik ve operasyon ekipleri tarafından takip edildiğini belirtti.

Er-Rabia ayrıca, yoğun saatlerde hacıların Mekke’deki konaklama alanlarına yakın camilerde namaz kılmalarının önem taşıdığını, aşırı sıcak, yorgunluk ve izdiham riskine karşı bu saatlerde Mescid-i Haram’a gitmemeleri gerektiğini söyledi. Hac şirketlerine, çadırlarda gerekli tüm ihtiyaçların sağlanması yönünde talimat verildiğini aktaran er-Rabia, buna dinlenme alanları, ses sistemleri ve Arafat Vakfesi hutbesinin yayınlanacağı ekranların da dahil olduğunu ifade etti.

Er-Rabia, onaylı ulaşım ve sevk planlarına bağlı kalınmasının hac sezonunun başarısında önemli rol oynadığını belirterek, kutsal bölgelerde rastgele toplu yürüyüşlerin hacıların güvenliği açısından doğrudan risk oluşturduğunu ve hareket akışını olumsuz etkilediğini söyledi. Özellikle hacıların Arafat’tan Müzdelife’ye yürüyerek geçiş yapmalarının ciddi yoğunluğa neden olabileceği uyarısında bulundu.

vfdv
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Dr. Tevfik er-Rabia, erken hazırlık ve sistemli planlamanın Hac sisteminin hazırlık durumuna ve hacılara sunulan hizmetlerin kalitesine yansıdığını vurguladı. (SPA)

Bakan er-Rabia, şeytan taşlama sırasında uygulanan sevk programları ile Arafat’tan Müzdelife’ye geçiş saatlerine tam uyulmasının önemine dikkat çekerek, bunun hacıların güvenliği ve kutsal bölgelerdeki hareket akışının düzenli şekilde sürdürülmesi açısından doğrudan etkili olduğunu söyledi.

Er-Rabia ayrıca, lisanslı sağlık hizmeti sağlayıcılarıyla tam iş birliği yapılmasının ve sağlık talimatlarına uyulmasının önemini vurguladı. Yaşlı hacılar ile kronik hastalığı bulunanların yakından takip edilmesi gerektiğini kaydeden er-Rabia, ilaç temini, sıcak çarpmasına karşı korunma ve bulaşıcı hastalıklara yönelik önlemlerin eksiksiz uygulanmasının önem taşıdığını belirtti. Gerektiğinde dini ruhsatlardan yararlanılmasının da hacıların ibadetlerini güven içinde yerine getirmelerine katkı sağlayacağını söyledi.

Er-Rabia, akıllı telefonu bulunan tüm hacıların Nusuk uygulamasını indirip aktif hale getirmelerinin önemine işaret ederek, uygulamanın 11’den fazla dilde 100’ü aşkın hizmet sunduğunu ifade etti. Bugün dünya genelinde 51 milyondan fazla kullanıcının uygulamayı kullandığını belirten er-Rabia, bunun hacıların yolculuğunu kolaylaştırdığını ve hizmetlere erişimi düzenlediğini dile getirdi.

Er-Rabia, sezon boyunca ortaya çıkabilecek her türlü sorun ve aksaklığı gidermeye hazır olduklarını belirterek, çok dilli destek sağlayan 1966 numaralı çağrı hattının hacılar arasında daha geniş şekilde tanıtılması çağrısında bulundu. Hattın, hacıların yardım talebinde bulunmalarını ve hizmetlerden kolaylıkla yararlanmalarını sağladığını kaydetti.

Toplantıda ayrıca bu yılki hac sezonuna yönelik hazırlıklar ele alınırken, hacılara sunulan organizasyonel ve operasyonel hizmetler ile çeşitli girişimler gözden geçirildi. Taraflar, hac heyetleriyle koordinasyon ve entegrasyonun güçlendirilmesi yollarını da değerlendirerek, hacılara sunulan hizmetlerin geliştirilmesini görüştü.

rgth
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Dr. Tevfik er-Rabia, dün düzenlenen Hac Döneminde Sağlık ve Güvenlik Forumu’nun açılışında bir konuşma yaptı. (Şarku’l Avsat)

Er-Rabia: Bu yılki hac sezonu sona ermeden bir sonraki hac sezonu için planlama yapıyoruz

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı dün düzenlenen Hac Döneminde Sağlık ve Güvenlik Forumu kapsamındaki panelde yaptığı konuşmada, hac sezonuna yönelik hazırlıkların mevcut sezon sona ermeden önce başlatıldığını söyledi. Er-Rabia, devlet kurumları, hacı işleri ofisleri ve hac şirketlerinin katılımıyla yürütülen entegre çalışma sistemi sayesinde hacılara sunulan hizmetlerin geliştirilmesi ve operasyonel hazırlık kapasitesinin artırılmasının hedeflendiğini belirtti.

Bir sonraki hac sezonuna ilişkin hazırlıkların Zilhicce ayının 12’nci gününden itibaren başladığını ifade eden er-Rabia, hac hizmeti sunan ofis ve şirketlerin yöneticileriyle toplantılar gerçekleştirildiğini, mevcut sezon tamamlanmadan gelecek sezona ilişkin kapsamlı yol haritasının oluşturulduğunu kaydetti.

Er-Rabia, bakanlığın geçen sezondan itibaren 78 ülkeyle koordinasyon içinde belirli takvimlere dayalı ayrıntılı bir plan uygulamaya başladığını belirterek, bu kapsamda kutsal bölgelerdeki operasyonel süreçler, Mekke ve Medine’deki konaklama hizmetleri, ulaşım, iaşe ve havayolu hizmetlerinin yakından takip edildiğini söyledi. Ayrıca hac ofisleriyle düzenli çevrim içi toplantılar yapılarak hazırlık düzeyinin ve uygulama süreçlerinin izlendiğini ifade etti.

Er-Rabia, Hac ve Umre Ziyaretçilerine Hizmet Programı bünyesindeki Hac Projeleri Yönetim Ofisi’nin, 60’tan fazla devlet kurumundan yaklaşık 600 operasyon planını teslim aldığını ve bu planların uyumlu şekilde entegre edilmesi için çalıştığını belirtti. Bu sayede kurumlar arasında çakışmaların önüne geçildiğini ve en üst düzey hazırlık ile koordinasyonun sağlandığını dile getirdi.

Er-Rabia, hac sisteminde kaydedilen gelişmelerin Suudi Arabistan yönetiminin talimatları ve Yüksek Hac Komitesi’nin takibi doğrultusunda gerçekleşen önemli bir dönüşümü temsil ettiğini söyledi. Tüm kurumların bugün ortak bir hedef doğrultusunda çalıştığını ifade eden er-Rabia, amaçlarının hacılara en iyi hizmeti sunmak ve ibadetlerini güven ve huzur içinde yerine getirmelerini sağlamak olduğunu kaydetti.

Farklı kurumlar arasındaki entegrasyonun hac organizasyonunun gelişimine ve operasyonel verimliliğin artırılmasına katkı sağladığını belirten er-Rabia, bunun aynı zamanda Vizyon 2030 hedefleriyle uyumlu olduğunu ve ülkenin hacılara hizmet konusundaki öncü konumunu güçlendirdiğini ifade etti.


Uluslararası yatırımcılar, ekonomik reformları destekleyerek Suudi Arabistan’a olan yatırımlarını artırıyor

(foto altı) Riyad’daki Kral Abdullah Finans Merkezi (SPA)
(foto altı) Riyad’daki Kral Abdullah Finans Merkezi (SPA)
TT

Uluslararası yatırımcılar, ekonomik reformları destekleyerek Suudi Arabistan’a olan yatırımlarını artırıyor

(foto altı) Riyad’daki Kral Abdullah Finans Merkezi (SPA)
(foto altı) Riyad’daki Kral Abdullah Finans Merkezi (SPA)

Suudi Arabistan, uluslararası yatırımcıların portföylerinde artık yalnızca petrol fiyatlarına dayalı bir bahis olmaktan çıktı ve küresel piyasalar haritasında çok farklı bir konuma yerleşti. Dünyanın önde gelen finans kuruluşları ve varlık yönetim şirketlerinden State Street bünyesinde Ortadoğu, Afrika ve Resmi Kurumlar Sorumlusu olan Emmanuel Laurina, Şarku’l Avsat’a verdiği özel röportajda, Suudi Arabistan’ın kurumsal yatırımcıların gözündeki yerini yeniden şekillendiren derin yapısal dönüşüme dikkat çekti ve şirketinin bu pazara yönelik büyük beklentilerini anlattı.

Laurina, uluslararası yatırımcıların Suudi piyasasına bakışında köklü bir değişim yaşandığını belirterek, ülkenin petrol odaklı bir yatırım alanı olmaktan çıkıp gelişen piyasalar portföylerinde temel bir bileşen haline geldiğini söyledi. Bu dönüşümün arkasında ise yatırım yapılabilir sektörlerin genişlemesi bulunduğunu ifade etti. Özellikle finans, enerji ve hammadde alanlarında oluşan çeşitliliğin, teknoloji ağırlıklı gelişen piyasalara karşı gerçek bir alternatif sunduğunu kaydetti.

Suudi Arabistan’ın büyük küresel hisse senedi ve tahvil endekslerine dahil edilmesinin yabancı sermaye akışlarını daha kurumsal bir çerçeveye oturttuğunu belirten Laurina, bunun aynı zamanda Suudi piyasasının uluslararası portföylerdeki ağırlığını artırdığını söyledi. Laurina’ya göre, Vizyon 2030 reformları da petrol dışındaki alanlarda yatırım fırsatlarının genişlemesinde merkezi rol oynadı.

Günümüzde yatırımcıları cezbeden ne?

Uluslararası ilginin mevcut itici güçlerine değinen Laurina, piyasanın serbestleştirilmesi ve Tadawul üzerinden yabancı yatırımcılara hisse senedi işlemlerinin açılmasının, likiditeyi ve uluslararası katılımı artırdığını söyledi. Laurina, Suudi Arabistan’ın yapay zekâ ve dijital altyapı alanlarında güçlü bir yönelim içinde olduğunu, bu kapsamda dünyanın önde gelen teknoloji şirketleriyle stratejik ortaklıklar kurmayı hedeflediğini belirtti.

Sabit getirili yatırım araçları tarafında ise Suudi devlet tahvillerinin A+ seviyesinde yüksek kredi notuna sahip olduğuna dikkat çeken Laurina, bu tahvillerin ABD tahvillerinin üzerinde pozitif getiri sunduğunu ve dolar bazlı çeşitlendirme arayan yatırımcılar için cazip bir seçenek oluşturduğunu ifade etti.

Laurina, uluslararası yatırımcıların Suudi piyasasına erişim imkanlarının belirgin şekilde iyileştiğini kabul ederken, nitelikli yabancı yatırımcı sisteminin kaldırılması ve kote menkul kıymetlerde doğrudan mülkiyet modeline geçilmesinin bu alanda önemli bir dönüşüm yarattığını söyledi.

Bununla birlikte, bireysel ve toplam yabancı sahiplik oranlarına ilişkin sınırlar ile yerel aracı kurumlar üzerinden işlem yapma zorunluluğu gibi bazı yapısal kısıtlamaların sürdüğünü belirtti. Laurina ayrıca, yabancı borsa yatırım fonlarının Suudi Arabistan’da işlem görmesinin, ülke içindeki piyasa yapıcılığı mekanizmasının henüz sınırlı olması nedeniyle kısmi bir gelişim aşamasında bulunduğunu kaydetti.

Suudi hisse senetlerini hedefleyen yeni bir fon

State Street’in Suudi piyasasındaki doğrudan girişimlerine değinen Laurina, şirketin kısa süre önce Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF) ile iş birliği içinde yeni bir borsa yatırım fonu başlattığını açıkladı. Laurina, söz konusu fonun uluslararası yatırımcılara Suudi hisselerine erişim imkânı sunduğunu ve aktif, sistematik bir stratejiyle piyasa döngüleri boyunca referans endeksin üzerinde getiri hedeflediğini söyledi.

Bu adımın arkasındaki temel nedenin müşteri talebindeki artış olduğunu belirten Laurina, Suudi piyasasının yapısında petrol hisselerinden sağlık, altyapı hizmetleri ve teknoloji gibi sektörlere doğru dikkat çekici bir dönüşüm yaşandığını ifade etti.

TBHY
Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF) ve State Street yetkilileri

Laurina, borsa yatırım fonlarının daha geniş bir yatırım ekosisteminin yalnızca bir parçasını oluşturduğunu kaydederek, bu yapının kurumsal yetkilendirmeler, stratejik ortaklıklar ve küresel endekslere dahil edilmeye bağlı sermaye akışlarının yanı sıra özel piyasalardaki artan faaliyetleri de kapsadığını söyledi. Özellikle Vizyon 2030 kapsamında öncelik verilen sektörlerde özel piyasa yatırımlarının büyüdüğünü vurguladı.

State Street’in daha geniş bölgesel stratejisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Laurina, Ortadoğu ve Afrika bölgesinin grubun gelecekteki büyüme planlarında temel bir yere sahip olduğunu belirtti. Bu stratejinin; Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da varlık sınıflarının kurumsal yapısının güçlendirilmesi, İslam hukukuna uyumlu portföylerin uluslararasılaştırılması ve bölgesel nitelikli yatırım çözümlerine yönelik artan talep olmak üzere üç ana eksene dayandığını söyledi.

Bu çerçevede Riyad’ın 2024 itibarıyla State Street’in dünya genelindeki 11’inci yatırım merkezi haline geldiğini açıklayan Laurina, yerel yatırım ve araştırma ekiplerinin de sürekli genişletildiğini ifade etti. Laurina, Suudi Arabistan’ın şirket açısından stratejik bir piyasa olduğunu ve Ortadoğu-Afrika bölgesindeki büyüme stratejisinin başlıca itici güçlerinden biri olarak görüldüğünü sözlerine ekledi.