Avrupa İslamofobi Raporu 2022 yayımlandı

Belçika'da ayrımcılıkla mücadele yürüten kuruma yapılan başvuruların yüzde 8,8'ini inancı nedeniyle kötü muameleye maruz kalanların şikayetleri oluştururken, Almanya'da azınlıkların yüzde 58'i hayatlarının bir döneminde ırkçılığa maruz kaldığını belirtti

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Avrupa İslamofobi Raporu 2022 yayımlandı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Avrupa İslamofobi Raporu (EIR), 2022'de Avrupa ülkelerinde Müslüman karşıtlığının (İslamofobi) kurumsallaştığı bulgularına ulaştı.
Türk-Alman Üniversitesinden Doç. Dr. Enes Bayraklı ile Georgetown Üniversitesinden Doç. Dr. Farid Hafez'in editörlüğünde hazırlanan "Avrupa İslamofobi Raporu 2022" yayımlandı.
ABD ve Avrupa'da bulunan birçok enstitü ve kuruluş tarafından desteklenen raporda, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın etkileri, Avusturya ve Fransa gibi ülkelerde Müslümanlık karşıtı mevzuat ve tedbirlerin nasıl geliştiği ile Avrupa ülkelerindeki İslam ve göçmen karşıtı olaylar gibi konular ele alındı.
Avrupa'daki 23 ülkeye ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı rapora göre, bazı Avrupa ülkeleri, 2022'de Müslüman karşıtlığının kurumsallaşmasına katkı sağlayacak adımlar attı. Bazı Avrupa ülkelerinde inancı hedef alan saldırılarda artış görüldü.

- Müslüman karşıtlığı Avrupa ülkelerinde kurumsallaşıyor
Kurumsallaşmış Müslüman karşıtlığının bir yansıması olarak Avusturya Entegrasyon Bakanı Susanne Raab'ın ikincisini düzenlediği "Viyana Ayrımcılık ve Aşırıcılıkla Mücadele Forumu"na 10 ülkeden katılım olduğu belirtilen raporda, Raab'ın, "Siyasal İslam Dokümantasyon Merkezi"nin yıllık bütçesini 500 bin avrodan (yaklaşık 10 milyon lira) 1,7 milyon avroya (yaklaşık 35 milyon lira) çıkardığına vurgu yapıldı.
Müslüman nüfus üzerindeki baskının arttığı Fransa'da ise Ocak-Ağustos 2022 döneminde 1727 İslami kurum kontrol altına alındı, 118 kurum kapatıldı ve 10 milyon avroya (yaklaşık 205 milyon lira) el koyuldu.
Fransa'da Müslüman kadın ve kız çocuklarının giyimine yönelik "Laiklik Planı" da uygulamaya koyulurken, öğretmenler ile yöneticiler, çok uzun etekli kızları tespit etmeye, rapor etmeye ve disiplin şikayetinde bulunmaya zorlanıyor.
Bir diğer Avrupa ülkesi Belçika'da da Adalet Bakanı Vincent Van Quickenborne, Brüksel Ulu Cami imamlarından birini istifa etmezse, devlet desteğinden maruz bırakmakla tehdit etmesi rapora girdi.
Belçika Müslümanları Yürütme Kurulu (EMB) ruhsatını da iptal eden Van Quickenborne, buna sebep olarak ise "dış güçlerin müdahalesini" gösterdi.
Danimarka'da Müslüman göçmenlerin çocuklarının haftada 35 saat ailelerinden ayrılarak, "Danimarka değerleri" eğitimine alındığı belirtilen raporda, burada başörtüsü yasağının gündeme geldiğine işaret edildi.
Raporda, 23 Avrupa ülkesindeki siyasetçilerin ve medyanın Maüslüman karşıtı söylemleri, Müslümanlara ve Müslüman kurumlarına yönelik saldırılar ile kurumlardaki Müslüman karşıtlığına ilişkin detaylı incelemeler de yer aldı.

- Avusturya
Ülkede Avusturya Türk İslam Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Birliği (ATİB) Genel Merkezi 2022'de de saldırıya uğradı. Genel Merkezin camları kırılırken, Yeşil Caminin duvarlarına İslam karşıtı sözler yazıldı.
Boşnaklara ait ZemZem Derneği de mescit kısmını büyütmek isteyince, ırkçı gruplar tarafından protesto edildi.

- Belçika
İbadethanelerin sık sık saldırıya uğradığı Belçika'da bir okulun ruhsat talebi "Milli Görüş" düşüncesine yakın olduğu iddiasıyla reddedildi. Flaman Bölgesi Eğitim Bakanı Ben Weyts, "Belçika'nın demokratik değerlerine aykırı düşünceler öğrettiği" iddiasıyla talebi kabul etmediklerini açıkladı.
İnsan hakları, eşit fırsat ve hakları teşvik etmenin yanı sıra ayrımcılıkla mücadele konularında çalışma yürüten Federal Eşit Haklar Merkezine (Unia) yapılan yaklaşık 3 bin şikayetin yüzde 8,8'ini inancından dolayı kötü muameleye maruz kaldıklarını söyleyenler oluşturdu. Bu şikayetlerin yarısını ayrımcılık, üçte birini de nefret söylemleri oluşturuyor.

- Danimarka
Danimarka İnsan Hakları Enstitüsünün Mart 2022'de yaptığı ankete göre, göçmenlerin polis tarafından herhangi bir şikayet olmadan gözaltına alınma oranı Danimarkalılara göre yüzde 27, göçmen çocuklarının gözaltına alınma oranı ise yüzde 45 daha yüksek.
Ülkede polisinin açıkladığı istatistiklere göre, 2021'de şikayete konu olan 521 nefret suçu işlendi. Bunlardan 164'ünde kişi ve kurumlarının inancı hedef alınırken, saldırılara maruz kalanların yaklaşık yüzde 40'ını Müslümanlar oluşturdu.
Danimarka'da 2017-2021 yıllarında işlenen 792 nefret suçunun 389'u Müslümanlara karşı işlendi.

- Finlandiya
Finlandiya polisinin yayımladığı rapora göre, 2021'de nefret suçları 2017'den sonra ilk kez artarken nefret suçlarına en fazla maruz kalan grup Müslümanlar oldu.

Müslüman karşıtı söylemleriyle bilinen Gerçek Finler Partisi lideri Riikka Purra'nın, Finlandiya'nın kalkınmasından Müslümanlar ve diğer azınlıkların değil yalnızca Finlerin yararlanması gerektiğini ifade etmesi de EIR'da yer aldı.

- Fransa
İçişleri Bakanlığından bir istatistik yayımlanmasa da Avrupa'da İslamofobi'ye Karşı Kolektif grubun yayımladığı rapora göre, 2022'de 501 şikayet yapıldı.
Grubun açıklamasına göre, 2021'de 384 olan bu şikayetler arasında büyük kısmını ayrımcılık ve hakaretin oluşturduğu belirtilirken, aşırıcılıkla mücadele kapsamında da suçlar işlendiği ifade edildi.
Ülkede siyasiler de Müslüman karşıtı söylemleriyle seçmeni etkilemeye çalışıyor. Raporda, buna örnek olarak aşırı sağcı politikacı Eric Zemmour'un polislere hitaben yaptığı konuşmada, "polislerin Fransız Müslümanlarıyla ve gelişmemiş bölgelerden gelen göçmenlerle savaş halinde olduğu" ifadeleri gösterildi.

- Almanya
Alman Entegrasyon ve Göç Araştırmaları Merkezinin anketine göre, ülke nüfusunun yüzde 33'ü bazı ırkların diğer ırklara göre doğası gereği daha çalışkan olduğunu düşünüyor.
Irkçılığın ve ayrımcılığın olduğuna inananlar da ankete katılanların yüzde 61'ini oluşturuyor. Bu ortamda Almanya'da ırkçılığa maruz kaldıklarını söyleyenlerin oranı yüzde 22, ırkçılığa şahit olduklarını söyleyenlerin oranı ise yüzde 45.
Azınlıkların yüzde 58'inin hayatlarının bir döneminde ırkçılığa maruz kaldığını belirttiği Almanya'da polisin açıklamasına göre, Müslümanlara yönelik işlenen suçlar 2022'de 364 olarak kayıtlara geçerken, bunların 26'sını camilere yönelik saldırılar oluşturdu.
Yabancı düşmanlığı, demokrasi ve otoriterlik üzerine çalışmalar yapan Leipzig Autoritarismus-Studie'nin 2022 yılı anketine göre katılımcıların yüzde 70,2'si Müslüman göçmenlere yasak getirilmesini savunurken, yüzde 79,3'ü kendisini Almanya'da yabancı gibi hissediyor.
Aynı anketin 2020'deki sonuçlarında ise yalnızca yüzde 24,7'lik bir kesim Müslüman göçmenlere yasak getirilmesini savunuyordu.

- Yunanistan
Irkçı Şiddet Kayıt Grubu isimli kuruluş 2022'de önceki iki yılın kayıtlarını inceleyen rapor açıkladı. Buna göre 2021'de 2020'ye göre ırkçı ve ayrımcı saldırılarda düşüş yaşandı. Ülkede ırkçılık olarak kabul edilen 72 suçun işlendiği belirtilirken, bunların 28'i göçmenlere karşı işlendi.
Yunanistan polisi 2021'de de 44 ırkçı saldırının yaşandığını, bunların 17'sinin bir inanca yönelik saldırı olduğunu açıkladı.
Ülkedeki mülteci merkezlerinden birinde kalan 16 yaşında bir Pakistanlı çocuğun bir grup tarafından dövülürken 2 kişi tarafından kurtarıldığı, daha sonra yaklaşık 40 kişilik bir grubun merkezin önüne gelerek binaya taş ve tuğla attığı haberleri de rapora yansıdı.

- Hollanda
Müslümanların ibadethanelerine sık sık saldırıların düzenlendiği, ramazan ayında ibadethanelerin çevresinde İslam karşıtı grupların mangal yaktığı Hollanda'da, polisin açıkladığı istatistiklere göre, inanca yönelik saldırıların yüzde 67'si Müslümanlara yönelik işlendi.
İş yerinde ayrımcılığa uğradığını ifade eden 63 kişiden 39'unu Müslümanlar oluştururken, okulda ayrımcılığa uğradığını söyleyen 30 kişiden 26'sı da yine Müslümanlar oldu.
Kamudaki 26 ayrımcılık şikayetinin 11'ini ve medyadaki 15 ayrımcılık şikayetinden 10'unu Müslümanların yaptığı ülkede, ayrımcılığa ilişkin araştırmalar yapan Movisie'nin raporuna göre, 2022'de ayrımcılıkla mücadele kurumlarına yapılan 390 başvurudan yüzde 79'unu Müslümanlar gerçekleştirdi.

- İspanya
İçişleri Bakanlığı verilerine göre, 2019'dan beri her yıl artan sayıda nefret suçu işlenen İspanya'da, İspanyol Irkçılık ve Yabancı Düşmanlığı Gözlemevinin (OBERAXE) raporuna göre, sosyal medyadaki İslamofobik ve ırkçı söylemlerde artış yaşanıyor.
OBERAXE'nin Temmuz-Ağustos 2022'deki araştırmasına göre, ülkedeki toplam sosyal medyada kullanılan nefret söyleminin yüzde 20'sini Müslüman karşıtı söylemler oluştururken bu sayı bir önceki yıl yüzde 14,7'ydi.

- Birleşik Krallık
İngiltere hükümetinden yapılan açıklamaya göre, Mart 2021- Mart 2022 arasında İngiltere ve Galler'de Müslümanlara yönelik işlenen suçlarda bir önceki döneme göre yüzde 26'lık artış yaşandı.
İşlenen 8 bin 730 inanca yönelik suçun 3 bin 459'unun Müslümanla yönelik suçlar olduğu belirtilen açıklamada, ülkedeki 1800'ü aşkın caminin en az yüzde 35'inin her yıl en az bir kere saldırıya maruz kaldığı ifade edildi.
Müslümanlara yönelik saldırıların yaklaşık yarısını binalara yönelik saldırılar ve hırsızlık oluştururken, yüzde 17'sinde binalarda yer alan kişiler de hedef alındı.

- Avrupa Komisyonunun tavsiyelerini AB ülkeleri eylem planlarına dahil etmeli
Raporda, Müslüman karşıtlığıyla mücadele için somut politika önerileri de sıralandı.
Avrupa Konseyi Irkçılığa ve Hoşgörüsüzlüğe Karşı Avrupa Komisyonu (ECRI) tavsiyelerinin dikkate alınmasının gerektiği ifade edilen tavsiyeler listesinde bunların Avrupa Birliği (AB) üye devletlerinin çeşitli ulusal eylem planlarına dahil edilmesi gerektiğine de vurgu yapıldı.
AB Temel Haklar Ajansının (FRA) ve diğer AB kurumlarının ortaya koyduğu bulguların ciddiye alınması ve terörle mücadele mevzuatının, Avrupa'daki Müslüman toplumlara verdiği zararın kabul edilmesi gerektiği ifade edilen raporda, Avusturya'nın Entegrasyon Bağlamında Ayrımcılık ve Aşırıcılıkla Mücadele Viyana Forumu'na AB ülkelerinin karşı çıkması gerektiğine işaret edildi.

- "Ukrayna savaşı ırkçı politikaları gösterdi"
Rapora ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulunan Doç. Dr. Bayraklı, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın, 2022'de Avrupa gündemini belirlese de ikinci planda Müslümanlarla ilgili tartışmaların yer aldığını belirtti.
Bayraklı, savaşın Avrupa'nın iki yüzlü tutumunu da gösterdiğine işaret ederek, şunları söyledi:
"Ukrayna savaşı Avrupa'nın İslam dünyası kökenli mülteciler ve göçmenlere yönelik yürüttüğü ırkçı politikaların açığa çıkmasını sağladı. Bugüne kadarki söylem Avrupa'nın yeni mülteci kabul edemeyeceği çünkü Avrupa'nın tamamen dolu olduğu, kapasitesini doldurduğuyla ilgili bir söylemdi. Fakat bunun böyle olmadığını, Ukrayna'da savaş başlar başlamaz milyonlarca mülteciyi birkaç gün içinde kabul ederek, Avrupalılar göstermiş oldu. Dolayısıyla bütün bu tartışmalar, Müslümanların Avrupa'da kabul edilmemeleri, sınırların kapatılması, binlerce insanın Doğu Akdeniz'de ve Ege'de öldürülmesi, botları batırılarak, kurtarılmayarak ölmelerine seyirci kalınmasının temelinde çok ciddi bir ırkçı politika yattığını Ukrayna savaşı da bize açık bir şekilde göstermiş oldu."



Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek için gösteri düzenledi

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
TT

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek için gösteri düzenledi

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)

İsrail ve Hamas arasında iki yıldan uzun süredir devam eden kanlı savaşın harap ettiği Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilere destek olmak için dün Paris'te binlerce kişi gösteri düzenledi.

Organizatörlerin yaklaşık 50 bin, Paris polisinin ise yaklaşık 8 bin 400 kişi olduğunu tahmin ettiği kalabalık, "Gazze, Gazze, Paris seninle" ve "Paris'ten Gazze'ye direniş!" gibi sloganlar atarak yürüdü. Filistin bayrakları ve "Filistin, sessiz kalmayacağız" ve "Soykırımı durdurun" yazılı pankartlar taşıdılar.

Yürüyüşe, başta Boyun Eğmeyen Fransa Partisi lideri Jean-Luc Mélenchon olmak üzere birçok sol görüşlü siyasi isim katıldı.

Fransa-Filistin Dayanışma Derneği Başkanı Anne Tuyon, ateşkesin 10 Ekim'de yürürlüğe girmesinden yedi hafta sonra AFP'ye yaptığı açıklamada, "Henüz hiçbir şeyin yolunda olmadığını unutmamalıyız" dedi. Dernek, gösteriye çağrıda bulunan 80 STK, siyasi parti ve sendikadan biri.

frgt
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)

"Ateşkes sadece bir sis perdesi... İsrail bunu her gün ihlal ediyor, Gazze'ye insani yardımların girmesini engellemeye devam ediyor ve Gazze'deki altyapıyı ve evleri yıkmaya devam ediyor. Kalıcı bir ateşkes ve soykırımın sona ermesini talep ediyoruz."

ABD'nin arabuluculuğunda varılan ateşkes anlaşmasının şartları uyarınca, İsrail ordusu Gazze Şeridi'nden "sarı hat"ın gerisine çekildi ve bu hat, İsrail'e bölgenin yüzde 50'sinden fazlasının kontrolünü hâlâ sağlıyor.

Ancak, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e saldırmasının ardından patlak veren savaşta ateşkes son derece kırılgan olmaya devam ediyor.

Anne Tuyon, "İsrail'in uluslararası hukuka uymasını sağlamanın tek yolu yaptırımlar uygulanmasıdır" diyerek, işgal altındaki Batı Şeria'da yerleşimci şiddetinin "eşi benzeri görülmemiş boyutlara" ulaştığı "yerleşim faaliyetlerindeki şaşırtıcı hızlanma"yı kınadı.

Tam adını vermek istemeyen 72 yaşındaki Saliha, Gazze'deki "soykırıma" karşı düzenlenen bir yürüyüşe katılmak için geldiğini söyledi.

"Tüm insanlık çaresizce izliyor. Bu tam bir dokunulmazlık," diyerek, "İnsanların bunu görüp de hiçbir şey yapamaması son derece şok edici. Yapabileceğimiz tek şey seferber olmak" ifadelerini kullandı.

İsminin açıklanmasını istemeyen 42 yaşındaki Bertrand ise perşembe günü işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Cenin'de İsrail polisi ve ordusunun ortak operasyonunda öldürülen iki adamın videolarının da kanıtladığı gibi, "katliam ve soykırımın devam ettiğini" söyledi. Birleşmiş Milletler, "bir başka yargısız infaz gibi görünen" olayın soruşturulması çağrısında bulundu.

Protestocular, ekonomik ve mali yaptırımların olmaması nedeniyle, "Sokaklarda ve seçilmiş yetkililer aracılığıyla baskı yapmaya devam etmeliyiz" diye düşünüyor.


İtalya Suudi Arabistan ile savunma alanında iş birliğini artırmaya hazır

Suudi Arabistan - İtalya Yatırım Forumu önümüzdeki salı günü 500'den fazla İtalyan şirketinin katılımıyla başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)
Suudi Arabistan - İtalya Yatırım Forumu önümüzdeki salı günü 500'den fazla İtalyan şirketinin katılımıyla başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)
TT

İtalya Suudi Arabistan ile savunma alanında iş birliğini artırmaya hazır

Suudi Arabistan - İtalya Yatırım Forumu önümüzdeki salı günü 500'den fazla İtalyan şirketinin katılımıyla başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)
Suudi Arabistan - İtalya Yatırım Forumu önümüzdeki salı günü 500'den fazla İtalyan şirketinin katılımıyla başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)

İtalya'nın Riyad Büyükelçisi Carlo Baldocci, ülkesinin Suudi Arabistan ile savunma alanındaki iş birliğini derinleştirmeye hazır olduğunu ve bu hayati alanda yerelleştirme, endüstriyel kapasite geliştirme ve beceri geliştirme konularında Vizyon 2030 hedefleriyle tam uyum içinde olduğunu söyledi.

Büyükelçi Baldocci, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, şu an çeşitli İtalyan şirketlerin Suudi ortaklarıyla deniz platformları, helikopterler, elektronik savunma ve gelişmiş gözetleme teknolojileri dahil olmak üzere çok çeşitli sistemler üzerinde iş birliği yaptığını açıkladı.

Büyükelçi Baldocci, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin geçtiğimiz yıl el-Ula'da gerçekleştirdiği görüşme ve stratejik ortaklık anlaşmasının imzalanmasının enerji, altyapı, kültür, inovasyon ve savunma sektörlerinde iş birliğinin hızla genişlemesine yol açtığını açıkça ifade etti.

Büyükelçinin açıklamaları, Suudi Arabistan-İtalya Yatırım ve İş Forumu'nun salı günü başkent Riyad'da 500'den fazla İtalyan şirketin katılımıyla iki ülke arasında sürdürülebilir endüstriyel ortaklıklar kurmak amacıyla başlamasına eşlik etti.

El-Ula toplantısının meyveleri

İtalya’nın Riyad Büyükelçisi Baldocci, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakan Muhammed bin Selman ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin katılımıyla el-Ula'da imzalanan stratejik ortaklık anlaşmasının rekor sürede somut ilerlemeler sağladığını açıkladı.

Büyükelçi Baldocci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Enerji, altyapı, kültür, inovasyon ve savunma alanlarında iş birliğinin hızla genişlediğini gördük. 10 milyar avronun üzerinde değere sahip anlaşmaların imzalanması, bu yeni aşamanın derinliğini ve ciddiyetini yansıtıyor. Daha da önemlisi, kurumlarımız arasındaki diyalog daha düzenli, yapılandırılmış ve ileriye dönük hale gelerek, uzun vadeli planlamaya imkan veren bir güven ortamı yarattı.”

cvf
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, İtalya Başbakanı'nı geçtiğimiz yıl el-Ula'da ağırladı (SPA)

Savunma iş birliğinin derinleştirilmesi

Ülkesinin Suudi Arabistan ile savunma alanındaki iş birliğini, yerelleştirme, endüstriyel kapasite geliştirme ve beceri geliştirme konularında Vizyon 2030 hedeflerine tam olarak uygun şekilde artırmaya hazır olduğunu vurgulayan İtalya Büyükelçisi Baldocci, İtalyan şirketlerinin, İtalya'nın uluslararası alanda tanınan uzmanlığa sahip olduğu çok çeşitli sistemlerde Suudi Arabistan’dan muadilleriyle ortaklık kurduğunu belirtti. Söz konusu sistemler arasında deniz platformları, helikopterler, elektronik savunma ve ileri gözetleme teknolojileri yer alıyor.

Bu bağlamda, iki ülkenin savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad'da düzenlenen İtalyan Sanayi Günleri, İtalyan yeteneklerini sergilemek ve pratik iş birliği biçimlerini tartışmak için önemli bir platform sağlayan Büyükelçi Baldocci, “Bu etkinlik, İtalyan şirketlerinin Krallık'taki kurumlar ve endüstri ile doğrudan iletişim kurmasına ve yerelleştirme, ortak eğitim ve endüstriyel gelişme gibi alanlarda fırsatları keşfetmesine olanak tanıdı. Temeller sağlam ve her iki taraf da bu iş birliğini zaman içinde güçlendirmeye kararlı” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu

İki ülke arasındaki ortaklığın güçlendirilmesinde bir sonraki adımın bu iş birliğinin sürekliliğini sağlamak olduğunu vurgulayan Büyükelçi Baldocci, her iki tarafın da şu anda bakanlıklar, kurumlar ve özel sektör arasındaki koordinasyonu güçlendirmek için çalıştığını ve böylece büyük projelerin net yol haritaları ve ortak öncelikler doğrultusunda ilerlemesini sağlamak için çaba gösterdiğini belirtti.

sdfgt
Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu, İtalya’dan 500'den fazla şirketin katılımıyla önümüzdeki salı günü başlayacak (Fotoğraf: Mişal el-Kadir)

İtalyan Büyükelçiye göre, Riyad'da 25 ve 26 Kasım tarihlerinde 500'den fazla İtalyan şirketini bir araya getirecek olan Suudi Arabistan-İtalya Yatırım ve İş Forumu, stratejik ortaklık hedefini sürdürülebilir endüstriyel ortaklıklara, ortak yatırımlara ve daha derin kurumsal diyaloga dönüştürmeye yardımcı olacak önemli bir dönüm noktası olacak. Büyükelçi Baldocci, Suudi Arabistan-İtalya Yatırım ve İş Forumu'nun özel oturumlar ve doğrudan iş toplantıları aracılığıyla bu sektörlerin çoğuna odaklanarak somut ortaklıkları keşfetmek için benzeri görülmemiş bir platform sağlayacağını belirtti.

Vizyon 2030 fırsatları

Suudi Arabistan Vizyon 2030 projesinin İtalya’nın endüstriyel güçleriyle son derece uyumlu bir yatırım ortamı yarattığını belirten Büyükelçi Baldocci, altyapı ve mobilitenin en cazip sektörler arasında yer almaya devam ettiğini, İtalyan şirketlerinin şu anda büyük ölçekli kentsel gelişim projelerine, sürdürülebilir ulaşım çözümlerine ve inşaat işlerine katkıda bulunduğunu ve Vizyon ile bağlantılı stratejik projelerde ek fırsatların ortaya çıkacağını ifade etti.

Büyükelçi Baldocci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Enerji sektöründe, İtalyan grupların yenilenebilir enerji, hidrojen, şebeke modernizasyonu ve enerji verimliliği teknolojileri alanlarında faaliyet göstermesi ile iş birliği hızla genişliyor. Bu alanlar, Suudi Arabistan’ın temiz enerji gündemini hızlandırması açısından öncelikli. Suudi Arabistan’ın yeşil hidrojen konusunda küresel bir merkez olma hedefi, özellikle Avrupa pazarlarına tedarik sağlamak açısından ortak yatırımlar için en umut verici alanlardan birini oluşturuyor.”

xscdfrg
Suudi Arabistan ve İtalya hükümetleri arasında Stratejik Ortaklık Konseyi'nin kurulmasına ilişkin imza töreninden bir kare (SPA)

Suudi Arabistan’ın yapay zeka, siber güvenlik, yarı iletkenler, veri merkezleri ve akıllı şehir uygulamalarına yoğun yatırım yaptığı ileri teknolojilerden de bahseden İtalyan Büyükelçi, ülkesinin endüstriyel otomasyon, özel yazılım, ileri üretim ve dijital çözümler alanlarında bu öncelikleri tamamlayan rekabetçi yeteneklere sahip olduğunu belirtti.

İki ülke arasındaki ticaret hacminin büyümesi

İki ülke arasındaki ticarette görülen güçlü artışın, Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 programı kapsamında geçirdiği dönüşüm ile İtalya’nın sanayisinin kapasiteleri arasındaki yapısal uyumu yansıttığını ifade eden Büyükelçi Baldocci, “İtalya'nın ihracatı, altyapı, enerji dönüşümü ve ileri teknolojiler alanındaki büyük yatırım döngüsünün etkisiyle, makine, ilaç, elektrikli ekipman ve özel endüstriyel bileşenler gibi neredeyse tüm başlıca kalemlerde büyüme kaydetti” dedi.

İtalyan Büyükelçi, ikinci faktörün İtalya'nın Ulusal İhracat Planı’nda Suudi Arabistan’ın öncelikli ülkeler arasında yer alması ve bu sayede İtalyan şirketlerinin Suudi pazarına daha verimli bir şekilde girmesine yardımcı olan tanıtım programları, kurumsal destek araçları ve ticari düzenlemeler başlatması olduğunu söyledi. Büyükelçi Baldocci, İtalyan ihracatının yüzde 28 gibi dikkat çekici bir artışla 6,2 milyar euroya ulaştığını hatırlattı.

Üçüncü faktörün ise iki ülke arasındaki iş ortamının iyileşmesi olduğunu ifade eden Büyükelçi Baldocci, “Kurumsal misyonların yoğunluğu, yatırımı kolaylaştırmak için yeni kanalların etkinleştirilmesi ve ekonomik kurumlar arasındaki yakın diyalog, engellerin azaltılmasına ve ticaret alışverişinin hızlanmasına katkıda bulundu” diye ekledi.


Muhammed bin Selman, Starmer ve Erdoğan ile son gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman (Şarku'l Avsat)
TT

Muhammed bin Selman, Starmer ve Erdoğan ile son gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman (Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman bin Abdulaziz ile Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer arasında dün yapılan telefon görüşmesinde, bölgedeki anlaşmazlıkların diplomatik yollarla çözülmesi gerektiği vurgulandı.

Görüşmede, bölgedeki son gelişmeler ve İsrail'in İran'a yönelik askeri operasyonlarının yansımaları ele alınırken, tüm anlaşmazlıkların diplomatik yollarla çözülmesi ve gerilimin azaltılması için her türlü çabanın sarf edilmesinin önemine değinildi.

Diğer yandan İsrail'in İran'a yönelik saldırısı bağlamında Suudi Arabistan ve Türkiye, gerilimin düşürülmesi ve itidalli davranılması için her türlü çabanın sarf edilmesi gerektiğini ve diyaloğa dönülerek tüm anlaşmazlıkların diplomatik yollarla çözülmesinin önemini vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA’dan aktardığına göre, Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki telefon görüşmesinde, İsrail'in İran'a yönelik saldırısının ardından bölgede yaşanan gelişmeler gözden geçirildi ve söz konusu gelişmelerin krizin çözümüne yönelik mevcut diyaloğun kesintiye uğramasına yol açtığı ifade edildi.

Türk devlet televizyonu TRT, iki tarafın bölgesel ve küresel konuları ele aldığını belirtti. Erdoğan'ın, Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki İsrail'in ‘bölgenin istikrar ve güvenliğine en büyük tehdidi oluşturduğunu’ söylediği ve bu tehdidin İran'a yönelik saldırıyla bir kez daha ortaya çıktığını belirttiği aktarıldı.

Erdoğan, ABD ile İran arasında nükleer müzakereler yoluyla uzlaşma arayışlarının sürdüğü bir dönemde İsrail'in İran'a yönelik saldırısının barış çabalarını baltalamayı amaçladığını ve İsrail saldırılarının İsrail'in ‘bölgesel ve küresel güvenliği sorumsuzca tehdit ettiğini’ bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.

Görüşme sırasında Erdoğan, ‘bölgenin yeni bir krizi kaldıramayacağı ve yıkıcı bir savaşın bölgedeki tüm ülkelere düzensiz göç dalgaları yaratabileceği’ uyarısında bulunarak, ‘nükleer anlaşmazlığın ancak devam eden müzakereler yoluyla çözülebileceğini’ vurguladı.