Deprem bölgesindeki "natamam" binalarda sıva ve boyayla hasarın gizlenmesine geçit verilmeyecek

Depremlerden etkilenen 11 ilde teknik heyet tarafından natamam binalarda hasar tespit incelemeleri başlatıldı. Böylece inşa halindeki binalarda oluşan deprem hasarının sıva ve boyayla kapatılarak gizlenmesinin önüne geçilecek.

AA
AA
TT

Deprem bölgesindeki "natamam" binalarda sıva ve boyayla hasarın gizlenmesine geçit verilmeyecek

AA
AA

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 11 ilde inşaat mühendisliği alanında uzman akademisyenlerden oluşan teknik heyet tarafından natamam binalarda hasar tespit incelemeleri başlatıldı. Böylece inşa halindeki binalarda oluşan deprem hasarının sıva ve boyayla kapatılarak gizlenmesinin önüne geçilecek.
AA muhabirinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkililerinden aldığı bilgiye göre, depremlerden etkilenen 11 ilde vatandaşların ikamet ettiği binalardaki hasar tespit çalışmaları hızla sürüyor.
Bu bölgelerde depremler olmadan önce yapımına başlanmış ancak henüz tamamlanmamış binalarda ise hasar tespit çalışması yapılmıyordu. Ancak bu binaların hasar durumlarını ve inşaatın hangi koşullarda devam edebileceğini belirlemek üzere İçişleri Bakanlığınca 21 Şubat'ta "Genel Hayata Etkili Afet Bölgelerindeki Natamam Binalar" adlı genelge yayımlandı.
Genelgeye göre, 6 Şubat 2023'ten önce inşasına başlanmış ancak yapımı henüz tamamlanmayan binalarda inşaatın devamı için en geç bir ay içerisinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yetkilendirilen kurum veya kuruluşlardan teknik rapor alınması zorunluluğu getirildi. Görevli teknik heyet tarafından bu inşaatlarla ilgili hazırlanan raporun değerlendirilmesinden sonra, uygun olduğuna karar verilenlerin faaliyetlerine izin verilecek.

Her bina için ayrı ayrı teknik rapor düzenlenecek
Genelge kapsamında, natamam binaların hasar durumlarının belirlenmesi, giderilebilir hasar durumunda uygun teknik metotlar önerilmesi, inşaatın devam edip etmeyeceğine veya hangi koşullara göre sürdürüleceğine karar verilmesi gibi konular, Yapı İşleri Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülecek.
Bakanlık, natamam binaların incelenmesi için inşaat mühendisliği alanında doktora ve üstü düzeyde eğitime sahip uzman kişilerle ve belediyelerle ortak çalışmalara başladı.
Yükseköğretim Kurulunun da destek verdiği Bakanlığın planlamasıyla, her il için ülke genelindeki üniversitelerden 184 öğretim görevlisi ve üyesinin bulunduğu teknik heyet oluşturuldu.
Bu heyetler, inşaat halindeki her bina için ayrı ayrı teknik rapor düzenleyecek.
Bu teknik raporda, yapının dört cephesinden çekilmiş dış cephe fotoğrafları, binanın taşıyıcı ve taşıyıcı olmayan elemanlarındaki hasar durumunu ortaya koyacak şekilde hasarlı elemanların tamamı için, hasarsız elemanların ise yeterli miktarda fotoğraf ve video kayıtları zorunlu olmak üzere tüm tespitleri yer alacak.

Her bina 4 kategoride raporlanacak
İncelenen her bina, 4 kategoride değerlendirilerek raporlanacak.
Hiçbir hasarın görülemediği bina "hasarsız" olarak birinci kategoride değerlendirilerek inşasına izin verilecek. Binada, kılcal düzeyde ve onarılabilir hasar varsa ikinci kategoride değerlendirilecek ve onarım sonrası devamına izin verilecek. Binada taşıyıcı sistemi etkileyen ve önemli çatlaklar ile hasar varsa üçüncü kategoride değerlendirilecek ve bu durumda bina Deprem Yönetmeliği'nin öngördüğü şekilde ileri incelemeye alınacak ve sonucuna göre güçlendirilerek devamına izin verilecek.
Taşıyıcı sistemdeki hasar "onarılamaz-güçlendirilemez" olarak değerlendirilirse dördüncü kategoride yer alacak bina, devamına izin verilmeyerek yıktırılacak.
Böylece inşa halindeki bir binada oluşan deprem hasarının sıva ve boyayla kapatılarak gizlenmesi çabasına izin verilmemiş olacak.

Şu ana kadar 1135 natamam bina incelendi
Bu kapsamda şu ana kadar Kahramanmaraş, Gaziantep, Hatay, Adıyaman ve Osmaniye'de 1135 binanın incelemesi tamamlandı.
Bu binaların 889'unun birinci, 216'sının ikinci, 30'unun ise üçüncü kategoride olduğu tespit edildi. Dördüncü kategoride yani yıkılması gereken bina tespit edilemedi.
Yapı İşleri Genel Müdürlüğünce, faaliyetlerin nasıl yürütüleceği konusundaki bilgilendirme çalışmaları 5 ilde tamamlandı, diğer kentlerde ise devam ediyor.



Türkiye’den Sincar bölgesinde PKK operasyon sinyali

Irak'ın kuzeyindeki Kandil Dağları'nda bulunan PKK militanları (Reuters)
Irak'ın kuzeyindeki Kandil Dağları'nda bulunan PKK militanları (Reuters)
TT

Türkiye’den Sincar bölgesinde PKK operasyon sinyali

Irak'ın kuzeyindeki Kandil Dağları'nda bulunan PKK militanları (Reuters)
Irak'ın kuzeyindeki Kandil Dağları'nda bulunan PKK militanları (Reuters)

Türkiye, Irak'ın kuzeyindeki Sincar bölgesinde, PKK kalıntılarına yönelik sınırlı bir askeri operasyon düzenleme tehdidinde bulundu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, pazartesi akşamı televizyonda yaptığı açıklamada, PKK militanlarının "artık tamamen Irak sorunu haline geldiğini" belirterek, "Egemen bir devlet, topraklarının yasaklı bir grup tarafından işgal edilmesine nasıl izin verebilir?" diye sordu.

Fidan, Haşdi Şabi Güçleri'nin karadan ilerlemesi ve Türk hava desteğini içeren "basit" bir operasyonun iki veya üç gün içinde gerçekleştirilebileceği ihtimaline işaret etti.

Fidan, "Suriye'deki Kürt sorununun Irak boyutu da var" diyerek, "Irak'ın Suriye'de yaşananlardan (SDG güçlerinin Suriye ordusuna entegre edilmesi anlaşması) ders çıkaracağını ve oradaki geçişi kolaylaştıracak daha akıllı kararlar alacağını" umduğunu ifade ederek, Kürdistan PKK militanlarına atıfta bulundu.


Erdoğan: Önümüzdeki günlerde Birleşik Arap Emirlikleri ve Etiyopya'yı ziyaret edeceğim

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AP)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AP)
TT

Erdoğan: Önümüzdeki günlerde Birleşik Arap Emirlikleri ve Etiyopya'yı ziyaret edeceğim

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AP)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AP)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önümüzdeki günlerde hem Birleşik Arap Emirlikleri'ni hem de Etiyopya'yı ziyaret etme niyetini açıkladı.

Ayrı bir açıklamada Erdoğan, Suriye'de kalıcı barışa ulaşmak için bir yol haritası oluşturulduğunu belirterek, tüm tarafların yanlış hesaplamalardan kaçınması ve geçmişteki hataları tekrarlamaması gerektiğinin altını çizdi.


Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.