Haaretz: İsrail'den Azerbaycan'a 92 kargo uçağıyla silah taşınmış olabilir

Azerbaycan merkezli Silk Way havayollarının İsrail Hava Kuvvetleri'ne ait Ovda Hava Üssü'ne yaptığı uçuşların Dağlık-Karabağ savaşı sırasında sıklaştığı tespit edildi

İsrail basını Ovda Hava Üssü'nden kalkan kargo uçaklarının Türkiye üzerinden Azerbaycan'a ulaştığını belirtiyor (Silk Way)
İsrail basını Ovda Hava Üssü'nden kalkan kargo uçaklarının Türkiye üzerinden Azerbaycan'a ulaştığını belirtiyor (Silk Way)
TT

Haaretz: İsrail'den Azerbaycan'a 92 kargo uçağıyla silah taşınmış olabilir

İsrail basını Ovda Hava Üssü'nden kalkan kargo uçaklarının Türkiye üzerinden Azerbaycan'a ulaştığını belirtiyor (Silk Way)
İsrail basını Ovda Hava Üssü'nden kalkan kargo uçaklarının Türkiye üzerinden Azerbaycan'a ulaştığını belirtiyor (Silk Way)

İsrail yönetiminin son 20 senedir stratejik ortaklık geliştirdiği Azerbaycan'a kargo uçaklarıyla silah ve patlayıcı desteği sağladığı öne sürüldü.
Haaretz'in araştırmasına göre, 2016'dan bu yana Azerbaycan merkezli havayolu şirketi Silk Way'e ait 92 kargo uçağı Eylat kentinin kuzeyindeki Ovda Hava Üssü'ne iniş yaptı. Sivil havayolu şirketleri için alışılmadık bir durak olan Ovda Hava Üssü, patlayıcı maddelerin İsrail'e giriş veya çıkış yapabileceği tek nokta olarak biliniyor.
Asya'nın en büyük kargo havayolu şirketlerinden biri olan Silk Way, Tel Aviv'deki Ben-Gurion Uluslararası Havaalanı'na haftada ortalama üç uçuş gerçekleştiriyor. Ancak bunun yanı sıra Ovda'ya iniş yapan kargo uçakları hem İsrail medyasının hem de uluslararası medyanın dikkatini çekti.
Haaretz'in araştırmasına göre Ovda Hava Üssü'nden havalanan Silk Way'e ait kargo uçaklarının sayısı Dağlık-Karabağ bölgesinde çatışmaların yoğunlaştığı, 2016 ortaları, 2020'nin son ayları ve 2021'in sonunda artış gösterdi. İsrail merkezli gazete, ayrıca Ekim 2013'te İsrail Sivil Havacılık Otoritesi'nin Silk Way havayollarına patlayıcı madde taşıyabilmesi adına verdiği muafiyeti hatırlattı.
Silk Way Havayolları, 2018'de Çekya medyasının bir araştırma haberine de konu olmuş ve Bakü'ye yönelik silah ambargosuna karşın İsrail'le yapılan dolaylı bir anlaşma sayesinde kargo uçaklarıyla Azerbaycan'a silah taşındığı öne sürülmüştü.
Haaretz ayrıca 'dış basında çıkan haberlere' dayandırdığı bölümde, İsrail'in silah ihracatına karşılık Bakü'den petrol aldığı ve İran'a erişim için kendine fırsat yarattığını yazdı. Haberde, Azerbaycan'ın İsrail istihbarat servisi Mossad'a, İran'da neler olup bittiğini gözlemleyebilmesi için olanak sağladığı yönünde daha önce ortaya atılan iddialar hatırlatıldı.

Ortak düşman, stratejik ortaklık
Azerbaycan ile İsrail arasındaki ilişkilerin geçmişi Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından Bakü'nün bağımsızlığını ilan ettiği döneme kadar uzanıyor.
Bağımsızlık ilanının ardından Azerbaycan ile Ermenistan arasında yaşanan ve 1994'e kadar devam eden Dağlık Karabağ savaşı nedeniyle her iki taraf da ABD ve Avrupa ülkeleri tarafından uygulanan yaptırımların hedefi haline gelmişti.
Bakü'ye yönelik yaptırımlar İsrail ile Azerbaycan arasındaki ticareti ve stratejik iş birliğini geliştiren en önemli faktörlerden biri oldu. Bunun yanı sıra her iki ülkenin de İran'ı doğrudan bir tehdit olarak görmesi taraflar arasındaki ilişkiyi güçlendirdi.
Wikileaks belgeleri kapsamında yayınlanan 2009 tarihli bir telegrafta, Bakü'deki ABD Büyükelçiliği'nde siyaset ve ekonomi bölümünün başkanlığını yapan Rob Garverick, iki ülke arasındaki ilişkileri şu ifadelerle tanımlıyordu:
“Azerbaycan'ın İsrail ile ilişkileri ihtiyatlı ancak yakın. İki ülke de birbirinin jeopolitik zorluklarını tanımayı kolay buluyor ve İran'ı varlığına yönelik bir güvenlik tehdidi olarak görüyor. İsrail'in müşteri portföyü genişleyen dünya standartlarındaki savunma sanayisi, Azerbaycan'ın ABD, Avrupa ve Rusya tarafından Dağlık-Karabağ savaşı bağlantılı nedenlerle karşılanmayan savunma ihtiyaçları için kusursuz bir eşleşme.”

Silah ihtiyacının yüzde 70'i İsrail'den
Bağımsızlık ilanlarının ardından hem Azerbaycan hem de Ermenistan, uzun yıllar boyunca Sovyet cephaneliklerini kullanmaya devam etti.
Ancak Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün verilerine göre bu durum 2016'dan itibaren değişti ve şu anda Azerbaycan'ın silah ihtiyacının yüzde 70'i İsrail tarafından karşılanıyor.
Çok sayıda resmi açıklama, rapor ve görüntü, İsrail'in geniş bir yelpazede savunma mühimmatını Azerbaycan'a ihraç ettiğini gösteriyor. Bunların içerisinde Tavor saldırı tüfekleri gibi basit teçhizatların yanı sıra, en sofistike sistemler olarak bilinen radarlar, hava savunma sistemleri ve balistik füzeler ve kamikaze dronlar gibi araçlar da bulunuyor.

Independent Türkçe, Haaretz, SIPRI



Iraklı silahlı gruplar saldırılarının kapsamını genişletti, Peşmerge komutanlığını vuruldu

Suriye sınırında Irak askeri devriyesi (INA)
Suriye sınırında Irak askeri devriyesi (INA)
TT

Iraklı silahlı gruplar saldırılarının kapsamını genişletti, Peşmerge komutanlığını vuruldu

Suriye sınırında Irak askeri devriyesi (INA)
Suriye sınırında Irak askeri devriyesi (INA)

İran yanlısı Iraklı silahlı gruplar, bölgedeki ABD’ye ve ABD’nin çıkarlarına yönelik saldırılarının kapsamını genişletirken ABD Hava Kuvvetleri, DEAŞ hedeflerini vurdu.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ndeki (IKBY) Peşmerge Bakanlığı, ‘son günlerde bölgenin çeşitli bölgelerini vuran sistematik terör saldırıları’ kapsamında, Peşmerge Kuvvetleri Komutanlığı karargahının 4 insansız hava aracı (İHA) ile saldırıya uğradığını duyurdu.

Süleymaniye ilindeki Bahtiyari bölgesinde, ‘Bozka’ ticaret caddesi yakınlarındaki bir eve İHA’lı iki saldırı düzenleyen silahlı gruplar, bundan önce ABD’nin Bağdat Uluslararası Havaalanı’ndaki büyükelçiliğinin lojistik destek üssüne saldırmıştı.

Öte yandan Koordinasyon Çerçevesi güçleri içindeki siyasi kaynaklar, Bedir Örgütü lideri Hadi el-Amiri'nin, milis grupları ile Washington arasındaki gerginliği durdurmak için girişimlerde bulunduğundan bahsetti.

Ancak Şarku’l Avsat’a konuşan Koordinasyon Çerçevesi güçlerinden sorumlu bir kaynak, Amiri veya başkalarının Washington ile silahlı gruplar arasında bir anlaşma formülü üretebileceklerini düşünmediğini belirtti.


Burhan, Sudan ordusunun liderliğindeki yardımcısını ve danışmanlarını görevden aldı

Burhan'ın yardımcıları ve Sudan Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı ile birlikte görüldüğü bir fotoğraf.
Burhan'ın yardımcıları ve Sudan Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı ile birlikte görüldüğü bir fotoğraf.
TT

Burhan, Sudan ordusunun liderliğindeki yardımcısını ve danışmanlarını görevden aldı

Burhan'ın yardımcıları ve Sudan Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı ile birlikte görüldüğü bir fotoğraf.
Burhan'ın yardımcıları ve Sudan Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı ile birlikte görüldüğü bir fotoğraf.

Geçici Egemenlik Konseyi Başkanı ve Sudan Ordusu Başkomutanı Abdülfettah el-Burhan, dün Başkomutan Yardımcısı ve Başkomutan Asistanlarının atanmasına ilişkin 2023 tarihli 164 numaralı Kararı iptal etme kararı yayınladı.

Sudan ordu komutanının yardımcısı ve yardımcılarının görevden alınması kararı (Silahlı Kuvvetler Resmi Sözcülüğü Ofisi)Sudan ordu komutanının yardımcısı ve yardımcılarının görevden alınması kararı (Silahlı Kuvvetler Resmi Sözcülüğü Ofisi)

Korgeneral Şemseddin Kabaşi, Sudan Silahlı Kuvvetleri Başkomutan Yardımcısı olarak görev yaparken, Korgeneral Yasir el-Atta ve Korgeneral İbrahim Cabir ise Ordu Komutan Yardımcıları ve Geçiş Dönemi Egemenlik Konseyi üyeleriydi.

Silahlı Kuvvetler Sözcülüğü'ne göre, kararda ilgili kişilerin Silahlı Kuvvetler Komutanlığı'nda görevlerine devam edecekleri belirtildi.

Bu karar, Konsey üyesi Yasir el-Atta'nın Genelkurmay Başkanı olarak atanmasından sadece birkaç gün sonra geldi.

Burhan, daha sonra Başkomutanın yardımcılarını atayan bir kararname yayınladı; bunlar arasında Korgeneral Şemseddin Kabaşi İnşaat ve Stratejik Planlama Yardımcısı, Korgeneral Mirgani İdris Süleyman İdris Askeri Sanayi Yardımcısı ve Korgeneral İbrahim Cebe İbrahim Kerima Uluslararası İlişkiler ve Askeri İşbirliği Yardımcısı olarak yer alıyor.

Sudan ordusu komutanı Abdülfettah el-Burhan'a yardımcı atama kararı (Silahlı kuvvetler resmi sözcüsünün ofisi)Sudan ordusu komutanı Abdülfettah el-Burhan'a yardımcı atama kararı (Silahlı kuvvetler resmi sözcüsünün ofisi)

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu değişiklikler, Nisan 2023'te ordu ile "Hızlı Destek Kuvvetleri" (HDK) arasında savaşın başlamasından bu yana Sudan ordusunda ve ülkenin en yüksek egemen otoritesi olan "Egemenlik Konseyi"nde yaşanan en önemli değişikliklerdir.


ABD, İsrail’in Masnaa Sınır Kapısı’nı hedef alınmasını engelliyor

Geçtiğimiz pazar günü Lübnan'ın doğusunda Suriye sınırındaki Masnaa Sınır Kapısı’nda Lübnan Genel Güvenlik Teşkilatı mensupları (EPA)
Geçtiğimiz pazar günü Lübnan'ın doğusunda Suriye sınırındaki Masnaa Sınır Kapısı’nda Lübnan Genel Güvenlik Teşkilatı mensupları (EPA)
TT

ABD, İsrail’in Masnaa Sınır Kapısı’nı hedef alınmasını engelliyor

Geçtiğimiz pazar günü Lübnan'ın doğusunda Suriye sınırındaki Masnaa Sınır Kapısı’nda Lübnan Genel Güvenlik Teşkilatı mensupları (EPA)
Geçtiğimiz pazar günü Lübnan'ın doğusunda Suriye sınırındaki Masnaa Sınır Kapısı’nda Lübnan Genel Güvenlik Teşkilatı mensupları (EPA)

ABD yönetimi, İsrail’in Suriye ile Lübnan arasındaki Masnaa Sınır Kapısı’na (Suriye tarafında Cideyde Yabus Sınır Kapısı) yönelik saldırılarını durdurdu. Böylece Suriye’yi Hizbullah’a karşı savaşa sürüklemeyi amaçlayan bir planı engelledi.

Tel Aviv'deki siyasi kaynaklara göre Washington bu talebi İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya, İsrail ordusu sözcüsünün cumartesiyi pazara bağlayan gece, Hizbullah'ın sınır kapısında ve yakınlarındaki M30 otoyolunu askeri amaçlarla kullandığı gerekçesiyle, yıkım hazırlığı kapsamında her iki taraftan da boşaltılması uyarısını yayınlamasından kısa bir süre sonra iletti.

Tel Aviv'deki kaynaklar Şarku’l Avsat’a, Washington'un İsrail'in Suriye'yi Lübnan'a karıştırma planını engellediğini ortaya çıkardı. Kaynaklara göre İsrail, ABD'den (siyasi) nedenlerle sınır kapısına yönelik saldırıyı askıya alması ve konuyu Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara adına çalışan Suriyeli güvenlik yetkililerine bırakması yönünde bir talep aldı.